banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

UNUTURMUYUZ HİÇ!
banner234

301 madencinin hayatını kaybettiği 13 Mayıs’tan bugüne bir yıl işte böyle geçti…

 

 

CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa'nın Soma ilçesindeki maden ocaklarında meydana gelen iş kazalarının ve yaşanan ölümlerin sorumluları ile nedenlerinin araştırılarak alınması gereken önlemlerin belirlenmesi amacıyla bir Meclis araştırması açılmasına ilişkin önerge hazırladı. Önerge, 51 milletvekili ile Meclis Başkanlığı’na sunuldu.

 

 29 Nisan 2014’te TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen önerge; muhalefet partilerinin desteğine rağmen Genel Kurul'da reddedildi. Özgür Özel, madenci bareti ile yaptığı konuşmasında, Soma’da her an büyük bir facia gelmesinin kaçınılmaz olduğunu anlattı.

 

 

 

Manisa’nın Soma İlçesi Eynez mevkiinde, Soma Kömürleri Yeraltı Kömür İşletmeleri’ne ait maden ocağında yangın meydana geldiği haberi ajanslara düştü. İlk gelen bilgiler; 3 işçinin hayatını kaybettiği ancak içeride çok sayıda mahsur kalan olduğu yönündeydi.

 

 

 

Maden İş Sendikası yetkilisi trafo patlaması nedeniyle çıktığı sanılan yangının vardiya değişimi sırasında meydana geldiği yüzlerce işçiden haber alınamadığı açıklaması yaptı.

 

 

Kara haberi duyan madenci yakınları Soma Devlet Hastanesi’nin önünde binlerce kişilik kalabalık oluşturdu. Yine Eynez Maden Ocağı çevresi de içeriden haber bekleyen madenci yakınlarıyla doldu.

 

 

Saatler ilerledikçe çeşitli kaynaklardan açıklamalar gelmeye devam etti. İçeride 300 civarı işçinin mahsur kaldığı ancak yangın nedeniyle durumun vahim olduğu kaydedildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız Soma’ya geldi.

 

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ilk resmi açıklamayı yaptı. Saat başı açıklamalarla gelişmelerle ilgili bilgi vereceğini ancak ölü sayısıyla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmayacağını söyledi. Taner Yıldız bu açıklamasının ardından 01.45’te yeniden basının karşısına çıktı 787 işçiden 151’inin hayatını kaybettiğini, 76 yaralı olduğunu 360 işçinin tahliye edildiğini belirtti.

 

05.00’te ise yeniden basının karşısındaydı “201 işçi hayatını kaybetti, 4’ü ağır 80 yaralı var” dedi. Milli yas ilan edildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Soma’ya geleceği duyuruldu.

 

 

Kurtarma çalışmaları devam ederken ailelerin acı bekleyişi de hem hastane hem cenazelerin götürüldüğü Kırkaağaç’taki soğuk hava deposu hem de facia ocağının önünde sürüyordu. Gün aydınlanmamaya başladıkça hayatını kaybeden madencilerin acı hikayeleri ortaya çıkıyordu. Kurtarma çalışmaları sırasında da yürek burkan görüntüler vardı.

Bunlardan biri hafızalara kazındı. Akşam saatlerinde sağ kurtarılan işçilerden Murat Yalçın’ın sözleri tüm Türkiye’yi gözyaşına boğdu. Şans eseri yaralı kurtulan bir işçinin sözleri, herkesi gözyaşlarına boğdu. Ambulanstaki sedyeye alınan Yalçın, sağlık görevlilerine, “Çizmelerimi çıkarayım mı, sedye kirlenmesin” diye sordu. “Hayır çıkarmayın, bir şey olmaz” sözleri üzerine sedyeye uzandı.

 

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, maden faciasının yaşandığı bölgeye geldi. Erdoğan, Soma'da madendeki yangında ölenlerin sayısının 238, yaralı sayısının ise 80 olduğunu açıkladı.

 

Saatlerde basına yaptığı açıklamada soruları yanıtlayan Erdoğan, “Arkadaşlar yani biz bir defa bu tür ocaklarında, kömür ocaklarında bu olanları, lütfen buralarda bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır.

 

Bunun yapısında fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok. Tabi işin boyutunun bu kadar fazla olması bizi derinden yaralamıştır. Bizi derinden üzmüştür. Kontrollerle de burası gerçekten gerek işçi sağlığı gerek işçi güvenliği açısından da iyi noktada kömür ocaklarından birisi olarak değerlendirmesi yapılmış ve nisan mayısta da çalışmalarına devam etmiştir” açıklaması tartışma yarattı.

 

Erdoğan, basın açıklamasının ardından bir grup vatandaş tarafından protesto edildi. Vatandaşlar, "Hükümet istifa" şeklinde slogan attı.

 

 

Protestoların ardından konvoy hareket ederken Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in protestoculardan birini özel harekat polisleri yere yatırmışken tekmelemesi ise unutulmayan anlardan biri olarak hafızalara kazındı.

 

 

Faciada hayatını kaybeden işçilerden ailelerinin teşhis ettikleri toprağa verilmeye başlandı. Soma Mezarlığı’nda yan yana dizi dizi mezarlar kazılırken yürek yakanlar görüntüler vardı. Yakınlarının ağıtları ise kulaklara kazındı. Yan yana çıkarılıp yan yana toprağa verilen baba-oğullar, kardeşler, çocuğunu göremeden toprağa girenler… Soma dışındaki ilçelere de ateş düşmüştü. Savaştepe, Kınık, Elmadağ’da da onlarca kayıp vardı.

 

 

Soma faciasının yaşandığı Soma Holding ilk kez kamuoyunun karşısına çıktı. Basın toplantısında yapılan açıklamalar tartışma yarattı. Toplantıya Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri Genel Müdürü Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik ve şirketin İnsan Kaynakları Direktörü Celalettin Gökaşan katıldı. Basının soru bombardımanında yöneticiler tartışma yaratan açıklamalar yaptı. En çok tartışılanlardan biri de yaşam odasıyla ilgili verdikleri çelişkili bilgiler oldu.

 

 

Hüzünlü ve iç burkan hikayelerden biri daha ortaya çıktı. Madende çalışan Ahmet Yankın, ocakta ölen ağabeyinin naaşının taşındığı battaniyeyi “İhtiyacı olan başka kişiler de kullanır” diyerek Kızılay’a iade etti. Kızılay şimdi o battaniyeyi müzesinde sergiliyor. Öte yandan facianın ardından Türkiye’de adeta bir seferberlik başladı.

 

Türk halkı Soma’ya yüreğinden kopanları göndererek bir parça acıyı hafifletmek için seferber oldu. Sadece Türkiye’den değil dünyanın çeşitli yerlerinden yardım yağdı.

 

 

Akşam saatlerinde yaklaşık 5 bin kişilik bir grup protesto yürüyüşü yaptı. Polis müdahalesi ve aralarında avukatların da olduğu 36 kişiye gözaltı gerçekleşti. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde de anma ve protestolar yapıldı.

 

 

 

Akşam yapılan yürüyüşe polisin sert müdahalesinin ardından ilçede yapılması beklenen tüm gösteri, protesto ve yürüyüşler Manisa Valiliği tarafından yasakladı. Adeta OHAL uygulanarak ilçeye girişler polis tarafından tutuldu, kimlik kontrolü ve arama yapıldı. Bazı gruplar geri çevrildi.

 

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız bir kez daha basının karşısına çıktı. Beş gün sonra hayatını kaybeden madenci sayısı 301 olarak açıklandı. Madende hiçbir işçi kalmadığını iddia eden belirten Yıldız, arama kurtarma çalışmalarını sonlandırdıklarını duyurdu. Bölgeden ayrılmayacaklarını belirten Yıldız, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile çalışmalarını sürdüreceklerini, teknik ve idari soruşturmanın yapılacağını ifade etti.

 

 

 

Manisa Valiliği, Soma’da eylem yasağı ilan etti. Soma'da dün akşam yapılan yürüyüşe polisin sert müdahalesinin ardından, bugün de ilçede yapılması beklenen tüm gösteri, protesto ve yürüyüşler Manisa Valiliği tarafından yasakladı. Aralarında avukatların da olduğu 36 kişi gözaltına alındı.

 

 

13 Mayıs faciasının ardından 4 gün sonra maden ocağına girebilen bilirkişi heyeti ocak içindeki korbonmonoksit gazının, normal seviye olan 50 PPM'den 10 kat fazla olan 500 PPM'e kadar yükseldiğini ve buna rağmen işçilerin çalıştırılmaya devam ettirildiğini ortaya koymuştu.

 

 

 

Soma Savcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında ilk gözaltılar gerçekleşti. Gözaltı kararı çıkartılan 26 kişiden Genel Müdür Ramazan Doğru, İşletme Müdürü Akın Çelik, maden mühendisleri Yalçın Erdoğan, Ertan Ersoy, vardiya amirleri Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık ile teknisyen Mehmet Ali Günay Çelik tutuklandı. Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan ise Genel Müdür Ramazan Doğru’nun ‘sahte belge’ iddiası üzerine yeniden gözaltına alındı daha sonra da tutuklandı. 15 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

 

 

 

Arama kurtarma çalışmalarının 17 Mayıs cumartesi günü sona ermesinin ardından maden sahası görevliler dışında tümüyle boşaltıldı. Madende görev yapan gazetecilerin sabah saatlerinde çıkarıldığı sahada, sadece İş Teftiş Kurulu Başkanlığı müfettişleri ile jandarma personeli ve maden çalışanları bulunuyor. Kuzey batı kesimdeki 2 ocak ağzının tuğlayla örülmeye başlandığı görüldü.

 

 

İş Teftiş Kurulu Başkanlığı’nın yaptığı incelemeler sonucu Soma’daki maden ocağının güvenliğini sağlamak dışında yer altındaki bütün işlemlerin durdurulmasına karar verildiği duyuruldu.

 

 

 

 

TBMM’nin 21 Mayıs 2014 tarihli 91’inci Birleşiminde Manisa’nın Soma İlçesinde Meydana Gelen Maden Kazalarının Araştırılarak Alınması Gereken İş Sağlığı Ve İş Güvenliği Tedbirlerinin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu kuruldu. Komisyon çeşitli defalar madene indi, tutuklu sanıklarla görüştü.

 

 

 

Faciada hayatını kaybeden Mustafa Kocabaş'ın anne ve babası adına Avukat Hakan Kahraman, 21 Mayıs'ta Soma Adliyesi'ne başvurarak tazminat davası açtı, madeni işleten Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin mallarına tedbir konulmasını istedi. Başvuruyu inceleyen Soma 1'inci Asliye Ceza Mahkemesi, 6 Haziran'da karar verdi. Mahkeme kararıyla firmanın tüm banka hesaplarına, hak edişlerine ve alacaklarına, firmaya ait araçlara ve gayrimenkullere tedbir konuldu.

 

 

Soma’da madenci yakınları acılarıyla baş başa kaldı. 14 Haziran’da babalar gününde babasız kalan 432 çocuk babalarının mezarına sarıldı. İlk bayram, anneler-babalar günü ve doğum günleri acı içinde geçti.

 

 

Facianın hemen ardından başlatılan adli soruşturmada, maden sahası ve ocaklarda bulunan güvenlik kamera kayıtlarının depolandığı bilgisayarlara el konuldu. Bu bilgisayar kayıtları, savcılık kararıyla incelenmek üzere polis kriminal laboratuvarına gönderildi.

 

Görüntüler, Ankara'da Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı'nda uzman bir ekip tarafından incelendi.

 

27 Nisan 2014 tarihinde saat 17.21 ile 18 Mayıs 2014 tarihinde saat 13.57'ye kadar olan zaman aralığındaki 16 kameraya ait görüntüler izlendi. Kayıtlarda yer alan görüntüler uzmanlarca, tek tek çözümlendi.

 

Görüntülerde, yeraltındaki işçilerin canlarını kurtarma çabaları, dışarıdaki arkadaşlarının kurtarma çalışmalarındaki çırpınışları, madenin içinin duman altında kalması, baygın işçilerin bantlar üzerinde çıkartılmaları da yer aldı.

 

 

Bilirkişi raporu Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcılığı’na 18 Eylül’de ulaştı. Prof. Dr. Ercüment Yalçın, Prof. Dr. Eyüp Akpınar, Prof. Dr. Ahmet Hakan Onur ve İş Güvenliği Uzmanı Alpaslan Ertürk’ın hazırladığı 126 sayfalık raporda dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı.

 

Rapora göre kaza önceden önlenebilirdi. Bilirkişi raporuna göre 301 madenciyi ölüme götüren 20 ihmal ve kusur tespit edilirken kazanın oluş şekli şöyle anlatıldı: “Topuk olarak bırakılan kömürün kontrolsüz bir şekilde kendiliğinden yanması sonucu oluşan CO’in temiz hava girişine ulaştı. temiz havayla temas eden kendiliğinden yanan kömürün tam yanmaya dönüştü. Bu yangının 4 no’lu kömür nakil bandının bulunduğu yola sirayet etti.

 

Bu bölümdeki ve 3 no’lu kömür nakil bandının bulunduğu yoldaki bant, ahşap tahkimat, PVC borular ve elektrik kablolarını tutuşturdu. Su ile soğutma çalışmaları sonucu açığı çıkan zehirleyici ve boğucu gazlar 301 madenciyi zehirledi. Otopsi sonuçlarına göre ölümlerin büyük çoğunluğu CO zehirlenmesidir.”

 

Bilirkişiler, bu tespitlerine göre, gerekli önlemleri almayan İşveren (yönetim kurulu başkanı), işveren vekilleri, daimi nezaretçi, teknik nezaretçi, iş güvenliğinden sorumlu vardiya amirleri, iş güvenliği uzmanları, ocak havalandırma mühendisi, sensör kayıtlarından sorumlu personel, TKİ ELİ kontrol baş mühendisi, TKİ ELİ Eynez ocağı kontrol mühendisleri, üretim izni veren Maden İşleri Genel Müdürü, MİGEM kontrol ve denetleme elemanları, iş teftiş kurulu ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın iş müfettişlerini asli kusurlu buldu. Türkiye Kömür İşletmeleri Yönetim Kurulu Başkanı ve İşletme Müdürü de asli kusurlu bulundu.

 

 

 

Soma Cumhuriyet Savcılığı 3 Kasım’da fezlekeyi hazırlayıp Ağır Ceza Mahkemesi mevcut bulunan en yakındaki Akhisar’a gönderdi. Akhisar Cumhuriyet Savcılığı ise fezlekeyi inceleyip, hazırlamış olduğu iddianameyi Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’ne 10 Kasım’da sundu.

 

 

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi "mağdur ve tanıkların ifadelerinin tam alınmaması, zanlılara yönelik suçlamalarla ilgili delillerin yeterince belirtilmemesi" gibi eksik bulduğu 4 maddeyle iddianameyi savcılığa yeniden düzenlenmesi için geri gönderdi. İddianame bu defa Manisa Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Manisa Ağır Ceza Mahkemesi ise eksikleri iki maddeye indirdi. Bunun üzerine Aralık'ta Soma Savcılığı'na dönen dosyada eksiklerin giderilmesi için yeniden çalışma yapıldı.

 

 

İzmir’e bağlı Kınık’ın Elmadere köyünde yaşayan Senem Yıldırım (60), faciasına oğulları Sami (28) ve İlkay (34) Yıldırım’ı verdi. O günlerde ağıt yakmaktan kısılan sesiyle hafızalara kazındı. Tam büyük oğlu Sezai’nin faciadan yaralı kurtulmasıyla teselli edilirken, cenazesi bir başka madenciyle karışan İlkay’ın Balıkesir’e defnedilmesiyle sarsıldı.

 

Oğlunu 2 kez toprağa vermenin kederini yaşadı. Faciadan 9 ay sonra ise eşinin kullandığı otomobil, 50 metrelik şarampole yuvarlandı. Yıldırım ile yanında torunu 6 yaşındaki Sevcan Yıldırım yaralanırken, gelini 26 yaşındaki Aslı Yıldırım yaşamını yitirdi. Kazayı yaralı atlatan Sevcan, kendisinden bir yaş küçük kardeşi Sercan ile annelerinin de ölümüyle öksüz ve yetim kaldı. Senem Yıldırım, “Bu acıya nasıl dayanılır” diye feryat etti.

 

 

 

İddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. İddianamede, tutuklu 8 şüphelinin, "olası kastla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan öncekine göre bir artarak 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

 

Tutuksuz 37 şüphelinin ise "taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları isteniyor. Bunlardan 25'inin cezalarının, "bilinçli taksir" olduğu gerekçesiyle TCK'nın ilgili maddesi gereğince üçte birden yarısına kadar artırılması talebinde bulunuluyor.

 

8’i tutuklu 37'si tutuksuz toplam 45 sanık, 162 mağdur yaralı, 487 maktul müşteki ve 436 tanıklı davanın facianın yıldönümüne bir ay kala 13 Nisan 2015’te görülmeye başlanacağı açıklandı.

 

 

Davanın görülmesine 13 Nisan’da özel olarak yapılan Akhisar’daki duruşma salonunda başlandı. 24 Nisan’a kadar kesintisiz süreceği ve tutuklu sanıkların SEGBİS (Ses ve görüntü bilişim sistemi) ile duruşma salonuna bağlanacak olması nedeniyle ilk duruşmada gerginlik yaşandı.

 

Ailelerin salona aranarak ve sıkı güvenlik önlemiyle alınması da tepki çekti. İlk gün duruşma salonunda yaşanan tepkiler ve ailelerin mahkeme heyetinden ‘Onların gözüne bakmak istiyoruz’ talepleri üzerine duruşmaya bir gün ara verilerek, 15 Nisan’dan itibaren tutuklu sanıkların da bulundukları Aliağa Şakran Cezaevi’nden Akhisar’a getirilmelerine karar verildi.

 

 

Duruşma oturumları 10 gün sürdü. Sanık ifadeleri dinlenirken aileler çoğu zaman fenalık geçirdi. Mahkeme Heyeti Başkanı Aytaç Ballı, ara kararı açıkladı. Duruşma 15 Haziran’a ertelendi.

 

 

Faciada çocuğunun tedavi masrafları için girdiği madende hayatını kaybeden 27 yaşındaki Hayrullah Baygül'ün tek çocuğu, solunum cihazına bağlı yaşayan 3 yaşındaki Enes Baygül hayatını kaybetti. Enes için annesi defalarca yardım talebinde bulunmuş, meclise soru önergesi verilmişti.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237