banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Türkiye’nin ilk biyonik göz ameliyatı
banner234

Dünyagöz Hastaneler Grubu, Türkiye’de bir ilki daha gerçekleştirdi. Dünyada 131 kişiye uygulanan “Argus II-Biyonik Göz” ameliyatı Türkiye’de ilk kez, gözleri görmeyen 44 yaşındaki Dilek Ümran Öztürk’e başarıyla uygulandı. Görme yetilerini yavaş yavaş kaybeden tavukkarası hastalar için büyük ümit olacak Argus II-Biyonik göz ameliyatı ile ilgili Öztürk, “Her yaşın güzelliğini yaşama taraftarıyım. Bundan sonra biyonik gözüm ile hayata daha sıkı tuttunacağım” dedi.


GÜNLÜK HAYATI KOLAYLAŞTIRIYOR
 

“Argus II” ameliyatı, retinitis pigmentosa hastalığına bağlı sonradan görme engeli yaşayan kişilerin gölge ve ışık algılarını artırarak görme seviyesini yükseltiyor ve günlük hayatlarını kolaylaştırıyor.  Halk arasında tavukkarası veya gece körlüğü olarak adlandırılan retinitis pigmentosa hastalığı, çok değişik genetik geçiş özellikleri gösteren, akraba evliliği ile daha çok görülen, körlüğe neden olabilen nadir bir hastalık olarak dikkat çekiyor. Argus II - Biyonik Göz ameliyatı, gözdeki ışık alıcıları hiç olmayan veya ciddi hasar gören, ancak optik sinirleri sağlam kalan tavukkarası hastalığına bağlı görme kaybı yaşayanlara uygulanıyor. Bu yöntem iki gözünde çok ciddi görme kaybı gelişmiş kişilerin görme seviyelerini artırarak günlük hayatlarını kolaylaştırmayı hedefliyor.


İKİ PARÇADAN OLUŞUYOR
 

Dünyagöz Hastaneler Grubu Medikal Direktörü Prof. Dr. Ioannis Pallikaris’in önderliğinde; Dünyagöz’ün tecrübeli hekim kadrosundan Op. Dr. A Nilüfer Köylüoğlu Ünal’ın proje koordinatörü, Doç. Dr. Nur Acar ve Op. Dr. Fevzi Akkan’ın da vitreoretinal cerrahi ekibi olarak görev aldığı proje ile “Argus II - Biyonik Göz” ameliyatı Türkiye’de ilk kez gerçekleştirildi. Argus II- Biyonik Göz sisteminin çalışma mekanizması ile ilgili bilgi veren Doç. Dr. Nur Acar şu bilgileri verdi: “Hastanın gözünün içine ve yanına yerleştirilen ‘Argus II’ retinal implantı iki parçadan oluşuyor. Biyonik göz, görüş alanındaki nesneleri algılamayı sağlayan elektronik bir gözlük vasıtasıyla çalışıyor. 

CİHAZA BAĞLI OLARAK

Gözlük üzerinde bir kamera bulunuyor ve implantı aktive etmesi için bir güç cihazına bağlı olarak çalışıyor. Gözlüğün üzerindeki minyatür video kameradan alınan görüntüler, video işleme ünitesinde işlenerek, gözlüğün üzerindeki anten aracılığıyla, göze yerleştirilen retinal implanta kablosuz olarak gönderiliyor. İmplant talimatları alıyor ve uyarımı bir elektrot dizisi üzerinden retinaya iletiyor. Hastalar siyah beyaz görüyor, gölge ve ışık algıları artıyor. Algılama sonrasında göze görmeyi yeniden öğretebilmek gerekiyor. Aşama aşama bu aleti kullanmayı öğreniyor ve beyin o gördüğü ışık sanyeleriyle tekrar görmeyi hatırlıyor. Masa mı, sandelye mi, insan mı gibi. Ümran Hanımın ameliyatı oldukça başarılı geçti ve yaklaşık üç ay süresince alacağı eğitimlerle görme seviyesinin gün geçtikçe artmasını bekliyoruz.”


 

IŞIĞI EN AZ BİR GÖZDE HİSSEDEN

Op. Dr. Fevzi Akkan hastalık ve ameliyat süreci ile ilgili şunları söyledi: “Argus II, retinal implant ameliyatı şimdilik yalnızca retinitis pigmentosa hastalarına uygulanıyor. Bu hastalıkta ışığı gören hücreler zamanla ölüyor, yok oluyor ve işlevini görmez hale geliyor. 25 yaşını doldurmuş, ışığı en az bir gözde hissedebilen hastalara uygun bir ameliyat. Bu ameliyatla hastanın gözüne Argus II Retinal Implant dediğimiz bir sistem yerleştirerek hastaların ışığı algılayarak nesneleri yorumlamalarını amaçlıyoruz. Ümran Hanım’ın ameliyatı çok başarılı geçti ve motivasyonu oldukça yüksek. Ameliyatın ilk haftasında dahi objeleri seçmeye başladı. Üç aylık rehabilitasyon sürecinden sonra görmesinin daha iyi olmasını bekliyoruz.”

 

DÜNYADA SAYILI BİRKAÇ ÜLKE


Dünyada sayılı birkaç ülkede gerçekleştirilen bu ameliyatı Türkiye’de ilk kez gerçekleştirmenin gururunu yaşadıklarını belirten Op. Dr. A Nilüfer Köylüoğlu Ünal, projenin uygun hasta tesbiti-cerrahi-rehabilitasyon şeklinde üç etaptan oluştuğunu bildirdi. Doğru hastanın seçiminde göz muayene bulguları ile birlikte hastanın kendisinin ve yaşamında kendisine destek olan kişilerin algı ve moral motivasyonunun önemine dikkat çekti. Tedavinin başarılı bir cerrahi ardından, rehabilitasyon-oryantasyon-mobilizasyon süreçleri ile desteklenerek mükemmel sonuca ulaşılacağını bildirdi. Ayrıca bu projenin ülkemizde ‘az görme’ kavramının gelişmesine katkı sağlayacağı için mutluluk duyduğunu, bu alanda adanmış ekipler ile yaygınlaştırılmış çözümler elde edilebileceğini belirtti.

ARTIK GÖREMEYECEK DEMESİNE RAĞMEN

Ünal, ‘Ümran Hanım’ın ve değerli ailesinin karanlıkla aydınlığın buluştuğu bu operasyon sonrasında diğer hastalara büyük umut olacağını ve engelliler ile ilgili algıya yeni bir boyut kazandıracağını düşünüyorum” dedi. Retinitis pigmentosa hastası olan, 1971 doğumlu Dilek Ümran Öztürk, Kütahya’da yaşıyor. İsa Öztürk ile evli olan Öztürk, iki kız çocuk annesi. 1991 yılında evlenen Öztürk’ün görmesi, ilk çocuğunu doğurduktan sonra azalmaya başladı. Doktorların hamileliğin bu hastalığı ilerleteceğini ve artık göremeyeceğini söylemesine rağmen Öztürk, ikinci çocuğunu da dünyaya getirdi. İlk kızını 2-3 yaşına kadar gören Öztürk’ün, ikinci kızını görme fırsatı hiç olmadı. Öztürk, engelindeki tüm egelleri kaldırmış bir kişi.

20 YILDIR GECE VE GÜNDÜZ

Şu an bir üniversitede Sosyal Hizmetler Bölümü’nde eğitim hayatına devam edereken Kütahya’da bir lisede çalışıyor. Ameliyat sonrasını mucize olarak değerlendiren Öztürk duygularını şöyle dile getirdi: “Yaklaşık 20 yıldır sadece gece ve gündüzü fark edebiliyorum. Çok şanslıyım ki mükemmel bir ailem var. Her zaman bana destek oldular. Ameliyata karar vermemdeki en büyük sebep ikinci kızımı hiç görmedim ve görmek istiyordum. Dünyagöz Hastaneler Grubu’nun deneyimli hekim kadrosunun gerçekleştirdiği başarılı ameliyat sonrasında büyük gün gelmişti ve tüm ekip çok heyecanlıydık. En çok küçük kızımın yüzünü merak ediyordum. Ameliyat başarıyla tamamlandı ve artık küçük kızımı algılayabiliyor, nesneleri yavaş yavaş fark edebiliyor, çizebiliyorum. İkinci hayatımın o an yeniden başladığını hissettim.

İŞE GİDEBİLECEK

Artık eğitimimi tamamlayacak, benim gibi engelli arkadaşlarıma destek olmaya devam edecek ve hayatımdaki engelleri yavaş yavaş kaldıracağım.” Eşinin 20 yıl sonra ışığı hissetmesiyle ilgili mutluluğunu dile getiren İsa Öztürk ise duygularını şu şekilde ifade etti: “Biz Ümran Hanım ile severek ve birbirimizi görerek evlendik. Hastalığı ile yıllar içinde görme kabiliyetini kaybetti. Hep yanında, onun gözü olduk. Biyonik göz ile artık eşim kimseye bağlı olmadan işine gidecek ve hayatta karşılaştığı engelleri yavaş yavaş aşacak bu yüzden çok mutluyuz.” Ameliyattan iki hafta sonra hastanın yaşam alanlarında gerçekleştirilen rehabilitasyon süreci başlıyor. Bu süreçte hastanın kişileri ve nesneleri algılaması ile biyonik gözle gördüklerini nasıl yorumlayacağı konusunda destek ve eğitim veriliyor. 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237