banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Veli Nimetimiz; Çalışanlarımız...
banner234

 

Son yıllarda, sektördeki bilimsel saha araştırmalarım ve danışmanlıklarım esnasında en çok rastladığım sorunlardan biri çalışanların işe ve işletmeye bağlılığı konusudur. Hemen hemen her sektörde yöneticiler, özellikle genç kuşağın sık sık iş değiştirmesi, iş memnuniyetsizliğini dile getirmektedir.

Çağdaş işletmecilik ve modern pazarlama anlayışı müşteri odaklılık üzerine yoğunlaşmaktadır. Bildiğimiz gibi, Müşteri Veli Nimetimizdir. Başımızın tacı, varlık sebebimizdir. Modern pazarlama anlayışında müşteri iki grupta ele alınmaktadır. Birinci grup, işletmeden mal ya da hizmet satın alan dış müşterilerdir. İkinci grup ise işletmede ürün ve hizmet üretiminde bulunan çalışanlardır. Buradan hareketle, çalışanlar da müşteri ve veli nimet olarak değerlendirilmektedir.

İşletmeler, rekabette üstünlük sağlayabilmek, müşterilerini işletmeye bağlı tutabilmek için ürün kalitesi, çeşidi, kampanyalar, hediyeler, indirimler, iskontolar gibi birçok araç kullanılarak değer yaratmaya çalışmaktadırlar.

Peki iç müşterilerimiz yani çalışanlarımızı işletmeye bağlayabilmek için iyi fiziki koşullar, iyi ücret gibi bilinen araçlar dışında bir şeyler yapabilir miyiz?

Daha önceki yazılarımda genç kuşakları tanımlamaya çalışırken, işe bakış açılarına kısaca değinmiştim. Altın kuşak gençlerimizi işe bağlayabilmek için yapılması tavsiye edilen stratejiler, aynı zamanda işletmelerin kurumsallaşması ve gelişmelerine de olumlu katkı sağlayabilecek, çok da zor olmayan uygulamalarla gerçekleştirilebilir.

İlk adım, işletmelerde öğrenen örgüt kültürü oluşturmak ve sürekliliğini sağlamaktır. Tüm çalışanlar arasında bilgi paylaşımını yaygınlaştıracak kültürü oluşturmak ve CRM benzeri teknoloji yatırımları gerçekleştirmek faydalı olacaktır. Patron ve yöneticilerin bu kültürün bir parçası olabilmek için önemli ölçüde sisteme adapte olduklarını çalışanlarına kanıtlamaları kaçınılmaz elbette.

Çalışanların ailelerinin de dahil olabileceği etkinlikler düzenleyerek, ailelerine oldukça bağlı olan genç kuşak bireyler için yaratılan değer ile işe bağlılığı artırmada önemli bir yol katedilebilecektir.

Sabit, katı kurallar bir kenara bırakılarak, esnek çalışma koşulları sağlanmalı ve iş ortamının eğlenceli bir hale getirilmesi gerekmektedir. Günümüzde birçok işletme, kültürel ve sportif etkinliklerin gerçekleştirildiği alanlar ile çalışanlarının işe bağlılığını artırmada önemli ölçüde başarı elde etmişlerdir.

İşte geçirilen zamanın süre olarak hesaplanmasından öte, çalışma saatleri içerisinde gerçekleştirilen işin miktarına ve niteliğine odaklanmak gerekmektedir. 8 saat mesai yapmak yerine, bir günde yapılması gereken iş birimine ve niteliğine odaklanılmalıdır. Bunu gerçekleştirmek için, iş odaklı performans sistemleri oluşturmak için profesyonellerden destek alınmalıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, iş odaklı performans sistemleri uygulayan işletmelerde hem iş motivasyonunda hem de iş verimliliğinde ciddi anlamda artış gerçekleştiği görülmektedir.

Tecrübelerin paylaşımı için önceki kuşakların motivasyonun sağlanması, işletmelerde profesyonel mentorlük ve koçluk sistemlerinin oluşturulması gerekmektedir. Bilinen tecrübelerin genç kuşaklar tarafından yeniden tecrübe edilmesine gerek kalmaksızın, tecrübelere dayalı iş bilgileri kayıt altına alınmalı, bu bilgilerin paylaşılması sağlanarak, gereksiz zaman kayıplarının önüne geçilmelidir. Çünkü, genç kuşaklar, daha önceden edinilmiş tecrübelerin kendilerine tekrar tekrar yaşatılmasından çok da hoşnut olmuyorlar. Bu yüzden, işletmelerde iş süreçlerinin tanımlanması prosedür olarak değil, tecrübelere dayalı bilgilerin somut kayıtlar (kitapçık, katalog, el kitabı vb) ile genç çalışanlar ile paylaşılması çok önemli katkı sağlayabilecektir.

Genç kuşakların doğrudan bağlı bulundukları yöneticilerinin, iletişim becerisine sahip, öğrenen ve öğreten bir kültürü benimsemiş, tecrübelerini ve birikimlerini paylaşıma gönüllü kişiler olmasına özen göstermek gerekmektedir. Gençlerin işten ayrılmalarına en çok etki eden faktörlerin başında birinci derecedeki yöneticileri ile aralarındaki ilişkilerdeki problemler olduğu birçok çalışmada kanıtlanmıştır. Bu yöneticilerin sürekli olarak genç çalışanları motive etmeye gönüllü kişiler olması oldukça önem arzetmektedir.

İşletme içerisinde mentörlük ve koçluk konusunda yeterli donanıma sahip kişilerin olmaması durumunda, işletme dışından profesyonel danışmanlık hizmeti alınması ve uzun soluklu süreçlerin uygulanması yararlı olacaktır.

Profesyonel ödüllendirme sistemleri oluşturulmalı, bu sistemler bireysel değer odaklı olmalıdır. Başarılı bir takım çalışmasında, takım ödüllendirilirken profesyonel olarak oluşturulmuş bir performans ölçüm sistemi ile takımın her bir bireyinin başarıya katkısı oranında da özel ödüllendirme gerçekleştirilmelidir. Birey adına düzenlenmiş bir teşekkür plaketi, toplu olarak ödenen bir primden çok daha etkili bir araç olabilmektedir.

Bilgi ve teknoloji çağında, yoğun aile ilgisi ile yetiştirilmiş, özgüveni oldukça yüksek olan gençleri anlayan, anladığını ifade edebilen, gösterebilen, empati kurabilen, onlarla aynı dili konuşabilen yöneticiler ve patronlar olmak ve bunun için çaba göstermek gerekiyor. Genç çalışan kuşağı, kendileri ile aynı dili konuşabilen, onları anlayabilen yönetici ve patronlara çok güçlü bir sevgi bağı ile bağlanıyor ve çok daha üretken olabiliyorlar.

Esasında çalışanların işletmeye bağlılığını sağlamak için yapılması önerilen uygulamalara göz attığımızda, bu önerilerin aynı zamanda işletmelerin gelişmeleri ve büyümelerinde önemli katkısı olacak uygulamalar olduğunu görmek mümkün.

Çalışanlarımızın da müşterimiz olduğunu ve onların veli nimetimiz olduğunu bir kez daha hatırlayarak, Neden Olmasın? diyelim.

(Y Kuşağı Danışmanı Evrim Kuran’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum. )

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
DEMİR 2 yıl önce

ALTIN KURAL

1) Müşteri haklıdır

2) Müşteri her zaman haklıdır.

3) Müşterinin haksız olduğu durumlarda 1. ve 2. Madde uygulanır.

Çalışanlar müşteri ve velinimet sayılarak bu "altın kural" daha da değerli hale getirilmiştir. Özell

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237