banner305
banner203
banner165
Biz bu topraklarda 1000 yıldır varız, kıyamete kadar da var olmaya devam edeceğiz.  Ezanlarımız susmayacak, bayrağımız inmeyecek, istiklali tam bir devlet olmaya devam edeceğiz. Bunun aksini iddia edenlerin Türk milletinin tarihine bakmaları yeterelidir. Biz bu topraklarda ne nev-zuhur bir millet, ne de nev-zuhur bir devletiz. Allaha binlerce şükür olsun ki biz bu topraklarda 72 millete aynı gözle bakmışız. Yaratılanı yaratandan ötürü sevmişiz. Bu toprakların insanlarını ya dinden yâ da âdemden kardeş saymışız. Dini, dili, ırkı, mezhebi, meşrebi, tarikatı, cemaati, ne olursa olsun herkese merhamet gözüyle bakmışız. 500 yıl Balkanlar’da, 400 yıl Ortadoğu’da hüküm sürmüşüz. Üç dinin mensuplarının canları, malları, nesilleri, akılları, dinleri devletimizin teminatı altına alınmıştır. 
***  
                                                                                                                                                     
Bu sebepten ötürü Balkanlar’ın ortadoks halkları kardinal külahı görmektense, Osmanlı sarığını tercih etmişlerdir. İspanya’da Yahudiler, Katolik İspanyollar tarafından soykırıma tabi tutulurken, 2. Beyazıt 1491 yılında Yahudileri İspanya zulmünden kurtararak, Selanik, İzmir başta olmak üzere Osmanlı coğrafyasına yerleştirdi. İkinci Dünya Savaşı’nda Paris büyükelçimiz Behiç ERKİN binlerce Yahudi’yi Türk kimlik kartı vererek hayatta kalmalarını sağladı. Hitlerin zulmünden kaçan Yahudi bilim adamlarının sığınağı Cumhuriyetimizin üniversiteleri olmuştur. Balkanlardan Kafkasya’dan milyonlarca soydaşımız dindaşımız kucak açmışız. Saddam Hüseyin’in zulmünden kaçan binlerce Kürt kardeşimize sınırlarımızı açmışız, ekmeğimizi ve imkânlarımızı bölüşmüşüz. Son olarak 2011 yılından itibaren Suriye iç savaşından kaçan üç buçuk milyon Suriyeli kardeşimize ev sahipliği yapıyoruz. Bundan da gocunmuyoruz. Bu topraklar kıyamete kadar dünyadaki bütün mazlumların sığınağı olmaya devam edecek.
***

Müslüman Türk milletinde tarih boyunca fotoğraf bu iken, birilerinin kalkıp Küresel Siyonist Haçlıların gizli servislerinin Yılbaşı akşamı Reina’da 39 insanımızı alçakça katlettirmelerini, Türk milletinin farklı hayat tarzlarına müdahalenin sonucu olduğun söylemeleri en hafif tabirle insafsızlıktır; başka bir şey değildir! Süper NATO; bu ülkenin halkını yıllarca sağcı-solcu, ilerici-gerici, Türk-Kürt, alevi-Sünni gibi ayrımlara tabi tutarak iç savaşı çıkarmayı defaten denedi. Lakin başarılı olamadı. Bugün yaşam tarzlarından hareketle bölmeye, iç savaş çıkarmaya çalışıyorlar. Lakin Siyonist haçlıların maaşlı askerleri her defasında olduğu gibi, büyük Türk Milletini sağduyusuna toslayarak gerisin geri giderek efendilerinden yeni talimatlar almaya devam edecekler.
***

Hayat tarzına müdahalenin nasıl olduğunu, seksenlerin sonundan başlayıp 2007’ye kadar nasıl devam ettiğini çok iyi biliriz. Hayat tarzlarından dolayı üniversitelerden binlerce öğrenci, kamu kurumlarından binlerce memur, ordumuzdan binlerce subay/astsubay atıldı. Hayat tarzlarından dolayı asker yakınları garnizonlara, hastalar, hasta yakınları askeri hastanelere, ordu evlerine sokulmadılar. Mecliste FP’li Başörtülü Merve Kavakçı’ya nasıl haddinin bildirildiğini(!) 2007 yılında başörtülü bir bayanın kocası Cumhurbaşkanı olamaz denilerek E bildiri okutturulduğunu, bu sebepten ötürü 367 masalı uydurularak TBMM nin cumhurbaşkanı seçemediğini hiç unutmadık Nice iktidar partilerinin; ‘’laiklik karıştı eylemlerin odağı haline geldiği(!)’’ gerekçesiyle nasıl kapatıldıklarına da şahit olduk. İşyeri, holding sahibi işadamlarının yaşam tarzlarından dolayı nasıl fişlendiklerini, batırıldıklarını iyi biliriz.
*** 
Bugün emperyalistlerin borazanlığını yaparak, koro halinde ‘’Yaşam tarzına müdahale var’’ diye bağıranların, geçmişte insanımızın hayat tarzlarına yapılan müdahalelere karşı nasıl sessiz kaldıklarını, hatta nasıl alkışladıklarını, bu zulmün nasıl da birer parçası olduklarını da iyi biliriz. 
***

Sonuç olarak her kim olursa olsun hiç kimsenin hayat tarzına ve inancına müdahale edilmesini ne yüce Allah(c.c.), ne de akıl/vicdan sahipleri doğru bulmaz. Konu ile ilgili Allah(c.c.)Kuranı Kerim’de                                                                                                                                  
‘Sen onların (inançları hayat tarzları ) üzerinde zorba değilsin.’ Kaf/45, Gasiye 22 
‘Deki Hak rabbindendir.’                                                                                                                                  
‘Dileyen inansın, dileyen inkâr etsin’’ Kehf 29                                                                        
‘Biz seni onların üzerine muhafız yapmadık.’ Enam 107
‘Dinde zorlama yoktur’ Bakara 254                                                                                                                        
Evet, bir takım kendini ve İslam dinini doğru bilmez zavallılar bireysel olarak insanların hayat tarzlarına müdahale ettiklerine zaman zaman şahit oluyoruz, lakin bunu Türk milletinin geneline teşmil etmek insafsızlıktır, izansızlıktır, vicdansızlıktır. Hayat tarzlarına müdahale… öyle mi? Hadi oradan Selam ve dua ile…





 
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adem 4 ay önce

Yaratılanı Yaratandan ötürü sevenler de iki çeşit olabiliyor.
Birincisi, -Allah(cc) yarattığı için çok değerlisin.
İkincisi, -sevilecek bir yanın yok ama Allah(cc) yarattığı için seveyim seni.

banner235

banner274

banner202