banner203
banner308

“Yılda 1 kez mamografi yaptırmalı”
Mamografi çekim odası hazırlanarak görüntüleme biriminde mamografi çekimi yapacak olan personellerin eğitim süreci de tamamlandı ve Mamografi”  çekimlerine başlandı. 

Bilindiği gibi meme kanserinin teşhisinde en önemli tetkiklerden biri de Mamografi’dir. Bu tetkik sayesinde kitlenin iyi ya da kötü huylu olup olmadığı ayırt edilebiliyor ve çok erken evrede kanser teşhisi konabiliyor. Bu nedenle hiç yakınması olmasa da 40 yaşın üzerindeki bayanlarda yılda bir kez mamografi tavsiye ediliyor. Çünkü mamografi tetkikleri, meme kanserinin erken ve tedavi edilebilir safhada tanınmasını sağlayan tek yöntemdir. Memede ele kitle gelmesi, meme başında çekilme, kanlı akıntı gelmesi, meme cildinde kalınlaşma ve koltuk altında beze fark edilmesi gibi durumunda biran önce doktora başvurmak gerekir.

Bu konu ile ilgili İzmit Seka Devlet Hastanesi Genel Cerrahi Hekimi Op.Dr.Kevser İpek Onduk  tanı, teşhis ve yapılması gerekenler hakkında bilgilerini aktardı.
 
 Op.Dr.Kevser İpek Onduk
NİÇİN ÖNERİLİYOR?
Meme kanseri kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri. Erken saptanamadığında ölüm riski oldukça yüksek. Meme kanserinin erken dönemde saptanmasını sağlayan en önemli olanak; mamografik tarama. Mamografi tetkikiyle, yaklaşık 2 yıl önce meme kanseri oluşumları yakalanabiliyor. Bu oluşumların elle muayene sırasında belli olması için 2 yıl geçmesi gerekiyor.

KİMLERE ÖNERİLİYOR?
Herhangi bir bulgu ya da belirti olmasa bile 40 yaşın üzerindeki tüm kadınlara düzenli olarak mamografi çektirmeleri yani mamografik tarama yaptırmaları öneriliyor. Taramanın düzenli olarak uygulandığı ülkelerde meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 19-64 (ortalama yüzde 30) oranında azaldığı da biliniyor.

KİMLERE ÖNERİLMİYOR?
Kırk yaşın altındaki kadınlara mamografik tarama önerilmiyor. Bunun aşağıdaki şekilde birkaç farklı nedeni bulunuyor.
•Genç kadınlarda memenin süt üreten dokusu fazla (meme yoğundur) olduğu için mamografinin kanser saptamadaki başarısı düşüyor.
•Genç kadınlarda meme dokusu radyasyona daha duyarlı olduğu için mamografi riskli olabiliyor.
•Genç kadınlarda meme kanseri görülme sıklığı daha az.

HANGİ ARALIKLARLA YAPTIRILMALI?
Kırk yaşın üzerindeki kadınlarda tarama bir ya da iki yıllık aralıklarla uygulanabiliyor. Özellikle 40-50 yaş arasındaki kadınlarda ortaya çıkabilecek kanserlerin hızlı büyüme olasılığı daha yüksek olduğu için yıllık tarama yapılması öneriliyor.

40 YAŞ ÜSTÜ TARAMANIZI YAPTIRIN
40 yaşın üzerindeki kadınlarda mutlaka mamografik tarama yaptırılması gerekiyor. Kanserde erken tanı avantajı sağlayan mamografik taramanın, düzenli olarak uygulandığı ülkelerde meme kanserine bağlı ölümlerin yüzde 19-64 (ortalama yüzde 30) oranında azaldığı biliniyor. Genç kadınlarda ise tarama için kendi kendini muayene, fizik muayene ve ultrasonografi yöntemlerinden yararlanılıyor.

MAMOGRAFİDE ALINAN RADYASYON TEHLİKELİ Mİ?
Pek çok kadın mamografide alınan radyasyondan dolayı endişe duyuyor; oysa bu işlem sırasında alınan radyasyon dozu son derece düşük. Bir kişinin 3 ayda normal olarak maruz kaldığı ya da uzun bir uçak yolculuğunda alınan radyasyon dozu mamografiye eşit. Dijital mamografilerde bu doz daha da düşüyor. Radyasyona bağlı kanser oluşma olasılığı teorik olarak mümkünse de, mamografide ve özellikle 40 yaşın üzerindeki kadınlarda bu olasılık yok denebilecek kadar az. Cihazların düzenli bakım ve kontrolünün yapıldığı modern merkezlerde mamografik taramadan endişe edilmesi gerekmiyor. Doğru ve erken tanıyla elde edilecek fayda riske göre çok daha fazla.

MAMOGRAFİK TARAMANIN RİSKLERİ NELER?
•Deneyimli bir uzman tarafından çekilmesi gerekiyor: Mamografide zaman zaman şüpheli bulgular ortaya çıkabiliyor ve bu nedenle hastanın geri çağrılması, ek filmler çekilmesi, hatta zaman zaman biyopsi yapılması gerekebiliyor. Bu nedenle hasta endişe duyabiliyor. Dijital mamografi ve özellikle tomosentez bu riski oldukça azaltıyor. Gereksiz ek çekimlerden ve biyopsilerden kaçınmak için mamografilerin mutlaka deneyimli bir meme radyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
•Bazı durumlarda ultrasonografiye de ihtiyaç duyulabiliyor: Mamografik taramalarda kanser kendisini her zaman göstermeyebiliyor. Özellikle meme parankimi yoğun olan kadınlarda mamografinin duyarlılığı oldukça düşük. Bazen kitle fizik muayenede ele gelse bile mamografide bulgu vermeyebiliyor. Mamografinin kanser saptamadaki başarısı cihazın kalitesi ve hekimin tecrübesi ile yakından ilişkili olsa da en tecrübeli ellerde bile yüzde 80-85 civarında olduğunun unutulmaması gerekiyor. Dijital mamografi ve tomosentez ile bu oran artırılabiliyor. Özellikle meme parankimi yoğun olan kadınlarda taramada mamografinin ultrasonografi ile birlikte kullanılması gerekiyor. Bu şekilde duyarlılık yüzde 90’ın üzerine çıkarılabiliyor.

MEMENİZDE SERTLİK VARSA
Memede sertlik ya da başka bir belirti hisseden kadınların, önceki mamografi sonuçları normal olsa bile, vakit geçirmeden doktorlarına başvurmaları gerekiyor.

MAMOGRAFİLER NASIL DEĞERLENDİRİLİYOR?
Mamografiler her zaman eski incelemeler ile karşılaştırarak değerlendiriliyor. Bu nedenle eski filmlerin atılmaması ve mamografi çekimine gelirken hasta tarafından getirilmesi gerekiyor. Meme hastalıkları, kitle, yapısal bozulma, iki meme arasında asimetri veya mikrokalsifikasyon kümeleri şeklinde bulgu verebiliyor. Bu bulgular hem iyi huylu hem de kötü huylu meme hastalıklarında görülebilecekleri için, görüntülerin mutlaka deneyimli bir meme radyoloğu tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

BIRADS SINIFLANDIRMASI NEDİR?
Tüm dünyada meme görüntülemesi raporlarında BIRADS (Breast Imaging Reporting and Data System) adı verilen bir kategorizasyon sistemi kullanılıyor. BIRADS, bulguların doğru olarak sınıflandırılması, meme ile ilgilenen tüm hekimlerin ortak bir dil kullanması ve bu sayede hastanın en doğru şekilde yönlendirilebilmesi için geliştirilmiş bir sistem.

BIRADS Sınıflandırması:
•Kategori 0: Ek görüntüleme yöntemlerine ihtiyaç var
•Kategori 1: Normal bulgular
•Kategori 2: Kesinlikle iyi huylu bulgular
•Kategori 3: Muhtemelen iyi huylu bulgular
•Kategori 4: Şüpheli bulgular
•Kategori 5: Yüksek olasılıkla kötü huylu bulgular
•Kategori 6: Biyopsiyle meme kanseri saptanmış olan hastalar

Kategori 1 ve kategori 2’de yıllık aralıklarla rutin kontrol öneriliyor. Kategori 3’te çok düşük de olsa kanser riski bulunuyor (yüzde 5’in altında) ve 6 ay sonra kontrol öneriliyor. Kategori 4’te ortalama yüzde 30-40, kategori 5’te ise yüzde 90’ın üzerinde kanser riski bulunuyor ve biyopsi yapılması gerekiyor.
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner328

banner276

Advertisement

banner202