banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

KİMSENİN DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK YOK..!
banner234

ahmet tükenmez röportaj

Henüz 15 yaşındayken kapısından içeri girdiği CHP’de basamakları yavaş yavaş ama emin adımlarla çıkıyor Mehmet Ümit Küçükkaya.

Selman Yıldırım’ın istifasının ardından ilçe başkanı olan ve deyim yerindeyse kucağında bir dinamit bulan Küçükkaya,

genç yaşına rağmen edindiği tecrübe sayesinde şimdiye kadar kendisinden yaşça çok çok büyük “ağabeylerine” rağmen

gemiyi rotaya yerleştirmeye çalışıyor.

Kendinden hayli emin olan Küçükkaya’nın tek bir hedefi var; CHP İzmit İlçe Örgütü’nün kimsenin değirmenine su taşımaması.

Röportajımızın ana konusu da bir bakıma bu oldu çünkü Küçükkaya sık sık tekrarladı bu sözü.

Belki de en çok bu sözleri yüzünden başının ağrıyacağını ve daha çok şeyle mücadele etmesi gerektiğini bile bile…

İşte CHP İzmit ilçe başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya ile röportajımız…

 

***İlk olarak, CHP İzmit İlçe’de başlayan istifa sürecinden bahseder misiniz?

 

Biz Selman Yıldırım’la çok iyi iki dostuz. O hasta Galatasaraylı ben hasta Fenerbahçeliyim. FB-GS maçlarını beraber izlemeyiz. Bir FB-GS maçı öncesinde beni aradı. ‘Maçı beraber izleyelim’ dedi. Ben o zaman bir şeyler olacağını anlamıştım. Çünkü o dönemler yorgundu. Ama ben bir şeyler hissettiğimi belli etmedim. Beraber önce yemek yedik, sonra maçı izledik. Maçın son 5 dakikasında bana istifa edeceğini söyledi. Ben de sonra konuşuruz deyip konuyu kapattım. Sonraki Çarşamba günü de yönetim kurulu toplantısında yönetime bu düşüncesini aktardı. Ben o toplantıda ya hep berber istifa etmemiz gerektiğini ya da kalıp daha başarılı işler çıkarmamız gerektiğini söyledim. Selman başkan da oradaydı ve bana hak verdi. Kalıp, daha başarılı olmaya karar verdik.

 

***Peki bu kargaşa neden? İstifalar neden oldu?

 

Ben aslında ilçe başkanı olmayacaktım. Gökhan Ercan ilçe sekreteriydi ve başkan istifa ettiği için süreci o yönetiyordu. Gökhan, benim bu işi yapabileceğimi ifade ediyordu. Aslında bu görevi kabul etmeyecektim ancak olması muhtemel istifaların önüne geçebileceğimi düşündüm. Bu yüzden ilçe başkanı oldum. Ama benim ilçe başkanı olmam birilerinin işine gelmedi. Çünkü ben hep ön seçim taraftarı oldum. Yine Ankara’ya gidip ön seçim talebimi tekrarlayacağım. Ama bazı ağabeylerimizin işine gelmiyor bu. Onların tek isteği milletvekili olmak. Bu nedenle İzmit ilçe onlar için çok önemli. Orada bir yapı oluşturmaya çalışıyorlar. Ben o yapıyı oluşturmam. CHP İzmit İlçe Örgütü, kimsenin milletvekili olması için çalışmayacak, kimsenin değirmenine su taşımayacak. Geçmiş dönemlerde bu oldu. Ama bunun olmaması için elimden geleni yapacağım. Kimse İzmit ilçeyi tramblen olarak kullanamayacak. Şimdiye kadar örgütler kullanıldıkları için güçsüz kaldı.

 

ÖRGÜTTEN BAĞIMSIZ HAREKET ETTİLER

 

***Örgütünüzden yeterli destek görüyor musunuz?

 

Bu duruşumuzdan rahatsız olanlar var elbette. Ama bunu takdir edenler de var. Benim ve yönetimimin tarafsız kalacağı için bizleri destekleyenler de var. Partililerimiz biliyor ki, biz burada olduğumuz sürece en demokratik seçim yapılacak.

 

***Acaba size ön yargıyla bakılmasının nedeni yerel seçimlerde Sirmen’in arkasında durmanız olabilir mi?

 

Şunu kesin bir dille ifade etmek isterim. Ben her zaman söyledim. Bence Selman Yıldırım başkan adayı olmalıydı. Benim gönlümün adayı oydu. Bunu kendisine de söyledim. Bir anket yaptırdık. Sefa Sirmen 1,5 puan, Selman Yıldırım 4 puan geride görünüyordu AKP’den. O an için çıkarabileceğimiz en güçlü aday Sirmen’di. Belki bugün olsa yine çıkarabileceğimiz en iyi aday Sirmen olacak bilemem. Ama belediye başkanlığı seçimleri ile milletvekilliği seçimleri çok hem de çok farklı, isim önemliydi.

 

***Keşke yenileşmeden yana olsaydım dediğiniz oldu mu hiç?

 

Ben CHP’de yenilenme hareketinin başlaması taraftarıyım. Ancak yerel seçim dönemindeki gelişmeler yenilenmenin önünü kapattı. Örgütten bağımsız hareket eden oldu. Belki o isimler de şimdi örgüt olmadan olmayacağını anladılar ama iş işten geçti. İddia ediyorum, ön seçimde sonuncu sırada yer alan Ertuğrul Akalın, milletvekilliği için yapılan ön seçimde ikinci olur en az. O dönem için en iyisini yaptık. Seçim Sirmen ile kazanılırdı ama olmadı. Yeni adaylar bir araya gelip, tek isim üzerinde uzlaşamadı. Bu da yapılmayınca, seçime en güçlü adayla girmek en mantıklısıydı.

 

ARTIK POPÜLER İSİM ARAMAYACAĞIZ

 

***Neden olmadı peki? CHP İzmit’te neden kazanamadı?

 

Sefa Sirmen’in yerine ben aday olsaydım ve aynı oyu alsaydım, şu anda milletvekilliğim garantiydi. Yani yeni bir isim bu oyu alsaydı yıldız olurdu ama Sirmen’in alması son derece doğaldı çünkü geçmişten gelen kazanımları vardı.  Sirmen, belediye başkanı seçilirken bile bu kadar oy almadı. Ama yetmedi. Şunu anladık ki artık isimsel güce bakmayacağız CHP’de. Popüler isim aramayacağız. Bunun için önümüzde de iki seçenek var. Ya her şeyi genel merkeze bırakacağız, ya da genel merkez her şeyi örgütlere bırakacak. Örgütlerse daha bilimsel çalışma yapacaklar. Daha düzgün organizasyonlar yapacaklar. Böyle olduğu zaman yeni isimler de yetişiyor. Bakın Muharrem İnce…  İl başkanıydı, milletvekili oldu şimdi de genel başkanlığa aday oldu. Haydar Akar, il yönetimindeydi. Kendisine şans verildi ve şansını çok iyi değerlendirdi. Grup başkan vekili bile olabilir. Demek ki insanlara şans verilmeli. Yenileşme böyle yapılır. Bakın bugün Sefa Sirmen’e de Hikmet Erenkaya’ya da partililer ‘Artık yeter’ diyor. Ama alternatif sunmuyorlar. Ben gazetecilerin bana artık Sirmen ve Erenkaya’yı sormasını istemiyorum. Bana neler yapabileceğimizi sorun. Ama konu dönüp dolaşıp ne yazık ki iki isme geliyor. O isimler tabi ki aday olabilir yeniden. Bu kişisel bir tercihtir. Kimse neden adaysın diye soramaz onlara. Fizik ve siyaset boşluk kaldırmaz. Birine ‘yeter’ diyorsan, alternatifini sunacaksın. Ancak kimse kimseye siyaseti bırak diyemez, dememeli.

 

***Diyelim ki, genel merkez Sefa Sirmen’i birinci sıradan aday gösterdi, aynı şevk ve heyecanla çalışır mısınız?

 

Ben Ekmeleddin İhsanoğlu için bile gece gündüz demeden çalıştım. Sirmen’e mi çalışmayacağım?

 

ENGİN ÖZCAN’IN İSTİFASINI ANLAYAMADIM

 

***Şu anda ilçe yönetiminizi düşürme çabaları var. Bununla ilgili ne söyleyeceksiniz?

 

Bu yönetimi ben yapmadım. Selman Yıldırım ve Engin Özcan yaptılar. Selman Yıldırım istifa edince Engin Özcan da istifa etti. Herkesin istifasını anlarım ama Engin Özcan’ın neden istifa ettiğini anlayamadım. Partide bazı isimler huzursuzluk çıkarmaya çalışıyor. Bunun nedeni daha önceden de söylediğim gibi milletvekili olma hayalleri.

Ben ilçe başkanı olduktan sonra il yönetim kurulu toplantısına katıldım. Orada birilerinin gözlerinin içine baka baka sorunları anlattım, benimle ya da partiyle meselelerinin olup olmadığını sordum. Biliyorum ki sorunları Mehmet Ümit Küçükkaya ile değil. Ben onlara ‘Beni görevden alın, kongre yapın. Gerekirse ilçe başkan adayı olmam’ dedim. Ama bunu da yapmadılar. Çünkü dertleri Mehmet’in gitmesi Ali’nin gelmesi değil. Partide istifa organizasyonlarını yürütenler var. Onlara soruyorum, alternatifiniz nedir? Amacınız nedir? Amacınız partinin daha fazla oy alması mı, yoksa kişisel menfaatlerine çıkar sağlamak mı? Bunlar cevap bekleyen sorular. Onlar da biliyor ki Mehmet Ümit Küçükkaya buradaysa bazı şeyler eskisi gibi olmaz. 35 yaşındayım ama 20 yıllık siyasetçiyim. CHP’yi bir maceraya attırmam. Öyle bir durum oldu ki, Selman Yıldırım bile yedek üyeleri kimleri yazdığını unutmuş, isimleri bilmiyor. Ama bazıları o isimlerin peşinde koşup, kendine varlık arıyor.

 

***Peki şu anda yönetimde bir zafiyet, yıpranmışlık  var mı? Bu yönetimle gelecek seçimde başarı sağlayabilecek misiniz?

 

Yıpranmışlık şüphesiz var. Yönetim olarak biz de elimizden geleni yapacağız. Ama bakın, sadece yönetimle olacak iş değil bu. Mesela ben Prof. Dr. Ali Akdemir’i eğitim direktörü yaptım. O da artık benim yöneticim. Fikret Toker’e görev verdim. O da yöneticim. Erol Köse de benim yöneticim. Biz bunu tabana yayacağız. İstiyorum ki herkes partiye gelsin, çalışsın, söz sahibi olsun. Biz de ona göre şekillenelim. Bakın herkes ‘Partide hep aynı yüzler var’ diyor. Onlar parti binasına gelmeli ki yöneticiler de aktif hale gelsin. Eğer oraya kimse gelmezse partide herkes akşama kadar oturur çay içer. CHP’nin en büyük özelliği nedir biliyor musunuz? Seçmeni yöneticisinden daha kalitelidir CHP’nin. Bunu başka partide göremezsiniz.

 

MEVLANA FELSEFESİNİ UYGULAYACAĞIZ

 

***Peki herkesi bir araya getirmek için nasıl bir yol izleyeceksiniz?

 

Mevlana felsefesini hayata geçireceğiz. Eğer bir mahalle temsilcisi işini yapamıyorsa ona ‘Sen neden bu işi yapamıyorsun’ demek yerine, “daha iyi nasıl yapabilir” bunu konuşacağız. Tartışma platformları yerine arama konferansları düzenleyeceğiz. Bu ilk başta yadırganabilir ama bunu kültür haline getireceğiz. Sabırla çalışacağız. Belki arada bir çıldıracağım ama sabrımı kaybetmeyeceğim. Her şeyi birlikte yapacağız. Bugün milletvekili olmak için birbirlerini yiyenlere sesleniyorum. Diyelim ki meclise gittiniz. Önünüze özerklikle ilgili bir yasa gelir. Siz bunu imzalamasanız bile adınız tarihe ‘O yasayı meclisten geçiren milletvekili’ olarak geçer. Ve bu lekeyi temizleyemezsiniz. O nedenle herkesin çok iyi düşünmesi gerekiyor. Bizim artık Ali’nin Veli’nin aklıyla değil, ortak akılla hareket etmek düşer. Bütün üyeler benim yöneticim. Bugün milletvekilliği için birbirlerini yiyenler, vekil seçildikleri halde bile mutlu olamayabilirler. Ben şu anda 3 milletvekilimizin de mutlu olduğuna inanmıyorum. Milletvekilliği icra makamıdır ama muhalefette iseniz eliniz kolunuz bağlıdır. Bir şey yapamazsınız. Gittiğiniz her yerde şikayetlere maruz kalırsınız ama iktidar milletvekili olmadığınızdan çoğu zaman bir şey yapmıyor görünürsünüz.

 

***Sizin adınız da milletvekili adayı olarak geçiyor. Bu doğru mu?

 

Eğer bir sorumluluğum olmasaydı bu dönem milletvekilliğine aday olmayı düşünüyordum. Ama daha yaşım genç. Önümüzdeki dönemlerde böyle bir düşüncem var. Siyasette talip olacağım 3 görev var. Biri kurultay delegeliği, biri il başkanlığı diğeri ise milletvekilliği. Şimdiye kadar yaptığım tüm görevlerim bana partim tarafından verildi ben istemedim. Ama bu saydığım görevleri isteyeceğim. Tabi kimse kimseye durup dururken gel milletvekili ol demez. Bunu da biliyorum. Bakın ilçe binasında oturarak siyaset dönemi bitti. Geçtiğimiz günlerde Yeşilova’ya gittik. Orada vatandaşlarla bir araya geldik. Şunu anladım ki, artık halk CHP’li yöneticiye ‘Bak burada yanlış var bunu da söyle’ diyor. Çünkü artık CHP tam bir halk partisi, AKP ise lümpenlerin partisi oldu.

 

Y.KAPTANLILARA “YENİŞEHİR’İ DE CHP’Lİ YAPIN” DİYECEĞİM

 

***Tüm bu saydıklarınızı nasıl yapacaksınız? Bunların hepsi de uzun soluklu projeler. Mesela seçmene nasıl anlatacaksınız CHP’yi?

 

Ben Petkim çocuğuyum. Babam Petkim’de çalışıyordu. Şimdi Petkim özelleştirildi. Seka öyle. Biz insanlara bunu anlatacağız. Gidip ‘CHP’ye oy ver’ demeyeceğiz. Hatta hallerinden memnunlarsa AKP’ye oy vermeye devam edebilirler. Ben hiçbir akranımın emeklilik hayalleri kurduğuna inanmıyorum. Benim babam emeklilik parasıyla ev almıştı. Şimdi alabiliyor mu insanlar? Akranlarımın çoğu, 60 yaşına geldiğinde ne yazık ki dilenecek. Umarım haksız çıkarım. 60 yıldır iktidar olamadık evet.  Ama bu dönemde iktidar olan partilerden hiçbiri yok. Varsa da tabela partileri olarak kaldılar. Her şeye rağmen CHP 90 yıldır ayakta. Halka bunu anlatacağız. Biz insan kaynakları anlamında AKP’den çok daha iyiyiz. Ama partide 3 kişi bir araya geldiği zaman konuşacak bir şey bulamayınca, Mehmet’in göbeğini, dökülen saçlarını konuşuyor. Bunu ben de yapıyorum. Bu nedenle insanlara görev vermek lazım. Boş insan konuşur. Bu nedenle her üyemizin bir görevi olacak.

 

***Her üyenin görevi olacak dediniz. Bunu biraz açar mısınız?

 

Şöyle ifade edeyim. Mesela Türkiye gittikçe muhafazakarlaşıyor deniliyor. Ama fuhuş da giderek artıyor. Bonzai kullanımı artıyor. Artar tabi. O kadar işsiz güçsüz genç var. O enerjiyi bir şekilde atması lazım. Biz o gençlere yöneleceğiz. Hepsine görev vereceğiz. Mesela ben Aysun Erenkaya’dan partiye bir şey hediye etmesini istiyorum. Satranç takımı lazım. Aysun Hanım’dan partiye satranç takımı hediye etmesini istiyorum. Gelsinler gençlerimiz vakit geçireceklerse öyle vakit geçirsinler. Biz onlara partide eğitim de vereceğiz. Çünkü partide Mehmet’in göbeğini, Ayşe’nin kıyafetini konuşan kadın kolları gençlik kolları üyeleri, sokağa çıktığında bir şey anlatamaz. Bunun için altyapımız hazır.

10 kişi kafede oturuyor ve diyor ki ‘Yahya Kaptan benim sayemde CHP’li. Ben onlara gidip, ‘Evet haklısın. Ama şimdi sıra Yenişehir’de. Hadi orayı da CHP’li yap diyeceğim. Yaparsa evinde ziyaret edip partilimizi teşekkür edeceğim. Her üyem benim patronum. Ama önemli olan partideki felsefeyi değiştirmek. Biz bu Mevlana felsefesini benimsersek önümüzde kimse duramaz.

 

İZMİT BELEDİYESİ PROJE ÜRETMİYOR

 

***Peki İzmit’te Nevzat Doğan’ı başarılı buluyor musunuz?

 

Şimdi hakkını vermek lazım. AKP’nin tüm belediye başkanları içinde en düzgün ismi Nevzat Doğan. İkili ilişkileri iyi. Kapalı biri değil. Konuşarak anlaşabiliyorsunuz. Ama projeleri çok zayıf. Daha kente kalıcı bir eser bırakmadı. Okulların bahçelerine şişme havuz koymak bir proje değil. Bisiklet projesi güzel, gelecek açısından önemli ancak bunlar o bütçelerin yanında çekirdek projeler. Seçim vaadi Jetgiller romanı gibiydi. Bir havada uçuşan arabalar eksikti. İzmit Belediyesi büyük proje üretemiyor ne yazık ki.

 

***Son olarak söylemek istedikleriniz neler?

 

Tekrar söylüyorum. Partiyi maceraya atmam. Kimsenin de değirmenine su taşımaz bu parti. Ben tüm üyelerimizi parti binamıza bekliyorum. Gelsinler, çalışsınlar. Bizde iş çok. Bize destek olsunlar.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237