banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

Bu haberi okumadan tahminde bulunmayın
banner234

Önümüz seçim. Artık bir aydan az bir süre kaldı. Erken seçim olması nedeniyle tahmin yürütmesi biraz daha güç bu seçimlerde. Çünkü 7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan tablo, bu seçime itti ülkeyi. 7 Haziran genel seçimleri, emanet oyların en fazla olduğu seçimdi.

 

Bu emanet oylar, genellikle MHP ve HDP’de toplandı. İşte bu anlamda 1 Kasım genel seçimlerinin kaderini biraz da bu emanet oylar belirleyecek. MHP Lideri Devlet Bahçeli, 7 Haziran öncesi söylemlerinde çözüm sürecine karşı olduğunu defalarca dile getirmesine rağmen, 7 Haziran’dan sonra bu duruşunu bozmadığı için adeta günah keçisi ilan edildi. Milliyetçi oylar üzerinde, özellikle AKP’liler bir algı operasyonuna koyuldu. Bu bariz görünüyor.


ANALAR AĞLAMASINDAN EVLATLARIMIZ FEDA OLSUNA


Öte yandan PKK ile bağı her daim olan, bu açıkça bilinen ve süreçte de bu durumundan yararlanılan HDP ise seçim sonrası AKP tarafından PKK ile bağını koparmamakla suçlandı. HDP, her zaman bu bağa sahipti, bu yeni değildi.

 

Buna rağmen, AKP, çözüm adını verdiği süreci HDP ile devam ettirdi yıllarca. Seçime parti olarak giren HDP’nin, “Seni başkan yaptırmayacağız” söylemi ve barajı aşarak bu söylemi gerçekleştirmesi, AKP’yi ve Erdoğan’ı kızdırdı, yıllardır halka izletilen onca utanç görüntüsü, yürütülen süreç bir çırpıda silindi, terör eylemleri yeniden başladı, müzakere bitti, silahlı mücadeleye koyulundu. “Analar ağlamasın” diyen AKP’liler, artık “Evlatlarımız feda olsun” der oldu.


HALKIN GERÇEK SORUNLARI


Pek çok seçimde AKP iktidarı, bir düşman oluşturmuş, bu düşmanı muhalefetin saflarına atmış ve gerçek sorunların yerine bu yapay sorunların kavgasıyla seçim kazanmıştı. Ancak terör olaylarının durulması, cemaat ile olan kavganın da bayatlaması, 7 Haziran’da muhalefetin aklını başına alıp, halkın gerçek sorunlarına eğilmesine neden olmuştu. Terör olayları durulmuşken halk da ekonomik sorunlarını konuşur duruma gelmişti.

 

Muhalefet partileri, bu sorunun üzerine gitti, asgari ücretin artırılması, emekliye çift ikramiye verilmesi, çiftçiye mazotun daha ucuza sağlanması gibi ülkenin kanayan yaralarına parmak basan seçim bildirgeleri hazırladı. Bu bildirgeler, AKP kurmayları tarafından “Ülke batar” olarak lanse edilse de halk bunu yemedi.


KOALİSYON GÖRÜŞMELERİ
 

AKP, artık muhalefet eden duruma gelmişti. Ayrıca, seçimle Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan, ilk kez partisinin başında seçime girmemiş ancak partinin lideriymiş gibi örtülü ödeneklerle miting gibi açılışlar yapmış, partisine “400 vekil” istemeye başlamıştı. Bu 400 vekil başkan olması için şarttı çünkü. Bu da halk nezdinde antipatik karşılandı. Seçimlerden AKP’nin 13 yıl sonra tek başına iktidar olarak çıkamaması sonrası, AKP karşısında bulunan CHP, MHP ve HDP’nin koalisyon kurma ihtimali söz konusu oldu ancak MHP, HDP’nin ne dış desteğini kabul edeceğini ne de onlarla aynı koalisyonun içinde olacağını beyan etti. Bu durum, AKP’de bir rahatlamaya yol açtı. Çünkü artık AKP olmadan koalisyon ihtimali de kalmamıştı.


4 BAKANIN YARGILANMAMASI


Cumhurbaşkanı uzun bir sürenin ardından AKP Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na hükümeti kurması için yetki verdi, koalisyon görüşmeleri başladı. AKP, CHP’nin de MHP’nin de kapısını seçim hükümeti için çaldı, koalisyon için öne sürülen şartları ise umursamadı. Sonrasında kalan kısa süre içinse Erdoğan, hükümet kurma yetkisini CHP’ye vermedi ve erken seçim kararı aldı.

 

CHP, bu seçimlerde denge politikası izleyen, terör olaylarının da azmasıyla birlikte ülkenin hükümetsiz kalmaması için çabalayan partiydi. Tüm girişimlerine rağmen AKP’nin tabanı da tavanı da bu koalisyona yanaşmadı. CHP ve MHP’nin en önemli koalisyon şartı, yolsuzluk yaptığı öne sürülen 4 bakanın yargılanmasıydı. Hatta bunu AKP içinden de dileyenler vardı. Keza bunlardan biri de AKP eski Kocaeli Milletvekili ve eski Bakan Nihat Ergün’dü.


NİHAT ERGÜN ELEŞTİRDİ


Ergün, partisini halka söz verdiği halde 4 bakanı yargılamadığı için eleştirmişti. 17-25 Aralık operasyonlarının baş aktörü Reza Zarrab’a ödülü Başbakan yardımcılarının vermesi de Ergün için bir başka eleştiri konusuydu. AKP, yargılama olayına yanaşmadı. Ve AKP’lilerin en çok tepki çeken söylemleri ise “Safmışız” oldu. Suriye’nin Cumhurbaşkanı Esad ile bir dönem içli dışlı olan, ailecek tatile giden Erdoğan’ın, şimdi Esad’a karşı savaş yanlısı politikası, yine uzun yıllar cemaatle içli dışlı olup, onlarla birlikte AKP’ye operasyon yapan AKP’nin, şimdi bu operasyonları cemaate yöneltmesi, PKK ile müzakere etmediğini söyleyen, sonra müzakereleri itiraf eden ve şu anda ise PKK ile mücadeleye başlanması; tüm bu yaşananlara ise “Safmışız”, “Kandırılmışız” cevabının verilmesi halkın canını sıkan bir başka mevzu.


CİVELEK BİR İLK OLMUŞTU


Peki Kocaeli’de durum neydi, şu anda nasıl? İlimizde 7 Haziran nasıl geçti? AKP’de yine aday adayı yoğunluğu vardı. 73 isim başvuru yapmıştı. AKP, adaylarını belirlerken bir ilki gerçekleştirdi ilimizde. İlk kez bir il başkanını listeye dahi almadı. Bu isim Mahmut Civelek’ti. Civelek hakkında ortaya atılan usulsüzlük iddiaları, buna etkendi ancak bu etkeni oluşturanın da parti içindeki bazı güç odaklarının Civelek’e operasyonu olarak algılandı.

 

Aslen Trabzonlu olan Civelek’in aday gösterilmemesi özellikle Trabzonlulardan tepki gördü. Derneklerden ardın sıra açıklamalar geldi. İkinci bir hata ise listenin Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın ağırlığıyla Rize ağırlıklı hazırlanması olarak lanse edildi.


SÜRECE TEPKİ OYLARIYDI


Listede ayrıca Kocaeli teşkilatından gelmeyen Radiye Sezer Katırcıoğlu’nun ikinci sırada yer alması özellikle de kadınları üzmüştü. Ancak Katırcıoğlu, teşkilatına kısa sürede kendini sevdirmeyi başardı. AKP’nin listesindeki büyük eksiklik ise HDP’nin gücünü artırdığı bir süreçte seçilebilecek bir sıraya doğulu aday koymaması oldu. Tüm bu etkenler de ülke genelinde oy kaybeden AKP’nin ilimizde de bir vekil kaybetmesine yol açtı.

 

MHP’nin listesinde ise birinci sıraya Lütfü Türkkan gibi aktif ve tecrübeli bir ismin değil de Saffet Sancaklı’nın konulması tepki çekmişti. Türkkan çok çalıştı, ilden gelen oylarla vekil seçilmenin sevincini yaşamıştı ki yurt dışı oyları, MHP’nin vekil sayısını son anda bire düşürdü ve HDP kentte bir vekil çıkardı. MHP’ye emanet gelen oylar, AKP’nin çözüm sürecine tepki gösterenlerden gelmişti.


KAFLI’NIN ÜZERİ ÇİZİLDİ


HDP’de ise Ali Hayda Konca’nın adı da etkili oldu ve oluşturulan baraj algısı Konca’yı TBMM’ye yolladı. CHP ise en tartışmasız listeyi oluşturdu. CHP’de ilk kez liste tartışmaları yaşanmadı, birinci sırada kadın aday olması ise takdir topladı. CHP ve HDP’de listeler aynı kaldı. MHP’nin de ilk iki sırası değişmedi. AKP’de ise 6. sıradaki Cemalettin Kaflı, liste dışı bırakıldı, doğulu aday tepkisine 7. sıraya Dilovası eski Belediye Başkanı Cemil Yaman konuldu. 7. sıradaki Trabzonlu Sami Çakır ise Civelek’ten kaynaklı olan Trabzonluların tepkisini lehe çevirmek için 6. sıraya çekildi. Ancak Kaflı’nın liste dışı kalması ile Gebze gibi yüzde 40’lık nüfusa sahip bir ilçe adaysız bırakıldı. Cemil Yaman ise Gebze adayı olarak kabul görmedi. AKP’nin listesi, AKP içinde şok etkisi yarattı, listeden İl Başkanı Şemsettin Ceyhan ile Bakan Fikri Işık’ın bile rahatsız olduğu iddia ediliyor.


AKP’NİN GEBZE SANCISI


Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bildiğiniz üzere Herekeli. Bu seçimde, Gebze’deki tepkileri en aza indirgemek için kendini Gebze’nin adayı gibi göstermeye çalışıyor. Fakat, Gebze halkının kendilerini çantada keklik olarak gören AKP’nin bu stratejisine kanmadığı görülüyor. Gebze’de tepki büyük. Gebze bölgesinde yer alan Dilovası, diğer bir deyimle kanser ovası AKP’ye tepkili. Yıllarca oy verdikleri AKP’den, 7 Haziran genel seçimlerinde vazgeçtiler. Bu tepki, mahallelerinin içine sokulmaya devam eden tanklar ve kimyasal depolama alanları ile daha da katlanıyor. Buradaki halkın sıkıntılarını görmeyen AKP’li yöneticiler, bu kentte propaganda yapacak halde bile değiller. Hem listeden hem de yerel yönetimlerin hatalarından kaynaklı olarak AKP’nin işi zor anlayacağınız.


2011 GENEL SEÇİMLERİ


Biraz da seçim verilerini konuşarak, 1 Kasım’da nasıl bir sonuç çıkabileceğini görelim. 11 milletvekiline sahip ilimizde; 2011 genel seçimlerinde seçmen sayısı 1 milyon 96 bin 485, kullanılan oy 977 bin 876, geçerli oy 954 bin 339, seçime katılım oranı ise yüzde 89.18. Bu seçimlerde AKP; 504 bin 432 oy ve 52.70 oranla 7 milletvekili çıkardı. CHP’nin oy oranı yüzde 24.63, aldığı oy ise 235 bin 711. CHP bu oyla 3 milletvekiline sahip oldu. MHP ise 11.9 oy oranı ve 114 bin oyla TBMM’ye yalnızca 1 milletvekili gönderebildi. Saadet Partisi, 2011 genel seçimlerinde 41 bin 823 oyla yüzde 4.37 oy oranına sahipti. BBP’nin oyu ise 5 bin 603’te kaldı, oy oranı bu oya göre yüzde 0.59. HDP, o zamanki ismiyle BDP seçimlere bağımsız adaylarla girdi. Yüzde 10’luk barajı aşamayacağını düşünerek seçime giren BDP’nin bağımsız adayı 19 bin 756 oyda kaldı. Oy oranı ise yüzde 2.06’ydı.


30 MART YEREL SEÇİMLERİ


30 Mart 2014 genel seçimlerine gelindiğinde ise seçmen sayısı arttı, AKP’nin oy oranları düştü; MHP, CHP, SP, HDP ve BBP’nin oy oranlarında ise yükseliş oldu. 2014 yerel seçimleriyle, 2011 genel seçimlerini kıyaslamak mantıksız gibi görünse de herkes biliyor ki 2014 yerel seçimleri bir genel seçim atmosferinde geçti. Adaylardan ziyade, liderler yarıştı, genel politikalar yarıştı. Gezi Parkı eylemleri, ardından gelen 17 Aralık operasyonları; adayları beğenmese bile AKP’ye gönül verenlerin AKP’li adaylara, CHP’ye, MHP’ye ve diğer partilere gönül verenlerin ise yine beğense de beğenmese de kendi partisinin adaylarına oy vermesine neden oldu.

 

Aday faktörü seçimleri çok az etkiledi. 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde seçmen sayısı yükseldi. 2011’de 1 milyon 96 bin 485 olan seçmen sayısı, 81 bin 490 kişilik artışla 1 milyon 177 bin 975 oldu. Seçime katılım oranı ise 90.81’di. 1 milyon 69 bin 728 kişi oy kullandı. 30 Mart yerel seçimlerinde 13 belediyenin tamamını alan AKP’nin oy oranı yüzde 50.44’tü. Büyükşehir Belediyesi baz alındığında AKP’nin adayı İbrahim Karaosmanoğlu, 516 bin 662 oy aldı.

 

CHP’li Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Tahsin Tarhan 267 bin 499 oyla, MHP ise 145 bin 879 oyla seçimi kaybetti. CHP ve MHP’nin il genelinde oy oranlarını yüzde 3 oranında artırdığı gözlendi. AKP’de ise 2011 genel seçimlerine göre oy oranı, yüzde 2,5 civarında düştü. SP’nin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Birol Aydın 51 bin 940, HDP’nin adayı Nilay Etiler Lordoğlu ise 24 bin 077 oy alarak bir önceki seçimlere göre partilerinin oylarını artırdı.


CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ


Yine 2014 yılında yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise farklı bir tablo ortaya çıktı. MHP ve CHP’nin birçok siyasi partinin de desteğini alarak çıkardığı Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, bu partilerin tabanları, hatta pek çok yöneticisi tarafından sevilmedi. MHP’liler adayı kabullense de CHP tabanı İhsanoğlu ismini benimsemedi, seçimi boykot etti. Bu tepki oylarının bir kısmı da HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş’a yaradı. İlimizde de durum böyleydi.

 

Cumhurbaşkanlığı seçiminde ilimizdeki seçmen sayısı 1 milyon 185 bin 760’a ulaştı. Seçimde 912 bin kişi sandık başına gitti. AKP’nin adayı Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 521 bin 489 oy aldı, Erdoğan’ın ilimizdeki oy oranı yüzde 58,54’tü. CHP, MHP ve pek çok siyasi partinin ittifak adayı Ekmeleddin İhsanoğlu ise 320 bin 516 oyla yüzde 35.98’lik bir oy oranına sahip oldu. Özellikle CHP’nin ve Alevi seçmenin tepki oylarını alan HDP’nin adayı Selahattin Demirtaş ise Kocaeli’den 48 bin 893 oy aldı. Demirtaş’ın oy oranı ise yüzde 5.49’du.


7 HAZİRAN’DAKİ TABLO


Bu veriler göz önüne alındığında ilimizde seçmen sayısı arttıkça AKP’nin oy oranında düşüş yaşandığı ortaya çıkıyordu. 7 Haziran’da ilimizde 1 milyon 222 bin 730 kişinin oy kullanma hakkı bulunuyordu. 1 milyon 081 bin 880 seçmen sandık başına gitmişti. Yani katılım oranı yüzde 88.48’di. Bu oylardan 1 milyon 51 bin 405’i geçerli sayıldı. 140 bin 850 kişi sandık başına gitmedi, 30 bin 475 kişinin oyu da geçersiz sayıldı.

 

Sandıklardan çıkan sonuçlarda ise AKP 46.40 oy oranıyla 499 bin 656 oy aldı. Yüzde 5-6 aralığında bir oy kaybı yaşadı yani AKP. Bu kayıp da AKP’nin 7 olan vekil sayısını 6’ya düşürdü. CHP, 24.23 oy oranıyla 260 bin 969 oy aldı. Yüzde 0.40’lık bir düşüş yaşadı ve 3 olan vekil sayısını korudu, üzerine çıkamadı. Ancak CHP’nin oyunun 25 bin civarında arttığı görüldü. MHP ve HDP’de ise yükseliş vardı. MHP, 15.20 oy oranı ile 163 bin 707 oy aldı ve 1 olan vekil sayısına ikinciyi kıl payı ekleyemedi. En büyük sıçrama ise HDP’de görüldü. O dönem bağımsızlarla seçime giren HDP’de, bağımsız aday 19 bin 756 oy alarak yüzde 2.06 oranında oya sahip olmuştu. 7 Haziran’da bu oran 82 bin 469 oyla 7.66 oy oranına ulaştı. Bu da HDP’ye ilimizde bir vekil kazandırdı.


19 BİNE YAKIN YENİ SEÇMEN


1 Kasım genel seçimlerinde kaç seçmen oy kullanacak peki ilimizde? Açıklanan seçmen sayısı 1 milyon 240 bin 535. Bu da 7 Haziran’dan sonra ilimizde 19 bin seçmen artışı demek. Bu kadar kısa sürede gözle görülür bir artış olmasının yanı sıra, bıçak sırtı olan ilimizde de vekil sayılarında ciddi değişiklikler yapabilecek bir sayı bu. Geçersiz oyların sayısının azalması ve katılım yüzde 90 seviyesinin üstüne çıkması gibi durumlar da partilerin vekil sayılarında değişikliğe neden olacaktır. Tabii, tam tersi de olabilir, katılım düşebilir, geçersiz oy sayısı da artabilir. Peki, Kocaeli neden bıçak sırtı illerden biri dedik? Açıklayalım. HDP, sadece 244 fazla oyla vekil çıkarmış, MHP’li Lütfü Türkkan’ın TBMM’ye gidişini önlemişti. AKP’de ise 6. vekili 2-3 bin oy fazlası ile kazandı. Yeni seçmenlerin sandık başına gitmesi bu anlamda sonucu değiştirecek nitelikte.


SEÇİM SÜRECİ DURGUN GEÇİYOR


7 Haziran sonrası partilerin tavrı, vaatleri, yaşanan gelişmeler ve Kocaeli’deki listeler, bu seçimde sonucu değiştirebilecek diğer önemli faktörler. 1 Kasım genel seçim süreci oldukça durgun geçiyor mesela tüm yurt genelinde olduğu gibi kentimizde de. Hem halkta hem de siyasilerde seçim havası yok. Adaylar ev, pazar, mahalle ziyaretleri yapsa da seçim havası yok kentte. Partilerin durumlarına bir bakalım isterseniz.

 

MHP’nin ülke genelinde oy kaybı yaşadığı dillendiriliyor. Ancak bu anketlerde çok büyük bir düşüş olduğunu göstermiyor. İlimizde MHP listesi beğenilmiş değil ancak bunun kemik tabanı etkilemesi de söz konusu değil. Fakat MHP ülke genelinde sürece tepki gösterenlerden oy almıştı, AKP’den MHP’ye oy kaymıştı. İlimizde ise hem bu faktör hem de Lütfü Türkkan gibi bir siyasetçiyi TBMM’ye göndermek isteyenler MHP’ye yönelmişti.


MHP’NİN ‘HDP’ STRATEJİSİ


Güzel bir ivme yakalasa da çok az bir oy farkı ile MHP, ikinci vekili çıkaramadı. Buna rağmen ilk iki sırayı değiştirmedi MHP genel merkezi. Çünkü, Türkkan için tekrar MHP’ye yönlenmesini istedi seçmenin. Şu anda MHP, HDP’nin az bir oy fazlalığı ile TBMM’ye vekil göndermesini siyaseten kullanıyor. MHP’ye oy verilmesi halinde HDP’nin Kocaeli’den vekil çıkaramayacağını seçmene anlatıyor. Bu strateji milliyetçi kanattan da AKP tabanından da ilgi görecektir. MHP’ye karşı oluşturulan algı, bu durumu biraz zora soksa da MHP, bu seçimlerde iki vekile oldukça yakın gibi görülüyor. Keza son seçim anketlerinin ortalamasında –ki bunların içinde AKP’ye yakın anket firmaları da var- MHP’nin ikinci vekil çıkarmasına garanti gözüyle bakılıyor. Keza AKP’de oy kaybı, MHP’nin iki vekilini garantileyecektir.


CHP’NİN OYU ARTIYOR AMA


Gelelim CHP’nin ilimizdeki durumuna. CHP’de listeler değişmedi. Listeden zaten taban memnundu, bu anlamda liste faktörü çok etki etmeyecektir seçimlere. CHP’liler, 4. vekili çıkaracaklarından oldukça emin konuşsa da anketler böyle söylemiyor. HDP’nin baraj sorunu olmaması, HDP’ye giden yüzde 2’lik oy oranını geri kazandıracaktır CHP’ye ancak bu yeterli değil. Seçim vaatlerini daha da geliştiren CHP’nin, koalisyon sürecindeki tavrı da olumlu karşılandı halk nezdinde. Bu da CHP’ye artı puan kazandıracaktır. Gebze bölgesindeki AKP’ye küskünlük de CHP’nin işine yarayabilir. CHP’nin 4. vekili çıkarması zor görünse de imkansız gözükmüyor.


HDP’DE SONUÇ AYNI GİBİ


Gelelim HDP’ye. HDP, bıçak sırtında duran bir parti 1 Kasım’da. Ülkede başlayan terör eylemleri, batı bölgelerinde HDP’nin oylarını düşürecektir, ikincisi ise baraj sorunu olmaması emanet oyların geri çekilmesine neden olacaktır. Yurt dışındaki vatandaşların seçime katılımının da 7 Haziran’daki kadar fazla olmayacağını düşünüyoruz. Çünkü ilk kez yurt dışında seçime katılım bu kadar yükselmişti. Ali Haydar Konca’nın rahatsızlığı nedeniyle seçim çalışmalarına katılamaması da durumu HDP açısından vahimleştiriyor. Ancak AKP’nin doğulu aday olarak Cemil Yaman’ı belirlemesi ve Dilovası bölgesinde Yaman’ın yaptığı yanlışlar, bölgede HDP’yi daha da güçlendiriyor. Ayrıca, 3 ay gibi bir sürede 18 bini aşkın seçmen artışının olması da ilginç. HDP’nin oyu biraz düşebilir ancak AKP’de de oy düşüşü yaşanması ile vekil çıkarma oy sayısında değişiklik yaşanacağından bir vekili tekrar çıkarması yüksek ihtimal.


AKP’DE 6. VEKİL ÇOK ZOR


Ve AKP. İşte tüm dengeleri değiştirecek olan AKP’nin oylarındaki artış ya da düşük olacak. Çünkü oy sayısı düşerse, vekil hesaplarını da etkileyecek, keza artarsa da aynı şekilde etki edecek. Peki, AKP’nin oyu ilimizde yükselir mi? Anketlerde bu gözlenmiyor, aksine bir düşüş söz konusu. Hem ülke genelindeki tablo hem de oluşturulan liste AKP’den kopuşu daha da artırmış gibi. Yerel politikacıların, son yılları tamamen seçimlere harcamaları, hizmet anlamında pek çok vaadi yerine getirmemeleri, 7 Haziran’da etkisini göstermişti. Şu anda da o tepki sürüyor. İkincisi ise AKP’nin oluşturduğu liste. Bu listede Gebze adaysız bırakılmış durumunda. İl olma yeterliliğine erişecek kadar oy potansiyeli olan Gebze’de bu duruma tepki var. Muhalefetin iddialarına göre AKP, Gebze’de sokağa bile çıkamıyor. Anketlerde ise AKP’nin çıkaracağı vekil sayısı 5 olarak görülüyor.


SP’NİN VEKİL ÇIKARMA FORMÜLÜ


Saadet Partisi’ni de es geçmemek gerekiyor ilimizde. Keza, AKP’ye gidebilecek oyları, oluşturulan milli ittifak önlemişti. Bu kez ittifak yok ama SP, Anayasa’ya bireysel başvuru yapma hakkını kullanacağına dair söylemlerle seçmene gidiyor bu kez. Yani, 55 bin küsür oy aldıkları Kocaeli’de, bu oyu 80 bine çıkarıp, Anayasa Mahkemesi’ne başvurarak bir vekili alacaklarını dile getiriyorlar. Bu söylem, SP seçmeninin Meclis’te temsil edilme umudunu artırıyor. AKP’ye kayan oyların geri dönmesini sağlayabilecek etkili bir söylem bu. Bu durum da AKP açısından oldukça sıkıntılı. SP’nin olası bir oy artışı ve vekil çıkarması, AKP’nin vekil sayısını belki 5’ten de aşağıya düşürecektir. Çok ihtimalli bir seçim Kocaelilileri bekliyor ama bu ihtimaller arasında AKP’nin 7 milletvekili hedefinin kesinlikle olmayacağı, 6. vekilin çıkmasının ise zor olduğu görülüyor.


TEK BAŞINA İKTİDAR İMKANSIZA YAKIN


Son olarak ülke genelinde oluşabilecek tabloya da anketler nezdinde göz atacak olursak TBMM’de grubu bulunan 4 partinin de baraj sorunu yok. Barajı aşan HDP’nin Doğu’da AKP’ye vekil kaptırması söz konusu görünmüyor. Batı bölgelerde de kayan oyların büyük bir kısmı CHP’den, dönerse CHP’ye döner. Çok az bir kısmı AKP’ye döndürülebilir. Bu anlamda AKP’nin üzerine oynadığı kesim milliyetçi kesim. MHP’nin oy kaybı yaşaması ile oradan gelebilecek vekillerle tek başına iktidar olmak istiyor. Ancak tüm bu ihtimaller imkansıza yakın. AKP açısından en olumlu anket bile yüzde 44’lere çıkıyor ki o da hayal ürünü. Yüzde 35’lerde çıktığı anketler de var ki onlar da haya ürünü. AKP’nin bu seçimlerde oy aralığı yüzde 38 ile yüzde 41 arasında olacaktır. Anketler, CHP’nin oy oranını yüzde 26-28, HDP’nin yüzde 12-13, MHP’nin ise yüzde 15 ile 18 aralığında gösteriyor. Bu noktada da AKP’nin içinde olacağı bir koalisyon hükümeti ya da nisan ayında bir seçim daha bekleniyor.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237