banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

En azından Hüloooğcular yoktu!
banner234

İZLENİM: Ahmet Tükenmez

 

7 Haziran’da yapılacak genel seçimler, Türkiye’nin belki de tamam mı devam mı seçimi.

AKP’nin ülkeyi 13 yılda getirdiği hal ortada iken, seçimlerin önemi en az bir kat daha artıyor.

Eline Kuran alıp meydanlara inen Cumhurbaşkanı da gördü bu ülke, Menderes’in asıldığı tarihi bilmeyen Başbakan’ı da…

Asgari ücreti 1500 lira yapacağı söylenen Kılıçdaroğlu’nu, AKP mitingine katılan ve neredeyse dörtte üçü asgari ücret alanların yuhaladığını da gördü bu ülke.

Şartlar normal değilken, kimse benden normal bir izlenim yazısı beklemesin.

Çünkü ben de normal değilim şartlar gibi.

Çünkü ben 17-25 Aralık’ta nelerin olduğunu bittiğini biliyorum.

Allah’a şükür kimsenin kıçının kılı da değilim.

Hülooğcu da değilim.

Makarna sevdiğim yemekler sıralamasında sonlarda yer alır, kömüre de ihtiyaç duymuyorum.

***

Bazı aklı evveller milletin zekasıyla alay ettiğimi de düşünebilir.

Hayır.

Niyetim o değil.

Ama size önce bir olayı hatırlatmak istiyorum daha iyi anlayabilmeniz için.

***

Biliyorsunuz, AKP’nin Kartepe İlçe kongresinde, Hasan Kandaz’ın karşısına Hatice Bilecen rakip olarak çıkmıştı.

Son derece gergin ve olaylı geçen kongrede inanılması güç şeylere şahitlik ettim.

Başkası anlatsa inanmazdım.

Kendi kulağımla duydum.

Adayların listeleri açıklanıyordu.

Hatice Kaya Bilecen, il delege listesine, haberi olmadan Kartepe Belediye Başkanı Hüseyin Üzülmez’in de adını yazmış.

Ben de tam delegelerin yanında izliyordum seçimi.

Yaklaşık 20-30 tane ablanın/kardeşin arasındaydım.

Divan listeleri okurken, Hüseyin Üzülmez’in, Hatice Kaya Bilecen’in il delege listesinden istifa ettiğini duyurdu.

Yani Üzülmez, Bilecen’in listesinden adını sildirmiş.

Olan biten bu.

Bunu duyan o ablalar, kardeşler, tam 10 dakika, evet, tam 10 dakika, Hüseyin Üzülmez’in belediye başkanlığından istifa ettiğini sandı.

Hatta, “Yerine de Şükrü Karabalık mı gelir acaba” diye de bir durum değerlendirmesi yaptılar kendi aralarında.

Vallahi de billahi de kulaklarımla duydum.

AKP’nin Kartepe delegesiydi o ablalar kardeşler.

Ve Hüseyin Üzülmez’in belediye başkanlığından istifa ettiğini düşündüler.

“Yuh” dedim kendi kendime.

Bu kadar da olmaz dedim ama olurmuş işte.

Oldu yani.

Başkası anlatsa inanmazdım.

***

CHP’nin mitingine giderken, sayıdan ziyade insan profillerini incelemeye karar verdim.

Sayı çok mu iyiydi? Bence hayır. Benim beklediğim kadar dolu değildi alan.

Çok mu kötüydü? Hayır.

O sıcakta, Kemal Kılıçdaroğlu’nun onca gecikmesine rağmen fena değildi.

***

Aslında çok da sakat bir yazı yazdığımın farkındayım.

Olsun.

Hiç önemli değil.

Ben anlatmak istediğimi anlatayım da, sosyal medyadan bu yazıya kahramanlık yapanlarla, kimliğini gizleyip aptal aptal yorumlar yapanlara da arada cevabı yapıştırayım.

Birilerinin bunu anlatması lazım artık.

Hatırlamıyorum kim olduğunu, bir bakan “Eğitim seviyesi yükseldikçe, oyumuz azalıyor” demişti.

Dün ben meydana baktığımda, eğitim seviyesi yüksek insanlar gördüm.

En azından oturup meramınızı anlatabileceğiniz insanlar gördüm.

Bu satırları yazan adamın MHP’li olduğunun unutulmamasını da istiyorum.

20’sinde bizim mitingimiz var. Orada da aynı şeyi göreceğimden eminim. Gelin siz de görün.

Yani alanda ne “Hüülooğğğ” diye bağıran vardı, ne birilerinin kıçının kılı olan biri.

Hiç kimse de oraya devlet eliyle zorla getirilmemişti üstelik.

Herkes kendi imkanlarıyla, kendi iradesiyle gelmişti.

Partisini eleştiren de çok insan vardı.

***

Biz neyi özlemişiz biliyor musunuz?

Baskısız, özgür günleri.

Rengimizi belli etmekten çekinmediğimiz o rahat yılları.

Ama benim gördüğüm, artık her köşe başını tutan AKP’lilerin de topuk zamanının geldiğini anlamış olması.

Bakın bu yazıyı yazarken, AKP’nin bir seçim otobüsü geçiyordu işyerinin önünden.

Diyor ki, “Ahmet Davutoğlu gelecek. Mahalle muhtarlıklarının önünden araç kalkacak.”

Anlatabildim mine demek istediğimi bilmiyorum?

Devleti bu kadar partilileştirmelerinden bahsediyorum.

Devletin herkese ait olduğunu unuttuklarından bahsediyorum.

Kendilerinden olmayanlara yaşam hakkı tanımamalarından bahsediyorum.

***

 

 

YA AKP MİTİNGİ OLSAYDI

 

Dikkatimi çeken birkaç şeyden daha bahsetmek istiyorum.

Birincisi, polislerin son derece kibar ve sakin olması.

Demek ki AKP mitinglerin de onlar da geriliyor.

Ben polisleri hiçbir mitingde bu kadar rahat görmemiştim.

Alana girenlere “Hoş geldiniz” bile dediler.

Son derece güler yüzlüydüler.

Alanda da küçük bile olsa gerginlik çıkmadı, kimse taşkınlık yapmadı.

Bir tek deli fişek gazeteci Uğur Enç bir ara dellendi o kadar. Onu da sakinleştirdik.

Ve dikkatimi çeken bir diğer konu da, AKP mitinglerinde milletin neden o kadar gerildiği.

Alana giren herkes, X-RAY’den geçiyor AKP mitinginde.

Yani şimdi insanın aklına şöyle bir soru geliyor. AKP mitingine gidenler kötü niyetli, her an suikast yapma potansiyelini taşıyan insanlar mı ki o kadar yoğun önlem alınıyor.

Ya da orada alınan önlemler neden muhalefet partisinin mitinginde alınmıyor?

Hangisi doğru? Benim kafam karıştı.

O kadar yoğun güvenlik önlemi doğruysa eğer, CHP mitinginde o önlemlerin uygulanmaması “Nasıl olsa muhalefet mitingi” düşüncesiyle mi yapıldı?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237