banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Domuz gribinden korunma yolları
banner234

 Adana Kamu Hastaneler Birliği Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan, domuz gribinin mevsimsel, risk grubunda olunmadığı sürece ateş düşürücülerle ve antiviral ilaçla tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu belirterek, "Alınacak basit önlemlerle ve bol C vitamini tüketimiyle domuz gribinden korunabilirsiniz” dedi. Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan, domuz gribinde ölümlerin daha çok astım, KOAH, kalp hastalığı, diyabetliler ve bağışıklığı baskılanmış olanlarda görüldüğünü, altta bu hastalıkları olanların her hastalıkta risk grubunu oluşturabileceğini belirtti.

 

İSMİ KORKUYA NEDEN OLUYOR

Domuz gribinin adının toplumda, hastalıktan daha fazla korkuya neden olduğunu söyleyen Arıkan, “Domuz gribi olarak bilinen (H1N1) virüsü domuzlarda oluşan virüse çok benzediği için adına domuz gribi denmektedir. Hastalık belirtileri sadece domuz gribine özgü olmadığı için tanı konulması için hastanın yakın geçmişi, domuz gribi olan kişilerle temasta bulunup bulunmadığı ya da domuzların ve kümes hayvanlarının bulunduğu ortamlarda bulunup bulunmadığı araştırılır. Hastalardan alınan kan örnekleri, İldeki Halk Sağlığı Laboratuvarlarına gönderilip, gelen sonuçlar değerlendirilerek ayırıcı tanı konulmaktadır” dedi.

 

CİDDİ VAKALARIN HEPSİ ATEŞLİ

Hastalık belirtilerinin gribe benzemekle beraber, 3 günü geçen ve düşmeyen ateşli gribal vakalarda derhal hastaneye başvurulması gerektiğini belirten Arıkan, “Ciddi vakaların hemen hepsi ateşlidir, hastaneye yatırılanlarda oran yüzde 90-95'e ulaşmaktadır. Hastaneye yatış ve ölüm oranı yüksek olan risk grubu, 6 yaş altı çocuklar, gebeler, her yaş grubundan kronik hastalığı olanlar, astım, KOAH, kalp hastalığı, diyabeti olanlar, bağışıklığı baskılanmış olanlar, REYE sendromu nedeniyle 19 yaş altı aspirin tedavisi alanlardır. En yüksek riski olanlar ise gebelerdir. Hastaneye yatışların ise çok önemli bir kısmını ise pnömoniler oluşturmaktadır” diye konuştu.

 

DOMUZ GRİBİNDEN KORKMAYIN

Domuz gribinin korkulacak bir hastalık olmadığını, risk grubunu oluşturan kişilerin basit önlemlerle korunabileceklerini ifade eden Prof. Dr. Osman Kürşat Arıkan, şunları kaydetti: “Basit hijyen kurallarını uygulayarak, aşı yaptırarak, vitamin deposu doğal besinleri sıklıkla tüketerek ve zararlı alışkanlıklardan uzak durarak bu hastalıktan korunmak çok kolaydır. Eller sıklıkla sabun, su veya alkol içerikli kimyasallar ile yıkanmalıdır. İnsanlar ellerini yıkayamadıkları durumlarda, ağızlarına, burunlarına ve gözlerine elleriyle dokunmaktan kaçınmalıdırlar. Eğer öksürme gerekiyorsa ağız bir bez ya da kağıt ile kapatılmalı ve kullanılan kağıt ya da bez hemen çöpe atılmalıdır, ancak ciddi hastalık belirtisi olan hastaların hastaneye yatırılarak antiviral ilaç başlanması gereklidir” dedi.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237