banner768
banner598

Ders çalışmaya çalışıyorum!

İki ay önce zaten zorlu bir sınavdan çıktım. Beynim Nuri Alço tarafından büyük evin salonunda, ilaçlı gazozla ağırlanmış gibi!

Hafta sonu yine sınav var.

Sabahın köründe kalk, ‘iyi gelir’ alışkanlığıyla bir parça bitter çikolata kemir, 8 haftadır kapağını açmadığın 7 ders kitabını anlamsızca karıştır, geçmiş yılların sorularına çalış ve sınava gir!

Cumartesi öğleden sonra, bir sonraki günün sınav stresi de cabası…

Ne olurdu zamanında okusaydım şu ihmal ettiğim kitapları?

Hem çalışıp hem de okumak ne kadar da zormuş yahu!

Önceki gün, zır cahil bir kız tarafından Facebook’ta kitap okumamakla tenkit edildim. Canım benim, senin saç telin kadar yaprak çevirdim işaret parmağımı dilimle ıslatarak!

Dolardaki önlenemez yükselişi ben eleştirdikçe, o bolluk bereket içinde yaşadığımızı iddia ediyordu. Bir de kalkmış inancımla dalga geçerek, “seni papazlar mı okuttu?” diyecek kadar da salak!

Aslında ne zaman zır cahil biriyle tartışsam başıma ağrılar girer. Ne gereği var değil mi? Bırak kendi fosseptiğinde can çekişsin haspam.

Bakın yine başıma ağrı saplandı.

Aslında rekor üstüne rekor kırıyorum farkındayım. 30 sene önce yarım bıraktığım yüksek öğrenimime yeni bir sayfa açtığımdan bu yana 9 yıl geçmiş. Bu süreye 2 ön lisans, 1 lisans mezuniyeti sığdırdım. Şimdi de dördüncü mezuniyet için sayfa çeviriyorum.

Hayvan sever hallerimi duymayan yoktur. Geçtiğimiz yıl Anadolu Üniversitesi dekanına rica etmiştim, “Hocam Laborant – Veteriner Sağlık bölümünü yeniden açar mısınız? Başta sorumlu olduğum 4 patili dostuma ve tüm hayvanlara katkım olsun istiyorum.” diye.

Sağ olsun ricamı kırmadı (yani ben öyle hissediyorum), istediğim bölüm yeniden eğitim kapsamına dahil edildi de muradıma erdim.

Ama dersler tıp eğitimi ayarında. Temel eğitim de olsa bu yaşta zorluyor benim gibileri. Bu yüzden tüm sağlık emekçilerine olan hayranlığım kat kat artıyor.

Ülkenin en büyük öğrenci kapasitesine sahip fakültesi olan Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi’nin öğrenci sayısı aktif olarak 1 milyon sınırında, pasifte de toplam 2 milyonu zorluyor.

Ortalama her 80 kişiden biri Açıköğretim öğrencisi, 40 kişiden birinin de kaydı var yani.

Çalıştığı kurumda kadrosunu yükseltmek veya bir meslek sahibi olmak isteyenler için, ‘devam zorunluluğu’ gibi kavramlar taşımayan bu eğitim sistemini tercih edenler azımsanmayacak kadar da çok.

Lakin Açıköğretim Fakültesi’ni okumak, hele hele mezun olmak o kadar da kolay değil.

Başarılı olmak için canla başla ve en önemlisi ‘aşkla’ çalışmak lazım.

Aşk dedim de aklıma geldi;

Aşkım Kapışmak adlı bir yazar var bilirsiniz. Adam ne şanslı, telefon numarası herkesin rehberinde ‘Aşkım’ diye kayıtlı!

Farkındayım, saçmalamaya başladım.

En başta seçimler için meydan meydan gezen adayların, siyasi parti teşkilatlarının ve gündüz vakti bahşiş için kapı kapı gezen davulcu arkadaşların bu hafta sonunda daha sessiz olması umuduyla...

Lütfen gürültü yapmayın, ders çalışmaya çalışıyorum!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner630

banner328

banner599

banner733

banner482