banner203
banner142
banner308
Şalcı: Kocaeli, patlamaya hazır bir bomba gibi

Arama Kurtarma Derneği (AKUT) denildiği zaman 1999 Marmara depreminin görüntüleri, enkaz altında kalan depremzedelere uzattıkları el, enkaz altında geçen günlerin, saatlerin ardından yapılan çalışmalarla insanlara umut olmayı başaran bir avuç isimsiz kahraman gelir akla…

AKUT 1999 depreminde yaptığı gönüllü çalışmalarıyla kazındı akıllara ama ardından da uzun bir süre kenara çekilmeyi tercih etti. Ekiplerini kurarak faaliyete geçtiği 2003 yılından itibaren de güçlenerek yoluna devam etti. AKUT Kocaeli de yaptığı operasyonlar, eğitimler ve çalışmalarla şu an Türkiye genelindeki ekipler arasında da önde geliyor. 100 kişilik gönüllü ekibi ile arama kurtarmadan cankurtaranlığa, doğada kaybolmalara kadar faaliyetlerini sürdüren AKUT BM'nin de Türkiye'deki ilk ekibi. Devam eden çalışmalar ile ilgili keyifli bir sohbet gerçekleştirdiğimiz Recep Şalcı ise AKUT Kocaeli'nin ekip lideri.

Şalcı, AKUT'ta çok fazla görevi olmasına rağmen kendisini en fazla mutlu eden şeyin sahada, operasyonda olmak olduğunu dile getiriyor. Aynı zamanda bir öğretmen olan Şalcı, eğitimlere de çok önem veriyor ve “Bizler elimizden geleni değil, en iyisini yapmak zorundayız” diyor. Daha fazla gönüllüye ihtiyaçları olduğunu belirten Şalcı, destek vermek isteyenlere de çağrıda bulundu.

Deprem bölgesi olan Kocaeli için deprem ile ilgili de Recep Şalcı önemli açıklamalara yer verdi, Kocaeli'nin 1999 depreminden dolayı tecrübeli olduğunu fakat koordineli çalışma noktasında eksiklerinin olduğunu söyledi. Kocaeli depreme alıştı mı? Şu anda Kocaeli'de bir deprem olasılığı Kocaeli'yi nasıl etkiler, eksiklerimiz neler? Kocaeli neden şu anda patlamaya hazır bir bomba konumunda? Şu anda AKUT'un Onursal Başkanlığı görevini yürüten Nasuh Mahruki ile ilgili süreç AKUT'u nasıl etkiledi? Hepsi ve çok daha fazlası bu haftaki röportajımızda… Keyifle okumanız dileğiyle…


ÇOK TALEP VARDI

Kocaeli'de AKUT ne zaman kuruldu?

-AKUT Kocaeli, 2003 yılından beri görevini yapmakta. 2003 yılında gençlerin kurduğu SAKAY isimli bir dernek vardı. Bingöl depreminden sonra AKUT'la iletişime geçildi ve 2003 yılından beri de AKUT'un bir ekibi olarak görevine devam etmekte.
 

AKUT neden 1999 depreminin hemen ardından kurulmadı, 2003 yılına kadar uzun bir süre var arada?
- 99 depreminden sonra, AKUT bir süre büyümesini durdurdu çünkü çok fazla talep vardı, çok fazla ekip kuruluyordu. O süreçten sonra ekip kurulumunu tamamladı. O süreye kadar operasyonlar yapmaya devam etti ama 2003 yılında AKUT ile birleşerek AKUT'un Kocaeli ekibi olarak yoluna devam etti.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'İN TÜRKİYE'DEKİ İLK EKİBİYİZ

O günden bu güne neler yaptı AKUT, nasıl bir gelişim gösterdi, hem genelde hem de Kocaeli'de?

- 2003 yılında sadece 5 ekip vardı. Şu an baktığımızda Türkiye'de AKUT'un 32 ekibi görev yapıyor. Büyük bir büyüme geliştirdi AKUT. Eğitim, operasyon olarak çok daha kaliteli operasyonlar yapmaya başladı. Eskiden sadece dağ, deprem iken bugün operasyon yelpazesini çok geliştirdi. Bugün yurt içinde ve yurt dışında çok sayıda operasyonda AKUT görev almakta. 2011 yılında AKUT Birleşmiş Milletlerin akredite ekiplerinden biri oldu. BM'nin Türkiye'deki ilk ekibi oldu ve sivil toplum örgütü olarak da dünyadaki ilk 7 ekipten bir tanesi.

SAHADA OPERASYONDA OLMAK BENİ MUTLU EDİYOR

Recep Şalcı kimdir, ne yapar AKUT'ta?

- Recep Şalcı AKUT'ta bir gönüllü. Çeşitli işlerde görev aldım. İlk olarak eğitim ile başladım ardından da Kocaeli Ekip Lideri oldum. Daha sonra tüm AKUT'un Eğitim Birimi Sorumluluğu ve Operasyon Sorumluluğunu yürütmekteyim. Bugün Yönetim Kurulu'nun bir üyesi olarak da görevime devam ediyorum. Tüm bu işlerin içerisinde beni en çok mutlu eden sahada operasyon yapan bir Recep Şalcı. 99 depremini gördük biz. Oradaki acılar, çaresizlikler. Zaten burada olmamızın en büyük nedeni bu. Bu motivasyonla sahada çalışan Recep Şalcı beni mutlu eden Recep Şalcı'dır.
 

DEPREMİN ETKİLERİ BENİ AKUT İLE BULUŞTURDU

Sizin AKUT ile yolunuz nasıl kesişti peki?

- 99 depremi kesinlikle. Daha önce dağcılık yapıyorduk üniversite topluluklarında ama hep bir enerjimiz vardı ama bu enerjimizi nasıl yönlendireceğimizi bilmiyorduk. 99 yılında o acıyı yaşadıktan sonra orada birey olarak çok bir şey yapamadığınızı, bir ekip olmanızın lazım geldiğini, takım çalışması yapılması gerektiğini, malzeme, donanım olmadan çok yeterli olamadığımızı gördük. 99 yılında insanlara az yardım etme çaresizliği bizi bir arayışa itti ve ben de bu çaresizlikle 2003 yılında AKUT ailesine katıldım.
 

ELİMİZDEN GELENİ DEĞİL, EN İYİYİ YAPMAK ZORUNDAYIZ

Eğitimlere çok önem veriyorsunuz. Kocaeli'de nasıl gidiyor eğitim çalışmaları?

- Bir öğretmen olmaktan kaynaklı sanırım bu, ben eğitime çok önem veriyorum. 2011 yılında AKUT'un Eğitim Bölümü Sorumlusu olduğum zaman ilk olarak AKUT'taki eğitim standartlarını oluşturmaya başladık ve şu anda çok iyi duruma geldi. Biz eğitimleri 2 bölüme ayırıyoruz. Bir ekiplerin kendi iç eğitimleri bir de AKUT'un toplu eğitimleri. AKUT kendi iç eğitimlerinde belli bir müfredat oluşturuyor ve ekip içerisindeki eğitmenler belli bir seviyeye kadar bu eğitimleri veriyor. Yılda 2 tane de bu eğitimden tüm AKUT'un katıldığı eğitimler yapıyoruz. Burada tüm ekiplerimizin aynı standarda gelmesi sağlanıyor. Bunu yapmamızın iki sebebi var. Bir operasyona gittiğimizde 'elimden geleni yaptım' değil, en iyisini yapmak zorundayız ve BM'nin akredite bir ekibiyiz ve belirli standartlarda eğitimleri yapmamız gerekiyor.


 

Hangi eğitimleri yapıyorsunuz peki?

- Kocaeli olarak aynı zamanda AKUT'un eğitim merkeziyiz diyebiliriz. Depremle başladık, doğada arama ve kurtarma eğitimleri, navigasyon ve pusula ile iz takibi çalışmaları yapıyoruz. Son zamanlarda sel olayları çok artmaya başladı. Sel kurtarma eğitimleri de yapıyoruz. Bölgemizde ve diğer bölgelerde kış ile ilgili sıkıntılar çıkmaya başladı. Kış arama kurtarma, çığ kazalarına yönelik eğitimler veriyoruz. AKUT ticari eğitimler de veriyor. Maalesef deprem olmadığı zaman-ki biz olmasını temenni etmiyoruz, AKUT'a bağış gelmiyor. Maddi bir bölüme ihtiyacımız var. Bunu sağlamak için de işyerlerine eğitimler veriyoruz ve bunun karşılığında bedel alıyoruz. Bu bedeller şu anda AKUT'un en büyük gelir kaynaklarından bir tanesi.
 

AKUT'un ekipmanı hakkında da bilgi verir misiniz biraz?

- Bahsettiğimiz tüm arama-kurtarma alanlarında ekibimize yetecek operasyonel malzeme ve donanıma, iyi bir lojistiğe sahibiz. Kocaeli Fuarı, Tenis Kulübü yanındaki yerleşkemizde 50’şer kişilik 2 adet dersliğimiz, lojistik depomuz, giyinme odamız, toplantı odalarımız ve temel yaşam alanlarının yer aldığı 400 m² kapalı alanımız; eğitimler için kullandığımız 350 m² açık alanımız mevcut. 4 tane aracımız var. Bunlar; 1 adet öncü ekip göndermek için kullandığımız Connect, bir adet 12 kişilik personel taşımada kullandığımız minibüs, 1 adet 4x4 Defender arazi aracı, 1 adet de malzeme naklinde kullandığımız kamyonet ile arama kurtarma çalışmalarımızı yürütüyoruz.
 

AKUT sizin de söylediğiniz gibi operasyonlar konusunda kendini ciddi anlamda geliştirdi. Peki, AKUT'a gönüllü olarak gelen birinin operasyonlara çıkma süreci nasıl ilerliyor?

- Bu kişinin ayırdığı zamanla paralel. Eğitime katılan, kendini geliştiren bir kişinin bir buçuk, iki yıllık bir süreye ihtiyacı var. Branşını genişletiyorsa daha da uzayabilir bu süre. 2 yılını dolduran bir gönüllü operasyona çıkacak seviyeye geliyor. Kocaeli'de 100 tane gönüllümüz var ve biz bu sayının çok fazla artmasını istemiyoruz. Biz aktif olarak gönüllülerimizin çalışmalarını istiyoruz. Operasyona, eğitimlere gelmeyecekse sadece kağıt üzerinde gönüllü olması bizim için çok fazla anlam ifade etmiyor. Bu yüzden de sayımız biraz az.
 

KOCAELİ EKİBİ, EN GÜÇLÜ EKİPLERDEN BİRİ

Vatandaşlar artık AKUT'u biliyor mu?

- Vatandaşlar bir arama kurtarma ekibimiz olduğunu biliyorlar ama hala bizi devletin bir kurumu olarak biliyorlar, zenginlerin kurduğu bir dernek olarak biliyorlar. AKUT'un gönüllülerden oluştuğunu, tamamen bağımsız bir sivil toplum örgütü olduğunu bilmiyorlar. AKUT'taki herkes tamamen gönüllülerden oluşuyor. Doktoru, öğretmeni, sanayide çalışanı. Birçok iş kolundan gönüllümüz var bizim. Kocaeli halkı bizim ne yaptığımızı, ne kadar gelişmiş bir ekip olduğumuzu bilmiyor. Mütevazi olmayı tercih ettik ama sanırım bunu abarttık biraz. Kocaeli ekibi sadece Kocaeli değil Türkiye ve dünyada operasyon yapan en güçlü ekiplerden bir tanesi.


 

HER ŞEYDEN ÇOK GÖNÜLLÜYE İHTİYACIMIZ VAR

Şu anda yardımseverlere bir çağrı yapmak isteseniz bu ne için olurdu? Neye ihtiyacınız var?

- İlk olarak gerçekten bize destek olarak gönüllülere ihtiyaç var. Gidip macera aramak isteyen değil, gerçekten yardımcı olacak insanlara ihtiyacımız var. Malzeme konularını Kocaeli ekibi baya çözdü ama tabi bu malzemelerin yenilenmesi gerekiyor. Araçlarla ilgili sıkıntı yaşıyoruz. Araçların bakımı, onarımı yenilenmesi noktasında ama en fazla insana ihtiyacımız var.
 

YEREL YÖNETİMLER DAHA ÇOK DESTEK VEREBİLİR

Yerel yönetimler destek oluyor mu size?

- Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin bize desteği oluyor ama yerel yönetimler çok güçlü oldukları için bu konuda daha ciddi destek sağlayabilirler.


 

EN BÜYÜK MOTİVASYONUMUZ KURTARDIĞIMIZ İNSANLAR

Kocaeli ekibi şimdiye kadar kaç operasyona katıldı ve kaç kişiyi kurtardı?

- Kocaeli ekibi olarak en fazla su kazalarına müdahale ediyoruz. Özellikle yazın cankurtaranlık görevi yapıyoruz. Onun dışında doğada kaybolmalar, üçüncü sırada deprem çalışmaları geliyor. Deprem her ne kadar bizim çok korktuğumuz bir doğal afet olsa da oluşum sıklığı bakımından Türkiye'de 8 yılda bir büyük deprem meydana geliyor ve onlara müdahale ediyoruz. En kalabalık olarak müdahale ettiğimiz operasyon Van depremiydi. Kocaeli ekibi bugüne kadar 750'nin üzerinde operasyon gerçekleştirdi ve 500'ün üzerinde insanı kurtararak ciddi bir rakama imza attı. Bu bizim en büyük motivasyon kaynağımız ve bu şekilde de devam edeceğiz.
 

KOCAELİ 1999'DAN DOLAYI TECRÜBELİ

Kocaeli'de afet yönetimi ile ilgili ne gibi çalışmalar yapılıyor. Organize çalışma anlamında eksiklik görüyor musunuz?

- Kocaeli 1999 depreminden dolayı ciddi bir tecrübeye sahip ama kendi içimizde koordineli olma konusunda maalesef yeterli yerde değiliz. Bir şeyler yapılıyor ama olması gereken yerde değil. Burada kontrolün tamamen AFAD'ta olması gerekiyor ama onlar da bu aralar farklı operasyon türlerinden dolayı-Suriye onların yükü, o yüzden bu tür olaylara yeterince vakit ayıramıyorlar ama çalışmalar yapılıyor.


 

KOCAELİ'DEKİ GELİŞME YETERSİZ

Kocaeli halkı alıştı mı yoksa hala deprem büyük bir korku mu onlar için?

- Depremle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor ama zaman içerisinde biz bir hata yaptık. AKUT'tan bahsetmiyorum sadece, Türkiye'den bahsediyorum. Depremden korunmak için eşyalarımızı sabitleyelim, çanta hazırlayalım, depremde ne yapacağımızı öğrenelim ama bunlar çok ayrıntıda kalan şeyler. Depreme karşı asıl önlem dayanıklılık, binalarımızın sağlam olması. Eğer binalarımız sağlamsa evet biz depreme hazırız. Kocaeli bu konuda nerede? Kocaeli bu konuda iyi bir gelişme sağladı ama olması gereken yerde değil. 10 üzerinden değerlendirecek olursak henüz altılarda, altı buçuklarda. Bizim 10 seviyesine gelmemiz lazım ki en az sayıda insanı kaybedelim.
 

YARIN DEPREM OLACAK GİBİ HAZIR OLMALIYIZ

Kocaeli deprem riski noktasında ne durumda şu anda? Hazır mıyız depreme?

- Deprem bekleniyor mu? Evet, bekleniyor ama herkes İstanbul'daki depremi bekliyor, oraya odaklanmış. Ama İstanbul'da olacak depremin etkilerinin neler olacağı bilinmiyor. Orada olacak deprem burayı da etkileyebilir, burada da binalar yıkılabilir o yüzden bizim depreme karşı hiç vakit harcamadan yarın olacak gibi hazır olmamız gerekiyor. Bu konuda da çalışmalar maalesef çok yavaş ilerliyor. Bu maliyetli bir iş. Bir günde olacak bir iş değil. İyi planlanıp kentsel dönüşüm gibi projeler ile desteklenmesi gerekiyor.

KOCAELİ ÇOK TEHLİKELİ

Yaptığınız operasyon ve çalışmalara baktığınızda Kocaeli'nin fiziksel özellikler anlamında neleri var sizi zorlayan? Zor bir kent miyiz?

- Kocaeli'nin risk analizine baktığımız zaman Kocaeli çok tehlikeli bir kent. Artık şehrin büyümesiyle birlikte şehrin kıyısında köşesinde kalan sanayi tesisleri şehrin göbeğinde kalıyor. Bunlara alınacak bir önlem de yok. Buraların kentin dışına çıkarılması gerekiyor ama bu mümkün değil, bir Tüpraş'ı şehrin dışına çıkaramazsınız. O yüzden alınabilecek maksimum önlemleri alıp, bu işyerlerinde acil durum ve iş güvenliği noktasındaki standartları en yükseğe çıkartıp bu şekilde çalışmak gerekiyor ki bu tehlikeyi en aza indirelim. Bunu söylemek bizi çok mutlu etmiyor ama Kocaeli çok güzel bir şehir olmasına rağmen bir bomba gibi, her an patlamaya hazır bir kent. Kimyasallarla ilgili, ne kadar zor durumda olduğumuzu şöyle anlatayım; 1999 depreminde yaşadığımız bir olay vardı, TÜPRAŞ’ın yanması. Hepimiz çok korktuk ama asıl korkmamız gereken şey yanan variller değil, onun yanındaki küre biçimindeki tanklardı. Çünkü onlar patladığı zaman 2-3 kilometrekarelik bir alanı kısa bir sürede komple yakabiliyor. Daha da kötüsü bunlardan yüzlerce var ve varlıkları bile çok ciddi birer tehlike. Maalesef bu alanda da Kocaeli yine hem kimyasallar, tehlikeli maddeler açısından hem de trafik kazaları açısından riskli bir bölge. Çünkü Asya’yı Avrupa’ya bağlayan ana arter buradan geçiyor ve bu alanda da bölge ciddi riskler barındırıyor.

NASUH İLE ANILMAK İSTEMİYORUZ

Nasuh Mahruki ile son dönemde yaşanan süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasuh Mahruki AKUT'a zarar verdi mi muhalif kimliğiyle?

- Biz hep şunu söyledik, insanların siyasi düşüncesi görüşü olabilir ama dernek kapısından girdiğiniz anda onu dışarıda bırakmanız gerekiyor. Çünkü AKUT arama kurtarma üzerine bir dernek ve hiçbir siyasi görüşe yakın da uzak da olmayacak. Hepsine eşit mesafede olması gerekiyordu. Nasuh kişiliği Türkiye'de tanınmış bir insan ve kendi yaptığı işler var. Her insan özgür bir vatandaş olarak söylemlerde bulunabilir ama Nasuh, AKUT ile bütünleştiği için Nasuh'un söylediği her şey AKUT'u bağlamaya başladı. Bu AKUT'u ve kendisini sıkıntıya düşürmeye başladı. Biz Nasuh ile anılmak istemiyoruz. Tamam Nasuh bu derneğe çok değer ve katkı sağlamış bir insan ama bu dernekte 2 bin tane gönüllü çalışan insan ve bu insanların emekleri var. Yapılacak en doğru şey Nasuh ile bunu biraz daha netleştirmekti ve bu konuşmalar sonunda Nasuh yönetim kurulu başkanlığını bırakarak onursal başkan oldu. Bu Nasuh'a yapılan bir darbe değil, sadece gönüllülerin siyasetten uzak durması gerektiğini anlatan bir çalışmaydı. Nasuh bu ülke için önemli değerlerden bir tanesi. AKUT'un olması o ve kurucular sayesindedir ama biz siyasi bir görüşün eşiğinde olmak istemiyoruz sadece arama kurtarma yapmak istiyoruz o nedenle de Nasuh ile aramıza biraz mesafe koyduk.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner276

banner274

banner325

Advertisement