banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Ergün’den yolsuzluk ve yozlaşma itirafı
banner234

"Ne yaparsak yapalım, iktidar yıpratıcı bir şey. İktidar süreci pek çok görev yapan insanı yıpratır. Bazen parti programından, ana hedeflerden sapabiliyoruz. Bunları unutabiliyoruz, ihmal edebiliyoruz."

Bilim, Sanayi ve Teknoloji eski Bakanı Nihat Ergüni, kitabında çarpıcı açıklamalara yer verdi. Ankara'nın kötü adetleri olduğunu yazan Ergün, kraldan çok kralcıları, 'bürokrat değişiminde isimsiz ihbar mektuplarıyla fişlemeleri anlattı.

“AKP, FABRİKA AYARLARINA GERİ DÖNMELİ”

Ergün'ün tespitlerinde dikkat çeken bir nokta ise yolsuzluk ve yozlaşma itirafı."Süreç içerisinde bazı mekanizmalar insanların bozulmasına yol açabiliyor.” ... Bazen parti programından, ana hedeflerden sapabiliyoruz. Bunları unutabiliyoruz, ihmal edebiliyoruz." diyen Ergün, 'Fabrika ayarlarına geri dönme' çağrısı yaptı. Nihat Ergün'ün, “Türkiye nesnelliğin olmadığı, herkesin acımasızca taraf olmaya zorlandığı bir konjonktüre girmektedir” tespiti de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Bitaraf olan, bertaraf olur." söylemini hatırlattı.

“ANKARA’NIN KÖTÜ ADETLERİ”

17 - 25 Aralık vakasının hemen ardından, 26 Aralık 2013 tarihinde bakanlık görevinden ayrılan, son 3 dönemdir AKP Kocaeli Milletvekili Nihat Ergün’ün kitabı, AKP’yi karıştıracak gibi görünüyor. Alfa Yayınları’ndan çıkan 349 sayfalık kitabın, bir Ankara gerçeğini anlatan 278’inci sayfası, bunun bir eski bakanın ağzından kayıtlara geçirilmiş olması açısından dikkat çekici. O sayfanın başlığı, “Ankara’nın Kötü Âdetleri” “Ankara’da âdettir, bakan değiştiğinde, ‘Kral öldü, yaşasın yeni kral’ yaklaşımıyla hareket edenler, eski bakanı size kötüleyenler türer. Bu amaçla odama gelenlerin hiçbirine fırsat vermedim ve lisan-ı münasiple gönderdim. Bir de bürokrat değişikliği için imzasız şikâyet ve ihbar mektupları furyası başlar. Bunun gibi yüzlerce mektup aldım. Hepsi değişik yerden, değişik isimlerle veya isimsiz ama aynı elden çıkmış mektuplar. Şu Ergenekoncu, şu Ak Parti düşmanı, şu cemaatçi, şu milli görüşçü, şu solcu, şu MHP’li gibi...

“MEKTUPLARI DİKKATE ALMADIK”

Eski bakan Ergün’ün itirafları şu sözlerle devam ediyor kitabın sayfalarında:  “Göreve başladıktan bir hafta sonra bakanlık personeliyle tanışma kokteyli düzenledik ve orada bu mektuplar konusunu gündeme getirdim. Gerçek adını ve imzasını mektubun altına yazmayan kişiyi dikkate almayacağımı, haksızlığa uğrayan, derdi olan, önerisi olan varsa yüz yüze görüşmek ve gözünün içine bakmak istediğimi söyledim. Yıllardır ticaretle de, siyasetle de uğraşırken, haksızlık yapanı da, haksızlığa uğrayanı da, sevinçliyi de, kederliyi de gördüğümüzü, gözlerin yalan söylemeyeceğini, haksızlığa uğramış adamın gözünden belli olacağını anlattım. Elimdeki bir mektubu da yırtıp attım. Daha sonra birkaç kişi derdini anlatmak için geldi ancak mektuplar kesildi. Zaman içinde bazı görev değişiklikleri yaptık ama hiçbirinde bu mektupları dikkate almadık”

“TEHDİTLER VE FIRSATLAR”

Nihat Ergün, kitabının son bölümüne “Tehditler ve Fırsatlar” başlığını atmış. “17 Aralık ve 25 Aralık operasyonları, iyi analiz edilmesi, sağlıklı sonuçlar ve doğru çözümler üretilmesi gereken olaylardır” diyen Ergün, “Türkiye’de cemaatlerin devletleşmesi diye bir problem var” ifadesini kullanıyor ama oradan da sözü, ‘yolsuzluk ve yozlaşmaya getiriyor. Bu iddialar her zaman olabilir ama bizim onlardan da bağımsız şekilde şunu görmemiz lazım: Bir gözden geçirme yapmalıyız. Süreç içerisinde bazı mekanizmalar insanların bozulmasına yol açabiliyor. Türkiye nesnelliğin olmadığı, herkesin acımasızca taraf olmaya zorlandığı bir konjonktüre girmektedir” tespitini yapan Nihat Ergün, Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından Ak Parti’de de, siyasette de bir yenilenme döneminin başlamakta olduğunu kaydediyor.

“İKTİDAR YIPRATICI BİR ŞEY”

Ergün iktidarın yıpratıcı olduğunu ifade ettiği bölümde de şu satırlar yer almakta: “12 yıl boyunca iktidarda kalmış bir siyasi parti için bu değişim süreci kendi içinde önemli fırsatlar barındırıyor. Bir yenilenme, gözden geçirme fırsatı doğdu. Ne yaparsak yapalım, iktidar yıpratıcı bir şey. İktidar süreci pek çok görev yapan insanı yıpratır. Bazen parti programından, ana hedeflerden sapabiliyoruz. Bunları unutabiliyoruz, ihmal edebiliyoruz. Bunlar gayet normal şeyler. Ama bu değişim zamanları da, bütün bunları gözden geçirmeye fırsat veren zamanlardır. Hangi konularda hedeflerimizi gerçekleştirdik, hangi konular yarım kaldı, hangi konuların yanına hiç yaklaşamadık, hangi konulardan saptık... Böyle zamanlar bunları değerlendirme, bunlarla ilgili yeni kararlar alma zamanlarıdır. Bir anlamda fabrika ayarlarına dönme, yeniden kendimizi programlama zamanıdır”

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
abdullah gezer 2 yıl önce

Sayın ergün bu yapmış olduğunuz itirafla sadece kendiniz acındırmak içindir.niye böyle diyorom Bir insan düşünün zamanın nekadar yanlışları varsa maddi ve manevi olarak bir teşkilatta işleniyor ve sen sözüm ona doğruları söylüyorsun amma kendinde birtürlü

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237