banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

CHP'li gençler: Bu dava bizim onur madalyamız
banner234
Birleşik Haziran Hareketi’nin sosyal medya üzerinden yaptığı davet üzerine gerçekleştirilen eyleme katılan CHP’nin o dönemki İl Gençlik Kolları Başkanı Gökhan Orhan, partili arkadaşları Fırat Sukuşu, Tugay Adak, Ertan Çağlın, Mustafa Can Tekelioğlu ve Deniz Asan’ın da içinde bulunduğu 22 kişi, Cumhurbaşkanı’na hakaret ettikleri suçlamasıyla bugün hakim karşısına çıktı. Kocaeli 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirilen duruşmaya CHP’liler ve 22 gencin arkadaşları adeta akın etti. Her sanığı bir avukatın savunduğu duruşmada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatlığını ise AKP’li Halit Çokan ve 3 avukat üstlendi. 

SARIBAY SAVUNMA YAPTI
Polisin adliye önü ve içinde yoğun güvenlik önlemi aldığı duruşmada gençlere destek için CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Akverdi, Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, CHP İl Başkanı Av. Cengiz Sarıbay, CHP İzmit İlçe Başkanı Mehmet Ümit Küçükkaya ve çok sayıda CHP’li yönetici de hazır bulundu. Ancak oldukça küçük bir salonda gerçekleşen duruşmaya, sanıklar, avukatlar ve tanıklar dışında kimse alınmadı. Davayı takip eden basın mensupları da hakim tarafından dışarıya çıkarıldı. CHP’li Cengiz Sarıbay, Hüseyin Acurman ve Mehmet Nazım Gençtürk’ün de savunma yaptığı duruşma, 4-5 sanığın duruşmaya katılmaması nedeniyle 9 Haziran saat 11.00’e ertelendi.

ÖNCE DÜĞÜN, SONRA MAHKEME
Bilindiği üzere davada sanık konumunda olan CHP İl Gençlik Kolları eski Başkanı Gökhan Orhan, 2 Nisan’da Cansu Avşar ile dünyaya girmişti. CHP eski Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin de bu mutlu günde nikah şahitliği yapmıştı. 3 gün önce düğünleri olan Orhan çifti, bugün ise mahkeme salonundaydı. Gökhan Orhan, eşi Cansu (Avşar) Orhan ve sanık durumunda olan diğer CHP’li gençler, duruşmadan çıkar çıkmaz soluğu gazetemizde aldı. Duruşmada neler yaşandığını anlatan Gökhan Orhan, sonrasında ise bu tür davaların kendilerini yıldıramayacağını sözlerine ekledi.

KABUL ETMİYORUZ
Orhan, şunları kaydetti: “Yargılanan bizler, avukatlar ve tanıkların dışındaki herkes dışarıya çıkarıldı. Salon çok dardı, sanık sandalyelerinde bile ikişer kişi oturmak durumunda kaldı. Her bir arkadaşımızı bir avukat savunurken, vekalet vermediğimiz avukatlar da salonda yer alarak savunma yapabildi. Biz suçlamaları kabul etmedik. Davet üzerine katıldığımız bir eylemde böyle bir slogan atmadık, daha önce polise verdiğimiz ifadeleri tekrarladık. Yapılan eylem sırasında “Hırsız, katil Erdoğan” diye slogan atılmış, biz böyle bir slogan atmadık. Suçlamaları kabul etmediğimizi söyledik bu yüzden de.

299. MADDENİN İPTALİ TALEBİ
Avukatlar savunmalarında 299. maddenin kaldırılması için hakimden Anayasa Mahkemesi’ne başvurmasını talep ettik. İstanbul 43. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Mustafa Bağarkası, Türk Ceza Kanunu’nun 299. Maddesi’nde düzenlenen ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ suçunu Anayasa’nın 2. ve 10. Maddesi’ne aykırı bulmuş, maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurmuş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarına dikkat çekmişti. Bu ve benzer davalar emsal gösterildi ancak davamıza bakan hakim bu talebi kabul etmedi.

CUMHURBAŞKANI DENMİYOR
Öte yandan avukatlardan biri hakime ‘Fezlekede Cumhurbaşkanı Erdoğan yazıyor mu?” diye sordu. Hakimin ‘hayır’ demesi üzerine, atıldığı iddia olunan sloganla ilgili ‘Bu Bilal Erdoğan da olabilir, Erdoğan Bayraktar da olabilir, Soma’nın sorumlusu olan Erdoğan isimli şahıs da olabilir. Cumhurbaşkanı ifadesi sloganda geçmiyor’ ifadelerini kullandı. 4-5 sanığın duruşmaya katılmaması nedeniyle duruşma 9 Haziran’a saat 11.00’e ertelendi.

BİZİM ONUR MADALYAMIZ
Bu tür davalar, ülkeyi düşünen gençler için umut kırıcı olamaz. Biz özgür düşünceyi, eşitliği isteyen gençleriz. Bizim amacımız kimseye hakaret etmek değil. Ülkenin kalbinde yani Ankara’da bombalar patlıyor, gazeteciler işlerini yaptıkları için yargılanıyor, tutuklanıyor. Bu yüzden siyasi amaçlardan çok düşüncelerin dillendirilmesi gerek, hep bir ağızdan ‘Yeter artık’ denilmesi gerek. Bu suskunluk korkunç. Biz mücadelemize devam edeceğiz. Bir siyasi çatı altında değil, hep birlikte barış ve kardeşlik için huzur için gençler olarak gerekirse bedel ödeyeceğiz. Bu dava bizim onur madalyamızdır.”




TCK 299. MADDE
1- Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


2- Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.


3- Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanı'nın iznine bağlıdır.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237