banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Gazetecilerden CHP’li adaylara soru yağmuru
banner234

Yılmaz KARABIYIK - Oğuzhan AKTAŞ

Cumhuriyet Halk Partisi Kocaeli milletvekili adayları, bugün saat 10.00’da Hoşgör Pastanesi’nde basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya gelerek hem seçim startını verdiklerini duyurdu hem de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kahvaltı öncesi 11 milletvekili adayı tek tek kendilerini tanıttı. Ardından oldukça zengin bir menü ile kahvaltı ikramı yapıldı. CHP’li adayların oldukça neşeli olduğu gözlerden kaçmadı. Öyle ki milletvekili ve 3. sıra adayı Tahsin Tarhan, kısık sesle şarkı bile mırıldandı. Adaylara İl Başkanı Cihat Altunyuva, İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya ve İl Kadın Kolları Başkanı Hülya Yolcubal da eşlik etti. 

SANDIĞA YANSIMADI

Basın toplantısının açılış konuşmasını İl Başkanı Altunyuva yaptı. 1 Kasım erken seçimlerinden dayatma olarak söz eden Altunyuva, şunları kaydetti: “Bildiğiniz üzere bir seçim dönemi bu halka dayatıldı. Halk, hiçbir siyasi partiye tek başına iktidar vermedi, yanında bir denetleyenini istedi. Ancak AKP, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın baskısıyla koalisyona yanaşmadı ve bu sürece gelindi. Bugün bu yüzden adaylarımızla yine karşınızdayız. Biz iktidarı istiyoruz. AKP’nin artık ülkeyi yönetemediğini sağduyulu herkes görmekte. Hepimiz tanığız ki 7 Haziran öncesinde en sağlıklı seçim bildirgesi ve vaatler bizim partimizden geldi ancak bu sandığa yansımadı. 

PARTİYE YÖNELME VAR

Bunun nedeni ise sürenin kısıtlı olmasıydı aslında. Daha önce sosyal demokrat bir partiye oy vermemiş seçmenin 2 aylık bir sürede yön değiştirmesi mümkün görünmedi. Bizlerin seçim bildirgemiz tüm kesimleri kapsıyor, emekliyi, işçiyi kapsıyor. Ezilenleri kapsıyor. 2 aylık süre yetersiz kalmış olsa da partimize bir yönelme olduğunu artık yavaş yavaş görüyoruz. Bu kez sandığa yönelim daha farklı olacak. Bunun için çalışacağız.” Açılış konuşmasının ardından soru cevap kısmına geçildi. İl soru İl Başkanı’na idi. HDP’nin barajı aşma sorunu nedeniyle CHP’lilerin bir kısmının HDP’ye oy verdiği gerçeğini anımsatan bir basın mensubu, “HDP’nin artık baraj sorunu yok, bu partiye oy atan CHP’lilere çağrınız var mı” diye sordu.

HDP’YE OY VERENLER

Bu soruya yanıt veren Altunyuva, “Aslında bir CHP’linin çıkıp da ‘ben falanca partiye oy verdim’ deme gibi bir lüksü yok. Bu hem siyasi etiğe hem de parti tüzüğüne aykırı. Ancak belli bir oy kayması oldu. Biz sadece partililerimize değil, AKP’lilere de diğer parti tabanlarına da sesleniyoruz: ‘CHP’ye oy verin.’ Bu ülkede tüm kesimleri kucaklayan parti CHP’dir” dedi. Ardından gelen soru ise kentin kanayan yarası olan sorunlarla ilgiliydi. 5 bin köylünün tarım alanlarını yok edecek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İSKİ’nin Kandıra’da yaptıracağı Sungurlu Barajı, Halıdere’de halkı çileden çıkaran taşocağının bir türlü kapatılmaması, Cengiz Topel Havaalanı’nın işlevsizliği gibi sorunların ne aşamada olduğu soruldu CHP’li vekillere. 

İSTANBUL’UN ÇÖPLÜĞÜ

Bu konuya yanıt veren Milletvekili ve adayı Haydar Akar oldu. Akar, şunları kaydetti: “Biz kent kamuoyunu pek çok konuda bilinçlendirmek için çaba sarf ediyoruz. Sungurlu Barajı’yla ilgili de çalışmalar yaptık. Kocaeli’de gölet yapımı, kuyu açılması gibi su kaynağı kullanımıyla ilgili izinler İSKİ’den alınıyor. İstanbul’dan izin almazsanız kuyu açamaz, baraj yapamazsınız. İSKİ izin vermedi diye Kandıra, Maşukiye gibi bazı bölgelerde 4-5 gölet yapılamadı. Bakanlık izin verirken İSKİ’den görüş alıyor. İstanbul su konusunda Kocaeli’yi tekeline almış. Kocaeli gibi hızla büyüyen bir kent, İstanbul için harcanmamalı. Kocaeli İstanbul’un çöplüğü olmamalı. Sungurlu’da vatandaşlar mağdur edilmemeli. 18 köyde 5 bin insan tarım ve hayvancılıkla yaşıyor. Bunlar bizim önceliğimiz mağduriyetlere izin vermemeliyiz. 

CENGİZ TOPEL FORMÜLÜ

Sungurlu’nun yanı sıra Cengiz Topel Havalimanı’yla ilgili de çalışma yapıyoruz. Cengiz Topel Havalimanı öyle gidip önünde fotoğraf çektirmekle çalışmaz. Kentin doğusunun ulaşım ihtiyacı bu havalimanı ile giderilebilir. Batı kesimlerin zaten ulaşım ağı iyi ama Bilecik, Sakarya ve benzeri kentin doğusundaki iller havaalanına yönlendirilebilir. Bunun için Cengiz Topel Havalimanı’nın tanıtımı yapılmalı. Bölge halkının en çok nereye seyahat etmek istediği araştırılmalı ve faal olarak kullanımı sağlanmalı. Sadece Cengiz Topel değil, ulaşım konusunda demir yolunda da yıllardır kenti mağdur ediyorlar. Lojistiğin yüzde 5’i eskiden demiryolları ile yapılıyordu. Artık o da sıfırlandı. Banliyö trenleri kalktı, benim baskımla 3 sefer konuldu ancak onlar da asıl yoğunluk olan duraklarda durmuyor. 

İBRAHİM AĞABEY FORMÜLÜ

Öte yandan Derince Limanı özelleştirildi. Yapılacak dolgu ile neredeyse Gölcük ve Derince birleşecek. Buna kimse tepki göstermiyor. Bu kent ağabey modeliyle yönetilemeyecek kadar önemli bir kent. Maalesef ‘İbrahim ağabey’ formülüyle bu kenti yönetiyorlar. Bu kentimize yapılan en büyük ihanettir. Yazık ediyorlar kentimize. Gelelim Halıdere’deki taşocağına. Buranın kapatılması Vali Bey’in iki dudağı arasında. Ne komisyona ne bakanlığa haber vermeye gerek yok. Büyükşehir Belediyesi ve Valiliğin almış olduğu çevre kararlarında Halıdere, taşocağı bulunmaması gereken bölgeler arasında. Vali Bey bölgeye gidip 10 dakika görsün, zaten vicdanen o taşocağına izin vermez. 

İLK İŞİMİZ TAŞOCAĞINI KAPATMAK

Halıderelilere buradan seslenmek istiyorum. 1 Kasım’da tek başımıza ya da koalisyonla bir şekilde iktidarda olacağız. Ve iktidara geldiğimiz an Halıdere taşocağını anında oradan kaldıracağız. İlk işimiz bu olacak.” Ardından gelen soru ise Gebze bölgesi ile ilgiliydi. Bilindiği üzere Gebze, İzmit’ten sonra ilimizin en kalabalık bölgesi. Hatta Gebze halkı, uzun yıllardır ilçenin il olmak istiyor. AKP hükümeti, bu talebi dikkate dahi almadı ancak yine de AKP, bu bölgeden en yüksek oyu alıyor. CHP’nin oyu ise bu bölgede oldukça az. Son seçimlerde bölgede HDP de ağırlığını gösterdi. Bir basın mensubu tüm bu etkenleri göz önünde bulundurarak, “CHP’nin Gebze’de etkin rol oynayacak bir planınız var mı” diye sordu. 


GEBZE’DE AKP YOK

Bu soruya ilk yanıtı ise Gebze bölgesinin milletvekili olan Tahsin Tarhan verdi. Hatırlanacağı üzere AKP’nin Gebze bölgesindeki adayı Cemalettin Kaflı idi. Kaflı, bölgede sevilse de 4 ilçe başkanının dilekçe vermesi nedeniyle bu seçimlerde aday yapılmadı. AKP’nin bu bölgeye hitap edecek bir adayı yok artık. Bu konu üzerinden soruya cevap veren Tarhan, şunları söyledi: “Gebze’de AKP yok. Ne yöneticileri, ne milletvekilleri ne de belediye başkanları var. Ankara’ya dayalı bir oy potansiyelleri bulunuyor. Ben bu seçim döneminde çoğu zamanımı Gebze’ye harcayacağım. Gebze’de bizim oy oranımız açısından büyük bir boşluğumuz var. Fakat biz yine de Kocaeli’yi bütün olarak değerlendirmeliyiz. 

GEBZE, BÜYÜKŞEHİR OLACAK

Türkiye’de CHP’nin az oy aldığı bölgelerin nüfusuna kayıtlı vatandaşlar Kocaeli’de de partimize oy vermiyor. Gebze’de yüzde 2 oy artırabiliriz belki ama İzmit’te de yüzde 6 artırma şansımız var. Bizim için Kandıra ne ise Gebze de aynı. Genel olarak, yoğun bir çalışma ile oy oranımızı il genelinde artırmak istiyoruz.” Soruya ek olarak yanıt veren bir diğer isim Haydar Akar ise Gebze’nin il olma talebinden bahsederek, “Bizler bu talebe destek verdik, hala da veriyoruz. Hatta büyükşehir olmasını istiyoruz. Biliyorsunuz Gebze’ye üniversite sözü verdiler ama mevcut üniversitenin adını değiştirip, halkı kandırdılar. Biz buraya ikinci bir üniversite yapılmasından yanayız. Gebze’ye yönelik projelerimiz çok, 30 günlük süre içinde bunu halka ne kadar anlatırız bilmem ama elimizden geleni yapacağız” ifadelerini kullandı. 

STK’LAR KONUSUNDA EKSİĞİZ

Bir basın mensubu da CHP’nin muhalif sivil toplum kuruluşlarıyla yeterince temas kurmadığını, muhalif hareketlere yeterince katılmadığını savunarak, bunun sebebini sordu. Bu soru ise Baro eski Başkanı Tamer Solakoğlu ve Utkan Güneş’e yönelikti. CHP’li adaylardan Solakoğlu, konuyla ilgili özeleştiri yaparak, eksiklerini gördüklerini ve bunları gidermeye çalışacaklarını ifade ederken, TMMOB yönetim kurulu eski üyesi, Kocaeli milletvekili adayı Utkan Güneş ise bu eksiklerini en kısa sürede gidereceklerini dile getirdi. İl Başkanı Cihat Altunyuva araya girerek, kendilerinin 15 yıl önceye göre daha aktif bir şekilde STK’larla bağlantı içinde olduklarını savundu. 

EMEK BÜROSU ÖRNEĞİ

Altunyuva’ya İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya’da destek çıkan açıklamalar yaptı. Bir soruya farklı yanıtların verilmesi, partideki demokrasi anlayışını gösterdi. Altunyuva, konuyu bazı gazetecilerin Barış Bloku üzerinden gitmesi üzerine Barış Bloku içerisinde yer almama gerekçelerini şu ifadelerle anlattı: “Daha önceki dönemlere baktığımızda partimiz bünyesinde oluşturulan emek bürosu tüm demokratik kitle örgütleriyle bir temas kurdu. 1 Mayıs’ta CHP olarak çoğulcu katılım sağladık. Bir tek olumsuz örnekle bunu söylemek doğru değil. Ben bir blok kurdum, ‘gel katıl’ dediklerinde gidecek değiliz. Biz kuruluşun başından bu yana ortak olmak ve samimi olmak isteriz.
 
BARIŞ BLOKU’NA TEPKİ

Barış Bloku konusunda özellikle Kartal mitinginde verilen sözler tutulmamış ve bazı yapılar blok içerisinde farklı amaçlara girmiştir. Kimi yapılar bazı terör örgütlerini aklamaya çalışmışlardır. Biz bu sebeple katılmayı doğru bulmadık.” Ardından bir basın mensubu, “Geçtiğimiz seçimde 5-6 milletvekili çıkarmaktan bahsediyordunuz ancak 3 vekilde kaldınız. Bu seçimde de listeler değişmedi, bu kez de 4-5 vekilden bahsediyorsunuz, ne değişti de seçmen CHP’ye yönelecek?” şeklinde soru yöneltti adaylara. Bu soruya ilk yanıtı veren 5. sıra adayı Cuma Karavar oldu. Karavar, 7 Haziran öncesinde insanların barış beklentisinin olduğunu ancak şu anda barışın savaşa dönüştüğünü dile getirerek, “Halk bu beklentisini şu anda yalnızca CHP’de görüyor. Oylarımızı bu yüzden artıracağız, vekil sayımızı artıracağız” dedi. 

EN AZ 3 PUANIMIZ HDP’YE GİTTİ

Aynı soruyu yanıtlayan 4. sıra adayı Turan Dumlu ise konuya biraz daha realist yaklaşarak, “Ben 4. sıra adayı olarak 4’ü hatta 5’i çıkaracağımızı düşünüyordum. Seçime bir hafta kala çıkamayacağımı anladım. Gittiğim her yerde CHP’liler bile HDP’nin barajı aşması için HDP’ye oy vereceklerini ifade ediyorlardı. En az bir 3 puanımız HDP’ye gitti. 7 Haziran’dan sonra politikalarımız ve bu mevcut tablo değişti. Genel başkanımızın uzlaşmacı tavrı halkta karşılık buldu. CHP’ye herkes çok farklı bir gözle bakıyor artık. Üstelik HDP’nin bir baraj sorunu olmadığı da anlaşılmış oldu. Ben halkın arasındayım. Gölcük’te Karamürsel’de seçim çalışmalarına başladık. Halk Cumhuriyet Halk Partisi’ne artık daha sıcak bakıyor. Bu sefer Kocaeli’de milletvekili sayımız artacak. Bu sefer 3’te kalmayacağız. Ülke genelinde de oyumuz yüzde 30’u bulacaktır” şeklinde konuştu. 

HALK SEÇİMDEN YORULDU

Bir basın mensubu ise vekillerin TBMM’nin yolunu unuttuğunu, bunu da Meclis’in tatil olmasından kaynaklandığını hatırlatarak, “1 Kasım’dan sonra da aynı tablo yaşanabilir mi” diye sordu. Bu soruya yanıt veren Haydar Akar, “Meclis’in çalışabilmesi için Meclis başkanı seçimleri önemliydi. Burada iş başkanda bitiyor. Başkan eğer AKP’den seçilmeseydi, komisyonlar kurulsaydı, TBMM tatil yapmayacaktı. Gelecek seçimlerde benzer tablonun olacağını sanmıyoruz” dedi. Kentimizde miting yapılıp yapılmayacağıyla ilgili soruya ise Akar, “Bu konuda netlik yok, halk seçimden yoruldu. Halkı boğmanın da bir anlamı yok diye düşünüyoruz. Süre de kısıtlı” ifadelerini kullandı. Çıkabilecek tabloda AKP ile koalisyonun mümkün olup olmamasının sorulması üzerine ise Fatma Kaplan Hürriyet söz aldı. 

KOALİSYON İHTİMALLERİ

Hürriyet, “Türkiye bir anda terör olaylarının içinde buldu kendini. Barış ortamının sağlanması için seçmenlerimizden, ‘çift ikramiye de istemiyoruz, AKP de olsa bir an önce koalisyonu kurun’ diyenler oldu. Bizler de bu noktada elimizi taşın altına koyduk, uzlaşmadan uzak bir tavır izlemedik. Ancak AKP, koalisyona da yaklaşmadı. Şimdi ilk hedefimiz tek başımıza iktidar olmaz. Bu gerçekleşmezse ortaya çıkabilecek şartlara bakacağız. Belki AKP’ye gerek kalmayacak bir koalisyon oluşacak. Belki başka bir parti ile olacak. Bunu şimdiden konuşmak manasız. Seçimden sonra şartlara göre değerlendirilecektir” dedi. Toplantıdaki son soru ise şu şekildeydi: “Siyasi partiler seçim süreçlerinde rakiplerinin eksiklerini, yanlışlarını ortaya koyar ve onların tabanlarından da oy ister. CHP’nin yalnızca Erdoğan ve AKP’ye yönelik eleştirileri mi olacak, yoksa özellikle CHP tabanının oyunu kapan HDP’ye karşı da bir politika yürütecek misiniz?”

TERÖR ÖRGÜTÜ İLE MASAYA OTURDULAR

Bu soruya önce Tahsin Tarhan, ardından da Turan Dumlu yanıt verdi. Tarhan, şunları söyledi: “Aldatılıyoruz, kandırılıyoruz ve Türkiye’yi her geçen gün geriye götürüyoruz. Tarihte ilk sefer iktidar olan bir hükümet, bir başbakan ve bir cumhurbaşkanı teröre hayır mitingi yaptı. Türkiye’yi kutuplaştırıyorlar. Sadece kendi çıkarlarımız için sadece günü kurtarmak için siyaset üretmemeliyiz. Son günlerde Türkiye bu duruma geldi. Bir masa etrafında, terör örgütüyle masaya oturuyordunuz, bunun yanlış olduğunu biz söyledik. Masada değil Meclis’te çözüm üretilmesi gerektiğini belirttik. Ancak bunu dinlemediler. Biz HDP’yi de AKP’yi de bu konuda eleştiriyoruz. AKP ile masaya oturan da HDP’ydi. 

TÜM LİDERLERİ MASAYA OTURTALIM

Vatandaş 4 partiyi Meclis’e soktu ve ‘tek başına beni kimse yönetemez’ dedi. Cumhurbaşkanı kendisinin ve ailesinin çıkarlarını korumak için bunu kabul etmedi. Ülkenin bütün aydınlık kesimleri, bir adım ileri gidebilmek için sorumluluk almak zorundadır. Bütün kesimler ülkeyi ayağa kaldırmalıdır. Ülkedeki tek paralel yapı olan saraya, halkın iradesine, basın özgürlüğüne müdahale eden isimlere hep beraber karşı durmalıyız.” Turan Dumlu ise “Suriye gibi olmamak için birbirimize sarılmalıyız. İnşallah seçilirsek Devlet Bahçeli’yi de Ahmet Davutoğlu’nu da Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nu da Selahattin Demirtaş’ı da Genel Kurmay Başkanı’nı da Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ı da aynı masada toplamak isteriz. Hatta Erdoğan, elini atsın Demirtaş’ın omzuna, ‘Gel Selo, biz kardeşiz’ desin. Barışın sağlanmasını canı gönülden istiyoruz” şeklinde konuştu. 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237