banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

Toltar'a son uyarıyı yaptı!
banner234

Dilovası Belediyesi’nde Cemil Yaman döneminde başkan yardımcılığı görevini yürüten Avukat Kemal Memiş, Dilovası Belediye Başkanı Ali Toltar’ı yerden yere vurmaya devam ediyor.

Cemil Yaman zamanında Dilovası Belediye Başkan Yardımcısı olan ancak Ali Toltar’ın gelişiyle birlikte masasından olan Avukat Kemal Memiş, hali hazırda belediyede hukuk işlerinde memur olarak görevini sürdürüyor. Memiş, uzun zamandır içinde biriktirdiklerini dışarıya atıyor ve oldukça ciddi konuları gündeme getiriyor. Memiş, daha önce Başkan Ali Toltar’ın giydiği elbiseyi fiziken doldurmaktan öteye geçemediğini belirterek, Toltar’ı kaçak yapı yapmakla, istinat duvarını oymakla, orman arazisinden hafriyat çıkarmakla ve benzer pek çok usulsüzlükle suçlamıştı. Memiş’in iddiaları bununla da sınırlı değildi tabii… Gazetemizin de sıklıkla gündeme getirdiği, Danıştay soruşturmasına takıldığı halde hiçbir şey yapılmayan, fahiş fiyata Başkan’ın akrabasına ait Özalp firmasına verilen çevre temizlik ve personel ihalesi ile ilgiliydi. Memiş, “40 milyonu aşan bir temizlik ihalesine hala sessiz mi kalacaksınız! Danıştay da iptal ettirdiğim DOSB’un, limanlarla ilgili milyonlarca liralık harcın, verginin üzerinin örtülüp kişisel çıkarlar için feda edilmesine göz mü yumacaksınız? Bakın bunun vebalini, hesabını siz de veremezsiniz! Unutmayın! Yahu işçi maaşı ödenemiyor, bundan daha büyük utanç var mı?” diye sormuştu.



Memiş’in sosyal medya hesabından art arda yaptığı bu suçlamalara Toltar cephesinden de cevap gecikmemiş, Başkan Ali Toltar yerine amcasının oğlu İhsan Toltar iddialara cevap vermeye kalkmıştı. Diğer yandan Kemal Memiş’in hiddetli çıkışlarını sonlandırması için iddialara göre AKP Kocaeli Milletvekili ve Dilovası Belediye eski Başkanı Cemil Yaman devreye sokulmuştu. Ama fayda etmedi, Kemal Memiş, suçlamalarını sürdürdü. Ve son olarak bugün yaptığı paylaşımda Ali Toltar’a adeta ültimatom verdi. İddialarını sıraladı, yolun sonunun göründüğünü kaydederek, “Yol yakınken toparlan artık da! Belki de son şansın. Hakkı teslim et bu halka. Hakkını yeme bu halkın. Hakkını yedirme bu halkın. Garibandır. Biçaredir. Mazlumdur bu halk. Mazlumun ahını yerde bırakmaz Allah. Sabırla ama... Er ya da geç. Fitil fitil...” dedi. Memiş, Danıştay’ın Toltar’a uzak olmadığını, hesap vereceği günün yaklaştığını, belki de Toltar’ın seçime kadar görevinin başında kalamayacağını da sözlerine ekledi.


İŞTE KEMAL MEMİŞ’İN NOKTASI VİRGÜLÜNE O PAYLAŞIMI

Yanlış, hata insana özgüdür...
Suç, günah herkesin başına gelebilir...
Kabul...
Hatasız kul olmaz!...
Ancak, pişkinlik;
İşlediği hata veya suça dair bir eziklik;
Utanma, üzüntü hissetmemek...
Zeytinyağı gibi üste çıkmaya kalkışma...
Bu ruh hali, iflahı olmayan bir hal...
Suçunu örtme, suçluluk psikolojisinin dışa vurumudur...
Korku ile hedef saptırma refleksidir...
Öyle ya;
Söyleyecek sözü olmayan...
Yalanın, yolsuzluğun girdabında esir düşen
kişi,
Hakka ve hakikate karşı;
Alay,
Tehdit,
Baskı,
Tecrit,
Fiili saldırı
Yollarını sıra ile kullanır...
Şimdi...
İddialarıma cevap vermediniz...
Çünkü verecek cevabınız yok!
Öyle ya halkın ve kurumun hakkını şu, bu sebeple sümenaltı ettik diyecek haliniz yok ya!
Biz falanca ihalenin ortağı olduğumuz için,
bu ihaleyi “fesat, hile ve fırıldaklıklar yaparak” astronomik rakamlar ile verdik, diyecek mertliğiniz yok ya!
Ağababalardan yana sırtınız sağlam (zannediyorsunuz)...
Yönetici, meclis üyesi geçinenleri de “ne ile” susturacağınızı biliyorsunuz...
Zaten etliye, sütlüye karışmayan bir “etkisiz” havarivekiliniz var ki, siz bir tokat attıkça o öbür
yanağını çevirir...
Döndünüz bu yana simdi...
“Kim ki bu yaa!” dediniz...
“Kafayı yemiş, boşverin” dediniz etrafa...
Sonra...
Yalan üstüne yalan,
Dolan üstüne dolan...
İftira, alay, hafife alma...
Karalama, hedef saptırma...
Tehdit, baskı...
Etrafı da susturmayı, sindirmeyi, bilgi kirliliği ile kafasını bulandırmayı...denediniz…
Ehh...
Ortalık duruldu...
Rahatladınız azıcık...
Ee, şimdi “şu memuriyetini de bitirelim”
Operasyonunu da başlattınız…
Şimdi üste çıkma zamanı,
değil mi?
Hadi bakalım...
O “sıvık” aklınıza kuvvet...
Sadece bir kaç noktayı;
vicdanların bilgisine,
sizin de o sağır kulağınıza küpe olsun diye şuraya bir kez daha not ediyorum...

1- Bir ihaleden önce şartnameyi alanları, ihaleye girmek isteyenleri arayıp “şartnameyi iade edin, bu ihaleye girmeyin” diye tehdit etmeyin...
Çok sakıncalı...
2- İhale sırasında ihaleyi “fesat” ile vermek istediğiniz “firmanı(z)ın” teklif mektubunu birden fazla, seçenekli, çoktan seçmeli olarak almayın...

3- İhaleye giren akıl küpü müteahhit, ihaleye girecek firmalar ile danışıklı olacak şekilde alengirli işlere, çıkar tekliflerine tevessül etmesin (ama etti sanırsam)... bak yerin kulağı var!
Anlaşmalı, danışıklı, müvazaa... kattiyen... çok sakıncalı...

4- Müteahhit kardeş kendine kimseyi ortak yapma... elinde şişkin çantalarla ona buna paralar taşıma... Deniz yolunu kullanma!...

5- Orda burada, sırıtarak “Kafayı yemiş” diye kaşınma... Sen kendine bir yol ara... Sokakların kiri yanında kendi kirimi nasıl temizlerim diye düşün... karakolda ayna yok... ayna, öteberi hazırla kendine...

6- Ve büyük zat... Alii cenap... haşmetmehap... har vurup harman savuruyorsun olsun... avmler seni yılın tüketicisi seçiyor... bravo... pass attıyorsun sağa sola beyaz beyaz... iki de hakkın üç de...
Sanayici medarı iftiharımız... tamam... Ama niye hep Necmettin, Hasan, Cahit, Mustafa... başka isimleri de sev.
Ha bir de şunu hiiiç unutmayın...
Sen, avanelerin, öz müteahhitlerin...
Üç beş yumuşak yüzlü bürokrattan ibaret değil “devlet”...
Devletin de “devleti” var...
Sağın solun önün arkan “sobe” olma derim...

***

İşçinin alın teri kurumadan nerde, kanı kuruyor sen hala hakkını vermiyorsun...
İşte buna asla af yok!!!
Sen çıkar şimdi bakalım beşeri mahkemelerin hükmünü... Danıştay uzak değil... Bir koşuver o yana...
Ne yaptın diye önüne koy... azıcık vicdan varsa, kafanı ellerinin arasına koy (dikkat et saçların dağılmasın)... düşün...
Bugünün yarını var...
Yarına çıkamamak var...
Görevi tamamlayamamak var...
O alii koltuklardan inmek var....
Ruzi mahşer var...
Var da var...
Yol yakınken toparlan artık daa!
Belki de son şansın...
Hakkı teslim et bu halka...
Hakkını yeme bu halkın...
Hakkını yedirme bu halkın...
Garibandır...
Beçaredir...
Mazlumdur bu halk...
Mazlumun ahını yerde bırakmaz Allah...
Sabırla ama...
Er ya da geç....
Fitil fitil...
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237