banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

"Varis kaderiniz değil!"
banner234

Akademi Hastanesi’nin uzman doktorlarından Doç. Dr. Ersan Özbudak, varis üzerine yazdığı makalede, varisin kader olmadığını, bu rahatsızlıktan korunma ve kurtulma yollarını anlattı…

 
Özbudak’ın “Varis kaderiniz değil!” başlıklı yazısı:

Varisi olan birçok hasta kaderine razı olur. Varisiyle yaşamaktan başka çaresi olmadığını ve tedavi olsa da tekrarlayacağı fikriyle şikayetlerine katlanır. Ancak varisler için tedavi yöntemleri her geçen gün artmakta ve ne yazık ki birçok hasta bunu bilmeden yaşamını sürdürmekte...

Varis nedir?
Varis toplar damarların genişleyerek belirginleşmesi olarak bilinse de sadece estetik olarak değil aynı zamanda ciddi sağlık sorunlarına yola açan bir durumdur. Tanımı binlerce yıl öncesine dayanmaktadır. Öyle ki milattan önce 5. yüzyılda Hipokrat varislerin tedavisinden bahsetmektedir. Buna rağmen varis tedavisindeki gelişmeler son yüzyılda olmuştur. Varisler damar boyutuna göre çeşitli tiplerdedir. 1 mm altında olan ve özellikle bacaklarda ince kılcal damarların örümcek ağı gibi gözlendiği varislere telenjiektazi denir. 1-3 mm arası olup biraz daha kalın damarların gözlendiği varislere retiküler varisler denirken 3 mm ve üstünde olanlar artık tam anlamıyla varis diye bildiğimiz o boğum boğum olan damarlardır.

Peki neden oluyor bu varisler;
Aslına bakarsanız -tam ispatlanmış olmasa da- varisler çoğu zaman aileden miras kalıyor yani genetik yatkınlık oldukça önemli. Öyle ki hem anne hem babada varis varsa neredeyse çocukta %60’a yakın varis gelişebiliyor. Ama tek sorumlu anne ve babalarımız değil, aynı zamanda kendi tercihlerimizde oldukça fazla yer tutuyor nedenler arasında. Özellikle yaşam biçimimiz, mesleğimiz ve cinsiyetimiz, hatta seçtiğimiz kıyafetler bile önemli. Özellikle ayakta fazla kalan meslek gruplarından olan, berberler, kuaförler, hemşireler, cerrahlar, tezgahtarlar riskli gruplar arasında başlıca yeri alıyor. Başka neler mi önemli; obezite, gebelik, bazı ilaçlar ( özellikle kadınlarda kullanılan hormon ilaçları), hareketsiz yaşam gibi birçok faktör daha var.

Varisler nasıl oluşur?
Varis, vücudun özellikle de bacakların toplardamar sisteminin iyi çalışmaması sonucu ortaya çıkar. Bacaklardaki toplar damarlar yer çekimine zıt olarak çalışırlar ve bacaklardaki kirli kanı kalbe ulaştırırlar. Hal böyle olunca bu kanın geri kaçmaması için toplar damarlar içinde kapakçıklar vardır. İşte bu kapakçıkların bozulması ile varisler gelişmeye başlar. Varisler her hastada dıştan görülmeyebilir. Özellikle kilolu kişilerde yağ dokusu altında kalan toplar damarlar fark edilemeyebilir. Ancak varisler başka şikayetlerle kendini hissettirebilir. Özellikle günün ilerleyen saatlerinde artan ağrı, bacaklarda kaşıntı, gece krampları ve şişlikler sık görülen şikâyetler arasındadır. Ayrıca varisler ciltte çatlamalara ve kanamalara sebep olabilir.

Varisten korunmak mümkün mü?
Tabiki varisler insan yaşamı devam ettiği sürece oluşması doğal olan bir durum. Ancak yaşam tarzı değişiklikleri ile varislerin azaltılması da pek ala mümkündür. Öncelikle kilo almamaya ve aldığımız kiloları vermeye gayret göstermeliyiz. Sigara içiyorsak acilen bırakmalıyız. Ayrıca mecbur kalmadıkça ayakta uzun süre kalmamak, istirahatlerimizi bacaklarımızı uzatarak yapmak, dar pantolon ve tayt giymemek, özellikle bayanlarda topuklu ayakkabı kullanımından uzak durmak, hareketsiz kalmamak, sauna ve kaplıca gibi sıcak ortamlardan uzak durmak önemli. Bununla birlikte yürüyüş, yüzme gibi sporlar, rahat ve bol kıyafetler ve varis çorabı kullanımı yararlı uygulamalardır.

Varisin tedavisi var mı?
Halk arasında varislerin tedavi edilemeyeceği ya da tekrarlayacağı yönünde yanlış bir kanı vardır. Genelde hastaların bize en sık sorduğu sorudur bu; “ Tedavi sonrası tekrarlar mı” ve “ tekrarlarsa ne olacak?” Varisi olan kişiler mutlaka kalp ve damar cerrahlarına muayene olmalıdırlar. Günümüzde varisler için oldukça fazla tedavi seçeneğimiz var. Bunlar ilaçlar, varis çorapları ve açık veya kapalı ameliyat seçenekleridir. İlaçların birçok olumlu etkisi var ancak oluşmuş varisi geri çeviremezler, daha çok şikayetleri azaltırlar. Varis çorapları ise tedavide oldukça önemliler. Öyle ki varisi olan herkese mutlaka varis çorabı öneriyoruz. Hatta varisi olmayan ancak risk altında olan yukarda saydığımız gruplara koruyucu amaçlı varis çorabını giymelerini istiyoruz. Çünkü varis çorabı, varis gelişimini oldukça azaltıyor ve derin toplar damar tıkanıklığına karşıda koruyucu etki yapıyor. Cerrahi tedavi ise açık ve kapalı yöntemlerle uygulanabiliyor. Burada özellikle son yıllarda kapalı yöntemlerde oldukça fazla ilerleme ve yeni metotların geliştiğini bilmenizi isterim.

Açık cerrahiden ne farkı var derseniz?
Bu yöntemlerde ultrason eşliğinde bir iğne yardımıyla toplar damara girilerek lazer, radyofrekans ya da biyolojik yapıştırıcılar kullanılarak varisli damar ortadan kaldırılıyor. İşlem oldukça kısa sürüyor ve herhangi bir kesi yapılmadığı için hasta aynı gün evine gidebiliyor. Kılcal varisler ise gerek lazer gerekse iğne (skleroterapi) yöntemiyle ortadan kaldırılabiliyor. Bu yöntemlerin tamamının Akademi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde başarıyla yapıldığını da buradan duyurmak isterim.
Hoşça kalın, Unutmayın varis kaderiniz değil…
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237