Mülakatlarda mutlaka işten ayrılma sebebini sorgularız.
Cevaben işten ayrılma sebebi ne olursa olsun, genelde çok politik cevaplar alırız. Çünkü ayrıldım çünkü yöneticim benimle anlaşamadı veya istifa etmeye zorlandım çünkü bana hiç bir seçenek tanımadılar çok nadir karşılaştığımız ifadelerdir.
Yeni nesile baktığımızda, çok daha rahat iş değişikliği yaptığı ve biz, 70'kuşağı kadar işin sürekliliği olma endişesi taşımadıkları için bir işveren vekili olarak karşıladığım bu durum üzerine  örnekleri toplamak, gözlemlerimle çalışanların işlerini bırakma nedenlerini yazmak isterim. Genel kapsamda değerlendirmem üç başlıktan oluşuyor: Şirket uygulamaları, yöneticiler yüzünden ayrılanlar ve herşeyin suçlusu başkası diye düşünüp ayrılanlar...
 
Şirket uygulamaları sebebi ile işten ayrılanlar
Mevcut şirketin süreçlerinin ve şirket için takip edilen kurallarının aşırı kurumsal olması veya her türlü kurala rağmen, uygulamayan kurallardan oluşan bir iş ortamı olması şirketten ayrılma sebeplerinden biridir. Mesela sabah 8.00'de işe başlangıç saati olarak şirketin olmazsa olmaz kuralı vardır, 15 dakika geç kalındığında savunu alınması üzerine talimatlar verilmiştir. Durum böyleyken bazı çalışanların, yöneticileri daha rahat olması sebebi ile  işe 9.00'dan önce gelmemesi ciddi tutarsızlık belirtisidir. Hani savunu alınıyordu? Hani geç kalınması ciddi bir sorundu?
Bu tür örnekleri ele aldığımızda, yeni kuşak çalışanlar, iş yeri disiplini takip etmesi sırasında, bireylerin olduğu kadar firmaları da kişisel bütünlüğü açısından sorgulanmakta ve tutarsızlık görüldüğünde başka seçeneklere yönelmekteler. Motivasyon, yaptıkları işten keyif alma ve öğrenme isteği  gibi kavramların önem teşkil ettiği tüm çalışanlar, örneklerin tutarsız olmasını ciddi sorgulamaktalar.. Genelde şirketten kaçma amaçlı ayrılanlar, çıkış görüşmelerinde ilettikleri daha kurumsal bir şirkete geçiyorum diye oluyor
 
Yöneticiler yüzünden şirketlerden ayrılanlar
Geçenlerde okuduğum bir yazarın kullandığı cümleyi aynen paylaşmak istiyorum "İnsanlar şirketleri değil yöneticilerini terk ederler." Bu ifadenin doğruluğuna gönülden inanıyorum. Bir kere yöneticiliği bilmeyen, iletişim kurmaya önem vermeyen kişilerle çalışmak durumunda kalabiliriz. Benzer özellikle bir kaç yönetici de olunca, şirketin bir kültürü haline gelen durum yöneticilerin yönetememesi veya iletişim kuramaması.. Çalışanların motivasyon ve çalışma keyfini ciddi kaçıran veya yok eden en önemli etken bu tür yöneticilerdir. Türlü tiplemeler vardır.. Öğretmeden işi yapma konusunda sorgulayanlar, bir şeye bozulduğunda adeta küsen ve konuşmayanlar, herkesi düşman sayanlar ve en çarpıcı olanı adaletsiz davranış ve uygulamalar. Mesela ücret artışı sürecinde aynı performanstaki iki çalışana farklı zam yapılması, ücretteki eşitsizlik sebebi ile işten ayrılıyorum diyen bir çalışanı elde tutmak için terfi ve ücret artışı teklif etmesi gibi.. Çalışana herşeyi yaptırıp kendisi yapmış gibi davrananlar, teşekkür etmenin samimiyet anlamına geldiğine inanıp asla teşekkür etmeyenler, alenen çalışma düzenini katı kurallar ve aslında bir şekilde mobbing üzerine kuranlar, çalışanlarını korumayan ve bir sorun olduğunda kolayca vaz geçerim eğilimindekiler. Maalesef iş dünyasında iyi yöneticilerin yanısıra bir sürü çocuk ruhlu olup gelişmemiş yöneticilerle çalışıyoruz. Ama önemli olan iş hayatına yeni başlamış gençlerin model alacağı yönetici tipleri bunlardan biri olunca, sonuç işten ayrılmak oluyor.
 
Hep başkaları suçlu, ben haklıyım…
Oldukça sık görülen işten ayrılma sebeplerinden biri başkalarını suçlamak. Birey olarak gelişim alanlarımızın ortaya çıktığı durumlarda gerçeklerden kaçmak amaçlı çözümü doğru biçimde bulmak yerine şirkete, çalışanlara, yöneticiye suç bulma yöntemidir. Aynı kuşaktan bir kaç kişi grup psikolojisyle benzer şeyleri düşününce, sorun dağ gibi büyür.. Onlar için en kolay çözüm işten ayrılmak, en ufak bir sorunda veya krizle uğraşmamaktır. Gerçekten bir iş yerinizde anlaşamadığınız ya da bana taktı diye düşündüğünüz durumlar hepimizin başına gelmiştir. Ama bu birden fazla gerçekleşiyorsa  o zaman aynayı kendinize tutun ve bir bakın. Çünkü zor insanlar ve yöneticilerle de başa çıkma becerisi, iş dünyasının vazgeçilmez deneylerindendir.
 
Şirketlerin, yeni nesilin ayrılma sebeplerini özellikle aylık raporlaması, sebepleri kategorize etmesi ve takip etmesinin faydasına inanıyorum. Böylelikle sebepler değerlendirilebilir ve şirketin veya yöneticinin gelişim alanı olarak gündeme alınıp takip edilmesi faydalı olacaktır. Ya da ne yaparsak yapalım iş yeri düzenine uymak istemeyen ve sürekli sorun yaratan çalışanların ayrılması tespit edilmişse, onların gidişine engel olmamak da verimlidir. Bu sefer de seçim kriterlerinde önceliklerin ne olduğuna önem verilerek, bu tür profillerin seçilmemesine dikkat edilmesi gereklidir.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.