banner305
banner203
banner165

Kaan Dilmen: MHP ayrışmaya gidiyor
banner234
MHP’nin muhalif isimlerinden, partisinde değişim için imza veren isimlerden biri Kaan Dilmen. MHP’nin İzmit İlçe Başkanlığını yürüten, uzun yıllar partisinde MHP İl Başkanı Aydın Ünlü ile birlikte yol yürüyen Kaan Dilmen, değişimi desteklediğini açıklamasının ardından partisinde baskı görmüş ve bir süre sonra da istifa etmişti. Birçok ilçe başkanının görevden alınması ve Dilmen’in de partisinden istifa etmesinin ardından uzun bir zaman geçse de MHP’de sular hiç durulmuyor. Uzun bir süredir kabuğuna çekilen, kendi işleri ve ailesi ile ilgilenen Kaan Dilmen ile bugünkü gelinen noktada MHP’nin ve ülkenin durumu hakkında konuştuk. Keyifli Salı röportajımızda Kaan Dilmen birbirinden önemli açıklamalarda bulundu, sorularıma içtenlikle yanıt verdi. Dilmen siyaseti özlemediğini ve şu anda ülkenin daha ciddi sıkıntılarla boğuştuğunu ifade ederek,” Aktif görev yapan arkadaşlarımın hepsine de sabır diliyorum” dedi. Şu anda Türkiye’nin en önemli gündemi olan referandum süreci ile ilgili Dilmen, muhalif kesimin düşüncelerini özgürce ifade etmekten çekindiğini belirterek, “. Çok sağlıklı, özgür iradeye dayalı bir referandum olamayacağının göstergesi. Keşke bu süreçte olmasaydı” dedi., Kocaeli için ise tahmin yürütmenin zor olduğunu dile getirdi. Eski başkan Dilmen neden ‘Hayır’ diyeceğini nasıl açıkladı?, ‘sistem değişikliği mi, rejim değişikliği mi?’ tartışmalarına nasıl bir yorum getirdi?, Türk ordusunun El-Bab’ta olmasının geç kalınmış bir hareket olduğunu dile getiren Dilmen konuyla ilgili hangi değerlendirmelerde bulundu?, kendisi de ticaretle uğraşan Dilmen ekonominin daha da kötüye gideceğinin mesajlarını hangi açıklamalarla verdi?, Hala İl Başkanı ve partililerle görüşmeye devam ettiğini belirten Dilmen Aydın Ünlü için neler söyledi, muhalif kanatta yer alan Dilmen ve görevden alınan ilçe başkanları ne gibi baskılar gördü?, “Meral abla bu ülkeye lazım” diyen Dilmen Akşener ile ilgili neler söyledi, siyasete çıta yükselterek dönecek olan Dilmen hangi zamanı bekliyor? Hepsi ve çok daha fazlası röportajımızda. Keyifle okumanız dileğiyle.
 
 
SİYASETİ ÖZLEMEDİM

*Siyaseti özlediniz mi?
- Aslında özlemedim. Bugünkü gündemde de siyasetin pek de özlenecek bir yanı yok aslında. Hatta aktif görev yapan arkadaşlarımın hepsine de sabır diliyorum.
 
*Siz zor bir süreçte bırakmıştın ama o dönemde de’ Omuzumdan yük kalktı. Ama ülkenin durumu nedeniyle tam olarak rahat da değilim’ demiştiniz. Şu an baktığımızda ülke daha da kötü bir sürece girdi. Ne düşünüyorsunuz?
- Eleştirmek en kolayı ama ülke şu anda gerçekten yönetilemiyor. Benim bıraktığım dönemde de zordu. Benim bıraktığım dönem bu olayların ortalarına gelmişti belki ama şu anda çok ciddi sorunları var ülkenin. Bu yönetsel kabiliyetleri olmadığından değil. Yapılan hatalar da var. Bu ülke belli bir dönem yönetsel olarak çok ciddi hatalarla bugüne geldi. FETÖ’nün bu duruma gelmesi, açılım süreci boyunca PKK’nın rahatlatılarak eylemlerin altyapısının hazırlanması, özellikle metropollerde daha çok yapılanması yönetsel hatalardı. Bu hataların üzerine de artı olarak konulan, özellikle bölgede de ciddi oyunlar oynanıyor.
 
SİYASETİ GÖTÜRMEK ZOR
Irak, Türkiye, Suriye, İran üçgeninde de çok ciddi oyunlar oynanıyor. O oyunun aktörleri de Türkiye üzerinde bir takım aksiyonlarda bulunuyor. Doların artması tabi ki ekonominin yönetilmesine bağlı ama dış yatırımcının da Türkiye’den çekilmesi de bunu tetikliyor. Hepsi üst üste geldi ve ülkenin çıkmazda olduğunu gösteriyor. Gerçekten siyaseti götürmek de çok zor. Bugün doğru olan yarın yanlış olabiliyor çünkü hükümet de belirli bir politika izleyemiyor. Hayırlısı olsun diyorum, zor bir süreç.
 
*Bu süreçte Referanduma gidilmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Referanduma gidilmesinin bu kadar aciliyeti var mıydı bilemiyorum. Bizim Genel Başkanımızın da tetiklediği bir olay oldu ama. OHAL var. Terör örgütleri ile ciddi mücadele ediyoruz. İnsanların fikirlerini beyan etmekten çekindiği bir ortamda referanduma gidilmesi çok da doğru değil. Şu anda muhalif olanlar fikirlerini beyan etmekten çekiniyor çünkü söyledikleri her şey hakkında suç duyurusu olarak kullanılabilir. Çok sağlıklı, özgür iradeye dayalı bir referandum olamayacağının göstergesi. Keşke bu süreçte olmasaydı.
 
BIÇAK SIRTI SEÇİM
*Kocaeli için bütün siyasi partiler bir tahmin yürüttü. Sizce ne çıkar sonuç?
- Hayır diyeceğini beyan eden grup net. Yüzde 30’luk bir kesim. Önemli olan yüzde 70’lik kesimden ne kadarının hayır oyu vereceği. Teşkilatları evet diyeceğini beyan eden seçmenin sandığa gidince ne yapacağı kırılma yaratacak. Kocaeli’de önceki seçimlere bakarsak bunlara yakın bir oran çıkacaktır. MHP’de bir kırılma var, Milli Görüş grubu hayır diyeceğini beyan etti. Yüzde 2 artı, yüzde 2 eksi gibi bir sonuçla evet ya da hayır çıkar.
 
SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİNE KARŞIYIM
*Kaan Dilmen neden ‘Hayır’ ya da ‘Evet’ diyeceğini nasıl açıklar?
- Ben hayır diyeceğim. Benim hayır deme sebebim kişilerle alakalı değil. Karşına dört tane insan koy. Biri Recep Tayyip Erdoğan,  biri Kemal Kılıçdaroğlu, biri Selahattin Demirtaş, biri de Devlet Bahçeli. Bu isimlerden birinin başkan olmasının istemeyen birinin zaten otomatik olarak hayır demesi lazım. Ben o mantıkla yaklaşıyorum. Ben sisteme hayır diyorum. Kişiye özel bir durum değil. Ben bu ülkede Selahattin Demirtaş’ın bu ülkede başkan olmasına hiçbir zaman izin veremem kendi dünya ve siyasi görüşüm açısından ve olmayacağının garantisi yok sonuçta sistemi değiştiriyorsun.
 
*Son dönemde sistem değişikliği mi, rejim değişikliği mi? tartışmaları sürüyor. Sizce bu bir rejim değişikliği mi olacak?
- Sistem değişikliği dense de rejimi etkiliyor ve adının ne olduğu önemli değil sonuçta bu bir rejim değişikliği olacak. Evet çıkarsa ülkenin şu günkü durumundan çok farklı bir şeyle karşılaşacağımızı zannetmiyorum. Çünkü tüm yönetsel kontrol AKP’de ve hükümetin elinde. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı fiili olarak zaten Başkanlık görevini yürütüyor. Mevcut durum devam edecek.  Kişiyle alakalı değil. Eğer bu ülkeyi yönetenler ileriye dönük bu ülke ile ilgili stratejik bir plan var da bunu devreye sokacaklarsa bu olsun. Evet deyince Terör bitecekse, ekonomi düzelecekse olsun ama olacağına inanmıyorum. Mevcut durumdan farklı bir şey yok. Terör bir anda bitmeyecek ki. Bitmesi için karşıda bir grup var o gurubun talepleri var bu talepler yerine getirilirse bu terör bitecek. Bu adamlar 1984’ten beri bunu istiyorlar. O günden bugüne değişen bir şey yok. Bir şey vereceksek ve terörün sonlanmasını sağlayacaksak ne vereceğimizi de bilmemiz lazım.
 
EL-BAB’TA OLMAMIZ ELEŞTİRİLİYOR AMA...
*‘Evet’ çıkarsa ülkeyi nasıl etkiler?
- Çok bir şey değişeceğine inanmıyorum. 2-3 tane çok ciddi tehdit var bu ülkede. Şaka maka değil 15 Temmuz’da bu ülkenin meclisi bombalandı, sokaklarda tanklar gezdi, insanlara ateş edildi. Beşiktaş’ta, Kayseri’de bombalar patladı. Sokakta başımıza ne geleceğini bilemiyoruz. Bir tarafta PKK bir tarafta IŞİD. Ne kadar eleştirilirse eleştirilsin şu anda EL-Bab’da Türk ordusunun olması ülkenin şu andaki durumu için gerçekten gerekli. El-Bab’tan çekildiğimizde oradaki kantonlar birleşecek ve engel kalmayacak. Orada bıçak gibi saplanmış duruyor Türk kuvvetleri. Geç kalınmış ve gerekli bir hareketti o tarafa gidilmesi. İnsanlar niye Türk ordusu Suriye için şehit oluyor diyor ama Türk askeri orada Suriye’nin sorunları için vatanı için şehit oluyor. Geciktiği için daha fazla zayiat vererek süren bir operasyon oluyor.
 
KÖKLÜ ÇÖZÜM ŞART
*Devlete ait birçok kamu kurumu geçtiğimiz günlerde Varlık Fonu’na devredildi. Nasıl değerlendiriyorsunuz bu durumu?
- Varlık fonuna devredildi birçok kurum. Fonda toplanan likitlerin Sayıştay’a gitmeden kanalize edilmesini sağlamak istiyorlar. Bunlar ekonomiyi de etkiliyor. Türkiye’de likit akışı yok şu an. Nisan ayında da çok daha büyük sıkıntılar yaşayacağız. Bunun çabasındalar. SGK primleri erteleniyor, ÖTV kaldırıldı, ekonomiyi canlandırmaya çalışıyorlar ama bunlar kısa vadeli çözümler ve köklü çözümlere ihtiyaç var. Şu an hangi parti olursa olsun ülke yönetilebilir olmaktan çıktı.
 
EKONOMİ DAHA KÖTÜYE GİDECEK
*Siz kendiniz de ticaretle uğraşan bir insan olarak ekonomik anlamda neler öngörüyorsunuz, nasıl bir süreç bekliyor Türkiye’yi?
- Şu anda ekonomiye kalp masajı yapılıyor, piyasayı hareketlendirme çabası bunlar. Ekonomi Mart Nisan ayında çok daha kötü bir duruma düşecek.  dolar 4 TL’nin üzerine fırlayacak kontrol edemiyoruz çünkü. Eskiden derler ya kemer sıkmak diye, öyle bir politikaya geçmemiz lazım. Biz üreten değil satın alan bir milletiz. İhracatımız belli. Sanayi üretimi yok, teknoloji üretemiyoruz.  Biz hala elma portakalla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz bu da bitti. İhracat yapmak için çok uygun bir dönem olmasına rağmen yapamıyoruz çünkü paraları yüksek. Buradaki 1 TL’lik ürünü orada 5 TL’ye satmak varken yapamıyorsun. Bunun yanında biz tüketen bir toplum olduğumuz için ithal ettiğimiz şeylerin çoğu pahalılaşıyor şu anda. Alım gücümüz düşüyor. Bu alım gücüyle içeride insanların geliri artmadığı sürece zaten bir yerde tıkanacağız. Bankadan kredi, kredi kartı derken herkes limitini tüketti. Bunu aşmak için paranın kanalize edilmesi lazım. Edilmezse bu sıkıntıyı hep birlikte yaşayacağız. Dolardaki artış aslında bir devalüasyon adını koyamadık ama öyle. En büyük sorun en büyük handikap da kontrol edilemiyor oluşu. Çünkü çok fazla değişken. Bir kere ülke güvensiz terörden dolayı. Yatırımcı kaçıyor. Sana yaptırım uygulamak isteyen ABD ve AB ülkelerinin de desteğini ve yatırımcıyı çektiği bir gerçek. Bunların hepsi üst üste gelince bir sürü sıkıntı yaşıyoruz ve ne kadar mücadele edersen et bir yerde yetersiz kalıyor. Doğalgazın yok, elektriğin yok, benzinin yok, mazotun yok. Bunların hepsi dışa bağımlıyken ya Amerika , ya Irak ya da Rusya ile anlaşmaya varmak zorunda kalıyorsun.
 
BU KADAR KUTUPLAŞACAĞINI DÜŞÜNMEDİM
*MHP’de kırılmaların olduğunu söyledik. Değişim süreci le ilgili zaten başlamıştı bu süreç ve şu an MHP anayasa değişikliğine destek vermesinin ardından daha fazla eleştirilmeye başladı. Bundan sonraki süreçte neler yaşanır MHP’de?
- MHP şey gibi oldu Türkiye’nin küçük modeli gibi oldu. Türkiye’de insanlar kutuplaştı ya Türk, Kürt, Laik, dinci ve benzeri gibi. MHP’de de olmaması gereken benim de olmasına ihtimal vermediğim bir kutuplaşma var. MHP bir dava partisi. MHP’nin içinde faaliyet gösteren arkadaşlar da bir ideolojinin peşinde olan arkadaşlar. 5 bin dava şehidi olan bir parti. Sadece siyaset üzerine kurulu bir parti değil o nedenle bu kadar kutuplaşacağını hiç düşünmemiştim. Maalesef o ayrışmalar oldu. Çatlakla başladı kırılmalar oldu. Şimdi artık bir araya gelmeyecek şekilde bileniyor. Bir süre sonra MHP kendi kongrelerine başladığı zaman sıkıntı olacak. Şunu duymaya başladık; Mevcut yönetim devam ettiği sürece ben MHP’nin içinde olmayacağım ifadesini çok sık duymaya başladık. Eskiden kişiler önemli değil, önemli olan dava diyen kişilerden ziyade şu anda MHP’nin içinde olmam, oy da vermem kendime MHP’liyim de demem diyenleri çok sık duyuyoruz. Önümüzdeki süreçte o kırılma daha da ayrışmaya gidecek görünen o.
 
MHP’NİN YOK OLMASI SÖZ KONUSU BİLE OLAMAZ
*‘Evet’ çıkması durumunda MHP’nin silineceği ifade ediliyor. Yok olur mu Milliyetçi Hareket Partisi?
- MHP’nin silinmesi gibi bir şey söz konusu olmaz. Kanarya Sevenler Derneği gibi bir MHP bile olsa onun içinde bulunanlar olur. MHP’nin yok olması söz konusu olmaz. Devlet Bahçeli gider ama MHP’nin 1969’dan beri olan ruhu gitmez. MHP’nin de bir davası var ve o davadan kolay kolay vazgeçmez. Adı değişir mi bilmiyorum. Cumhurbaşkanlığı mı başkanlık diye mi tartışıyoruz ya, adı bile değişse MHP kolay kolay yok olmaz hatta asla yok olmaz. Evet çıkarsa karşılaştığımız sonuç ne olur kimse bilmiyor. Bundan sonraki seçimde neye göre seçim yapılacak önümüzde bir tablo da yok. Bundan sonra da sistem ne olacak tam olarak bilmiyoruz açıkçası. İnanılmaz bir bilgi kirliliği de var. Sistem çok anlaşıldıktan sonra o zaman konuşulabilir. Meclis iki partili bile olsa MHP bir kenarda olacaktır. Bizim vazgeçilmezlerimiz var ve onlardan da kimse vazgeçmeyecektir.
 
*En son konuştuğumuzda farklı bir siyasi hareketin içerisinde bulunmayacağınızı söylemiştiniz. Aynı fikirde misiniz hala?
- O konuda ben netim. Farklı bir partide asla siyaset yapmam yapmayacağım da. Siyaset yaparsam da MHP’de yapacağım. Şu anda fikir ayrılığı var. O yüzden de birlikte hareket etme şansımız yok. Hepsiyle ayrı ayrı görüşüyorum. Ahmet Yalçınöz ile de Aydın Ünlü ile de görüşüyorum. Kişisel olarak bir sıkıntım yok. MHP’nin gündemi bu şekilde devam ettiği sürece ben MHP’de siyaset yapmayacağım. Tekrar aynı çizgide olduğum sürece yaparım.
 
MİLLETVEKİLLİĞİNE GÖZ KIRPTI
*Ne zaman döneceksiniz MHP’ye?
- Bir şeyler değişirse. Şu mevcut sistemde asla. Görev yapamam ki. Tamamen ayrı fikirde olduğun bir yönetimle bir icraatta bulunamazsın. İlçe başkanlığına da aday olmam artık. Bunun bir iki tık üstünde kafamdakiler. Şu mevcut durumda zaten ne onlar bizi ister ne biz onları isteriz. İlçeye de ile de tabi ki düşünülenler var ama herkes delegasyonu bekliyor. Aday delegasyona göre şekillenecek çünkü. Muhaliflerin hiçbir şekilde ulaşamayacakları insanı delege yazmak isteyecekler taktik o olacak. Biz olsak biz de aynı şeyi yapardık. O yüzden kimseyi suçlamanın anlamı yok. Herkes sonuç olarak kendi grubunun partide bir yerlerde olmasını istiyor. Delegasyon yazıldıktan sonra kimlere ulaşılabilir, ulaştığımız arkadaşlar da kime teveccüh gösterir ona göre düşünülüyor şu anda. Ona göre belli olacak.
 
KONUŞURSAK TARTIŞIRIZ
*Aydın Ünlü ile görüştüğünüzde siyaset konuşuyor musunuz, ne oluyor gündeminiz?
- Herhangi bir ortamda karşılaştığımızda tabi görüşüyoruz ama irtibatı da asla koparmıyoruz. Siyaset konuşmuyoruz. Çok keskin düşüncelerle siyasetteki düşüncelerimiz ayrılmıştı. Arkadaşlıkla ilintili şeyler. Siyasi konuşmamakta çok normal çünkü ortak bir noktamız yok konuşursak tartışırız. Ciddi şekilde ayrıştı çünkü.
 


MERAL ABLA AVANTAJ
*Meral Akşener mücadele etmeye devam ediyor. Şimdi de ‘Hayır’ için çalışma yürüteceğini ifade etti. Siz nasıl görüyorsunuz yaptıklarını?
- Hem MHP tabanının içinde hem de hedef alanının dışında çok büyük bir teveccüh gördü Akşener. Siyasette artık bir karşılığı olduğunu da kimse inkar edemez. Bunun da bir şekilde değerlendirmesi lazım. Hedefi ne koyarsa koy mevcut yönetimin karşısında-iktidar olarak, alternatif görünen birilerinin olması her zaman avantajdır çünkü diğer tarafta kendine çeki düzen verir. Rekabet iyidir. Meral abla o yüzden bu ülke için bir avantajdır şu anda.
 
SAVUNDUKLARIMI İNKAR EDEMEM
*Akşener’in parti kuracağı söylemleri de konuşuluyor. Bir gün Akşener parti kurarsa o zaman değişir miydi ‘farklı siyasi hareketin içinde olmam’ algınız?
- Yok değişmezdi o algım. Ne üye olurum ne görev alırım o çok net. O zaman kendimi inkar ederim. Ülke gündemi ile ilgili, ülkenin geleceği ile ilgili bir şeyler tabi ki yapılmalı ama ben bunu kendi davamda yaparım yoksa kendi savunduğum şeyleri inkar ederim.
 


MHP’DEKİ REJİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN...
*Siz istifa ettiniz, görevden alınan ilçe başkanları oldu. Aradan uzun bir zaman geçti. Şu an dönüp baktığınızda o süreci nasıl görüyorsunuz?
- Geri dönüp o sürece baktığımda olması gerekenler olmuş. Böyle bir sonucun süreciymiş, o sürecin de yaşanması gerekiyormuş. Baskılar bile olmasa, görevde bile olsak hayır desek ne olacak? Teşkilatın evet diyor. O yüzden de o dönem aldığım kararın çok doğru olduğunu şimdi daha net anlıyorum. Devam etme şansımız yoktu zaten. Onlar almasa bile görev yapamazsın ki bütün teşkilatla çelişerek.
O dönemde bir baskı vardı muhaliflere karşı. O dönemde ne 15 Temmuz vardı ne bu referandum süreci vardı. Bizim üzerimizdeki baskı MHP’deki rejim değişikliğinden kaynaklanıyordu. Ona karşı olanlarla kabul edenler vardı.
 
*Nasıl baskılar oldu size o süreçte?
- Bir kısım değişimden yanaydı bir kısım da değişimin karşısındaydı. Biz değişimden yanaydık, şimdi de değişimin karşısındayız. Bunlar siyasetin içinde olan şeyler. Bana gelip de kimse ‘Koltuktan kalk’ gibi bir baskıda bulunmadı. Şöyle yönetimde bölünmeler başladı. Sonuçta bir imza verdim ben. Yönetimde herkesin de aynı düşüncede olma gibi bir durum yok. Meral Hanım’ın yanında olanlar da vardı. Yönetimin içindeki bölünmelerin üzerinden başladı. Yönetim toplantılarında hep bu konular konuşulmaya başlandı. Sonuçta yönetimde bir ayrışma başladıktan sonra az olsun benim olsun 3 kişiyle 5 kişiyle sokakta çalışıp iş yapma şansın da yok. Siyasette belki tam anlamıyla mutlu olmaz kimse ama teşkilatta hiçbir zaman sorunum olmadı. Oraya kadar gelecekti iş. Aynı şeyleri Aydın Başkan da söyledi. İmza verirsem istifa etmem gerekir diye deklare etmiştim. Baskılar da bu tür baskılar oldu, diğer ilçe başkanlarına olduğu gibi. Daha çok yönetim içinden baskılarla karşılaşıyorsun.
 
*Kocaeli’de MHP teşkilatlarına baktığınızda tablo nasıl?
- İki sene boyunca 4 büyük seçim yaşadık. Altı ayda bir seçim yaşayarak çıktık. Dışarıdan bakıldığında ilçe teşkilatları bir şey yapmıyor, il teşkilatları bir şey yapmıyor deniyor da yapacak bir şey yok ki. En büyük gündemimiz 15 Temmuz öncesine kadar kongrelerdi. 15 Temmuz oldu Yeni Kapı ruhu derken şu an muhalefet yapılmıyor. Genel Merkez’den gelen bir şey de yok.
 


DAHA FAZLASINI YAPABİLİRMİŞİM
*Sönük kalmakla, ilçe teşkilatında çok fazla çalışma yapmamakla da eleştirildiğiniz dönemler oldu. Özeleştiri yapsanız, ‘Evet haklılarmış’ mı diyorsunuz ‘ben elimden geleni yaptım’ mı?
- Ben elimden geleni yapmamışım, daha fazlasını yapabilirmişim orası kesin. Ben yapmam gerekeni yapmışım. İşin hiç şov kısmına gitmedim. Dikkat et benim kendimle ilgili ne Facebook paylaşımlarım vardır, ne o geldi bu gitti ziyarete diye hiç yapmadım, gereksiz basın açıklamaları hiç yapmadım. Tarzım değil çünkü. Şeyi sevmiyorum. ‘70 bin oy alacağız’ alamayacağız. Kendi kendimi rezil etmenin de anlamı yok. Gerçekçi olmak lazım.
 
*MHP dışında baktığında nasıl değerlendiriyorsun Kocaeli siyasetini? İl başkanları toplanıyor, kentin sorunları konuşuluyor, CHP yumuşak muhalefet yapmakla eleştiriliyor?
- Son dönemdeki eleştirilerin dayandığı nokta aynı. Aslında son dönemde Türkiye’de siyaset yapılmıyor. 15 Temmuz olayından sonra, OHAL vs derken CHP de neye muhalefet yapılacak, muhalefet yapılacak bir şey kalmadı. Bir rejim değişikliğine gidiliyor, belki başbakan bile kalmayacak ortada. Ülkeyi çok ciddi tehdit eden şeyler oldu, insanlar fişlendi, etiketlendi. Şu anda sürdürülebilir bir siyaset yapmak mümkün değil. Muhalif kesim vatan hainliği ile suçlanıyor. CHP yumuşak muhalefetle eleştiriliyor ama keskin muhalefet yapsa neyi eleştirecek? Ortaya konulan icraatları eleştirecek noktada değiliz. Kentte de öyle genelde de öyle.
 


YILLARDIR AYNI ŞEYLERİ ELEŞTİRİYORUZ
Allah yardımcısı olsun siyaset yapanların çünkü artık ellerinde done kalmadı. MHP İl Başkanı çıksa neyi eleştirecek? Standart. Şehre bu kadar para kaldı nereye harcandı? Tramvay gecikti, altyapı. Yıllardır aynı şeyin üzerinde dönmüyor mu? Aynı döngüde dönüyoruz. Sert de eleştirsek aynı şeyi eleştiriyoruz, yumuşak da eleştirsek aynı şeyi eleştiriyoruz. Done yok ellerinde, kimse çıkıp done veremiyor. Sorgulayamıyorsun. Sorgulayamadığın şeyi neye göre eleştireceksin? Bütçeye ulaşamıyorsun, tramvay ne kadar harcandı, hangi şirketlere verildi, bu bağlantılar nedir ne değildir, bunun taşerondan ana yükleniciye kadar kontrol edilebilmesi lazım. Bu noktadan bakamıyorlar. Gecikme birine rant sağlıyor mu sağlamıyor mu? Esnaf bir sürü zarara uğradı. Bizim bile kaç gün doğalgazı patlattılar. 10 bin TL zararım oldu.
 


BAŞİSKELE’Yİ AYRI TUTUYORUM
*Klasik sorumuza gelelim. Kocaeli’de şu an yapılan yatırımlara baktığımızda en başarılı bulduğunuz belediye hangisi?
- Tamamen eleştirel yaklaşarak da bir yere varamazsın. Bir tramvay lazım mıydı? İzmit’ten bahsedelim. Yapılan doğru şeyler de var yanlış şeyler de var. Şekli zamanlaması yanlış olabilir ama İzmit’in içinde insanları araç trafiğinden çıkarmak anlamında düşünsel olarak güzel bir şey. Belediyeleri eleştirirken altyapıları ne? Daha önce ne yapıldı, sonrasında üzerine ne konuldu, bütçeleri ne bunlara da bakmak lazım. Diğer ilçeleri çok bilmiyorum ama İzmit’in en büyük sorunu trafik ve altyapı. Yurt içinde de yurt dışında da çok şehir gezdim. Trafik büyük sıkıntı. Yukarıdan yol vermek de büyük masraf. Belediyelerin en büyük eksikliği iyi bir şehir bölge planlayıcıları ile çalışmıyorlar. Bunu da kimse inkar edemez bu işler rant işleri oldu. 3 TL’lik iş 5 TL’ye yapıldı, 3 TL’lik iş 2 TL’lik maliyetle, kötü şekilde yapıldı. İzmit’e de tramvayın dışında ne geldi dersen aklımıza gelmeyen şeyler vardır belki ama ilk etapta göremiyorum ben. Başiskele’yi ayrı tutuyorum ben, bir şeyler gözleniyor ama. İş yerine de o taraftan gidiyorum. Orada bir düzenleme var, bir şeyler sonradan geldi. 5 yıl öncesi ile büyük fark var. 
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İbrahim Alpaslan 3 ay önce

İzmit in ve Türkiye nin genç,dinamik, okuyan, anlayan ve anlatmayı bilen, cesur, yalakalık değil doğrulara sahip çıkan insanlara ihtiyacı var. Siyaset kurumu şeyde müridi bir yapı içerisinde. Ortalık şak şakçı dolu ve aynı şeyleri yaşayarak farklı sonuçlar beklemeye devam ediyoruz. Kaan Dilmen gibi değerleri harcayarak bilmeyen kişilere Bilge lider diyecek piyonlar arıyoruz. Ülkücü bu oyunu bozmalı. MHP de birşey değişirse çok şey değişir.. Kaan başkan maalesef Ülkücüye emeklilikte yoktur. Gönlümüzde ki ateş sönerse biz artık biz olmayız. Muhabbetle ve Ülkü ile..

Avatar
Bayram KARAASLAN 3 ay önce

İbrahim Alparslan ; bilmeyen Bilge liderden kastın Devlet Bahçeli ise, bilen hangi liderin piyonusun merak ettim doğrusu.. Biz her şartta biriz beraberiz, ne harcayacak neferimiz, ne de vazgeçecek Ülkü'müz yoktur bizim.

banner276

banner274

banner202