banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Tüzükten önce şiir okusunlar..!
banner234

Çok kitap okumaya vaktim yok vakit bulup okumaya çalışırım okumaya başladım mı sonunu getiririm.

Geçen yazımda da yazdım; kafama çok şeyler takılıyor.

Örneklere devam edeyim… Dinlediğimiz şarkılar, türküler gerçekten söylendiği gibimi ? Yani bizim anladığımız manada mı ? yoksa o sözlerin altında başka anlamlar mı var?

Aşık Veysel’den başlayalım ..

Aşık Veysel evli olduğu zamanlarda eşi başka bir adama aşık olur ve kaçmaya karar verir. Gece uyumak için yataklarına girdikten sonra eşi kalkar, bohçasını da aldıktan sonra pabuçlarını giyer ve ardına bakmadan kaçmaya başlar. Biraz aradan sonra ayağına bir şeyin vurduğunu fark eder. Pabuçlarını çıkarttığında gördüğüne inanamaz. Aşık Veysel’in tüm parası oradadır. Kaçacağını anlayıp sahip olduğu her şeyi eşine bırakmıştır. Ayrıca parayla beraber bir kağıt bulur.

Ve o kağıtta şu yazar: “Al bu para ananın ak sütü gibi helal olsun, gittiğin yerde kendini ezdirme. Bir de güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa…”

Haydaa … Ne incelikli bir yürek… Belki sevgiye duyduğu derin saygıdan ötürü yaptı bunu, belki de gözleri sebebiyle yük olduğunu düşündüğü karısını özgür bırakmak istedi kim bilir?

Ama asıl sebep ne ?

Cevabını sonra kendisi başka bir sözünde vermiş.

Anlatmam derdimi dertsiz insana; Dert çekmeyen dert kıymetin bilemez.

Şimdi yazıyı okuyanlar bize ne kardeşim diyebilirler yukarıdaki iki satırı düşünün ki vatandaş olarak siz siyasilere söylüyorsunuz yalan mı ?

Anlatabildiniz mi derdinizi siyasilere ?

Ama siyasetçiler boş durur mu? Alın size yine Aşık Veysel’den bu seferde siyasilerden vatandaşa cevap :

Benim sana verebileceğim çok bir şey yok aslında… Çay var içersen, Ben var seversen, Yol var gidersen…

E nede olsa Türk milletiyiz siyasilerin cevabına bir cevapta vatandaştan yine Aşık Veysel’den

Uzun ince bir yoldayım Gidiyorum gündüz gece Bilmiyorum ne haldeyim Gidiyorum gündüz gece Dünyaya geldiğim anda Yürüdüm aynı zamanda İki kapılı bir handa Gidiyorum gündüz gece Gidiyorsun da ama kimle gideceksin onu söylememiş ? Onu da siyasiler söylüyor zaten .

Birde KARACAOĞLAN’ımız var. Okumaya doyamasın ama özelliği şiirlerini içinden geldiği gibi yazmış şiirlerine hiç filtre koymamış

Bir adam hasmını utandıramaz Elde külliyetli var olmayınca Pervane sem'ini uyandıramaz Başta sevda, kalpte nar olmayınca

Kime söylemiş ? Karacaoğlan şimdi yaşasa bu şiirini okusa siyasi liderlere söyledi derim. Bizim liderlerde birbirlerini utandırmadan siyaset yapıyorlar ya...

***********

Bitmedi alın bir dörtlük daha nereye çekerseniz çekin ;

Ağacın eyisi özünden olur Yiğidin eyisi sözünden olur İl için ağlayan gözünden olur Ağlama hey gözü yaşın sevdiğim

Gelelim PİR SULTAN ABDAL ‘ A

Gözüm kaldı şu kaplanın postunda, Azrail de can almanın kastında. Döne döne teneşirin üstünde, Yunmayınca gönül yârdan ayrılmaz.

O dönemde Pir Sultan Abdal kaplan postunu ne yapsın ?

Pir Sultan'ım Haydar heman, Dağları bürüdü duman. İşte İncil, işte Kur'an, Seçebilirsen gel beri.

Derinlere doğru inmeye başladık son bir dörtlük daha ;

Bir kişi özünde ikilik olsa, Hakk'ın didarını görmez billahi. Hor bakarsa evliyanın yoluna, Eli bir gerçeğe ermez billahi.

Vallahi bu tam siyasetçilere göre. Bizim siyasilerin özü de sözü de bir.

Finali en sevdiğim YUNUS EMRE ile yapalım

Hak cihana doludur, kimseler Hakkı bilmez Onu sen senden iste, o senden ayrı olmaz

Dünyaya gelen geçer, bir bir şerbetin içer Bu bir köprüdür geçer, Cahiller onu bilmez

Cennet dedikleri ne ki, bir kaç köşkle birkaç huri İsteyene ver onları, bana seni gerek seni Yunus-durur benim adım, gün geçtikce artar ödüm İki cihanda maksudum, bana seni gerek seni

Bu sevgiyi bu kadar güzel anlatabilirmiyiz ? Asla ama sıkı durun devamı var buyurun ;

Bir kez gönül yıktın ise Bu kıldığın namaz değil Yetmişiki millet dahi Elin yüzün yumaz değil

Senden medet uman siyasiler için bu olmadı işte üstat Yunus Emre siyasileri yürelendirecek birkaç satır olsa idi hiç olmasa .

Müslümanlar zamane yatlı oldu Helal yenmez, haram kıymetli oldu Fakirler miskinlikten çekti elin Gönüller yıkıben heybetli oldu

Peygamber yerine geçen hocalar Bu halkın başına zahmetli oldu Yunus gel aşık isen tevbe eyle Nasuh'a tevbe ucu kutlu oldu

Ya tüm aşıklar, şairler sanki günümüz için yazmışlar, bence siyasete başlayanlara parti tüzüklerinden önce ozanların, aşıkların şiirlerini mi okutsak ?

Aşık Veysel ‘ in, Karacaoğlan ‘ın, Pir Sultan Abdal’ın, Yunus Emre’nin ahını almaktansa ya bunları acaba benim için mi yazdılar demektense uzaktan seyretmek daha iyi.

Dedim ya kafam karışık okumaya devam bu arada siyasetten bunun için uzağım…

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237