banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

50'li yıllara mı dönüyoruz?
banner234

Fuat Avni seçimler öncesi muhalif medya organlarına “susturma” operasyonlarının yapılacağını yazdı..1950'lere mi? DÖNÜYORUZ

Fuat Avni, “Halife olmayı planlarken, şimdi akıbetini kestiremiyor. Bazen bir şeyi anlaması için üç kez tekrarlıyoruz. Dalıp gidiyor.  ‘Siyasi hayatıma mal olsa da vazgeçmeyeceğim’ dediği ‘çözüm sürecini’ çoktan çöpe attı. Feda etmeyeceği kimse yok. Kontrolünü iyice kaybetti.” diye yazdı.

 

 

MUHALİF MEDYA OPERASYONU YAPILACAK

 

AKP tarafından ‘Seçime giderken bu protestolar kesinlikle yayılmamalı’ talimatının yapıldığını öne süren Fuat Avni, Erdoğan’ın muhalif medyanın susturulmasını emrettiğini yazdı.

 

Günlerdir, Ak Saray’da toplantılar yapıldığını söyleyen Avni “muhalif medyanın nasıl susturulabileceğine dair” konuşulduğuna dikkat çekti.  “Her şeyi göze alarak, seçim arafesinde muhalif medyaya el konulması kararlaştırıldı. Plan ona sunuldu. Onay alınınca devreye sokuldu. Aşamalı olarak muhalif medyaya operasyon yapılacak. Hedefte muhalif medya var.” dedi.

 

 

BARIŞ GAZETESİ ÖZEL YORUM

1950'LERE'Mİ DÖNÜYORUZ İŞTE O GÜNLERDEN KISACA YAŞANANLAR

 

 

Rahmetli Menderesi ve dönemini ve yaptıklarını yeni nesil’e hatırlatmada fayda var.Her ne kadar idamı onaylamasak ta  yaşanan süreç’lerin birbirine benzemesi manidar.Ülkelerin gelişmişlikleri ve medeniyetlerinin kalitesi hazinede bulunan döviz ve altınla ölçülmüyor medeni dünyada.

 

İşte 1950’lerde yaşananlar ve basında Menderes ve yönetiminin o günkü tutumları.

28 Temmuz'da Türk barışseverler cemiyeti’nin başkanı Behice Boran ve genel sekreter Adnan Cemgil, Türkiye askerinin Nato’ya peşkeş çekilerek Kore'ye ölüme gönderilmesini protesto ederek bildiri dağıttı için tutuklandı.

28 Ağustos'ta Demokrat parti'li bir yazar tarih kitaplarından ismet İnönü'nün adını çıkardı.

25 Eylül'de General Tahsin yazıcı komutasındaki 4500 kişilik bir tabur, tüm masraflar türkiye'ye ait olmak üzere ve TBMM kararı olmaksızın Kore savaşına gönderildi, asker Nato'ya peşkeş çekilerek ölüme yollandı.

12 Aralık'ta hükümet, CHP genel merkez binasına el koydu. 

20 Şubat'ta Rus yazarların kitaplarının okutulması engellendi, kütüphaneden kaldırıldı.

24 Şubat'ta Kırşehir’de Atatürk büstü Demokrat parti'li bir grup tarafından saldırıya uğradı.

13 Mart'ta Demokrat partili bir belediye başkanı ismet İnönü'nün sınır dışı edilmesini istedi.

25 Mart'ta demokrat partili milli eğitim bakanı Tevfik ileri, solcu öğretmenleri tasfiye etti.

28 Mayıs'ta demokrat parti sendika'ları komünist düşünce ürünü bulduğunu kaldırılması gerektiğini açıkladı.

22 Haziran'ta statlardan ve çeşitli kurumlardan ismet İnönü'nün adı kaldırıldı.

9 Ekim'de devlet iç borçları yüksek bir artışla 2 milyar 565 milyon lirayı buldu.

21 Ocak'ta Demokrat parti'nin Amerikancı politika sonucu girdiği Kore savaşında 34 subay, 46 astsubay ve 1252 er şehit oldu.

18 Şubat'ta Türkiye resmi olarak Nato üyesi oldu ve düşman işgalinden zar zor temizlenen Türkiye topraklarına nato ve abd üsleri kurulmaya başlandı.

8 Ekim'de İnönü Balıkesir'e miting için giderken şehirde demokrat parti'li bir grup İnönü'ye linç girişimi için şehirde konuşlandı.

21 Ocak'ta Türkiye petrollerinin işletilmesi bir ABD şirketine verildi.

9 Nisan'da döviz açığı 553 milyon doları buldu.

17 Nisan'da ev kiralarına yüzde 100, dükkan kiralarına yüzde 150 zam yapıldı.

30 Mayıs'ta Sovyetler birliği, Türkiye'ye bir nota vererek toprak talep etmediklerini  sadece dostluk kurmak istediklerini bildirdi fakat Menderes hükümeti bunu kesin bir dilde reddederek komşu ile ilişkileri gerdi.

14 Aralık'ta CHP'ye ait mallara hükümet tarafından çıkarılan bir yasa ile el konuldu.

24 Aralık'ta CHP’nin ulus gazetesi’ne eleştiri yazıları yüzünden el konuldu.

18 Ocak'ta yabancı sermayeyi teşvik kanunu ile yabancı sermaye ülkede güçlendirildi.

7 Mart'ta petrol isletmeciliğini yabancı sermayeye açan ve max ball adlı bir yabancının hazırladığı petrol yasası menderes hükümeti tarafından mecliste kabul edildi.

8 Mart'ta basın kanunu ile basın üstünde sıkı bir denetim ve baskı kuruldu, eleştirinin önü kesildi. hakaret suçlamaları için kanıt gerekliliği ortadan kalktı.

14 Mart'ta demokrat parti’den istifa ederek CHP’ye geçen Adnan menderes’in yeğeni Özdemir Evliyazade, Celal Bayar'a hakaret etti gibi bir bahane ile tutuklandı.

18 Nisan'da mersin’de seçim konuşması yapan ana muhalefet lideri inönü demokrat parti'li bir grup tarafından saldırıya uğradı, İnönü ölümden zor kurtuldu.

14 Haziran'da seçimlerde CHP ye oy veren Malatya ceza amacıyla bölünerek Adıyaman ili kuruldu.

7 Ağustos'ta bir yazısında Adnan Menderes'i eleştiren millet gazetesi sahibi Fuat Arna, Adnan menderes'e hakaret etti gibi bir bahane ile tutuklandı.

18 Ağustos'ta Nurettin Ardıçoğlu ve Hüsnü Söylemezoğlu millet Gazetesi'ndeki eleştiri yazıları yüzünden 7’şer ay hapis cezasına çarptırıldılar.

28 Ağustos'ta emekli General Sadık Aldoğan, millet Gazetesi'ndeki eleştiri yazısı yüzünden tutuklandı. 

23 Eylül'de yeni ulus gazetesi yazarları Hüseyin Cahit yalçın, cemal sağlam, İbrahim Cüceoğlu hapis, Nihat Erim eleştiri yazısı yüzünden para cezasına çarptırıldı.

1 Aralık'ta yeni ulus gazetesi yazarı hüseyin cahit yalçın sert eleştiri yaptığı bir yazı yüzünden 26 ay hapse mahkum edildi ve 79 yaşında hapse girdi.

20 Mayıs'ta muhalif akis dergisi yazı isleri müdürü Cüneyt Arcayürek tutuklandı. eleştiri yazıları yüzünden 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.

20 Temmuz'da polis hükümetten gelen bir emirle CHP Isparta il kongresini dağıtıp chp genel sekreteri Kasım Gülek kürsüden indirildi.

24 Ağustos'ta Karadeniz gezisine çıkmış olan CHP genel sekreteri Kasım Gülek , Sinop’ta tutuklanarak İstanbul’a getirildi ve bir gün hapiste kaldı. (ertesi yıl benzer bir geziye kalkışması ve Rize’de dükkân sahiplerinin elini sıkması, gösteri yürüyüşü sayılarak 6 ay hapse mahkûm olacaktır).

5 Eylül'de demokrat partililerin tertibi ile Mustafa Kemal'in Selanik'teki evine bombalı saldırı düzenlendi.

7 Eylül'de 6-7 eylül olayları hükümet tarafından planlı bir şekilde komünistlere yıkıldı ve emniyet amirlikleri’nce komünist olarak bilinen 48 kişi, tahrik ve tahrip suçlamasıyla tutuklanıp harbiye’ye getirildi. idam talebiyle yargılanması öngörülen bu kişiler arasında Aziz Nesin, Kemal Tahir, dr. Can Boratav, Asım Bezirci, Hasan İzzettin Dinamo da bulunuyordu. Olaylar’ın büyümesi üzerine sıkıyönetim ilan edildi.

19 Eylül'de muhalif yayınlarından dolayı ankara’da ulus gazetesi süresiz, İstanbul’da ise Hergün, Hürriyet ve Tercüman gazeteleri 15 gün süreyle kapatıldı.

15 Ekim'de demokrat parti 19 milletvekilini görüş farklılıkları sebebiyle partiden ihraç etti.

2 Mart'ta ulus gazetesi yazarı Şinasi Nahit Berker eleştirisel yazıları yüzünden bir bahane ile 1 yıl hapse mahkum edildi.

8 Nisan'da Adnan menderes muhalefete sapık, sahtekar, inkarcı, adi ve alçak diyerek hakaret etti.

7 Haziran'da demokrat parti hükümetinin hazırladığı yeni basın kanunu mecliste kabul edilerek basın özgürlüğü tamamen kaldırıldı.

14 haziran'da CHP genel sekreteri Kasım Gülek 1 yıl hapse ve 4 ay bursa’da ikamete mahkum edildi.

15 Haziran'da akis dergisi muhalif tavrı yüzünden toplatıldı.

27 Haziran'da toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu demokrat parti hükümeti tarafından kabul edilerek gösteri ve yürüyüş hakkı engellendi.

30 Temmuz'da ordu, Giresun ve Trabzon’da CHP'nin toplantı yapılmasına izin verilmedi.

4 Ağustos'ta ulus gazetesi muhalif tavrı yüzünden toplatıldı.

11 Şubat'ta CHP genel başkanı İnönü’nün damadı ve akis dergisi başyazarı metin toker muhalif tavrı yüzünden tutuklanarak cezaevine girdi.

11 Nisan'da halk gazetesi sahibi Ratip Tahir Burak bir eleştiri karikatürü nedeniyle tutuklandı.

17 Nisan'da Atatürk orman çiftliğinden arazisinin satımının önünü açacak yasa hükümet tarafından kabul edildi. 

6 Mayıs'ta isçi sendikaları kapatıldı.

27 Mayıs'ta demokrat İzmir gazetesi muhalif tavrı yüzünden 1 ay süreyle kapatıldı.

31 Mayıs'ta bazı fabrikalar hammadde yokluğundan kapanmaya başladı ve kapanan bir fabrikada 720 işçi işsiz kaldı.

6 Temmuz'da hükümet, İstanbul gazeteciler sendikasını kapattı.

20 Ekim'de Adnan menderes Adana’da yaptığı seçim konuşmasında "İstanbul’u ikinci bir Mekke, Eyüp sultan camiini de ikinci bir Kâbe yapacağız” gibi konuşmalarda bulunup dini istismarda bulundu.

 

1950’leri bilmeyenlerin o günleri okumayanların o günlerde yaşananları bilmesi gerekliliğinden hatırlatmalar yapılmıştır.bu yaşananların sadece özetidir ve bu özeti çocuklarımıza okutmamız önemlidir.

 

Alt alta koyduğumuzda yukarıda yer verdiğimiz  sadece sınırlı olaylar bile AKP İktidarı ve onun lideri Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın devlet yönetimi ve demokrasiye ve onun evrensel ilkelerine uzak tutumunu ortaya koyuyor. Allah bir daha bu millete ne o idam’ları yaşatsın nede Demokrasinin göz göre göre katledilmesini.

 

Umarız ve dileriz’ki bu söylentiler gerçekleşmez zaten yaşananlar yetmezmiş gibi bir de havuzdan beslenmeyen Özgür Basına bu muameleyi reva görürlerse sonunu Gazete olarak düşünemiyoruz. Bu Millet ve onun bağımsız beyinleri bunu kabul edemez.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237