banner830
19 Mart 2019 Salı 09:58
CHP Kocaeli  Milletvekili bugün  Başbakan oldu!
banner728

Kocaeli’nin Kandıra ilçesinde doğan Nihat Erim 1945’te başlayan çok partili sürece büyük katkılar sağladı. İsmet İnönü ile birlikte siyaset yapan Erim, İnönü’yü 12 Temmuz Beyannamesi’ni yayınlaması için teşvik etti. 150 yılında Başbakan Yardımcısı olan Nihat Erim, 1950 Seçim Kanunu’nun hazırlanması için büyük çabalar sarf etti. Yeni kanunla iktidar tartışmasız ve şaibesiz olarak el değiştirdi ve Nihat Erim de demokrasi tarihinin en demokratik seçim yasalarından birisini hazırlayan isimlerden biri olarak tarihe geçti.

KOCAELİ SAHİP ÇIKTI

Nihat Erim siyasi hayatının başlamasıyla birlikte kentimizden ayrılmasına karşın, Meclis’te sürekli olarak CHP Kocaeli milletvekili olarak yer aldı. Her ne kadar Demokrat Parti’nin iktidar yıllarında Meclis dışı kalmışsa da Kocaelililer kendisinden desteklerini eksik etmedi. 1955/56 döneminde Adnan Menderes’le olan ilişkilerinden dolayı CHP’den ihraç edilmesi talep edildi, Kocaeli örgütünün direnmesi sonucu partiden ihraç edilmedi. Ancak 1962’de bir sene geçici olarak partiden çıkartılabilen Erim’e yine Körfez seçmeni destek verdive olası bir kesin ihraç ihtimali bu destek sayesinde önlendi.

HEP DENGEYİ GÖZETTİ

1977’de aktif siyaseti bırakan, 1980’deki ölümüne kadar deneyimlerini yazıya aktarmakla ve günün politik meseleleriyle meşgul olan Erim 1912 doğumlu. Galatasaray Lisesi’nde öğrenim gören, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Erim hukuk alanında doktora eğitimi aldı. 1939 yılında da Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne kamu hukuku doçentliğine atandıktan sonra geçen iki yılın ardından profesör unvanı aldı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ndeki kamu hukuku derslerine ek olarak Siyasal Bilgiler Okulu’nda devletler hukuku dersleri verdi.

BAKANLIK DA YAPTI

1959-1961 yılları arasında da Birlemiş Milletler Uluslararası Hukuk Komisyonu üyesi olarak görevlerde bulundu. 1943 yılında Cumhuriyet Halk Partisi’nden milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne girdi. 2. Hasan Saka Hükümeti’nde Bayındırlık Bakanlığı, Günaltay Hükümeti’nde de başbakan yardımcılığı görevinde bulundu. Adnan Menderes’in talebi üzerine Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın hazırlanmasında görev yaptı. 1961 senesinde de yeniden CHP milletvekili olarak Meclis’e döndü. CHP içinde Bülent Ecevit’in başlattığı ‘Ortanın Solu’ hareketine katıldı, daha sonra CHP’den ayrılarak Cumhuriyetçi Güven Partisi’ni kuran Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu ile birlikte muhalefet etti.

BAŞBAKAN SEÇİLMESİ

12 Mart 1971 askeri muhtırasının ardından hükümeti kurmakla görevlendirilen Erim, 19 Mart’ta Başbakanlık görevine atandı ve 26 Mart 1971’de hükümeti kurdu. Nihat Erim bu partiler üstü hükümetten 3 Aralık 1971’de istifa etti. Daha sonra yeniden bu göreve getirildi. Kurucusu olduğu II. Erim Hükümeti’nde de 22 Mayıs 1972 tarihine kadar işbaşında kaldı. Bunun yanında 1977 yılına kadar da Cumhuriyet Senatosu’nda kontenjan senatörü olarak görevlerde bulundu. Nihat Erim, 19 Temmuz 1980’de İstanbul Dragos'taki evinin yakınında Dev-Sol üyeleri tarafından düzenlenen suikast sonucu yaşamını yitirdi. Cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi.

KARATAŞ VE SOLGUN AZMETTİRDİ

Nihat Erim suikastı, kısa süren başbakanlığı süresi içinde Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan’ın idamıyla sonuçlanan Balyoz Harekâtı’nı başlatmasıyla bilinen siyasetçinin, İstanbul’da Dev-Sol’un “Haydar”, “Dayı” ve “İsmail” kod adlarını kullanan lideri Dursun Karataş ile Hüseyin Solgun’un emri ile öldürüldüğü bilinmektedir. Nihat Erim’in öldürülmesi Türkiye’de büyük bir infiale neden oldu ve 12 Eylül darbesine giden sürece ivme kazandırdı. Nihat Erim; Türkiye Başbakanı olarak görev yapmış tek suikast kurbanıdır.

PANKART BIRAKIP KAÇTILAR

Olay sırasında Erim’in vücuduna birden fazla kurşun isabet etmiş, saniyeler içinde hayatını kaybetmiştir. Tetikçiler saldırı sonrası Nihat Erim’in öldürüldüğü yere “Faşist Gün Sazak’tan sonra faşist Nihat Erim’i işkencecileri, hükümeti ve devrimcilerin katlini protesto için cezalandırdık” yazılı pankartı bırakarak kaçmışlardır. Suikast sonrası dönemin İstanbul Valisi Nevzat Ayaz ve İstanbul Emniyet Müdürü Şükrü Balcı faillerin bulunması için geniş çaplı operasyonların başlatıldığını duyurmuş, ancak delil yetersizliği, görgü tanığı noksanlığı nedeniyle uzun süre failler bulunamamıştır.

MAHİR ÇAYAN’IN İNTİKAMI MI?

Ta ki 12 Eylül darbesinden bir hafta sonrasına kadar. Bu dönemde eylem talimatını veren örgüt lideri Dursun Karataş’tan, tetikçiler Ahmet Karlangaç ve Sadettin Güven’e kadar militanlar birer birer yakalandı. Ancak suikast emrini verenlerin kim olduğu hiçbir zaman anlaşılamadı. Dev-Sol’un bu suikastı yapmasındaki amacın Nihat Erim’in başbakanlığı dönemindeki Balyoz Harekâtı uygulamaları ve Mahir Çayan ile arkadaşlarının intikamını almak istemiş olduğu da düşünülmektedir.

KOMPLO ŞÜPHELERİ

Bu arada suikaste kurban giden Nihat Erim’in, öldürülmesinden yaklaşık iki yıl önce yazdığı ve Anayasa Hukukçusu Prof. Dr. İlhan Lütem’e gönderdiği bir mektubunda, “Encümeni Daniş” isimli bir yapılanmadan bahsettiği bilinir. Erim, bu yapılanmanın Tayfur Sökmen başkanlığındaki bir toplantısına katıldığını, bu toplantıların 15 gün ara ile düzenli olarak gerçekleştirildiğini, toplantılarda Türkiye’nin siyasi, ekonomik ve sosyal konularında önemli kararlar alındığından, toplantıya katılan kişilerinde genelde generallerden oluştuğundan bahsetmiştir.

AĞCA KİTABINDA YAZDI

Yıllar sonra Abdi İpekçi suikastı ve II. Ioannes Paulus’a yönelik suikast girişimine Oral Çelik ile katılan Mehmet Ali Ağca, Dev-Sol’un Nihat Erim’i öldüreceğini bildiğini “Papa’yı neden vurdum?” adlı kitabında anlatmış, Kemal Türkler ve Behice Boran’a birkaç gün içinde evlerinin önünde suikast düzenleneceğini bildirdiğini söylemiştir. Oral Çelik ve Yalçın Özbey’in de vatansever duygularla Abdi İpekçi’yi öldürdüğünü iddia da etmiştir.

SORUŞTURMA VE YARGILAMA

12 Eylül darbesinden kısa bir süre sonra eylem talimatını veren örgüt lideri Dursun Karataş, tetikçiler Ahmet Karlangaç ve Sadettin Güven ile diğer militanlar yakalanmış, Sıkıyönetim Mahkemesi’nde cinayetin gerekçesinin olay mahalline bıraktıkları pankartta yazdığı gibi olduğunu söylemişlerdir. Polis suikast emrini verenleri bulmak için operasyonlarını sürdürmüş, bu sırada 17 Ekim 1980 tarihinde emniyette tutuklu bulunan Ahmet Karlangaç gözaltında “başını duvara vurarak” intihar etmiştir. Suikast zanlıları Dev-Sol ana davasında yargılandılar. Cezaevinden firar etmeyi başaran bir numaralı sanık Dursun Karataş gıyabında yargılandı, ancak suikastın emrini veren kişi veya kişiler hiçbir zaman bulunamadı. Bu arada Nihat Erim ile ailesinin, CIA ve İngiliz ajanları tarafından takibe alındığı ve ailenin evine giderek dil dersi veren öğretmenin de İngiliz ajanı (MI6) çıktığı ileri sürüldü.

Son Güncelleme: 19.03.2019 11:08
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner820

banner482

banner599

banner846

banner328