banner422
22 Kasım 2017 Çarşamba 16:41
Çocuklar  tacizcisiyle  evlenebilir..!

Geçtiğimiz sene bugün AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker'in de imzası olan çocuğa cinsel istismara af getiren Kanun teklifi gündemimizde idi. Konu çok tartışıldı. AKP’lilerin hazırladığı teklif mecliste tartışmalar sonrasında komisyona çekildi. Henüz yeni bir gelişme yok. O önergenin altında Kocaeli milletvekili İlyas Şeker’in de imzası vardı. AKP’nin sivri ismi Hatice Kübra Bilecen o günleri hatırlatarak bir paylaşımda bulundu. Haberimizde hem Bilecen’in paylaşımını hem de Bilgi Üniversitesi Ceza ve Ceza Mahkemesi Hukuku Araştırma Görevlisi Irmak Erdoğan’ın konuyla ilgili 9 başlıkta hazırladığı incelemeyi okuyacaksınız.

Erdoğan incelemesi şöyle;

1- Cinsel istismar nedir?

Cinsel istismar 18 yaşından küçüklere yönelik yalnız tecavüzü değil bedensel teması içeren her türlü cinsel hareketi kapsayan bir suçtur. Örnek vermek gerekirse cinsel bir davranış olarak çocuğun okşanması, failin çocuğu kendi organlarına dokundurtması, çocuğun dudağından öpmesi gibi tüm hareketler istismar kapsamında sayılır.

2- Cinsel istismar suçunun kapsamı çocuğun yaşına göre değişiyor mu?

Evet. Cinsel istismar suçu 18 yaşın altında tüm çocukları kapsamakla birlikte çocukların yaşı dikkate alınıyor. Türk Ceza Kanunu’nun 103’üncü maddesinde çocuklar arasında ’15 yaşını tamamlamış olması’ ve ’15 yaşından küçük olması’na göre bir ayrım yapılıyor.

3- 15 yaşını tamamlamış bir çocuk için yasa nasıl bir fark öngörüyor?

15 yaşını doldurmuş çocuk açısından kanun çocuğa biraz daha yetişkinlere benzer bir şekilde yaklaşıyor ve cinsel hareket sırasında cebir, tehdit, hile gibi iradesini ortadan kaldıracak araçlara başvurulmasını arıyor.

Ancak Kanun, 15 yaşını doldurmuş kişilerin de çocuk olduğunu unutmuyor. Onların gelişme seviyesine, kendilerine yönelik cinsel bir davranışın sonucunu algılayabilecek durumda olup olmadıklarına bakıyor. Sonuçta her çocuk zihnen aynı düzeyde değil, cinselliğe yönelik algı seviyesi de aynı değil.

4- 15 yaşını dolduran çocuk cinsel davranışın ne olduğunu anlayamayacak durumdaysa nasıl bir sonuca varılıyor?

Eğer çocuk 15 yaşını doldurduğunda cinsel bir davranışı kavrayabilecek ve rıza verecek olgunlukta değilse, kanun bu çocuğa karşı ayrıca cebir, tehdit, hile gibi hareketlerin bulunmasını aramıyor.

5- 15 yaşın altındaki çocuklar için kanun nasıl bir düzenleme öngörüyor?

15 yaş altı konusunda kanun oldukça hassas, çünkü bir bebek dahi bu kapsamda yer alıyor. 15 yaş sınırının nedeni çocukların psikolojik gelişiminin dikkate alınması.

Türk Ceza Kanunu, olgunluğa erişilmesi mümkün olmayan bu yaşlarda, ‘dünyadan habersiz’ çocuklara yönelik herhangi bir cinsel davranışı cebir, tehdit, hile gibi araçlara başvurmasını aramadan cinsel istismar olarak kabul ediyor.

Örneğin 10 yaşında bir çocuğa soyunması söylenirse bunu bir oyun sanabilir, ayrıca cebir, tehdit uygulanmadan istismar edilebilir. Bu çocukla cinsel ilişkiye giren birinin herhangi bir zora başvurmadığı için cinsel istismarda bulunmadığı söylenemez.

Kanun tam da bu nedenle cebir, tehdit, hile, kandırma veya iradeyi etkileyen diğer hareketlerin bulunmasını 15 yaşını doldurmamış çocuklar için hiçbir durumda aramıyor.

6- Peki önerge ne getiriyor?

AKP’nin geniş toplum kesimlerinin tepkisini çeken önergesi ‘cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16/11/2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçundan, mağdurla failin evlenmesi durumunda ceza açıklanmasının geri bırakılmasını, hüküm verilmiş ise cezanın infazının ertelenmesini’ öngörüyor.

Kanunda cebir, tehdit, hile gibi araçların aranmadığı haller 15 yaşını doldurmamış çocuklar açısından suçun düzenlendiği haller. Dolayısıyla tasarı kabul edilirse 2016 yılına kadar 15 yaşından küçüklere istismar uygulamış kişiler istismar ettiği çocukla evlendikleri takdirde ceza almayacak ya da serbest kalacak.

Küçükken istismara uğramış çocukların çogu bugün 18 yaşını bile geçti, yani evlenme yaşında. Çocuklarını, özellikle de kız çocuklarını namusu olarak gören bir toplumda, dahası tecavüzcülerin değil tecavüze uğrayan çocukların öldürüldüğü bu toplumda, sağ kalan çocuklarını ‘namuslarını kurtarmak için’ evlendirme konusunda ailelerin sıraya dizilebileceğini göz önünde bulundurmak gerekir.

Mevcut haliyle tasarı bu tip vakaları da kapsayacak ve dolayısıyla failleri onaylayıcı nitelikte olacaktır.

7- O halde gündemde tartışılan erken yaşta severek ‘evlenmiş’ kişilerin mağduriyeti nedir ?

İşin hukuki boyutunu bilmeyen bir insan için bile ‘istismar’ dendiğinde akla gelen, rıza gösterilemeyecek bir durumdur. Rıza olmaması için de mutlaka bir çocuğa karşı cebir, şiddet uygulanmış olması gerekmez. Çocuk ancak 15 yaşını doldurduysa bu tür hareketler aranmaktadır.

Örneğin 16 yaşındaki bir çocukla kendisine yakın yaşta bir çocuk arasında zorlama olmayan bir ilişki üzerinden tartışma yapılacaksa cinsel istismar değil, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) farklı bir suç olarak düzenlenen ‘reşit olmayanla cinsel ilişki’ söz konusudur.

Bu suçu düzenleyen TCK’nın 104’üncü maddesine bakıldığında, 15 yaşını bitirmiş çocuklarla, herhangi bir cebir, tehdit söz konusu olmadan ilişkiye girilmesi halinin düzenlendiği görülür.

Dolayısıyla 16 yaşında isteyerek cinsel ilişki kuranları ve bu ilişki sonrasında çocuğu olanları korumak için bu konuyla hiçbir ilgisi olmayan cinsel istismar suçunun faillerine yönelik düzenleme yapmak tamamen anlamsızdır. Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun kişileri mağdur etmemesi için de bu suçun soruşturulması cinsel ilişki taraflarından birinin şikayet etmesi koşuluna bağlanmıştır.

Yani “Sevdikleri hapiste” denilen çiftlerden biri şikayette bulunmadıysa karşı tarafın hapiste bulunma ihtimali bulunmamaktadır. Eğer şikayet ettiyse de hapiste yatan kişiyi dışarı çıkarmak ‘aileyi kavuşturmak’ olmayacaktır.

8- Tasarıyı düzenleme amacı olarak gösterilen mağdurlar kim o zaman?

Basına yansıyan haberlere göre, hükümetten yetkililerle görüşen kadın örgütü temsilcilerinin açıklamaları bu konuda bize rakamlara dair fikir veriyor. Türkiye İş Kadınları Derneği’nden Nilüfer Bulut, görüşme sonrası, mağdur olduğu ileri sürülen 3 bin 500 kişiden 100 civarında kişi hariç kalanının “13 yaşında kız ve 50-60 yaşında erkekler” olduğunu söyledi.

Kanun sistematiği zaten 13 yaşında çocuklar için açıktır: Bu yaşta çocuğa karşı her türlü cinsel davranış doğrudan istismardır.

Tasarının geri çekilmesini talep eden 83 kadın örgütü bu konuda cebir, tehdit olmasa da küçük bir çocuğun rızasından bahsedilemeyeceğini vurgulamıştı.

Hatta Sümeyye Erdoğan’ın genel başkan yardımcısı olduğu KADEM de (Kadın ve Demokrasi Derneği) cinsel istismar suçunu işleyenlerin güç ve nüfuzunu kullanarak çocukların çevresini etki altına alacağını ve mağdurla evlenme yoluna giderek serbest kalmalarının önünün açıldığını belirtmişti.

Dolayısıyla kadın örgütlerinin de vurguladığı üzere, düzenlemenin korumak istediği kişileri mağdur olarak adlandırmak mümkün değildir; asıl korunması gereken hapistekiler değil, istismara uğrayan çocukların ta kendisidir.

Eğer bu çocuklar, küçük yaşta hamile kalmış ve çocukları olmuşsa yapılması gereken bu çocukları ve onların çocuklarını koruma altına almak, aynı istismarı tekrar tekrar yaşamalarının önüne geçmektir.

9- Bu durumda kanun tecavüzcüleri korumuyor demek mümkün mü?

Kanunun niyetinin ‘mağduriyetleri gidermek’ olduğu söyleniyor.

15 yaşından küçük çocuğa her türlü cinsel davranışın istismar sayılması, bu çocuklara karşı cebir, tehdit aranmamasının mantığı çocukların herhangi bir cinsel farkındalığı ve rızası olmamasıdır. O yaşta bir çocukla birlikte olanların “Birbirlerini seviyorlardı”, “Sonra kocası hapse girince mağdur oldu” denmesi mümkün değildir. Nitekim bu kişiler hukuken istismarcıdır.

Kaldı ki bu ülkenin gerçekliği küçük yaşta defalarca istismar edilen N.Ç.’den tutun, engelli olup toplu tecavüze uğradıktan sonra hamile kalan Z.K.’nin davasına kadar mide bulandıracak çok fazla istismarla doludur

Bunlar olmuyormuşcasına 15 yaşından küçüklere karşı cinsel istismar suçunu işleyenlere verilen cezayı kaldıran bir düzenleme getirmek, çocukları koruyan değil tersine failleri destekleyen bir sonuç doğuracaktır. ‘Toplumumuzun kanayan yarası’ aslında cinsel istismara maruz kalan çocukların korunamamasıdır.

Hatice Kübra Bilecen’in paylaşımı şöyle;

Bakın geçen sene neye vurgu yapmıştım ;

AKP Osmaniye milletvekil Mücahit DURMUŞOĞLU: Vekillik hayatı boyunca 1 adet soru önergesi vermiş ve bu soru önergesi hükümsüz. Mecliste 1 kez konuşmuş, oda milletvekilliği yemini. Yine vekillik hayatı boyunca 1 adet yasa teklifinde imzası var, o da istismar yasası. İşletmeci olan DURMUŞOĞLU evli ve 3 çocuk babası.

AKP Hatay milletvekili Hacı Bayram TÜRKOĞLU: Vekillik hayatı boyunca hiç soru önergesi vermemiş olan TÜRKOĞLU meclis kürsüsüne 1 kez çıkmış, o da milletvekilliği yemini için. İlk imzası bulunan yasa teklifi istismar yasası olan TÜRKOĞLU Eczacı, İktisatçı, İlahiyatçı, evli ve 3 çocuk babası.

AKP Kırıkkale milletvekili Ramazan CAN: Vekillik hayatı boyunca hiç soru önergesi vermemiş olan CAN meclis kürsüsünü 20 seferden fazla kullanmış ve bir çoğunda AKP grup önergeleri hakkında konuşmuş. şimdiye kadar 9 yasa teklifinde imzası olan CAN son olarak istismar yasasını imzalamış. Hukukçu olan CAN evli ve 4 çocuk babası.

AKP Kocaeli milletvekili İlyas ŞEKER: Şu ana kadar hiç bir soru önergesinde adı geçmeyen ŞEKER'in imzası bulunan 5 yasa teklifinden sonuncusu istismar yasası. Ortalama 10 kez meclis kürsüsünde konuşan Harita mühendisi ŞEKER evli ve 3 çocuk babası.

AKP İstanbul milletvekili Halis DALKILIÇ: Vekillik hayatı boyunca hiç soru önergesi vermemiş olan DALKILIÇ, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ile birlikte istismar yasası dışında hiç bir yasa teklifine imza koymamış. 11 kez meclis kürsüsünü kullanan İktisatçı DALKILIÇ evli ve 3 çocuk babası.

AKP İstanbul milletvekili Mehmet MUŞ: Şu ana kadar hiç soru önergesi bulunmayan MUŞ'un imzası bulunan 5 yasa teklifinden birisi de istismar yasası.Meclis kürsüsünü sık kullanan İşletmeci MUŞ evli ve 1 çocuk babası.Geçen sene bugün AKP Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker'in de imzası olan çocuğa cinsel istismara af getiren Kanun teklifi gündemimizde idi.

Memlekette ne işler oluyor yahu...

O zaman da demiştim Erbakan Hocamız kayıp trilyon kumpasından çıkabilmek için partiler kanununa bir ibare ekletmek istemişti 'partiler kapatılmış bile olsa' diye

Çünkü parti açıkken Anayasa Mahkemesi partiyi incelemiş ve mali yapısında sorun yok demişti

Parti irtica gerekçesiyle kapatıldıktan sonra izmirden görevlendirilen bir Maliye Müfettişi partiler açıkken Anayasa Mahkemesi tarafından denetlenir ama kapalıyken ben de denetleyebilirim diyerek uydurma bir raporla hocamızı mahkum ettirmişti.

İşte hocamıza o gün Kanun düzenlemesi yapmayan adamlar karşımıza çocuğa cinsel istismar yapanlar için Kanun Teklifi yaparak çıktılar.

Vah ülkem vah

Vah İlyas Şeker vah

Son Güncelleme: 22.11.2017 20:22
Anahtar Kelimeler:
çocukTacizİlyas Şeker
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Cemal 2017-11-22 17:15:15

Nasıl yani diyelimki , bu kişilerin kız çoçuklarının bAşına böyle bir şey gelse, bunu yapan sapıksa evlenmesine izin mi verecekler ?? Bunun cezası ayette bellidir. Açıpta ayeti okusunlar

Avatar
ersoy gülsüm kandemir 2017-11-22 22:55:44

Bu vekil de dahil,birçoğunun adını ne duyuyorum hayırlı bir işte ne de bu il için neler yaptıklarını görüyorum.Ne yapar bu Cemil Yaman İlyas Şeker bir bilen varsa anlatsınlar,memleket için uyuşturucu ile ilgili ağzını açmnışlarmı hiç!!!!

banner354

banner328

banner498

banner482