banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

CHP'den Taksim çıkarması
banner234
 Cumhuriyet Halk Partisi’nin Taksim Meydanı’nda gerçekleştirdiği Cumhuriyet ve Demokrasi mitingine, yüzbinler akın etti. Bomba araması yapıldıktan sonra alana alınan vatandaşlar, Taksim’i ay yıldızlı bayrağımızla kırmızı beyaza boyadı. CHP’lilerin yanı sıra alana pek çok partiden vatandaş da katılım gösterdi. Bu birlik görüntüsü özlenen bir tabloydu. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, alanda yaptığı konuşmada, birlik ve beraberlik mesajları verdi, partililerinden de meydanlara inmelerini istedi. Kılıçdaroğlu, Ergenekon ve Balyon operasyonlarında boşu boşuna hapse atılan subayların, iadelerinin itibarını da istedi. Kılıçdaroğlu, meydanda bir de 10 maddelik Taksim Bildirgesi’ni okudu. 

KOCAELİ ÇIKARMASI
Kocaeli’den İl Başkanı Cengiz Sarıbay, Kocaeli milletvekilleri Fatma Kaplan Hürriyet, Haydar Akar ve Tahsin Tarhan, CHP ilçe başkanları, il, ilçe gençlik ve kadın kolları başkanları, pek çok partilinin yanı sıra; Türk-İş Kocaeli Temsilcisi Adnan Uyar ve benzeri STK temsilcileri de katılım gösterdi. Otobüslerle tüm ilçelerden Taksim’e çıkarma yapan Kocaeli örgütleri, birlik ve beraberlik pozları vererek, bu demokrasi bayramını ölümsüzleştirdi. Darbeye karşı duran, ilk günden bu yana tavrını net bir şekilde ortaya koyan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun çağrısını boş çevirmeyen partililer ve diğer partilere gönül vermiş vatandaşlar, Kılıçdaroğlu’nun alana gelmesi ile adeta coştu.

10 MADDELİK BİLDİRGE

“Gün birleşme günüdür”  ifadelerini kullanarak konuşmasına başlayan Kılıçdaroğlu, “Gün dikta yönetimlerine karşı direnme günüdür. Gün, halkın sesini dinleme günüdür. Bugün Taksim'deyiz, birlikteyiz. Bizim için hepimizin tarih yazdığı bir gündür bugün. Biz Taksim'e niçin geldik? Taksim'de ne yapacağız? Hedefimiz ne? Bütün bunlara yanıt vermek için, cevap vermek için bir Taksim manifestosu hazırladım. Şimdi sizlere okuyacağım” dedi.  Kılıçdaroğlu daha sonra ‘Taksim Bildirgesi’ olarak adlandırdığı 10 maddeyi okudu. Kılıçdaroğlu, bildirgedeki 10 maddeyi şu şekilde sıraladı:

“1- 15 Temmuz darbe girişimi parlamenter demokrasimize karşı yapılmıştır. TBMM bombalanmış, ama bombalar altında parlamento görevini yapmış ve darbeyi püskürtmüştür. Bu darbe girişiminin sorumlularını, varsa iç ve dış destekçilerini kınıyor ve lanetliyoruz.

2- Bütün siyasal partiler darbe girişimine karşı çıkmış, demokrasi konusunda Türkiye'de tartışmasız ortak payda oluşmuştur. Siyasette uzlaşma kültürünün güçlenmesine katkı vermek zorundadır.
3- Her türlü darbeye ve parlamenter sistemin üzerindeki her türlü vesayete karşı çıkmak, demokrasiden yana olanların, bu ülkeye namus borcudur. Hep birlikte ve her zaman ne darbe ne dikta yaşasın tam demokrasi demeliyiz.
 
4- Darbe girişimi halkın direnme hakkını kullanmasıyla ayrı bir anlam kazanmıştır. Direnme hakkı demokrasiyi korumanın meşru bir yolu olarak ortaya çıkmıştır.
 
5- Demokrasimizin teminatı olan demokratik laik ve sosyal hukuk devleti ilkesinin Türkiye için ne kadar yaşamsal olduğu bir kez daha kanıtlanmıştır.
 
6- Bu darbe girişimi anayasada yasama yürütme ve yargı olarak yer alan güçler ayrılığı ilkesinin demokraside denge ve denetleme işlerinin güvencesi olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
 
7- Balyoz, Ergenekon ve casusluk gibi davalarda mağdur edilen insanların itibar ve haklarının iadesi bütün siyasal partilerin gündeminde olmak zorundadır.
 
8- Bu darbe girişimini devlet yönetiminin liyakata dayanması gerektiğini ortaya koymuştur. Siyasal yandaşlık, cemaatçilik değil bilgi, birikim ve deneyim gibi ilkeler esas alınmalıdır. Devleti ele geçirme anlayışını tarihe gömmeliyiz. Devletin yeniden inşası zorunludur.
 
9- İnancı kimliği yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları bu ülkenin caddelerinde sokaklarında meydanlarında parklarında özgürce gezebilmelidir. Hiç kimse unutmasın 15 Temmuz darbe girişimi 3'ncü sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları üçüncü sınıf demokrasiye değil özgürlükçü demokrasiye layıktır. Türkiye tümüyle darbe hukukundan alınmalıdır.

10- Devlet, kinle öfkeyle ön yargıyla yönetilmez. Darbe girişiminde bulunanlar hukuk içinde yargılanmalıdır. Devletin vakarı bunu zorunlu kılmaktadır. İşkence, kötü muamele, tehdit devleti darbecilerle aynı duruma düşürür. Buna izin verilmemelidir.”
 
Ardından Kılıçdaroğlu, “Bunu sizlerin oyunuza sunuyorum. Bayraklarınızı değil, ellerinizi kaldırın. Ben bütün basın mensuplarından bu görüntüyü çekmelerini istiyorum. Hepinize en içten şükranlarımı saygılarımı sunuyorum” ifadelerini kullandı.
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237