banner422



Laiklik, herkesin dinini özgürce yaşayabilmesine olanak tanıyan, din ile devlet işlerini birbirinden ayırarak; mezhepsel ve dinsel çatışmaların önüne geçen bir sistem… Ancak laikliği iyi anlayamamış farklı kitleler var; bir kısım laikliği dinsizlik olarak görüyor; bir kısım ise devletin hiçbir kurumunda dini vecibelerin yerine getirilememesi olarak… Her ikisi de yanlış ve birbirini doğuran zıt görüşler. 
Laiklik vicdan özgürlüğüdür, bir Ortadoğu ülkesi olmamıza engel olan temel unsurdur. Ama gelin görün ki devleti yönetmeye aday olanlar ya da devleti yönetenler; nedense hep din etkenini ön planda tutuyor, bir nevi kullanıyor. Halkın yumuşak dokusuna dokunarak onların oylarına talip oluyor. Yalanın, dolanın gırla olduğu siyasete din karışıyor. 

Devlet adamları, devleti yönetenler, devletin bürokratları, devletin en alttan en üste tüm idarecileri hepsi Müslüman olabilir, bir kısmı farklı bir inanca da sahip olabilir ancak bunu Allah ile kendi arasında tutması doğru olandır. Aksi durumda yapılan ibadetler reklama döner ki bu da Allah katında doğru kabul edilmez. Din gösterişe ya da çıkarlara vitrin edilemez. Ama ediliyor işte; maden göçüğü oluyor, 300’ü aşkın işçi can veriyor; “kader, fıtrat, mukadderat” cümleleri ile halka din üzerinden “Kabullenin, Allah’ın takdiri” mesajı verilebiliyor… Bir gün bir camide namaz kılıyor bir siyasi, diğer gün elinde Kur’an-ı Kerim ile haberi yokmuş gibi poz veriyor, bir diğeri saçını kapatıyor içinden gelmediği halde… 

Halkı hizmetleri ile bu ülkenin değerlerine sahip çıkarak değil de din ile cezbediyorlar. Ama ülkede dini kullanarak, insanları kandırarak çıkar elde eden, devletin kurumlarında konuşlanan, kendini cemaat diye adlandırıp ABD’nin taşeronluğunu yapan FETÖ’den kimse ders almıyor. Her sakallının dedesi olduğuna inanmaktan vazgeçmiyor toplum! Hal böyle olunca da büyük umutlarla kurulan, Atatürkçü bir çizgiye sahip olduğunu açıklayan bir siyasi parti bile iktidarın oylarından alabilmek adına benzer yollara yeltenebiliyor. Dini kullananları eleştirenler, bir bakıyorsunuz aynı yöntemlere tenezzül edebiliyor. 
Tıpkı İYİ Parti’de olduğu gibi…

***

Evet, İzmitli Meral Akşener… Bu kentin kızı. Hakkında mesnetsiz iddialar ortaya atıldı… İki utanmaz çıktı Akşener’in hoş olmayan görüntülerinin olduğu iftirasını atacak kadar alçaklaştı. Akşener’in FETÖ’cü olduğunu da iddia edenler oldu, hala da ediyorlar ancak Akşener’in partisinde FETÖ’nün Ergenekon ve Balyoz kumpasında mağdur ettiği isimler yer alıyor… Ortada tek bir belge yok, kanıt yok, ispat yok! Ama kalemi eline alan sövüyor, sayıyor… İşte tüm bunlara rağmen Akşener, bir mücadelenin içinde…
MHP’deki değişim sürecinin önü kesilince kendisine olan ilgiyi ve toplumdaki umudu görerek adına “İYİ Parti” dediği oluşumunu tamamladı, ilan etti, teşkilatlanmaya koyuldu… 

Akşener’in memleketi olan Kocaeli’de biraz hızlı hareket edildi, siyasetle daha önce hiç tanışmamış bir isim, Wellborn Otel’in sahibi Haluk Ulusoy il başkanı yapıldı ve bu başkanlık 9 gün sürdü. Yanlış açıklamalar, siyasi acemilik Ulusoy’un siyasi hayatını noktaladı. Ancak bu sadece Ulusoy için değil İYİ Parti için de iyi bir durum olmadı. İYİ Parti, Kocaeli’de iyi başlamadı ancak bu demek değil ki hep böyle gidecek! Bu tür hatalar, acemilikler, aksaklıklar bir siyasi partiyi yaralamaz… Bizim ülkemizde lider ön plandadır; bu nedenle hatayı yapan Meral Akşener olmadığı sürece telafisi vardır yapılan hatanın.

***

Şimdi tekrar geleyim “Tıpkı İYİ Parti’de olduğu gibi…” sözüne ve oradan devam edeyim… İYİ Parti’nin genel başkanı İzmit’in kızı Meral Akşener, partisini ilan ettiği günden bu yana kah türbede saçını kapatarak poz verdi, kah camide namaz kılarken partililerince kayda alındı. Akşener’in bu görüntüleri kendisine yakın olan Yeniçağ Gazetesi’nde de yayımlandı, sosyal medyada da hızla yayıldı. Hani evinde torununa Kur’an öğretirken her şeyden habersizmiş gibi fotoğrafı çekilen ve basına servis edilen gibi…
Camide namaz kılarken fotoğraflanan gibi…
İbadetleri fotoğraflanan bakanlar, başkanlar, partililer gibi…
Meral Akşener, o görüntü çekilirken durumdan haberdar mıydı, değil miydi bilmiyorum ancak çıkıp, “Benim ibadetim Allah ile kul arasındadır” açıklamasında bulunup görüntüyü çekip servis edene gereken tepkiyi göstermek zorundadır. Aksi durumda, sosyal medyada gerek kendisine muhalif, gerekse kendisine sempati ile bakan kimi isimlerin eleştirilerine maruz kalmakla kalmayacak, üzerine antipati çekecektir. 

Akşener iktidara yönelik salvoları, mücadelesi, Atatürkçülüğü, cesareti, milliyetçiliği ve tarih bilgisiyle ön plana çıkan bir isim, isminin parlaması da bundan dolayı… Cilaya hiç gerek yok! 

Bu yönteme tenezzül etmemesi gerek! Aksi durumda bir kesimden oy almak isterken bir kesimi kendinden soğutabilir! 

İbadetin gizlisi, reklamsızı makbuldür… Kimse ibadetini toplumun gözüne sokmamalı. 
Sonra samimiyet yitiyor, hiç “İYİ” olmuyor, hiç!


----------

Sevmeli insan 

Sevmeli insan; çocuk gibi, aile gibi, dost gibi, eş gibi sevmeli…
Hak ettiğini düşündüğü an yüreğini sermeli, sonsuz sevmeli… 
Sevmeli insan; hayvanı da, doğayı da, yaşamı da sevmeli… 
Sevmeli insan, mevsimleri sevmeli: ilkbaharı, yazı, sonbaharı ve kışı…
Gezdiği sokakları, onu düşündüren geceyi,
ona uyandığı sabahın aydınlığını sevmeli…
Sevmeli insan, onun için kurduğu hayalleri;
içinde onun olduğu rüyaları sevmeli…
Sevmeli insan onunla kalınan uykusuzluğu, onun için yanan canı sevmeli…
Sevmeli insan onun için gözünden akan her damla yaşı… 
Onunla ıslanmayı, onunla kurumayı sevmeli…
Sevmeli insan onunla ettiği kavgayı, ona attığı tribi bile… 
Sevmeli insan, onu kıskanmayı ve kıskanılmayı… 
Sevmeli insan onunlayken sıkışan trafiği, bir türlü gelmeyen otobüsü onunla beklemeyi… 
Sevmeli insan; çıkarsızca, korkusuzca sevmeli…
Yalansız, dolansız, ulu orta sevmeli…
Sevdiğini haykırırken utanmamalı, kızarmamalı; 
“Seni seviyorum” diyebilmeli…
Sevmeli insan, sevgiyi yüreğine düşüreni ve 
sevgisiyle hayatı sevdiren HER ŞEYİNİ… 

Sevmeli insan, benim sevdiğim gibi; 
sevilmeli insan benim sevildiğim gibi…

Sevin...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner354

banner328

banner498

banner482