banner783
banner826
banner828
12 Şubat 2019 Salı 13:09
Belediye başkanı İsmail Yıldırım: Asla bağımsız aday olmazdım
banner728

İktidar partisi AKP’nin Kocaeli’de değiştirmediği tek belediye başkanı İsmail Yıldırım oldu. 2004 yılından bu yana Karamürsel Belediyesi’ni yöneten Yıldırım dün gazetemizi ziyaret etti. Gazetemize özel açıklamalarda bulunan Yıldırım adaylığını, seçim sürecini değerlendirdi ve yapacaklarını anlattı. Yıldırım şöyle konuştu; “Ahmet Çalık özünde iyi bir arkadaş. Bir yarışa girdik. Vatandaşa bir şekilde izleyecek. Vatandaşımızın tercih şekline ben her zaman saygı duyuyorum. Son yıllarda insanlar konuşuyor, fikirlerini söylüyor ama karar verirken bir şekilde dönüyor kendi geleceğini, ülkesinin geleceğini, yapılabilecek şeyleri konuşuyor, vaatlerin neler olduğuna bakıyor, gerçekleştirebileceklere göre tercihini yöneltiyor. Vatandaş konuşuyor yani.

VATANDAŞ BİLİNÇLENDİ

Önümüzde 45 günlük bir süreç var. İnsanlara umut ettireceksiniz, hayal ettireceksiniz. İnsanları inandıracaksınız ve ikna edeceksiniz. Tamamen palavra sıkarak olmaz. İnsanlar eskisi gibi değil. Eskiden şunu yapacağım, bunu yapacağım deniliyordu. Şimdi ‘dur arkadaş bunu yapacaksın ama neyle yapacaksın’ diyorlar. Para, kaynak, ne zaman yapacaksın, nasıl yapacaksın bunları soruyorlar. Bunları sormaya başladıkları zaman biz bunlara cevap vermek zorundayız. İlk başkan adayı olduğum zaman ‘sevgi kazansın’ diye formül çıkarmıştım. Bana niye bir şey vaat etmiyorsun diyorlardı. Ne vaat edeyim? Ben belediyenin bütçesini bilmem gelirini giderini bilmem, borcunu harcını bilmem. Şimdi bir şey söyleyeceğim yarın bir gün seçileceğim ve adam diyecek ki hani söz vermiştin neden yapmadın? Böyle derse ben de mahcup olurum. Bu sebeple ilk dönem vaadimiz olmadı. Şimdi mesela zaman geldi yapabileceklerimizi söylediğimiz zaman vatandaşlarda ona ikna olur. Artık belediyeyi biliyoruz ve yapabileceklerimizi vaat ediyoruz.

ZİHİNSEL RAHATLIK İSTİYORLAR

Şimdi bir bat-çık çalışması var kentin merkezinde. Yok yağmur, çamur. Vatandaşa sorun. Çamurdan şikayet ediyor ama öbür taraftan proje gerekli diyor. Şimdi bu ilk etapta verilen tepkilerle sandığa gidildiği zaman arasında çok büyük fark oluyor. Türkiye bunu çok iyi gördü. O yüzden insanlara doğru şeyi anlatmak lazım. Tarihte insanı yaşat ki devlet yaşasın mantığı var. İnsan çok önemli. Artık yavaş yavaş insanı merkeze alan belediyecilik anlayışı ile ilerlememiz bekleniyor. Çünkü insanlarımız çok farklı. Yol yapıyorsunuz, köprü yapıyorsunuz, her şey yapıyorsunuz ama sonuçta dönüyor ve kendi ile alakalı hissettiklerini yapıyor. Bu bire bir cebine para koymak ya da kömür almak değil. Zihinsel olarak kendini yansıtabilen ortamları yarattınız mı, kendini rahat hissettiği sosyal alanda, spor alanında, sanat alanında bunları yaptınız mı oluyor. Vatandaş bunlara bakmaya başladı. O yüzden ‘Gönül Belediyeciliği’ vatandaşın beyninden aklından geçen projeleri kapsıyor.

SANATA SAHİP ÇIKMALIYIZ

Bazı konularda bizim eksiklerimiz oldu, evet. Sonuçta sanat alanında, spor alanında belli noktalara kitlenmiş kalmışız. Değişik alanlara da yönelmemiz lazım. Sanat dediğimiz zaman evet hat bir sanattır, minyatür bir sanattır ama resim de bir sanattır, müzik de bir sanattır veya şiir de. Şiir sadece vatan millet toprak değil. Öbür tarafta da bir aşk şiiri vardır. Çok uç fikirleri söyleyen şiirler vardır. Onlar da sanattır. Veya tiyatro oyunu dediğin zaman belli bir düşünceleri empoze edecek tiyatro oyunlar değil, bazen de eleştirel, eleştirirken de güldüren, güldürürken de düşündüren oyunlar da sanattır. Onlara da sahip çıkmamız lazım.

“SENİN GİBİ AK PARTİLİLER OLSA…”

Benim 15 senelik bir başkanlık geçmişim var. Geçmişi, nerden geldiğini hiçbir zaman unutmayan biriyim. Dün ne konuşuyorsam bugün de konuşurum. Bir gün bir teyzeyle uçakta sohbet etmeye başladım. Eskişehirli idi. Dedim ki bir şey söyleyeceğim. O da söyle oğlum dedi. Ben AK Parti’nin belediye başkanıyım dedim. Kadın bir durdu. Ama sen istediğin gibi konuş dedim. Gelene kadar kadınla konuştuk. Sonra kadın dedi ki, Ya senin gibi AK Partililer olsa ben AK Parti’ye oy veririm.’ Biz bir şeyi sadece belli zamanlarda belli dönemlerde bir amaç için söylemiyoruz. Benim inandığım değerler var. Kendi partimden de eleştirildim zaman zaman.

ATATÜRK’Ü ÖRNEK ALIYORUM

Atatürk bulunduğu çağın içinde çok önemli bir lider. Örnek alıyorum. Hayranlığım ayrı ama Demirel’den de ben örnek alıyorum. Alparslan Türkeş’ten örnek alıyorum. Erbakan’dan örnek alıyorum. Belli konularda ama. Her fikrini kabul ettiğim anlamına gelmiyor ama bazı fikirleri var. 90’lı yıllarda Erbakan’ın konuştuğu şeylere bak hepsi ile şimdi karşılaşıyoruz. Şimdi bu adamaları nasıl örnek almayacaksın. Ama hepsinin yanında benim için en ayrı değeri olan Aliyev İzzet Bewgoviç’tir. Belki kendi ulusumun insanı olduğu için ama o dönemde yaşanılan şeyleri çok iyi bildiğim için onun liderliği onun duruşu, dünyaya karşı duruşu, tutumu… Cumhurbaşkanının da farklı özellikleri var. Bu kadar zaman iktidar da kalmak bile çok büyük bir özellik. Büyük bir beceri. Bizim halkımız hakikaten inanç görüşü, dünya görüşü de çok başkadır. Biz bütün görüşlere saygı duyuyoruz.

İSTANBUL İÇİN ANADOLUDAN VAZGEÇİYORLAR

Siyasette kazanmak için yola çıkıyorsunuz. Tabi ülkenin en büyük eksiklerinden biri muhalefet. O da ayrı bir konu. Siyasi yapısı olan biri yol arkadaşlarını iyi seçmek zorunda. Doğru yol arkadaşları ile yola çıkmazsan işte bugün şu anda ittifaklar söz konusu. Bu ittifakların neler getirip neler götüreceğine iyi bakmak lazım. Belki ittifak İstanbul’da menfaat sağlar ama HDP’lilerin de olduğu bu ittifakı duyan Anadolu insanı başka yerlerde o partilerin girdiği ittifaktan dolayı oy vermez. Olayı iyi tespit etmek lazım. Çünkü Türkiye yedi iklim. 81 tane ili var. 7 tane bölgesi var. Sadece İstanbul’u kazanacağım diye sen ittifak yaptın ama milletin de haberi olur. İzmir’i kazanacağım diye gidip onunla ittifak yaptıysan birçok yeri kaybedebilirsin.

BİNALİ YILDIRIM KAZANIR

Binali Bey çok tecrübeli, kendini ispat etmiş bir insan. Kesin kazanır diye düşünüyorum. Yıldırım, şimdi görev adamı. Onun bulunduğu pozisyon artık bir protokol pozisyonu. İstanbul artık bir ülke. Bu ülkeyi idare etmek kolay değil. Ana kararları verecek dirayetli bir yapı lazım. Şöyle bir algı oluştu, asıl sıkıntı o. İstanbul büyükşehir başkanı reisten sonra ki adam gibi. Biz bunu Davutoğlu’nda yaşadık. Görev verildi sonra bambaşka bir hal aldı.

UZUN ZAMAN İKTİDARDA KALMAK…

Samimi söylüyorum. Ben bu partinin yapının içindeyim. Uzun zaman iktidarda kalmak insana bazı sıkıntılar getirir. Halka karşı sorumlulukların, kendi rahatlığın… Satranç oynarken bile akıllı biri ile satranç oynarsan keyif alırsın çok üstündeysen bakmazsın bile şimdi bizim akıllı biriyle satranç oynamamız lazım. Eğer iyi muhalefet olursa bizi kendimizi geliştiririz. Kendimizi yenileriz farklı söylemler ihtiyacı olur. Yoksa ben oturayım karşımdaki bana muhalefet olmasın çalışmam ki. Bu her iş kolu için geçerli. Siyasetin akıllı muhalefete, zorlayıcı muhalefete ihtiyacı var. Halkın gözünde alternatif olacak. Gevşiyorsunuz. Yine klasik bir örnek olacak. Japonlar balık yemeyi çok sever. Kendi yerlerindeki balıklar bitince daha uzaklara gitmişler. Balıkları tutuyorlar ama buzun içine koyuyorlar. Ölü balıkları götürüyorlar ama aynı tadı yakalayamamışlar. Birisi akıl vermiş. Demiş ki, teknenin altına bir şey yapın. Büyük bir hangar. Deniz suyunu koyun balıkları canlı getirin. Balıkları alıyorlar teknenin altında hangarla balıklar yüzerek geri getiriliyor. Yiyorlar yine aynı tat yok. En sonunda biri diyor ki, bir tane köpek balığı atın. Çünkü köpek balığı dolaştıkça balılar etlerini salamayacak. Rahat ettikçe etleri salınıyor. Şimdi bize köpek balığı lazım. Biz de sağlam olalım. Ben iyi bir güreşçiyimdir. İyi sağlam güreşçilerle güreşince keyif alıyorum. Ama kolay bir adam gelince onu paket yapıyorum. Heyecan duymuyorum. Bu hayatın her şeyin de var. Partner iyi olması lazım. O yüzden muhalefetin kendini kontrol etmesi lazım.

NEDEN AKP’YE GEÇTİ

Önce meclis üyelerimizi belirleyeceğiz. Meclis üyelerimizle beraber proje tanıtımını yapacağız. Ayın 19’undan sonra. Ayın 19’unda listeleri vereceğiz. 19’undan sonra SKM bir gün verir bize. Meclis üyelerimiz ile projelerimizi açıklayacağız. Kurumsal bir parti olduğumuz için hep beraber karar vereceğiz. Kendimi partinin üstünde asla görmem. Çünkü parti kurumsal bir yer. Bu partinin kurallarının geçtiği bir parti. Bizim kurallarımıza uyan ve partinin içinde süregelen bir sistem de devam eden bir temsilciyiz biz. Burada benim şahsiyetimin çok azla önemi yok. Ben başka bir partide iki dönme de kazandım. Ondan sonra sonuçta bir işin içine girdik ve artık o günkü koşullar ve bu günkü koşullar çok farklı. Niye Ak Parti’ye geçtim ben? Anayasa referandumundan önce geçtim. 80 İhtilali’nin ürünü olan anayasanın değişmesi için ben evet diyenlerdenim ne kadar yetersiz olsa da. Belki o zaman da Demokrat Parti de ters bir karar ama evet deseydi belki ben AK Parti’ye geçmeyecektim. Ama kendi partim Demokrat Parti içinde o Anayasaya’ya hayır diyen ben artık kendimi ifade ettiğim yer burası dedim ve Ak Parti’ye geçtim.

BAĞIMSIZ ADAY OLMAZDIM

Şimdi bizim partimizdeki sistem şöyle; halk nezdinde bir anket yapılıyor, sonra ilçe teşkilatı ve başkanların görüşleri alınıyor, il teşkilatının görüşleri, milletvekillerinin görüşleri, belediye başkanımız ve adayımızın görüşleri, il görüşü ve daha sonra Ankara’nın görüşü soruluyor. Aday olabilmek için bunların uyumlu olması lazım. Ben kendi açımdan nasıl aday gösterildim. Ben uyum sağladığımı düşünüyorum. Öyle ya da böyle iyi uyum sağladığımı düşünüyorum. Ondan sonra da Cumhur İttifakı’nın adayı olarak sayın cumhurbaşkanımız bizi gösterdi ama partinin üstünde ben tek başıma değilim…. Bana hep şunu soruyorlar, partiden aday gösterilmeseydin aday olacak mıydın? Asla böyle bir düşüncem olmadı. Aday olsaydım eğer ben, İsmail Yıldırım olmazdım. Koltuk sevdalısı bir adam olurdum. Koltukla alakası yok bu işin. Birkaç yerde de çıkıp açık açık söyledim. Evet ben bir dönem daha belediye başkanı olmak isterim ama partim beni değil de başka bir arkadaşımızı aday gösterseydi, ben bağımsız bir aday ya da başka bir partiye geçmek gibi bir düşüncem olmazdı.

KAYNAKLARI DOĞRU KULLANMALIYIZ

Daha önce de ifade ettiğim gibi, şöyle bir algı var toplumda herkes her şeyi bulunduğu yere istiyor. Şu olsun bu olsun. Bu kadar zengin bir toplum olmadığımızı aslında bizim bilmemiz lazım. Her yeri, her şeyi, herkesin ayağına getirecek kadar zengin bir toplum değiliz. O kadar kaynağımız yok. Avrupa örnek veriliyor ama o insanların yaptığı gibi, sömürge düzeni sahibi olan, doğal kaynakları olan bir toplum değiliz. O yüzden biz kaynaklarımızı doğru kullanmamız lazım. Karamürsel’in ne olduğunu iyi bilmemiz lazım. Devletten aldığı bir gelir var, büyükşehir sınırları içinde burada ne olabilir kısmı; biz ana projeler içinde üç aşağı beş yukarı gerçekleştirdik. Şimdi nüfusumuza ortaladığımız zaman en fazla araç sayısına sahip ilçelerden biriyiz. Bu araçların depolanması, trafik düzeni ile alakalı sistem kurmamız lazım.

OTOPARK SORUNU

Otopark yapmamız lazım. Bir otopark yaptık ama yetmiyor. İki üç tane daha yapmamız gerekiyor. Ama aslı gönül belediyeciliği çerçevesinde ki amacımız, gençler ve kadınlar ile alakalı. Bunu söylerken spesifik olarak sadece bir düşünceye hitap eden değil, gençlerin dünyasında yeni bir çığır açacak bugünkü gençlerin bilmediği bizim geçmişte bildiğimiz ve bizi biz yapan bugünkü bu makamlara geldi isek, bir şeyleri düşünebiliyorsak sokakta oynadığımız misketin bile bir etkisi var. Aynı mahallede gidip kapısını çalıp teyzeden yarım ekmek arası domates almamızın etkisi var. Bunlar hep kaybolan değerler. Şimdi gençler artık sosyal medyada yaşıyorlar. Arkadaşları ile paylaştıkları hiçbir şey yok. Gençlik merkezleri ve kadın merkezlerini iyi dizayn etmemiz lazım. Yanlış anlaşılmasın. İnanç üzerine bir kurum veyahut belli eğitimlerin verildiği bir yer değil, sanat, kültür, kitap okuma duyguları etkinlikler olacak. Sonuçta uç noktada bir insan otursun kitabını da okusun. Değerlendirsin, öbür tarafta başka bir kitabı da okusun değerlendirsin. Fikir olarak konuşulduğu sürece bana göre bir problem yok.”

Son Güncelleme: 13.02.2019 08:34
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Sedat 2019-02-13 11:07:13

ismail sana güle güle kaybedince bakalım nasıl gecicen cumhuriyet caddesinden

Avatar
Karamurselli genç 2019-02-13 10:42:13

İsmail yıldırım yerine sağlam bir aday cıkysaydı koşardı bağımsız aday olarak başvurmaya sadece rüzgar hiç yağma yok reklam amaçlı dalgıç kurtarır ah bi düzgün aday çıkmadı yazık oldu karamürsel yazık

Avatar
Karamürselli 2019-02-13 00:21:29

İkizdereli noldu zoruna mı gitti sanada gül versin istersen çakal ,herkesimden oy alır yıldırım sende havaya bakarsın klavye şövalyeleri

Avatar
Vatandaş 2019-02-12 22:54:53

Başkan kaybedeceğini anlamış olacakki verdiği örneklerle Bazı şeylerin arkasına sığınmaya çalışıyor.ama millet kararını vermiş kırdığın insanlar en güzel cebabı verecek elbette

Avatar
Ersoy Kandemir 2019-02-12 16:57:48

Ben de asla Akpden aday olmam!

Avatar
Selanik-İkizdere 5341 2019-02-12 15:44:23

başkan her tarafa gül dağıtiyor yok ATATÜRK yok Türkeş yok Aliyaymis birak bu işleri boşnaklardan oy için Aliya ülküculerden oy için Türkeş BAŞKAN SELANİK GÖÇMENLERİNİ UNUTMA kızderbent köyüne birşey yap YÖRÜK TÜRKMEN köyü olunca hizmet yok illa laz ,gürcü ,boşnak koyü mü hizmet alaninda NE ATATÜRKÇÜLERDEN ne de ülkucülerden oy alirsın NE MUTLU Kİ TÜRKÜM!

Avatar
Musa Sert 2019-02-12 15:27:04

Neyse ki çok aramanıza gerek yok. Anlayana! Atatürk'ü örnek alıyormuş. Atatürkçü olmuş bir parti çıktı karşımıza. Şaşırdık mı? Hayır! Oy verir miyiz? Hayır! Bu dönem kazanabilir mi? Hayır!

Avatar
Ersoy Kandemir 2019-02-12 13:22:49

Ben KOCAELİDE İzmit Derince Gölcük arasında olduğumdan yok sanmayınız!

banner354

banner820

banner824

banner781

banner599

banner328

banner482