banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Başbakan yardımcısından "Cadı avı" çıkışı
banner234
15 Temmuz kanlı darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tek bir sözü ile sokağa inen vatandaşlar ve muhalefet ile iktidarın darbeye karşı dik duruşu ile bastırılmıştı. Ardından ilan edilen olağanüstü hal sonrası başlatılan operasyonlar sürerken Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş’ten şok bir çıkış geldi. MHP’nin merhum lideri Başbuğ Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş, bilindiği üzere 7 Haziran sonrası parti kararına uymayarak AKP’nin geçici hükümet için kendisine gönderdiği bakanlık davetini kabul etmiş ve bu nedenle de partiden ihraç edilmişti. Türkeş, 1 Kasım genel seçimlerinde ise AKP’den aday gösterilmiş ve milletvekili seçilmişti. Şu anda Başbakan Yardımcılığı görevini yürüten Türkeş, FETÖ’ye karşı yürütülen operasyonları Sözcü Gazetesi’nden Saygı Öztürk’e değerlendirdi. Türkeş, “Husumetler, kişisel meseleler, gıcık olmalar da işin içine karışabiliyor. Böyle yaygın bir hava var. Cadı avuna döndürülüyor bu iş… Bunu da çok sakıncalı görüyorum” dedi. Türkeş’in bu çıkışında haklılık payı var ise –keza ilimizde de bu konuda çok şikayetler alınıyor- bu konunun Bakanlar Kurulu’nda görüşülüp, at izi ile it izinin ayrılması gerekiyor.

İşte Sözcü Gazetesi’nde yer alan o haber:

Başbakan Yardımcısı Tuğrul Türkeş, darbe girişiminin ardından Fethullahçı Terör Örgütü'yle (FETÖ) bağlantılı olarak kamu görevlilerinin açığa alınmalarının “cadı avına dönüşmemesi” gerektiğini belirtti, bunun için gerekli özenin gösterilmesinin zorunlu olduğunu söyledi. Türkeş, görevden almaların birtakım araştırma ve istihbarata dayalı olduğunu, “muhaliflerin görevden alındığına” ilişkin iddianın ise gerçeği yansıtmadığını belirtti. Bu kadar kamu görevlisinin açığa alınmasında hatalar da olabileceğine dikkat çeken Türkeş, SÖZCÜ'nün sorusu üzerine şunları söyledi:
 
DİKKATLİ HAREKET ETMEK LAZIM
BÜROKRASİDEKİ görevden almalar birtakım araştırmalara ve istihbaratlara dayalı olarak gerçekleştiriliyor. Bu kadar fazla kişiyle ilgili işlemler yapılırken illa ki bazı yanlışlıklar da olabiliyor. Sonuçta insan faktörü ve bu işlemleri yapanlar da görevlendirilen memurlardır. Ayrıca husumetlerle davranan, kendi kişisel meselesine dahil etmeye çalışanlar, gıcığı olanlar da çıkabiliyor. Bu yüzden çok dikkatli hareket etmek lazım.
GÖREVDEN ALMALAR KEYFİ DEĞİL
ÜNİVERSİTELERE rektör seçiminde bakıyorsunuz biri, diğerini “FETÖ'cü” diye ihbar ediyor. İşin ilginci diğeri de rakibini aynı şekilde suçluyor. Kötü niyetli insanlar… Televizyonda da söyledim, yolda arabanın amortisörü patlasa FETÖ'cüler yaptı diyorlar. Böyle yaygın bir hava var. Cadı avına döndürülüyor bu iş… Bunu çok sakıncalı görüyorum. Şimdi bunun iyisiyle kötüsünü, doğrusuyla yanlışını ayırt etmek lazım. O da çok büyük bir gayret gerekiyor. Ona özen gösteriyoruz.
KAMUDA görevden almalar keyfi değil. İstihbarat birimlerinden gelen raporlar, iletişim bilgileri, örgütsel çalışmaları, organize yapılmış işler gibi birçok dataya bağlı olarak, belli veriler ışığında yapılıyor. Tabii darbeyle ilgili açılacak davada FETÖ'cü olarak birinci derece görev almayanı buna dahil edemezsin, edilmemeli. Konuları ayırmak lazım.

MUHALİFLER AYIKLANIYOR İDDİASI
GÖREVDEN alınanların hükümete muhalif olduğu için alındığı iddiası gündeme getiriliyor. Ben böyle bir şeyin yapıldığına, yapılacağına inanmıyorum. Başında da dediğim gibi insan faktörü var, bazı bilerek yapılan hatalar olabilir. Kamuda, AK Parti'ye muhalif olanların ayıklanması şeklinde bir şey Bakanlar Kurulu'nda konuşulmadığı gibi bunun iması da olmadı.

DARBE GİRİŞİMİ KONSORSİYUM GİBİ
DARBE girişiminin daha çok izaha muhtaç tarafı var. Bir konsorsiyum gibi. Bunu hukuk belirleyip ortaya koyacak. Sadece Fethullah Gülen Terör Örgütü mü gerçekleştirdi? Başkalarının da katkı sağlayıp sağlamadığı anlaşılacak. Darbe girişimi gecesinde İstanbul'da kadın pilot da görev aldı. Fethullahçılar devleti ele geçirmeyi sadece erkeklerle yürütüyor. Darbe girişimine kadın pilot katıldığına göre bu başka bir yapının adına mı katıldı, bunun da çok iyi araştırılması gerekiyor.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
muharrem 4 ay önce

Hocaefendi denilerek devletin bütün kadrolarının teslim edildiği FETO’nun, terör örgütü lideri olarak hedef tahtasına oturtulması devletin 15 yılına mal oldu. Bilanço korkunç:
“Darbe girişimi, yüzlerce ölü, binlerce yaralı, mahvolan devlet kurumları, sosyal ve psikolojik çöküntü.”
Hükümetin “biz kimsenin verdiği akıla muhtaç değiliz” siyaseti, ülkeyi bu sonuca getirdi.
Sonunda da bütün bu yanlış siyasetlerin icra makamında olan Erdoğan’dan açıklama geldi:
“Bu hain örgütün gerçek yüzünü daha önce ortaya dökemediğim için Rabbim de ve millet de bizi affetsin!”
Rabb’in de, milletin de affedip affetmeyeceği konusunda söyleyecek sözümüz yok.
Erdoğan’dan gelen “cemaat politikamız yanlıştı” itirafını duyunca söyleyeceğimiz tek şey var: Keşke 2001 yılında Beylerbeyi’nde buluştukları Prof. Dr. Haydar Baş’ın kendisini saatlerce uyardığı Fethullah hareketinin iç ve dış organizasyonlarının devlet için ne büyük tehlike arz ettiği uyarılarına kulak verseydi.
15 yılımız heba olmayacaktı!
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ konusunda yaptığı açıklamalar ve verdiği mücadele esnasında, konuşmaları arasına sıkıştırdığı çok önemli bir cümle daha var.
Bir hafta önce Beştepe Kongre Kültür Merkezi’nde yaptığı bu konuşmada şöyle dedi:
''Suriye'de, Irak'ta, Libya'da oynanan oyunu da bozacağız. Bunların hiçbiri ülkemizde yaşananlardan bağımsız değildir, hepsi aynı senaryonun farklı sahnelerinden ibarettir.”
Erdoğan’ın FETÖ darbe girişiminin bastırılması konusunda yaptığı konuşmada, “Türkiye eliyle tahrip edilen Suriye, Irak ve Libya’da da oyunları bozacağını” ifade etmesi ne anlama geliyor?
Gerek Irak, gerek Libya ve gerekse Suriye, Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında yerle bir edilen, Saddam ve Kaddafi’nin öldürüldüğü ülkeler.
Batının bu oyununda Türkiye, “gönüllü olarak” kullanıldı.
Irak parçalandı, Libya parçalandı, Suriye parçalanmaktan beter edildi.
Bu dehşet tablosunda Türkiye, gönüllü bir oyuncu idi.
BOP’un gönüllü oyuncusu idi.
Bu oyun gereği, canciğer olduğu Suriye yönetimi ile bir anda kanlı bıçaklı hale getirildi. Yüz binlerce kişi öldü, milyonlarca kişi Türkiye’ye sığınarak ülke için “ağır bir yük” haline getirildi.
Türkiye, iç savaşa müdahale ettirildi, Rusya ile arası bozuldu.
Ama hep kaybeden taraf oldu.
İşte tam da Erdoğan’ın Putin’le görüşmesine günler kala, “Suriye’de, Irak’ta, Libya’da oyunları bozacağız” açıklaması, Türkiye’nin bu ülkeleri perişan eden politikalardaki “kullanılan oyuncu” rolünden vazgeçeceği ve yüz seksen derece ters bir politik düzleme gireceğinin sinyali mi?
Halep tamamen Rusya ve rejim güçlerinin eline geçmek üzere iken, Türkiye içeride büyük bir darbe tehdidine maruz kalmışken ve Erdoğan’ın var gücüyle Rusya ile tam barış tesis etme çabası ortada iken, bölgeye bir Türk müdahalesinin düşünülmesi mümkün olmayacağına göre geriye tek ihtimal kalıyor:
“Türkiye, Ortadoğu’da BOP merkezli ‘figüran-oyuncu’ olma politikasından vazgeçecek, Şam’a barış eli uzatacak ve bunu Erdoğan kanalıyla bütün dünyaya duyuracak.”
Belki de “Allah bizi Ortadoğu politikalarından dolayı da affetsin!” açıklaması bile gelir.
Neden olmasın, zararın neresinden dönersen kâr” değil mi?
Nasıl olsa ülke tecrübe ve liyakat yöntemiyle değil, deneme yanılma yöntemiyle yönetiliyor!

Avatar
musa 4 ay önce

NE KADAR KALİTELİ PARFÜM KULLANIRSA KULLANSIN BAZILARI HEP İHANET MERHAMETSİZ VİCDANSIZ VE KALLEŞ KOKACAKLAR...!!!

Avatar
fikri 4 ay önce

Hakan Şükür kandırıldım demedi, mal varlığına el koyuldu...kandırıldık, gazozumuza ilaç atmış, üç harflileri yaptı diyenlerin neresine ne koyacaksınız...

Avatar
vahit 4 ay önce

"Bazen birinin gözlerinin içine bakarsın ve
aklından geçen tek şey;

'Gerizekalı la bu ' olur... "

Avatar
can gölcük 4 ay önce

BİR İNSANDA İDRAK YOKSA O KİŞİ İÇİN HERŞEY MÜBAHTIR

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237