banner232
banner203
banner230
banner231
Bazen insanın içini umut kaplıyor aniden. İşte öyle bir an kütüphanede yaşadığım. Çocuk kitapları bölümünde “küçük filozoflar” başlığında kitaplar yer alıyor. İçinde Descartes Amca’nın Kötü Cini, Profesör Kant’ın En Çılgın Günü, Bilge Sokrates’in Ölümü ve Lao-Tzu: Ejderhanın Yolu kitapları var. Bununla sınırlı değil seri ama rafta olanlar bunlar. İçlerinden iki tanesini oracıkta okuyorum hemen.
Tamam, kabul bunlar benim için değildi ama en azından okuyanın da isteği karşılansın değil mi? Aklıma masal anlatılan dönemden masalın bitişinde söylenen şu cümleler geldi şimdi yazarken; “Gökten üç elma düşmüş, biri okuyanın, biri dinleyenin, biri de…” diye devam eden.
İşte o üçüncü elma da o kitabının tanıtımına destek olmaya çabalayanın başına düşsün o zaman ve o da ben olayım.
 
Metis Yayıncılık tarafından basımı yapılan bu kitabın yazarı Miriam Henke ve resimleyeni de Jerome Meyer-Bish.
Çevirisi de Akın Terzi tarafından yapılmış. Kapaktan sonraki ilk sayfada yazılanları da ayrıca beğendim.
Burda Lao-Tzu hakkında bilgi yer alıyor ve sonrasında da yazar ile resimleyen hakkında bilgi verilmiş. Akın Terzi’ye geldiğinde de Ying-Yang felsefesine göre yaşamasa da mabet ağaçlarını sevdiğini söylemiş yayın kurulu. Doğrusu bu bilgi bile kendine çekiyor okuru. Öncelikle mabet ağacı ile bu kültürün bağlantısını merak edip biraz bu niyetle bakınıyorum internete.
Sonra mabet ağacının kendisine hayranlıkla bakıyorum. Zaten kitapların en sevdiğim yanları da bu; birkaç cümle ile sizi başka yerlere götürmesi. Bundan sonra bir bölümde lotus çiçeğinden bahsediliyor ve elbette bu çiçeğe de uzun uzun bakıyoruz görsellerde.
Uzakdoğu’nun zaten nerdeyse tüm tadları bu kitapta yer alıyor. Doğanın öncülüğünde sürdürülen ve doğaya saygı ile birleşen yaşam şekilleri ayrıca güzel. Kitap Lao-Tzu’nun doğumundan bilgeliği aradığı serüvene kadar olan süreci aktarıyor okuyucusuna.
Sarayın kütüphanesinde yaşarken buraya sığamadığı bir an geldiğinde sessizce saraydan ayrılmasını sanki onunla beraber yola çıkmışçasına heyecanla izliyoruz resimler ve sözcükler eşliğinde. Lao-Tzu’nun Konfüçyüz ile sohbeti ve sonrasında karşılaşmaları da ayrıca güzel.
Yolda bir savaşın yaşandığı yere geldiklerinde Lao Tzu’nun şu sözleri oldukça önemli: “Silahlar keder verici aletlerdir, hayata değer verenler için aşağılık şeylerdir. Ruhuna cinayet yerleşen kişi hayatı çoktan terk etmiş demektir.” Nasıl da yerini bulur anlayana değil mi? Sahiden yaşamak hem de içine çektiğinde doyasıya doldurduğun o nefes varken savaşmak niye ki? İnsanlık tarihinin bitmek bilmez hatalarından birisi maalesef bugün de devam ediyor.
Neyse kitabımıza geri dönelim. Yine bir başka güzel diyalog ise Lao-Tzu ile maymun arasında geçiyor. Lotus çiçeğinin olduğu büyüleyici bir yere ulaşan Lao-Tzu maymuna burasının neresi olduğunu soruyor ve maymun da cevap veriyor: “Senin kalbin. Bu çiçekler senin hayatının doğan ve ölen anları. Siz insanlar, zamanı ölçmek için türlü türlü yollar buldunuz, ama bilin ki hayatın kendisi lotus çiçekleriyle ölçülür.”

Sahiden insan, hayvan ve bitkilerin uyumu ve uyumsuzluğu kadar bunları felsefe içinde aktarma şekli de harika yazarın. Soran, merak eden, anlamaya çalışan, eleştiren tüm çocuklar için bu seri oldukça iyi bir başlangıç. Lao-Tzu kadar okur olarak bizler de bu büyülü dünyanın kapısını aralamaktan keyif alıyoruz okurken.
Hayatı anlamak, var olanı sorgulamak ve her şeyden önemlisi basmakalıp ne varsa yok edip yerine yenilerini inşa etmek için felsefe iyi bir yol gösterici.

Hayatın ilk anlarından itibaren çocuklara bu anlayışla yaklaşmak kadar eğitim sisteminin de bu anlayışla oluşturulması nasıl güzel sonuçlar çıkartır karşımıza; düşüncesi bile güzel. Felsefeden yoksun insanların karanlığında boğulmaktansa konuya belki de küçük filozoflar serisinden başlayabiliriz.
Tüm kalıp yargılarımızı öncelikle çocuklarımızın alaşağı edeceği günlerin sohbetini kurmak dileğiyle…
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237