banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Baran: Bizde sağcı, solcu, futbolcu ayrımı yok
banner234
30 Mart 2014 yerel seçimlerinde görevi Yunus Pehlivan’dan devralan Körfez Belediye Başkanı İsmail Baran, seçim öncesi oldukça dikkat çeken, ilçeyi bir yaşam merkezine dönüştürecek projelerin vaadini vermişti. Bu vaatlerin bir kısmı için adımlar atıldı, bir kısmının ise projeleri hazırlanıyor. Körfez’e hayat verecek en önemli proje ise KOÜ Körfez Kampüsü projesi. Kampüsle ilgili ciddi bir aşama kaydedilmiş durumda.

Diğer yandan Körfez’i önemli kılan bir diğer etken ise buradaki sanayi kuruluşları ve limanlar. Bildiğiniz üzere TÜPRAŞ gibi patlamaya hazır bir bomba bu ilçede bulunuyor. Onun dışında Dubai Port Limanı gibi yıllardır tartışılan bir konunun adresi bu ilçe. İsmail Baran ile tüm bunların yanı sıra, sosyal belediyecilik, fazla kiloları, insanlar tarafından soğuk bir kişilik olarak görülmesi gibi konularda da sohbet etme imkanı bulduk.

Yapmış olduğumuz röportajda tüm sorularımızı içtenlikle cevaplayan Baran’ın, Dubai Port ile ilgili söylemleri çevrecileri bir hayli kızdıracak türdendi. Baran, Dubai Port’a sahip çıktığı açıklamasında, bu limana karşı olanları ise yabancı ülkelerin vakıflarından nemalanan çapulcular olarak tabir etti. Baran, sanayicileri koruyup kolladığını ifade ederek, benimsediği yönetim anlayışını ise şu cümleyle özetledi: “Bizde sağcı, solcu, futbolcu ayrımı yok.”
Baran’a yönelttiğimiz sorulardan biri ise Körfez Tütünçiftlik Sahil Tesisleri’nin devredilmesiyle ilgiliydi. Baran, burayı neden devrettiklerini kendi çerçevesinden gerekçeleriyle açıkladı.
Lafı çok uzatmadan, sizleri İsmail Baran ile gerçekleştirdiğimiz söyleşimizle baş başa bırakıyoruz.

145 BİN KÖPRÜ, 145 BİN YOL
Size göre belediyecilik nedir?

- Belediyecilik denilince biz sosyal belediyeciliği ön plana alıyoruz. Zaten belediyeciliğin olmazsa olmaz kuralları var, zaten belediyecilikte mevzuatı biliyoruz, kurallarımız var. İmarla ilgili, ruhsatla ilgili, diğer resmi boyutta yapılacak teknik çalışmalarla ilgili… Bunlar yapılıyor ama önemli olan işte o gönüllere giden yolları yapabilmek. Biz en çok buna önem veriyoruz. Seçimlerden sonra bize sordular; ‘En büyük projeniz nedir?’ diye, o zaman nüfusumuz 145 bindi, ben de demiştim ki: ‘145 bin köprü yapacağım, 145 bin yol yapacağım.’ Vatandaşlar şaşırdı tabii. ‘Bu kadar köprü, yol hayırdır başkan neyin nesi?’ dediler. ‘Yani 145 bin gönle giden yollar, köprüler yapacağız’ dedik ve hakikaten bu gönle giden köprülerin, yolların büyük bir çoğunluğunu yaptık, hamdolsun. Halkımızın gönüllerinde bir taht kurduğumuz kanaatindeyim. Elbette ki her insanı beğenmeyenler var, olmayacak bir şey talep ettiğinde ‘olmaz’ dediğiniz zaman bunun olumsuz dönüşleri olabiliyor. Onun dışında genel manada olumlu bir dönüş var halkımızdan. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz.

ARAŞTIRMADAN BURS VERİYORUZ
Sosyal belediyecilik anlamında neler yapıyorsunuz?
- 3 bin 200 öğrenciye spor eğitimi veriyoruz. 2 bin 700 öğrenciye eğitim bursu veriyoruz. Başka belediyelerde yok, Körfez’de ilk ve tek bu. Bu burstan yararlanmak için Körfez’de ikamet etmeleri ve 4 yıllık üniversite okumaları yeterli. Sağcı, solcu, futbolcu hiçbir ayrım yapmadan tüm öğrencilerimiz bu burstan yararlanabiliyor. Müracaat edip, ‘Benim ihtiyacım var’ diyeni soruşturmuyoruz. Bunun ailesi var yok araştırmıyoruz. Eğer o bursu istiyor ve ‘İhtiyacım var’ diyorsa, halkımızın beyanını doğru kabul ediyoruz. 6 ay boyunca, aylık 150 lira burs sağlıyoruz öğrencilerimize. Geçen sene 2 bin 400 öğrenciye burs verdik, bu sene 2 bin 700 öğrenciye burs veriyoruz, seneye 3 bin öğrenciye burs vermeyi düşünüyoruz. Belediyemizin Günışığı Derneği var, dernek üzerinden veriyoruz bursları. Biliyorsunuz, belediyelerin resmi olarak burs verme hakkı yok. Derneğimiz üzerinden sanayicilerimizin ve belli hayırseverlerimizin katkılarıyla çözülüyor Elhamdülillah. Kesinlikle partili partisiz ayrımı yapmıyoruz. Yine sosyal sorumluluk projesi anlamında biliyorsunuz Türkiye’de tüm belediyeler arasında yapılan yarışmada hamdolsun birinci olduk. Akıllı kent konusunda da Kocaeli Büyükşehir Belediyesi birinci oldu. Kocaeli’den iki belediye derece aldı, bunlardan biri de biziz.

OSMALI VE SELÇUKLU MİMARİSİ AĞIRLIĞI
Körfez’i canlandıracak, prestij projeleriniz neler, şu anda ne aşamadalar?
- Sarnıçhan Projemiz var. Körfez’in en prestijli binası olacak. Osmanlı mimarisinde mükemmel bir bina. Şu anda hafriyat çalışmaları devam ediyor. Hemen Tütünçiftlik merkezde olacak bu yapı. İş merkezi ve kültür merkezi olacak içinde. Yine İlimtepe’de bir kültür merkezi ve alışveriş merkezi projemiz var. Bu projeler de bitme aşamasında. O da Selçuklu mimarisinde inşa edilecek. İlimtepe’de yaptığımız çok büyük çalışmalar var. Bunlardan biri de yaklaşık 500 dönümlük bir alanda kurulacak olan İlimpark projesi. Proje izinleri alındı, birkaç eksikleri vardı detaylarıyla ilgili, şu anda son çalışmaları yapılıyor. İnşallah bu sene İlimpark’a başlıyoruz.

Neden projelerinizde ağırlıklı olarak Osmanlı ve Selçuklu mimarisi var?
- Yaptığımız binalarda biz artık bu Osmanlı ve Selçuklu mimarisini ön plana alıyoruz. Çünkü özellikle Cumhuriyet döneminde yapılan binalarda biraz ruh eksik, öyle görüyoruz. İçime sinmeyen o taş yığınlarından, beton yığınlarındansa böyle güzel binalar yapmak istiyoruz. Onun için yaptığımız projelerde buna özellikle dikkat ediyoruz.  


YOLLARIMIZ HAZİRANDA RENKLENİYOR
Sizin yolları turkuaz renkte yapma hayaliniz vardı, neden turkuaz? Bu hayalinizi ne zaman gerçekleştirmeye başlayacaksınız?
- Türk-İslam mimarisinde turkuazın benim için ayrı bir yeri var. Çok hoşuma gidiyor turkuaz. Belediyemizin asfalt şantiyesini şu anda elden geçiriyorum. Haziran ayında renkli asfaltlarımızı Körfez’imizde inşallah göreceksiniz. Zaman içerisinde Körfez’deki yollarımız turkuaz renkte olacak.

Peki, bu gereksiz bir masraf değil mi?
- Bizim siyah ziftten renkli asfalt üretme konusunda bir firma ile yaptığımız bir çalışma var. Bunun patentini alacağız. Bu siyah ziftten üretilen ilk renkli asfalt olacak. Bu hem Körfez’e ayrı bir güzellik katacak hem de diğer iller de bu yolları görüp, talep edecek. Bizler de KÖRPAŞ üzerinden inşallah önümüzdeki yıl buradan asfalt satacağız, diğer il ve ilçelere. Böyle bir örnek özelliğimiz de olacak. Şu an patent çalışmaları sürüyor.

İKİ KENT MEYDANI YAPILACAK
Kent meydanı ya da meydanları noktasında çalışmalar ne durumda?
- Kent meydanıyla ilgili kamulaştırma çalışmalarına başlayacağız ama şu anda imar, plan tadilatı yapmak gerekiyor. İnşallah Tütünçiftlik Kültür Merkezi’mizin D-100 karayoluna bakan tarafı, yaklaşık 10 dönüm kamulaştırılacak. Bu yaklaşık 15 milyon liralık bir yatırım olacak. İnşallah orayı meydan olarak halkımızın kullanımına sunacağız. Bunun altı bir ya da iki kat otopark, üstü de halkın kullanımı için peyzaj alanı olacak. Yine şu anda Küçük Sanayi’mizin, Belde Garajı’mızın olduğu otoban ile Diş Hastanesi arasında 250 dönümlük bir alanımız var, asıl kent meydanımızı biz bu alanda yapacağız. Bu da zaten bizim seçim beyannamemizde 2023 vizyon projemizdir. Onun da alt yapı çalışmalarına başladık.

80 MİLYON BÜTÇEYİ DEDE DE YAPAR
Bu projeleri hayata geçirme noktasında bütçeyi nasıl oluşturuyorsunuz, yani yalnızca hazineden mi besleniyorsunuz, yoksa farklı kaynaklar oluşturdunuz mu?
-Biz Allah’a hamdolsun, 151 bin nüfuslu bir ilçeyiz. Bizim ölçeğimizdeki ilçeler yaklaşık 70-80 milyon lira bütçe ölçeğindeler, biz 150 milyon liralık bütçe yaptık. Belki sekizinci aydan sonra bir ek bütçe yapma durumumuz olacak. Yani 150 milyonluk bütçe yeterli olmayacak. Ben bu sene 50-60 milyon liralık bir yatırım ön görüyorum. Tabii ki neticede normal şartlara baksanız ben de 80 milyon bütçe yaparım. Yani dedeyi getirip koysan, iş bilmeyen birini buraya getirip koysan, 80 milyon liralık bütçe yapar, bu başarı değil. Ben o bütçe kadar yatırım yapmak istiyorum yani. Onun için tabii belli şeyler yapmak gerekiyor. Kaynaklar oluşturuyoruz. Bununla ilgili sanayiden oluşturulan kaynaklar var, belli arsa satışlarından oluşturulan kaynaklar var. Başka kaynaklar oluşturmaya da çalışıyoruz. Bir gayretle 150 milyon liralık bir yatırım bütçesi oluşturuyoruz. Sanayicilerle iç içeyiz, el eleyiz, gönül gönüleyiz. Onun için ben ‘Bu belediyenin işi değildir deyip de diğer kamunun, kurumların taleplerini geri çevirmiyorum, onlara da yardımcı oluyorum.

Peki, istihdama yönelik projeleriniz var mı?
- İstihdam ile alakalı, özellikle belediye binamızda İŞKUR’un hizmet noktasını açtık. Vatandaşımızın buradan kalkıp İzmit’e gitmeye ihtiyacı yok, buraya gelip İŞKUR hizmet noktasına müracaatını yapabiliyor. Biz de çevremizdeki sanayi kuruluşlarına, ihtiyaç varsa öncelikle buradaki İŞKUR müracaatlarını değerlendirmelerini söylüyoruz. 4 ayda yaklaşık 200 civarında İŞKUR noktasına müracaat edip, iş sahibi olan gençlerimiz var. Belediye olarak biz İZAYDAŞ ve benzeri kurumlar kurmayı düşünmüyoruz, işi ehline vermek gerek. Bizde bir söz var ‘Ekmeği, ekmekçiye verin, bir tane de fazla verin’ derler.

BELEDİYENİN FIRINI OLARAK DEVAM EDECEK
Konu ekmekten açılmışken, Körfez’de belediyeye ait halk ekmek fırınının özelleşmesi gibi bir şey söz konusu mu?
- Körfez’de halk ekmek fırını, belediyenin fırını olarak devam edecek. Özelleşmedi ama işletme hakkı verilebilir. Talepler var ancak şu ana kadar bizi tatmin eden bir proje gelmediği için henüz verilmedi. Halk ekmek fırını ben yaşadığım sürece olacak, Körfez halkı ucuz ekmek yiyecek, bundan taviz vermeyeceğiz.

BELEDİYELER İSTENİLEN HİZMETİ VEREMİYOR
Körfez Belediyesi’nin işletme hakkını elinde bulundurduğu Tütünçiftlik Sahil Tesisleri, özel bir teşebbüse devredildi, neden?
- Tütünçiftlik Sahil Tesisleri’ni daha iyi işleteceğini bildiğim bir firmaya verdik. Burası zaten belediyemizle alakalı bir yer değil, Büyükşehir Belediyesi’nin yan iştiraki Belde A.Ş.’den, belediye şirketimizin ihaleyle kiraladığı bir yer ve belediye şirketi kiraladığı haklarla, devir hakkını kullandı. Burada usulen her şey yapılmıştır. Şirketler mevzuatına göre her şey kanun nizam çerçevesinde yapıldı. KÖRPAŞ burayı başka bir firma üzerinden teklifler alarak en iyi teklifi veren bir firmaya 3 yıllığına kiraladı. Neden kiraladığımıza gelince… Belediyeler orada istenilen hizmeti veremiyor. Benim istediğim biraz daha üst standartlarda vatandaşa hizmet sunulması. Yani vatandaşın illa başına bir garson çağırması gerekmiyor. Zaman zaman gidip ‘Efendim bir isteğiniz var mı?’ denmesi lazım. Orada biraz daha iyi ortamlarda hizmet verilmesi lazım. Resmi kurumlarda bu 8 saat mesaiye dikkat ediliyor, adamı 9 saat çalıştıramıyorsunuz. Mesai de ödeseniz, ‘Benim mesaim bitti, mesaiye kalmak istemiyorum’ diyebiliyor. Onun için biz bu manada sıkıntı yaşıyoruz. Özellikle biz burada belediye tesislerinin istenilen randımanı vermediğini görüyoruz. Aynı standartlarda, hatta kalite standartlarını artırarak bir de orada belli yatırımlar yapılması, tamamen fiyat ve kalite kontrolü her zaman belediyemizde olmak şartıyla tesislerin kiralanması yapıldı. Belediyemiz, vatandaşın verdiği kira parasını iade etmek şartıyla her zaman sözleşmeyi fesih etme hakkına sahiptir. Yarın istersek orayı fesih etme hakkımız vardır. Yani biz burada hiçbir şekilde vatandaşımızın mağdur olmayacağı şeyler yapıyoruz. Vatandaşlarımız ‘Allah razı olsun, iyi ki de yapmışsınız’ diyecekler. Çünkü kiralayan şahıs orada daha iyi yatırımlar yapacak, biraz daha iyileştirecek. Fiyatlarda bir değişim yok, kalite, hizmet standardı artacak. Tesisler yine Körfez Belediyesi Sosyal Tesisleri, işletmecisi değişiyor sadece.

YARPAŞ’IN DÜNYA KADAR BORCU VAR
Burası neden Kocaeli Birliksporlu bir futbolcuya kiralandı peki? Size bu konuda dava açmaya hazırlanan olduğu söyleniyor…
- Sohbetimizin başında da dediğim gibi bizde sağcı, solcu, futbolcu ayrımı yapılmaz. Onun için bize ihaleye girip de veyahut da şartname alıp da ‘Ben bu işe talibim’ diyen insanların liyakatine bakarız. Kimmiş, nerede çalışıyormuş, ne iş yaparmış bizi ilgilendirmez. Bu işi biliyor mu bakarız, evet biliyor. Bu işi Derince’de yapıyorlar, orada bir işletmeleri var. Onun dışında Körfez’de bu işi yapanlara teklif götürdük. Kimisi dedi ‘Ben şurada bir yer aldım yapamam’, kimisi dedi ‘Beni aşar’, kimisi bilmem ne dedi, onun için biz de en uygun bu arkadaşı bulduk. KÖRPAŞ şirketimiz usulüyle orayı 3 yıllığına kiraya verdi. Biz bu işin takipçisiyiz, zaten yanlış bir şey görürsek müsaade etmeyiz. Dava açmaya hazırlananlar olabilir, yaptığımız işi her zaman beğenen olur, beğenmeyen olur, bunlar normaldir, şeriatin kestiği parmak acımaz. Biz kanuna nizama aykırı bir şey yapmadık. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir şey de yoktur Elhamdülillah. Çünkü çiğ süt içmedik, karnımız da ağrımaz. Biz halkımıza hep iyi şeyler yapalım, belediye şirketleri zarar etmesin diye uğraşıyoruz. Bakın geçmişte belediyenin şirketi var YARPAŞ, bakın şimdi dünya kadar borcu var. Ve iflas diyecek, zor durumda olan bir şirket. YARPAŞ’ın borçlarını yapılandırıp onu da ödeyeceğiz, neticede o da belediyemizin bir şirketi. Biz belediye şirketlerimizin bütün borçlarına belediye olarak kefiliz. Ne belediyemizde, ne şirketlerimizde bir kuruş borç kalmayacak. Yani şimdi bu işletmeler, KÖRPAŞ’ı da batırmasın, biz bunu istiyoruz. Yani neticede 400 çalışanı olan bir KÖRPAŞ şirketimiz, böyle sırtındaki kamburlarla ezilmesin. Sırtındaki kamburları kaldırıyoruz. Neticede sizin işletmeniz olsa orayı 25 kişiyle işletirsiniz ama orada 45 çalışan vardı.

İŞTEN ÇIKARMA YAPMADIK
Peki, tesislerde kaç kişi çalışıyordu, devir işleminden sonra işçi çıkarılması söz konusu oldu mu ya da olacak mı?
- Körfez Sahil Tesisleri’nde 45 arkadaşımız çalışıyordu, 25 arkadaşımızı orada bıraktık. Zaten orada çalışanlar, bizim taşeron personelimizdi. Sırf orada çalıştırılmak için işe alınmış arkadaşlardı. Bu 25 arkadaş, orayı devralan arkadaşın yanında çalışmaya devam edecek. Hiç kimsenin iş kaybı olmayacak. Diğer 20 kişi bizim belediyenin şirket çalışanlarıydı, yine biz onları belediye tarafına alıyoruz. Yani kayıp yok, hiçbir işçi, işinden çıkarılmıyor.  

Sizden önceki belediye başkanı Yunus Pehlivan’ın zamanındaki eski teknik kadro ile mi çalışıyorsunuz? Ne kadar değişiklik yaptınız?
- Biz genel manada tabii ki üst yönetim anlamında yüzde 50 civarında bir değişim yaptık, müdürler düzeyinde. Çünkü bizimle aynı performansta, aynı hızda, aynı düzeyde çalışamayacak arkadaşları ikinci kademeye aldık. Kimseyi rencide etmedik, kimseyi işinden etmedik. Ama ‘Sen kardeşim, müdürsen şef ol’ dediğimiz, şefken müdür yaptığımız olmuştur. Veyahut da yeni atamalarımız olmuştur. Çünkü her yiğidin bir yoğur yiyişi var. Bizim bir yönetim anlayışımız var. Çünkü biz ‘gülen başkan, gülen personel, gülen Körfez’ dedik. Yüzü gülen insanlar olsun istedik.

ÇALIŞANLARI FAİZ BATAKLIĞINA İTEMEM
Onca yatırımın yanı sıra belediyede çalışan işçilere de bütçe ayırmak durumundasınız. Bazı ilçelerde işçilerin maaşlarını ödemeye para bulamayan başkanlar var. Körfez Belediyesi’nde bu tür sıkıntılar yaşanıyor mu?
- Bu ilçenin şartlarına göre değişebilir. Neticede ben acemi bir belediye başkanı değilim, geçen dönem belediye şirketinde genel müdür, yönetim kurulu başkanıydım. Körfez Belediye Meclis üyesi ve Büyükşehir Belediyesi Meclis üyesiydim. Dersime iyi çalıştım geldim. Yani ben bilmediğim bir konuda asla terbiyesizlik yapmam, haddimi aşmam, bilmiyorsam ‘o konuyu bilmiyorum’ derim. Veyahut da bunu bir araştırayım, ondan sonra sana döneyim derim. Çünkü ‘ilmin yarısı bilmiyorum demektir’ der arif insanlar. Ben her şeyi bilmediğimi bilirim. Neler bildiğimi de çok iyi savunurum. Onun için biz Allah’a hamdolsun, maaşları değil, ikramiyeleri bile bir saat geciktirmedik. 25 aylık başkanlığım dönemimde ben bu ayın maaşını değil, önümüzdeki ayın maaşını düşünüyorum. Çünkü niye, benim çalışanımın evde çoluk çocuğu ekmek bekliyor. Bunun kredi borcu vardır, ev taksiti vardır, yani sıkıntısı vardır. Ben bu maaşı bir gün geciktirirsem, personelimin 10 kuruş vereceği faizin ben hesabını düşünürüm. Çünkü biz bu üstün bir de altına inanıyoruz. Ben bunu lafta demiyorum yani. Benim personelimi bir faiz bataklığına itmeye hakkım yok. Hani edebiyatını yapıyoruz ya ‘İşçinin alın teri kurumadan hakkını verin’ diyoruz ya, önemli olan onun icraatını yapmaktır. Bu yüzden biz öncelikli olarak, en birinci vazife olarak addediyoruz. Çalışanımızı hamdolsun şimdiye kadar hiç mağdur etmedik. Herkese hakkını günü gününe verdik. İnşallah vermeye de devam edeceğiz.

TAŞERONLAR İÇİN NET KARARI BEKLİYORUM
Belediyenin kaç çalışanı var, kaçı taşeron?
- Belediyemizin şu anda 900 çalışanı var. Bunlardan 250’i taşeron işçi.

Peki, taşeron işçilerle ilgili hükümetin bir çözüm üretmesini bekleyecek misiniz, yoksa belediye olarak taşeron işçilere verebileceğiniz bir müjde var mı?
- Evet, hükümetimizin bu konudaki net kararının bilinmesi lazım. Sonra ‘yanlış olmuş, biz bu işi değiştirelim’ demek doğru olmaz. Bende pek geri vites yok. Yaptığım bir şeyde bir daha geriye adım atmayı sevmiyorum. Yani bir şey yapmışsam, o konuda gemileri yaktıysam yakmışımdır. Onun için yanlış bir şey yapmamaya çalışıyorum. Yani hani ‘40 defa öl, bir defa biç’ derler ya biçtikten sonra ‘bunu bir daha yamayayım buraya’ demem. Biçmişsem, kesmişsem o bitmiştir. Net karar veririm. Onun için bir daha geri adım atmama adına, hükümetimizin bu konudaki net kararı belli olması lazım, onu bekliyoruz. İnşallah güzel bir karar çıkacağına inanıyorum. Taşeron yasası konusunda hükümetimizin çok olumlu çalışmaları var. Taşeron çalışanlarımızın da beklentileri var. Umut ediyorum ki inşallah onların da umutları kursağında kalmayacak, ben buna inanıyorum.

TÜPRAŞ’TA UMARIM BİR DAHA BÖYLE BİR ŞEY OLMAZ
Geçtiğimiz haftalarda TÜPRAŞ’ta yaşanan yangın, tüm Kocaeli halkını paniğe sevk etti. Daha önce de defalarca benzer olaylar oldu burada. Buranın denetimleri konusunda neler yapıyorsunuz, benzer bir hadisenin tekrar yaşanmaması noktasında bir girişiminiz oldu mu?
- Sanayi kuruluşlarının denetimleri yapılıyor. Ama tabii ki burada gerçekten TÜPRAŞ, bir TÜPRAŞ daha oldu. Buraya 3 milyar dolarlık bir yatırım yaptılar. Son zamanlarda yapılan en büyük yatırımlardan biri. Denetimler yapılıyor ama malumunuz büyük bir tesis -bu tesisi şimdi yüzde 100 kapasiteye çıkardılar- bundan dolayı zaman zaman böyle noktalarda aksamalar oluyor. Onun için inşallah arkadaşlar o şeyleri çözdüler, biz de olayı takip ediyoruz. Sanayi kuruluşlarımızın eksiklerini varsa gidertiyoruz. İnşallah TÜPRAŞ’ta da bir daha böyle elem verici bir olay olmaz. Orada bir kardeşimiz Hakkın rahmetine kavuştu. Ailesine bugün taziyede bulunacağım (Söyleşi yapıldığı gün). Yurt dışındaydım, gidememiştim. Umarız bir daha yaşanmaz. Burası dev bir sanayi kuruluşu, Türkiye’mizin en büyük dev kuruluşu. Tabii ki ülkemizin kalbi, gözbebeği burası, onun için biz de mecburen bunlara destek oluyoruz, elimizden geldiğince bunları kolluyoruz. Biz bir sanayi kentiyiz, aynı zamanda bir liman kentiyiz.

DUBAİ PORT DAHA ÇOK LİMAN YAPMALI
Dubai Port Limanı ne aşamada?
- Dubai Port Limanı’mız 13 Mayıs’ta açılacak. Cumhurbaşkanı’mız, liderimiz Sayın Recep Tayyip Erdoğan inşallah, bu limanın açılışına gelecek. Böyle kuruluşlarımızın sayısının artması lazım. Ülkemiz ekonomisini şaha kaldırmak, Cumhuriyet’in yüzüncü yılında belli hedefleri yakalamak istiyoruz ya bunları yapmak için bu sanayiye destek olmamız lazım. Bu limanların sayısının artması lazım. Artsın ki hedeflerimize ulaşalım. Bu manada iyi gittiğimiz kanaatindeyim.

Çevrecilerin tepkisi, mahkemelerin verdiği kararlar Dubai Port Limanı’nı durduramadı. Şimdi ise konunun Avrupa İnsan Hakları ve Avrupa Çevre Mahkemesi’ne taşınması söz konusu. Sizin yargı kararlarını uygulamadığınız noktasında tepkiler var. Size göre Dubai Port’ta her şey normal mi yani?
- Dubai Port’un iptal olan bir ÇED’i var ama bu firmanın iki adet ÇED raporu bulunuyor. Diğer ÇED raporu üzerinden yaptıkları bütün çalışmaların hepsi yasaldır. Zaten bunların inşanın yürütmesini durdurma kararı ile ilgili bir çalışmaları vardı. Ondan öncesinde bunlar her türlü ruhsatı, izinlerini almışlardı. Onun için bu işi yapan malum birkaç grup var. Biliyorsunuz Taksim’de Gezi eylemlerinde bunlar vardı. Ülkeye yapılan her türlü yatırıma bunlar engel olmak isterler. Bunlar belli bir etnik grup. Biz bunlara bakarsak ülkemizde bir çivi çakamayız. Yani siz nükleer santral yapacağınız zaman hemen bunlar gelir engel olmak isterler, üçüncü köprüyü yapacaksınız karşı çıkarlar, Marmaray yapacaksınız karşı çıkarlar. Bunlar hep aynı gruplardır, onun için biz tabiri caizse bu çapulcu gruba meydanı bırakmayız. Sanayicimizi ezdirmeyiz. Biz bu manada her zaman haklının yanındayız, mazlumun yanındayız ama zalime asla müsaade etmeyiz. Eğer haksız olan sanayiciyse, liman sahibiyse onun da karşısında durmayı biliriz. Ama kesinlikle burada 600 milyon dolarlık bir yatırım yapan Dubai gibi yabancı işletmeci, benim ülkeme böyle bir yatırım yapmış, bu milli servettir. Yazıktır, günahtır. Yani bu ne yapacak, benim ülkeme bir katma değeri olacak, ben böyle bir çalışmayı burada durdursam, benim ülkeme ne faydası olacak? Veyahut da bunu durdurmak isteyen o bir tane derneğe ne faydası olacak? Ya da o dernek bu kadar finansı nereden buluyor? Onun için bunları sorgulamak lazım. Avrupa’dan gemiler gelmeyecekmiş, bu tamamen fasa fiso. Onlar kafalarında bir senaryo üretiyorlar, ‘Biz şöyle yaparız, böyle yaparız’ diye. Tabiri caizse bu tip hamlelerle sanayicileri yıldırmak istemek, yabancı yatırımcıyı ülkemize getirmemek için bir gayrettir bu. Ya bırakın Dubai Port’un önünü açın da böyle ‘bir liman daha gitsin atıyorum Karadeniz’de yapsın, bir liman daha gitsin Akdeniz’de yapsın’ demek lazım. Ama bunlar nedir, bilemiyorum artık hangi yabancı ülkenin vakıflarından destekleniyorlar, ne yapıyorlar, ne ediyorlar ama bir yerden nemalandıkları belli. Ülkede yabancı yatırımcının önünü kesmek için çalışıyorlar. Biz hiçbir zaman yatırımcımızı bunlara yedirmeyiz. Şahsen bu konuda elimden geleni yaparım. Ülkeme yatırım yapan kimse her zaman destek olurum.

Körfez’deki üniversite projesini Dubai Port mu üstlenecek?
- Dubai Port, üniversitemizin bir kısmına destek olacak.

ÜNİVERSİTENİN TEMELİ HAZİRANDA ATILIYOR
Peki üniversite projesi ne aşamada?
- Bizim bu projemiz, Kocaeli Üniversitesi Kampüsü projesi, yaklaşık 6 milyon dolarlık bir proje. Eski belediye binasının olduğu yerde yapılacak. 12 bin metrekarelik alanda 20 bin metrekarelik kapalı inşaat alanı var. 4 bin 500 öğrenci kapasiteli üniversitemizin inşallah şu anda projeleri bitmek üzere. Mayıs sonunda proje bitiyor, haziranda ihalesini yapıyoruz, inşallah haziran ayı sonunda temelimizi atacağız. 2017-2018 eğitim öğretim yılına da yetiştirmeye çalışacağız inşallah. Hedefimiz; 2017 yılının ağustos ayında üniversiteye teslim etmek burayı.


FİKRİ IŞIK BİZİM İÇİN AVANTAJ
Güneydoğu’da yaşanan terör olayları, ülke için ayrıca bir maliyeti de getiriyor. Hükümetin yerel belediyelere desteğini etkilemiyor mu bu durum? Size etkisi ne oldu?

- Güneydoğu’da tabiri caizse 3-5 tane çapulcu ile değil, belki ülkelerle savaşıyoruz. Birçok yabancı istihbaratların, ülkelerin orada parmağı var. Böyle bir savaş içinde dahi ülkemizde ekonomi, çok fazla etkilenmiyor. Yani başka ülkeler olsa belki ekonomi, inanın dip yapmış olurdu. Hele eski hükümetlerde, geçmiş dönemlerde olsaydı, bu ülke Allah muhafaza tamamen bitmiş halde olurdu. Hamdolsun yine kalkınması yüzde 4’lerin altına inmeyen bir hızla devam ediyoruz. Yeniden dünyada süper güç olma yolunda, 2023 yılında inşallah dünyanın ilk 10 ekonomisi arasına girme konusunda iddialarımız inşallah yerine gelecektir. Bu tabii ki bizim kazancımız olur. Cumhurbaşkanı’mız ‘Dünya beşten büyüktür’ diyor. ‘5 tane süper güç dünyayı yönetemez, ‘1,5 milyar İslam aleminin Birleşmiş Milletler’de bir tane temsilcisi yok’ demek yanlış değildir. Onun için Türkiye olarak biz, dünyadaki mazlumlara sahip çıkmak zorundayız. Ki Cumhurbaşkanı’mız bu manada çok olumlu bir tavır sergiliyor. Bir avantajımız da bizim şu; tabii yerel yönetimler olarak Cumhurbaşkanı’mız, kurucu liderimiz özellikle yerel yönetimlerinden gelmesinden dolayı yerel yönetimlerle ilgili birçok yasada önümüzü açıyor. Onun için bizler yerel yönetimler olarak birçok konuda istediğimiz çalışmaları çok rahat yapabiliyoruz. Ankara destekli projelerde her zaman hükümetimiz yanımızda oluyor. Yine Kocaeli’de bir avantajımız yine Körfez olarak, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı’mız Sayın Fikri Işık, Körfez’in evladı, Herekeli, bu bizim için bir avantaj. Yine çok değerli milletvekillerimiz var. Yine çok değerli Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ağabeyimiz, kendisini çok severim, her zaman örnek aldığım bir şahsiyet. Kendisi de sağ olsun bizleri sever. Desteklerini esirgemiyor. Tüm bu sebeplerden dolayı avantajlıyız, karlıyız. Bu manada Körfez olarak daha güzel projelere inşallah imza atacağız.

BAŞTOPÇU’NUN KOLTUĞUNU DOLDURMAYA ÇALIŞIYORUM
Birebirde konuşurken oldukça sıcak bir kişiliğe sahipsiniz… Dışarıya neden bu yansımıyor, sanki duvarları olan bir başkan gibisiniz. Sizde mi ya da ekibinizde mi bir kusur var?
- Yok, öyle değil ama yani. Bu manada iyi olduğumuzu zannediyorum. Biz biraz mütevazi gitmeyi tercih ediyoruz bazı konularda, belki ondan dolayı olabilir.


İzmit Belediye Başkanı Nevzat Doğan, “Siyasetçi dediğin fit olmalı, göbekli olmamalı” diyor, sanki burada size taş atılmış gibi, ne diyorsunuz?

- Nevzat ağabeyimiz gerçekten fit. Ona fitlik yakışıyor, bana da hafiften bir göbek yakışıyor. Körfez’in bir şeyi var, bizim eski belediye başkanlarımızdan Muzaffer Baştopçu Bey’in koltuğu hala duruyor, bu koltuğu doldurmaya çalışıyorum (kahkaha atıyor). Muzaffer ağabeyin koltuğunu başka türlü dolduramazdık, hafiften bir göbek yaptık. Ben de öyle diyorum arkadaşlar, ne deyim. Belediye başkanları grupta da söyledi onu, ‘Bak Nevzat ağabey ayıp ediyorsun’ dedim öyle espriyle karışık. Ama teşvik ediyor yani başkanımız da. ‘Biraz kilo versen iyi olur’ diyor falan. Devamlı şey yapıyor. ‘Bana böyle yakışıyor, Körfez’e böyle gider’ diyorum ben. Muzaffer ağabeyin koltuğu başka türlü doldurulmuyor.”

BEN MELEK, PEYGAMBER DEĞİLİM
Son olarak neler söylemek istersiniz?
- Son sözlerimi yerel medyaya ayırmak istiyorum. Gerçekten sağduyulu, her zaman gerçekleri yazan, olanları hakkıyla, doğrusuyla gösterip olmayanı da ‘Keşke şu da olsaydı’ diyebilen bir medyayı biz önemsiyoruz. Ama önyargılı olan medyayla da bizim asla işimiz olmaz. Yani ‘İsmail Baran, ne yaparsa yanlış yapar’ mantığını güden bir kişiyle bizim oturup konuşacağımız hiçbir şeyimiz olmaz. Ama ‘Bak İsmail Baran iyi de yapmış, keşke şunu da şöyle yapsaydı’ diyen, gerçekten mantıklı bir eleştiri yapan bir basının her zaman başımızın üstünde yeri vardır. Yapıcı eleştiri olmalı. Bu bizim önemsediğimiz bir yapıdır. Böyle eleştirilere açığız. Çünkü biz insanız, beşeriz; ‘her şeyi biz doğru yaparız’ demeyiz. Bunu dersek haşa, yanlış yapmış, terbiyesizlik yapmış oluruz. Hata da yapacağız, insanız. Bir şeyler yapan insan, eksik de yapar, her şey dört dörtlük olmaz. Ben hiçbir hatası günahı olmayan insanım demiyorum. Ben melek değilim, peygamber değilim. Ben de etten kemikten yaratılmış bir varlığım. Eksiklerimiz olacaktır ancak çalışmalarımızı samimiyetle yapıyoruz. Bu güzel röportaj imkanını sağladığınız için de sizlere teşekkür ediyorum.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237