banner422
banner465
banner421

“Kollarımızı, bacaklarımızı bağladılar, cereyan verdiler"
Kapatılan Refah Partisi'nden Gebze Belediye Başkanı olduğu dönemde, 28 Şubat sürecinde irticai faaliyette bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan ve 13 ay cezaevinde kaldıktan sonra yakalandığı kanser hastalığından hayatını kaybeden Ahmet Penbegüllü'nün eşi, yaşadığı acıları hala yüreğinde taşıdığını belirtti

AA- Refah Partisi'nden Gebze Belediye Başkanı olduğu dönemde, 28 Şubat sürecinde irticai faaliyette bulunduğu iddiasıyla tutuklanan ve 13 ay cezaevinde kaldıktan sonra yakalandığı kanser hastalığından yaşamını yitiren Ahmet Penbegüllü'nün eşi, yaşadığı acıları hala yüreğinde taşıyor.
 
Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 10 yıl boyunca belediye başkanlığı yapan Penbegüllü'nün eşi Yurdagül Penbegüllü (60), 28 Şubat sürecinde çok büyük sıkıntılar yaşadıklarını, 35 yıllık hayat arkadaşının en büyük suçunun halka hizmet etmek olduğunu söyledi.
 
Eşinin, belediye başkanı olduğu günden itibaren 10 yıl boyunca huzurlu ve rahat bir görev yapamadığını, sürekli adliyelerde ifade verdiğini, özellikle seçildiği ikinci döneminde sıkıntıların daha da çoğaldığını anlattı.
 
Penbegüllü, eşinin polisler tarafından belediyede gözaltına alındığı haberini duyduğunda çok üzüldüğünü belirterek, "Çok kötü günler geçirdik. 4-5 gün kendisine ulaşamadık. İşkenceler gördü. Gözaltından çıktıktan sonra da tanınmayacak bir haldeydi. Güçlü kuvvetli giren bir insan, çok büyük işkencelerle karnı sırtına yapışmış bir durumdaydı." şeklinde konuştu.
 
İstanbul Vatan Caddesi'ndeki Emniyet Müdürlüğünde 6 gün boyunca sorgulanan eşinin tutuklandığını ve 9 ay boyunca mahkemeye çıkarılmadığını dile getiren Yurdagül Penbegüllü, "Gözaltındayken işkence görmüş. Ben onu görünce, o halini görünce yere yığıldım." dedi. 
 
EŞİM, KÖTÜ MUAMELE VE İŞKENCELER YÜZÜNDEN KANSER OLDU
Eşinin 13 ay cezaevinde kaldığını, çıktıktan sonra lösemi hastalığından rahmetli olduğunu anlatan Penbegüllü, gördüğü işkenceler ve cezaevindeki kötü şartların onun kanser olmasında büyük etken olduğunu savundu.
 
Yurdagül Penbegüllü, eşinin irticai faaliyetle suçlandığını ama bunun doğru olmadığını aktararak, "Eşime, 'Başkanım kaç, alacaklar seni' demişler. O da 'Benim suçum yok ki neden kaçayım' demiş. 28 Şubat'ta en çok eşim ve ben mağdur olduk. Hala da çekiyorum. Eşimin yokluğunu çekiyorum." şeklinde konuştu.
 
28 Şubat sürecinde tarifi imkansız acılar yaşadıklarını belirten Penbegüllü, eşinin bu nedenle kanser hastası olduğunu öne sürdü.
 
Eşinin 2007'de 57 yaşında hayatını kaybettiğini gözyaşları arasında anlatan Yurdagül Penbegüllü, şunları kaydetti:
 
"Eşime haksız yere işkence eden, hapse atan ve hastalanıp ölümüne neden olanları Allah'a havale ediyorum. Benim canımı aldılar. Eşimle beraber ben de öldüm. Şu an yaşıyorum ama aslında yaşayan ölüyüm ben, çünkü benim can yoldaşımdı. Şimdi o kadar ihtiyacım var ki eşime, anlatamam. Her şeyini özlüyorum. Her gece rüyama giriyor."
 
"CUMHURBAŞKANIMIZ O GÜNLERDE BİZE SAHİP ÇIKTI"
"Sıkıntılı günlerimizde en büyük destekçimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'dı." diyen Penbegüllü, "Her zaman aradı, 'Bir ihtiyacınız var mı? İlik nakli için yapacağım bir şey var mı?' diye sordu. Eşim öldüğü zaman da aradı, yalnız bırakmadı. Allah razı olsun kendisinden. Cumhurbaşkanımız sayesinde şimdi rahat bir Türkiye var. Daha da iyi olacağız inşallah. Kendisini çok seviyoruz." ifadelerini kullandı.
 
"AĞABEYİME YAPILANLAR ZORUMA GİTTİĞİ İÇİN HEP AĞLIYORDUM"
Ahmet Penbegüllü'nün kardeşi Mehmet Penbegüllü (66) ise 28 Şubat döneminin hem ağabeyi hem de kendi ailesi için çok sıkıntılı geçtiğini dile getirdi.
 
O günler aklına geldikçe ağladığını söyleyen Penbegüllü, "Ağabeyim mahkemede sanık sıfatında savunmasını yapıyor. Savcı resmen ifadeleriyle ve kişilikleriyle dalga geçiyor. Çok zoruma gitti. Bir saat boyunca ağladım, çünkü olmayan şeyleri olmuş gibi göstermeye çalışıyorlar. Bugün 'yargı tarafsız olmalı' diyen bugünkü muhalefet o gün neredeydi, niçin bizi savunmadılar." diye konuştu. 
 
"ÖLÜMÜNDEN BİR HAFTA ÖNCE BERAAT ETTİ"
Mahkemenin ağabeyini 13 ay sonra görevine iade ettiğini, ölümünden bir hafta önce de hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ettiğini aktaran Mehmet Penbegüllü, "Kendisine yapılan bu muamele onun çok zoruna gitmişti. Emniyette gördüğü işkenceler ve cezaevi şartları ağabeyimin kanser hastalığına yakalanmasına neden oldu." dedi.
 
"CEREYAN VEREREK İŞKENCE YAPTILAR"
O dönemde Gebze Belediye Başkan Yardımcısı olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Hukuk Başmüşaviri Necmi Özen de 10 yıl birlikte çalıştıkları Ahmet Penbegüllü ile gözaltına alınıp, işkence gördüklerini anlattı.
 
Penbegüllü'nün, özellikle seçimi ikinci defa kazanmasının bazı çevrelerde rahatsızlık oluşturduğunu vurgulayan Özen, şöyle devam etti:
 
 "Çünkü Gebze'de bir belediye başkanı ilk kez ikinci defa seçimi kazanıyordu. Bundan sonra çok büyük sıkıntılar yaşamaya başladık. Vesayet odakları İstiklal Marşı krizi çıkardılar, başkanımızı mahkum ettirip, hapse atmaya çalıştılar. Sürekli müfettişler geliyor, inceleme yapıyorlar. Bir gün sonra basında yalan yanlış şeyler yer alıyor. Müfettiş soruşturma istedi, o günün İçişleri Bakanı Sadettin Tantan bunu onayladı. Danıştaya itiraz etmemize rağmen, sonucu beklenmeden soruşturma yapıldı. Gebze Kocaeli'ye bağlı olmasına rağmen, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlara, belediye başkanımızla birlikte bazı arkadaşlarımızı da götürdüler. İrticai faaliyetlerde bulunduğumuz ve destek verdiğimiz iddiasıyla bizi gözaltına aldılar."
 
Ellerinde belge, delil olmamasına rağmen 4 gün boyunca sürekli işkence gördüklerini ifade eden Necmi Özen, "İşkenceye sırayla çağırıyorlardı. Sonra benim adım okundu. Gözümü bağladılar, ellerim kelepçeli olarak işkence odasına gittik. Üzerimizdeki her şeyi çıkardılar. Kollarımı, bacaklarımı bağladılar. İnce teli ayak uçlarıma, başka yerlerime bağlayıp cereyan verdiler. 'Başkanın en yakın adamı sensin, yaptığı suçları biliyorsun. Bu suçları söyle seni bırakacağız' dediler. Arada yine cereyan verdiler." diye konuştu.
 
Belediye Başkanı Ahmet Penbegüllü'nün de yan odada işkence gördüğünü anlatan Özen, daha sonra çıplak vaziyette soğuk betonun üzerinde eller kollar kelepçeli oturttuklarını, bir süre sonra işkenceye devam ettiklerini belirtti.
 
Necmi Özen, Danıştaya yaptıkları itirazların sonuçlandığını, soruşturma izninin iptali yönünde karar çıktığını, bunun üzerine 13 ay tutuklu kaldıktan sonra beraat ettiklerini kaydetti.
 
Başka 28 Şubatlar olmaması için 16 Nisan'daki halk oylamasının önemli olduğunu belirten Özen, "Bizim bu yaşadığımız sıkıntıları Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan da yaşadı, hatta daha fazlasını yaşadı. Şiir okuduğu için onunla da uğraştılar. Bunu bildiği için bugüne kadar çok büyük mücadeleler gösterdi. Engelleri, zincirleri kırdı. Bir tane zincir kaldı. Bu referandumda başarılı olunursa, bu tür yasa dışı işleri yapmak hayalinde olanlar başarılı olamayacak."


Ahmet Penbegüllü'nün kardeşi Mehmet Penbegüllü (66)


O dönemde Gebze Belediye Başkan Yardımcısı olan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Hukuk Başmüşaviri Necmi Özen.





Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
alinail 10 ay önce

aslında o dönem yapılanlarla şimdiki arasına karbon kağıdı koyun aynısı o zaman atatürkçüler zulm ediyor deniyordu şimdide radikaller hanıfendi bir yerde şimdi rahat huzurlu türkiye var derken bu siyasi dönemde kendisinin yaşadığı acıları yaşayan eşlerini evlatlarını kardeşlerini balyoz ergenekon şike atabaylar o bu diye yaşayan insanları göremiyormu acaba şimdiki türkiyede ne değişmiş sadece zulm onlardan diğer tarafa geçmiş ve yapanlar hep aynı feto o bu diye yapılanan vatan hainleri.

Avatar
ESNAF 10 ay önce

Ozamanlarla şimdi yapılanlar arasına değil karbon kağıdı kıyas bile yapamayız.15 temmuzda darbe yapanlara işkence bile yapılmadı.islam düşmanları irtica dedikleri müslümanlara çok zülüm yaptılar.15 temmuz başarılı olsaydı cia amerika yine yerli maşalarına aynısını yaptıracaktı.bu sefer başaramadılar.dahada başaramayacaklar aldıkları mazlum beddualarının ahlarının hsesabını verecekler.sağ olursak göreceğiz.

Avatar
ESNAF 10 ay önce

Dönemin iş işleri bakanı sadettin tantan .yurt partisini kurdu.tarihin kara lekeli sayfalarına ismini yazdırdı.ihl isesi mezunlarına polis olma yolunu kapayan adam.tan tan.şimdi isminin esamesi yok.dik duran adam şimdi cumhurbaşkanı oldu.neymiş batılın karşısında dik duranlar kazanıyor.kulağımıza küpe olsun.dik dur eğilme bu millet seninle.seni başkan yapacağız.

Avatar
ESNAF 10 ay önce

Birlik beraberlik içinde olursak amerika cia nın oyununa gelmeyiz.yoksa coni anlamaz Türkiyedeki o parti senin bu parti benim.coninin anlayacağı dilden Evet diyoruz.coninin kafaya 15 temmuzda çuvalı geçirdik.16 nisanda Evet le çuvalı geçirdikmi.artık coni moni kalmaz.

banner354

banner328

banner482