banner203
banner142
banner165

Yıldırım: İzmit'i nasıl kazanacağımızı biliyorum
banner234
CHP’nin eski İzmit ilçe başkanı, kendine İzmit Belediyesini hedef yapmış ve seçimlere daha çok uzun bir süre olmasına rağmen şimdiden sahalara giren Selman Yıldırım bu hafta keyifli Salı sohbetlerimizin konuğu oldu. Partinin neredeyse her kademesinde görev alan, yaşı tuttuğu günden itibaren partisinden bir gün bile ayrılmayan Selman Yıldırım ile dobra dobra bir söyleşi gerçekleştirdik. Yıldırım yeri geldi partisinin eksiklerini söyledi, yeri geldi övgüler yağdırdı ama her şeyi açık yüreklilikle dile getirdi. İzmit İlçe Başkanlığı yapan ve geçtiğimiz yıllarda ilçe  başkanlığından istifa eden Yıldırım, partisinin il ve ilçe örgütlerini değerlendirerek, “Şimdiye kadar CHP’nin il ve ilçe örgütleri arasında uyum olmadığı için kaç tane belediye kaybettik, bunların bir daha yaşanmaması için çalışıyoruz” dedi. CHP’nin uyum noktasında hala tam başarıyı yakalayamadığını belirten Yıldırım, örgütlerin yapacakları çalışmaları yansıtamadıkları için eleştirildiğini vurguladı.
Partinin oldukça eleştirilen son Danışma Kurulu’na da değinen Selman Yıldırım, “Dostlar alışverişte görsün mantığıyla danışma kurulu yaptılar, olması gereken bu değil” açıklamasında bulundu. CHP’nin önümüzdeki seçimlerde ne yapacağı merak konusu. Yıldırım’a göre eğer Kocaeli için özel bir strateji uygulanmazsa AKP ile arayı kapatmak tamamen hayalcilik. Geçtiğimiz seçimlerde Sefa Sirmen nedeniyle kendini bir kenara iten ve adaylık hayalini erteleyen Yıldırım bir itirafta da bulunarak, “Keşke aday olsaydım” dediğim dönemler oldu” şeklinde konuştu, detayına ise şaşıracaksınız. Hala ağzından ‘ben aday olacağım’ kelimesi çıkmadı evet ama Selman Yıldırım önümüzdeki seçimlerde çok büyük ihtimalle CHP’nin İzmit Belediye Başkan aday adayı olacak isimlerinden. Kendisi de bu durumu şimdilik ‘niyetim var’ diyerek geçiştirse de çalışmaları o yönde. Şimdiden İzmit’i karış karış gezen Yıldırım, parti ile ilgili çalışmaları konusunda asla mütevazi değil ve özgüvenini her cümlesinde adeta hissettiriyor.
1990 yılından beri partiye hizmet ettiğini belirten Yıldırım parti için önemli isimleri sayıyor ama “Hiç kimse benim kadar parti emekçisi değil” diyerek de farklı olduğunu dile getiriyor. “Selman Yıldırım’ın çok parası var, AKP’li şirketlerle iş yapıyor” eleştirilerini yapan partilileri ise Yıldırım karaktersizlikle itham ediyor. AKP’nin Kocaeli teşkilatlarını da eleştiren Yıldırım, “Hala eleştirdikleri CHP döneminde yapılan mülkleri satarak borç ödüyorlar, belediyeciliği de bilmiyorlar’ diyor. İzmit’i kazanmanın formülünü çözen Selman Yıldırım’la çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Keyifle okumanız dileğiyle…
 
UYUMSUZ YAPILAR NEDENİYLE CHP BAŞARISIZ OLDU
*CHP İzmit İlçe Örgütü’ne baktığınız zaman şu an nasıl görüyorsunuz, sizin ilçe başkanlığını bıraktığınız dönemden daha mı iyi, daha mı kötü?
- İl ve ilçe örgütünü ayırmamak gerekiyor. Hem ilçe örgütüne hem de görevde olan il örgütüne kongreler sürecinde bizim de katkımız oldu. Bu süreç oluşurken birçok arkadaşımızla bir araya geldik, değerlendirdik. Daha önceki dönemlerde örgütsel bir bütünlük eksikliğimiz vardı. İlçe örgütüne seçilen arkadaşımız il örgütü ile uyumlu çalışamıyorlardı. İl örgütüne seçilenler ilçe örgütleri ile uyumlu çalışamıyordu. Ekipleşme yoktu. CHP’de daha çok ekipsel çalışma isteği mevcut. Geçmiş dönemdeki eksikleri gördüğümüz için il ve ilçe örgütleri nasıl birlikte çalışabilirimin hesapları yapıldı. CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay ve CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya’nın uyumlu çalışabileceğini ve kente pozitif mesajlar verebileceklerini düşünerek bu doğrultuda katkı koyduk.

*İzmit ilçe ve il örgütünün yapılanmasına direk etki ettiniz. Şu anki görüntüye baktığınızda arzu ettiğiniz uyumu görebiliyor musunuz?
Böyle bir uyumlu yapının oluşumunda benim de katkım var, doğru. Bu uyum anlamında da çok önemli arkadaşlarımızı karşımıza aldık. Sebep de uyumlu bir yapıyı oluşturmaktı. 2004 yerel seçimlerinde, 1999 seçimlerinde il ve ilçe örgütlerinin barışık olmaması, uyumlu olmaması yüzünden biz birkaç belediyeyi kaybettik. 2014 yerel seçimlerinde de dönemin il başkanı kongrelerde ilçe başkanı olarak beni desteklemedi, il kongresinde de ben onu desteklemedim. Bu uyumsuz yapılar CHP’nin seçimlerinde etkili oldu. Bugün itibariyle bu uyumun yüzde yüz başarı getirdiğini söyleyemem ama hala düşündüklerinin yüzde ellisini uygulamayan bir örgüt yapısı var. Bir çalışma var bu çalışmayı hala tabana yansıtamadılar ve yansıtamadıkları için de ciddi eleştiriler alıyorlar. Benim yönetimlere çok keskince muhalif olduğum noktalar oldu ama direk onları hedef alan bir değerlendirmem hiç olmadı. Siyasette bu benim üslubum değil.

*Sarıbay ya da Küçükkaya’nın göreve gelmesinde başrol oynadığınız  için bir sahiplenmeden kaynaklı olabilir mi bu durum?
- Beraber siyaset yapmadığım arkadaşlarıma böyle bir değerlendirme yapmadığıma göre, beraber siyaset yaptığım ve göreve gelmesinde katkım olan isimler için kimse benden ulu orta bir eleştiri beklemesin. Danışma kurullarında, kongrelerde bunların değerlendirmesini tabi ki yapacağız, parti tabanıyla paylaşacağız ama seçim yok, kongre yok durup dururken eleştirmeyi de doğru bulmuyorum. Süreç öyle bir süreç değil. Bugün memleket yangın yeri. Memleketin bir bölgesini terör kuşatmış durumda, cemaat kuşatmış durumda. Son dönemlerde ciddi bir ekonomi kuşatması var ve sıkıntılar yaşanıyor. AKP iktidarı var ve AKP iktidarına karşı da CHP ayakta durmaya çalışıyor. Birkaç ay öncesine kadar MHP de aynı duruşu gösterebiliyordu ama MHP de pes etti ve Başkanlık sisteminde bir araya geldiler. Bu yol üzerinde giderken ufak tefek kazaları büyütmememiz gerekiyor. Çok büyük bir mesele gibi toplumun önüne bunları koyarsak başarılı olamayız. Toplum bizi başka bir şekilde bekliyor. Kendi içimizde barışık, tek yumruk olmuş, toplumu yönetenlere karşı direnen bir parti olarak bekliyor. Bizim bu ahengi önce kendi örgütümüze ardından bütün yurttaşlarımıza göstermemiz gerekiyor. İl ve ilçe örgütlerini desteklememin tek nedeni de budur.

*Peki, örgüt nasıl bir çalışma stratejisi belirlemeli?
Önce 2019 hedefini koyabilecek, ardından da ülkenin geleceği ile ilgili hedef koyabilecek bir örgütsel yapıyı kurmamız gerekiyor. Basit bahanelerle partiye muhalefet etme lüksümüz yok.  Özellikle kongre sürecinde göreve gelen arkadaşlarımızın desteklenmesi gerekiyor. Bu arkadaşlarımızın da gereğinden daha fazla danışma kurullarını toplayıp hem partinin, hem ülkenin, hem kentin geleceği ile ilgili partililerin fikirlerini alması gerekiyor. Parti örgütlerinin bunu yapması gerekiyor ki parti üyeleri de sosyal medya ya da basın aracılığıyla partiyi eleştirmesin.

‘DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN’ MANTIĞIYLA DANIŞMA YAPTILAR
*Partinin son danışma kurulunu bu kapsamda nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Son yapılan danışma kurulunu faydalı bulmadım. Danışma kurulları insanların kendilerini rahatlatma kurulları değil. Hangi örgüt yapıyorsa o örgüt bir sunum yapacak, bir rapor sunacak. O rapor üzerinden partililer olumlu-olumsuz düşüncelerini aktaracak. ‘Çıksın herkes kürsüye gelerek istediğini konuşsun’ mantığı çok hoş bir mantık değil, danışma kurulunun tabiatına uygun bir toplantı da değil. Son danışma kurulu ‘dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla yapıldı. Bunu yapmamak lazım, içeriğini doldurmak lazım. O danışma kurulu bittikten sonra da bir sonuç bildirgesi yayınlamak lazım. Örgüt yöneticiliğine ben bu pencereden bakıyorum. Biz bu örgüt yapısına destek versek de vermesek de başka bir seçime kadar iyi işlerin ortaya konulması için yardımcı olmamız lazım.

MESAFEYİ KAPATACIĞIMIZI DÜŞÜNMEK HAYALCİLİK OLUR
*Son seçimlerde CHP’nin AKP ile arasında ciddi oy farkları oldu. Bir dahaki seçimde bu mesafe nasıl kapatılır ya da CHP’nin neler yapması gerekiyor?
-Kocaeli’de CHP’nin bir seçimden başka bir seçime kadar ciddi bir mesafe alacağını ve rakip parti ile mesafeyi daraltacağını söylemek hayalcilik olur. Neden hayalcilik olur? Kocaeli gibi şehirler çok ciddi göç alıyor. Türkiye ortalamasının 5-6 katı nüfus artışı var. Kocaeli’nin nüfusu 4 yılda bir, 250 bin kişi artıyor. Genellikle de Doğu ve Güneydoğu ile Karadeniz’den göç alıyoruz. Oradaki partilerin oy oranına, performansına baktığımızda hem performans olarak düşük hem de insanlar buraya göç geliyor. Burada seçim sonuçlarını ciddi etkiliyorlar. Burada il ve ilçe örgütlerinin uygulamış olduğu yöntemlerle, milletvekillerinin çalışmasıyla, Genel Merkezin buraya bakışıyla bu mesafeyi daraltamayız. Kocaeli gibi illere özel bir il statüsü verilmesi lazım çözüm üretebilmek için. Kocaeli’yi küçük bir Türkiye olarak değerlendirebiliriz. Kocaeli’de oy artışını sağlayamazsan Türkiye’de sağlayamazsın.

KOCAELİ’YE ÖZEL STRATEJİ UYGULANMALI
*AKP bunu nasıl başarıyor peki, ya da CHP’nin ne yapması lazım?
- AKP her bölgeye özel bir strateji uyguluyor. CHP’nin de bunu yapması gerekiyor. Mevcut durumda başka bir bölgede bir değerlendirme yaparsın, bir rapor hazırlarsın ve başarıyı yakalarsın. Burada durum farklı, seçmen profili burada sürekli değişiyor o nedenle de Genel Merkez’in Kocaeli’ye özel bir çalışma uygulaması gerekiyor. Kocaeli’ye koordinatör bir yönetim oluşturulması lazım. Bir MYK üyesi başkanlığında. Kağıt üzerinde var ama bu şekilde olmaz. O yöneticinin il binasında bir odasının olması lazım, her kesimle görüşmesi lazım, tarafsız olması lazım.

*Şu anki parti yönetiminde Kocaeli’den sorumlu MYK üyesi kim peki?
Kocaeli’den sorumlu MYK Üyesi, Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke ama Selin Hanım buraya bir kez ziyaret için geldi. Bu görevi alan kişinin her ay buraya gelerek en az 10 gün çalışması lazım. Biz Kocaeli’yi sadece il, ilçe örgütlerine, milletvekillerine bıraktığımızda durum ortada. Yüzde 22 ile 26 arasında gidip geliyoruz. Yeterli mi değil. Potansiyel var. Bu nereden kaynaklıyor? Hangi seçmene hitap edebileceğini önceden belirliyorsun ve onlara gidiyorsun. Düzgün bir çalışmayla Kocaeli’de partinin bir seçim ya da 2 seçim sonra istediği pozisyona gelebileceğini düşünüyorum. Ben bunu proje olarak sunuyorum ama bunu doldurmak lazım. İl, ilçe örgütleri, Genel Merkez hep birlikte bu çalışmanın yapılması lazım. Böyle bir statü geliştirilmeli.

KEŞKE ADAY OLSAYDIM DEDİM
*Kendinize bir hedef koydunuz, İzmit Belediye Başkan adaylığı eşittir Selman Yıldırım algısı oluştu. Geçen seçimlerde de elinizin tersiyle bu fırsatı ittiniz. Partinin bekası için olduğunu söylediniz ama aldığınız oy ve sonuç ortada. “Ben olsam farklı bir sonuç alırdım” diyor musunuz?
- Keşke aday olsaydım dediğim zamanlar oldu. Bütün çalışmaları yaparken bilimselliğe, akla çok önem veririm ve benim önüme sağlıklı veriler konulduğu zaman ben de çoğu zaman ona riayet ederim. Sefa Sirmen’i aday yaparak seçimi alacağımıza inandık. Hata yapmayacağımızı düşündük. Sirmen ile de hata yapmadan seçim sürecini tamamlarsak yüzde 45’lerde oy alacağımızı ortaya koyduk. Eski bir milletvekili, eski bir belediye başkanı ile seçime gireriz, tecrübelerinden faydalanırız, ilişkilerini oya yansıtırız anlamında algımız oldu. Tecrübesini yansıttık kampanyaya, ilişkilerini de yansıttık ama şunu göremedik. Bir ilçe seçimine Cumhurbaşkanı, bakanların dahil olabileceğini ve özel bir çalışma yapacağını ön göremedik.

*Ne yaptılar peki özel olarak?
-Bir bakanları vardı bu dönemde ve Kocaeli’nin 12 ilçesi var hiçbirinde çalışmadı sadece İzmit’te çalıştı. Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, sanki Kocaeli, Akmeşe ile Şirintepe sınırlarından oluşuyor gibi sadece İzmit’te çalıştı. AKP’nin seçimden bir hafta önce bir mitingi vardı. Başbakan burada ‘Ben İzmit’i istiyorum, İzmit için ne yapılması gerekiyorsa hazırım’ demesi seçimle ne kadar ilgilendiğini gösteriyor.

BÜYÜKŞEHİR ADAYI BENİM SORUNUM DEĞİL
*Siz peki örgüt başkanları olarak öngöremediniz mi, böyle bir durum ortaya koyacaklarını? Siz İzmit’e Sefa Sirmen’i aday gösterdiniz, hiç iddiası olmayan Tahsin Tarhan’ı da Büyükşehir’e aday gösterdiniz. Böyle yapmaları normal değil mi?
- Benim görevim İzmit’te seçimleri alacak bir aday bulmak, organizasyon yapmak. İl başkanı olsaydım da görevim seçimleri iyi organize etmek ve büyükşehire aday bulmak olacaktı. Bu benim meselem değil, partinin meselesi. Bu uyumsuzluk işte bizi sıkıntıya soktu ve bir daha bu sıkıntıların yaşanmaması adına uyumlu bir yapının oluşmasına katkı koyduğumu söyledim. Büyükşehir adayını belirlemek benim sorunum değil, benim fikrimi de kimse sormadı zaten. Ben defalarca İzmit ile ilgili Ankara’ya gittim, görüşmeler yaptım. İstemiş olsaydım örgütün çok önemli bölümünün de desteğini alarak aday olabilirdim. İzmit’i riske atmak istemedim. Sirmen’in ismi öne çıkıyordu ve ikna ettik onu aday yaptık. İl örgütü de bunu yapabilirdi. O süreç yaşadığımız sıkıntılarla öne gelen bir süreçti.

*Rahat bir ilçe başkanlığı yaptım diyebilir misiniz?
Kesinlikle diyemem, aksine kitap yazılacak kadar sıkıntılar yaşadım o dönemde ama partililik bilinciyle hiçbirini yansıtmadık dışarıya. Geleceğe dönersek ben bugünden İzmit Belediye başkan adayıyım demiyorum ama siyaset kurumunda uzun yıllardır çalışıyorum. İlçe başkanı, kurultay delegesi olmak için bu kadar çaba sarf etmedim. Kendimi geliştirebildiğim ölçüde ne kadar kurum varsa aday olurum. Yüzde yüz hazır değilim ama en hazır olduğum alan yerel seçimler. Yüzde yüz hazırlanmaya özen gösteriyorum. Her adayın da bunu yapması gerekiyor. Diğer aday adayları da eleştirmeden, karalamadan, partiyi anlatsınlar. Hem kendilerine hem partilerine katkı sağlasınlar.

ADAYLIĞA NİYETİM VAR
*Siz de bu ziyaretleri yapıyorsunuz değil mi?
Evet ben de bu ziyaretleri yapıyorum. Hem örgüt içerisinde, hem meclis grubunda hem de yerleşim bölgelerinin hepsinde mutlaka birlikte siyaset yaptığım dostlarım var. Onlar beni çağırıyor, yerleşim bölgesindeki yurttaşlarımız çağırıyor. Gidiyorum oturuyorum, çaylarını kahvelerini içip dönüyorum. Zaman zaman siyaset yaparak kalkıyorum zaman zaman da hiç siyaset konuşmadan kalkıyorum. Bugün bu ülke bu noktadaysa bu ülkeyi bu hale getirenler sorumsuz siyasetçiler yüzünden, hizmet gelmiyorsa sorumsuz siyasetçiler yüzünden. Sorumlu siyasetçilerin sayısının artması gerekiyor. Niyetimiz var, kendimi oraya hazırlıyorum, daha zamanımız da var. Hangi aşamada olduğumu biliyorum, hangi bölgenin ne sorunu var biliyorum, hangi mahallenin hangi hizmeti alması gerektiğini biliyorum. Benden hiç kimse ulusal konularla ilgili derinlemesine bir yaklaşım beklemesin ama yerel konularla ilgili beklesin.

*Adaylık mevzusu için bir kriteriniz var mı? ‘Ön seçim olursa adayım’ gibi?
-Bir partiye üye oluyorsanız o partinin tüzüğünü kabullenmek durumundasınız. Kabullenmiyorsanız çoğunluk varsa değiştirirsiniz yoksa uyacaksınız. Benim tercihim ön seçim. Hakim nezaretinde de yapıldığında da işin ciddiyetini ortaya koyuyor. Parti yönetim kadrosu ön seçim kararı almadı diye ‘ben küstüm gidiyorum’ deme lüksüne sahip değilim ne ben, ne kimse. Tüzükte yönetmelikte tarif edilmiştir bile bile üye olmuşsundur, dolayısıyla kurumsal bakmak lazım.

HİÇKİMSE BENİM KADAR PARTİ EMEKÇİSİ DEĞİL
*'Şu isim aday olursa kendimi şanslı görürüm’ dediğiniz bir isim var mı?
Rakibime bakmam, yaptığıma yapacağıma bakarım. Rakibe göre değil kendime göre hamlemi yaparım. Neden bu şekilde düşünüyorum? Bugün birçok arkadaşımızın ismi geçiyor, bu isimlerin hepsi de bu görevi yapabilecek insanlar ama hiçbir arkadaşımız benim kadar parti emekçisi değil. Benim partiyle yollarım yaşımın tutması itibariyle kesişti, bayrak asmadan tutun, mahalle ziyaretlerimize kadar, ilçe yönetimlerinde çalışarak bütün vazifelerini yapan biriyim ben. Partide çok geniş bir iletişim ağım var. 1994 seçimlerinde partinin iktidar olması için çalışan arkadaşlarımızla hala birlikteyiz. Partide bu şekilde iletişim ağına sahip ve gelecekle ilgili düşünceleri olan başka isim yok. Kim vardı İbrahim Aydın’ı, Alpaslan Seymen’i, Sefe Sirmen’i, Hikmet Erenkaya’yı birkaç ismi daha söyleyebilirsiniz. Bu kadar dipten gelen çok fazla isim yok. Ben emeğe güveniyorum ve CHP’de de  emeğin karşılıksız kalmayacağına güveniyorum.

*Şimdiye kadar böyle mi oldu, yani CHP’ye emek verenler öncelikli mi tutuldu?
-İlçe başkanlığını istedim, 5 rakibim vardı ve yüzde 50’ye yakın oy alarak başkanlığa seçildim. 2005 yılında beni görevden almışlardı. Örgüt yapısı benim haksızlığa uğradığımı düşündü ve beni başkan seçti. Beni görevden aldıklarında ben mücadeleyi bırakmadım. Partililiğimi hiç askıya almadım, mağdur edebiyatı yaparak köşeye çekilmedim. En son il ve ilçe kongrelerinde de bize destek veren arkadaşlarımız destek verdi. Ben buna güvendiğim için de sonuç alacağıma inanıyorum.

İZMİT’İ AVUCUMUN İÇİ GİBİ BİLİYORUM
*Peki aday oldunuz diyelim, aradaki farkı nasıl kapatabileceğinizi düşünüyorsunuz?
-İzmit’i avucumun içi gibi biliyorum, tanıyorum. 2014 seçimleri bana çok ciddi tecrübe kazandırdı çünkü seçim kampanyasının yürütülmesinde en tepedeki kişiydim. İzmit’i çok iyi bildiğim için seçimi nasıl alabileceğimizi de az çok öngörüyorum. İzmit 5 bölgeden oluşuyor. En doğusunda Kuruçeşme var. Burada CHP 2 dönem seçim almış. 1999 seçimlerinde de kıl payı seçimi kaybetmişiz. Orada bir potansiyel var demektir ve bu potansiyeli orada yoğurmaya başladık. Gelelim Saraybahçe bölgesine. Bizim en sorunsuz bölge burası. 1994 ve 99 seçimlerinde çok rahat seçim almışız. 2004 seçimlerinde de solun bölünmesinden kaynaklı oyların bölünmesinden kaynaklı seçimi kaybettik. Süreci de iyi yönetemedik o dönemde. Üçüncü bölge Bekirpaşa. En sancılı bölge olmasına rağmen orada da seçim aldık. Demek ki orada da çok kuvvetli bir potansiyel var ve o potansiyeli kullanmamız gerekiyor. O dönemde katkı koyan insanları bulmamız gerekiyor. Bir de bölgesel olarak özel tercihler yapılması gereken bir bölge. Dördüncü bölge Alikahya ve biz burada Yuvam varken seçim almışız. O bölgeyi de çok iyi biliyorum. Beşinci bölge Akmeşe bölgesi. Biz orada yerelde seçim alamamışız ama genel seçimlerde en yüksek oy aldığımız yer. Bu 5 bölgeyi birleştir bir de köyleri koyalım altıncı bölge olarak.

*Köyler CHP’nin en zayıf olduğu yerler deniliyor, oy oranlarına baktığınızda gerçekten bu öyle mi?
Köyler bizim en zayıf noktamız olarak görünüyor ama öyle değil. Geçen yerel seçimlerde köylerde toplam % 37 oy almışız. Biraz daha mesafe alınabilir. Adayın bölgesel hakimiyeti de önemli. İzmit’in büyük bir kesimi tarım alanı ve köylüler yaşıyor. Onların yaşam standartlarını bir üst seviyeye taşıdığın zaman da bundan etkilenecekler ve zayıf noktayı avantajlı hale getirebiliriz. AKP ya da Nevzat Doğan köylüye hizmeti sadece yol yapmak olarak değerlendirdi ama öyle değil. Köylünün tarladan başka geçim kaynağı yok. Tarladaki ürünlerini pazarlayabileceği alanlar yaratmak lazım. Sadece köylü pazarını Cumhuriyet Mahallesi’ne kurmakla olmaz. Bu tarafta olsa, Yahya Kaptan’da olsa daha güzel olur. Nevzat Doğan’dan şikayetçi oldukları alanlar var.

*Bilimsel bir çalışma yapıyor musunuz?
- En son Mayıs ayında yaptım. Kötü bir sonuç almadım. Hem anket, hem memnuniyet hem de belediye hizmetlerinin karşılığı ile ilgili bir çalışmaydı. İnsanlar kendi siyasi düşüncelerini nadasa bırakmış durumda. Seçim zamanı geldiğinde de nereden verim alabileceklerini düşünüyorlarsa oraya gidecekler.

ELEŞTİRİLERİMİ ÖZEL OLARAK İLETİYORUM
*CHP İl Başkanı Cengiz Sarıbay’ın il başkanı olması noktasında çalışmalarınız oldu, kendisine destek verdiniz. Peki hiç pişman olduğunuz bir durum yaşadınız mı, ‘keşke destek vermeseydim’ dediniz mi?
-Benim yapım gereği, yaptığım işten pişmanlık duymam. Süreç içerisinde eksikler olabilir bunu da normal karşılamak gerekiyor. Sen dostsan yanlış yapana yanlışlarını özelde paylaşırsın, uyarılarda bulunursun. Biz de zaman zaman konuşuyoruz. Sarıbay ile, milletvekilleriyle değerlendiriyoruz. İnsanoğlu hata yapabilir. Ben de bu partinin mensubuyum, hepimizin sorumluluğu var, bu bilinçle yönetici arkadaşlarımıza destek olmamız gerekiyor. En son parti içindeki istifaların doğru olmadığını söyledim. Zaman birlik olma zamanı. Herkes uyarılarını bu doğrultuda yapmalı. Danışma kurulunda her şeyi söyleyebilirsin ama sosyal medya üzerinden partiyi eleştirmeyi doğru bulmuyorum.

KÜÇÜKKAYA’NIN YAPTIĞI DOĞRU DEĞİL
*Yeri gelmişken soralım, CHP izmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya da geçtiğimiz günlerde sosyal medya üzerinden CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nu eleştirdi. Ona ne diyeceksiniz?
-Doğru bulmuyorum. Ben biraz önce de onu ifade ettim. Bu yol yürürken ufak tefek kazalar oluyor. Bizim, yöneticilerimizin hepimizin bu kazaları kapatması gerekiyor. Bunu yapmazsak parti zarar görüyor. Parti bölünüyor. Böyle bir durumda il başkanının devreye girerek krizi yönetmesi gerekiyor. Zaman zaman sosyal medya üzerinde bu şekilde yorum yapan partililerimizle konuştuğunu biliyorum. Burada il başkanının müdahale etmesi gerekiyor.

*CHP Lideri Kılıçdaroğlu’na Adana mitinginde FETÖ kapsamında tutuklu bulunan yazarların ismini anons ettirmesinin ardından tepki yağdı, Kocaeli’de de durum aynıydı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?
- CHP Lideri ile ilgili öngörüm, Genel Başkan mağdur olan tüm herkesin haklarını korumaya çalıştı. Basın emekçilerinin dokunulmazlığının olmasını istiyor ve destekliyor. Çantalar dolusu sahte belge taşıyan bu gazetecilerin sadece haklarını savunmakla kalmış olsaydı doğru olurdu ama onların isimlerini anons ettirmek ve onları alkışlattırmak- biraz önce de yolda yürürken küçük bir hata olarak değerlendiriyorum. O hatanın üzerinde o siyaseti oluşturmamak lazım. Toplum bizden barış istiyor. Bizden birliktelik istiyor. Biz basit bir yol kazası üzerinde siyasetimizi oluşturup ayrıştırmalar yaparsak toplumun güvenini kaybetmiş oluyoruz. Onları alkışlatmak yurtsever, ilerici, sosyalist, sosyal demokrat çizgiye sahip isimleri üzdü. Bunu bir yol kazası olarak değerlendiriyorum.

*İl Başkanı Cengiz Sarıbay’ın size adaylığınız noktasında bir yorumu oldu mu şimdiye kadar? Ya da aranızdaki gönül bağından dolayı sizi ayrı tuttuğunu ifade etti mi?
- Bir örgüt başkanının görevi; varsa adaylar onları eşit şartlarda yarıştırarak hakemlik yapmasıdır. Ben onlara destek verdim onlar da bana destek verecek beklentisi içerisine girmiyorum. Doğru da bulmuyorum.

PİŞMAN DEĞİLİM, DAHA ÇOK GENÇ ÇALIŞTIRACAĞIM
Neden hep işe partilileri alıyorsunuz? Bu noktada çok eleştiriler geliyor size?
- Kendisini, etrafını ve yakınlarını düşünmeyenden bir şey olmaz. Ben hepsini düşünüyorum. Ben bir iş yapıyorum ve ben bu işi yapıyorken bir ihtiyaç doğuyor. AKP’li belediyeler böyle bir ihtiyaç doğduğunda nereye gidiyor kendi partisine gidiyor. O çalışanlar uzaydan gelmiyor. MHP y da CHP’den de gitmiyor. Bana söyleyebilir misiniz AKP döneminde şu belirgin CHP’li şu belediyeye girdi diye söyleyemezsiniz. Uzun yıllardır iktidarda değilsin, yerel yönetimlerde değilsin ve o kadar çok çalışmaya ihtiyacı olan arkadaşımız var ki. Demek ki ben doğru yapıyorum çünkü eleştirenler kamuoyunda karşılığı olan insanlar değil. Yapmaya da devam edeceğim. Bunun yadırganacak bir tarafı yok. Yakınına sahip çıkmazsan senin arkandan konuşurlar. Yeni işler oldukça bu sayı artacak.

KARAKTERLERİNDE SORUN VAR
*Çok paranız olduğu ve çok hızlı yükseldiğiniz söylüyor. Bu eleştiriler sizin de kulağınıza geliyordur. Ne söyleyeceksiniz?
- Yok o kadar çok param yok. Tabi ki eleştiriler geliyor. Özellikle bizim sektörde ekmek aslanın ağzında, para kazanmak çok zor iş. Son dönemlerde de şirketler karlılık oranlarını tutturamıyorlar. Biz çok düşük kar marjıyla çalışan bir firmayız. Çok paramız olduğu ile ilgili bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Şimdiye kadar hiçbir belediye ile bir alışverişim yok AKP ya da CHP. Hiçbir kamu kurumu ile ilgili ticari bir alışverişim yok. AKP’nin holdingleri ile ilgili ticari ilişkilerim yok. Arkadaşlarım var, yakınlarım var ama ticaret yok. Bir DOĞUŞ Grubu var iş yaptığım, iş aldığıma da pişman oldum. Sıkıntılı bir işti. Söyledikleri gibi bir bağlantımız yok. Onlar ‘Selman Yıldırım’ı bu şekilde eleştirelim, yıpratalım, kendimize yeni bir siyasi alan yaratalım’ düşüncesi ile yapıyorlar ve doğru bulmuyorum. Yapanlara da söyleyecek bir şey bulamıyorum. Kendi arkadaşını, partidaşını yalan bilgilerle haber yaptırabiliyorlarsa onların karakterinde bir sorun vardır.

*Lastik-İş Sendikası’na iş yapmanız da eleştiri konusu olmuştu, buna ne diyorsunuz?
Büyük firmalara iş yapıyorum bunun yanında da Lastik-İş Sendikası’na iş yapıyorum. Lastik-İş’te işin ötesine geçti ve ben Abdullah Karacan gibi bir ağabey kazandım. Bunu söyleyebileceğim çok az insan var ama bu iş sayesinde bir baba kazandım. Özellikle seçim dönemlerinde ‘Belediyeler baba ocağıdır, insanın başı sıkışınca gideceği yer orasıdır’ derim. Abdullah ağabey de benim için öyle oldu.  Zaman zaman oturuyoruz, vakit geçiriyoruz.

ORTAOKULU İMAM HATİPTE OKUDUM
*İmam hatip geçmişiniz var mı? Nerede tamamladınız eğitiminizi?
- Eve ortaokulu imam hatipte okudum ben. Artvin’de liseyi tamamladım. Üniversiteye Yıldız Teknik Üniversitesi’nde başladım, Sakarya Üniversitesi’ne geçtim, ardından da Gürcistan’da okulumu bitirdim.

*Selman Yıldırım nasıl stres atar?
- İki tane evladım var benim ve ikisi ile yan yana gelince hiç stresim kalmıyor. Ailemle vakit geçirmeyi seviyorum.

ELEŞTİRDİKLERİ CHP’NİN YAPTIKLARINI SATIYORLAR
*Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ait, CHP döneminde yapılan birçok taşınmaz borçlar nedeniyle SGK ya da Maliye’ye devredilecek. Bu konuda ne söyleyeceksiniz?
‘CHP’den kalan borçları ödemek için mülkleri satıyoruz’ diyorlar. 2009’a kadar bütün belediyelerin borcu sabitlendi ve o zamandan beri de faiz gelmiyor. 69 milyon TL’ye sabitlediler. Belediyelerin kamu borçlarına faiz gelmiyor. 69 milyon TL’nin yönetim dönemlerine baktığımız zaman yüzde 50’si AKP’ye ait. Fazilet Partisi ile aynı kökten geliyorlar. 2009’dan 2016’ya kadar 3 katı daha fazla borç yaptılar. Hem kendi dönemi hem de kısmen bizden kalan borçları ödemek için satış yapıyorlar. Birçok mülkiyeti SGK ya da Maliye’ye devrediyorlar. AKP iktidarı 2004 yılından beri kenti yönetiyor. Yarın satabilecekleri tek bir mülkiyetleri yok. Sürekli eleştirdikleri CHP’nin yaptıklarını satıyorlar hala. Var mı kendilerinden kalan bir şey? Her şey var, imkanlar var sen buna rağmen mülkiyet satarak borç ödüyorsan bu kenti yönetemiyorsun.

*CHP’li meclis üyelerinin performansını nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Meclis üyelerinin performansından zaman zaman memnunum ama bazen de kendilerinden beklenen performansı gösteremiyorlar diyebilirim. Benim beklentim tam bir uyum içerisinde, yüksek performansla görevlerini yerine getirmeleri. Kendilerinden yüzde yüz verim alınmadı, buna evet diyemeyiz.

*Kocaeli’de AKP’li belediyeleri değerlendirdiğinizde ‘şurası daha iyi’ diyebileceğiniz bir ilçe var mı?
- Gördüğüm ve basından da takip ettiğim kadarıyla Başiskele Belediyesi’nin daha pozitif olduğu, daha güzel hizmetler ürettiği ve vatandaşla daha iç içe olduğunu söyleyebilirim.

*Bazen mizaç olarak siyasete uygun olmadığınız noktasında da eleştiriler geliyor size. Son olarak bununla ilgili ne söylemek istersiniz?
- Evet bu yönde eleştiriler alıyorum. İnsanlara kontrollü yaklaşıyorum ama girdiğim ortama da kolay uyum sağlıyorum sonrasında bir sıkıntı yaşamıyorum. Bunda sanırım şunun da etkisi var; ben çok mücadele atlattım, çok erken yaşta babamı kaybettim, üniversitedeyken annemi kaybettim. Dönem dönem adaptasyon konusunda sıkıntı yaşıyorum ama eskiye nazaran artık daha az eleştiri alıyorum. Bu konuda kendimi aştım, tabularımı yıktım, bazı çalışmalarım oldu ki bundan sonra da olacak. İnsanlarla iletişimimde bir sıkıntı yok, aslında biraz önyargıdan kaynaklandığını söyleyebiliriz.
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hızır 4 ay önce

Selman Yıldırım çok yakından tanıyan biriyim.ondan ricam 2.ci sefa sirmen olması herkese karşı tebessüm ünü eksik etmesin herkese kucak açsın. Ama erenkaya sakın olmasın nedenmi çalışanına selam vermez kolay gelsin bile demez. Allah yolunu açık etsin. İnşAllah aday olur. Sevgilerimle

Avatar
chp'li 4 ay önce

Selman yıldırım'la hiç hareket etmedim ama partililerine sahip çıkmasına ve köy,köy dolaşarak mahalle mahalle gezerek dostluklarına büyük saygı duyuyorum.teşke herkes böyle gönül koysa .

Avatar
Hamdi ÖZDER 4 ay önce

Selman Yıldırım Beyefendi kardeşimiz hem ortaokulu ve hemde liseyi Artvin Borçkada imam hatip lisesinde bitirmiştir. Bence bunu şeref ve gururla heryerde söylemek gerekir. Zira biz okullar arası selman kardeşimizinde oynadığı veleybol müsabakalarında, imam hatip lisesi, okulların hak sesi diye tezahürat ederlerdi.

banner235

banner202

banner144