banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

TOPACA: ELEŞTİRİLERİN GEÇİCİ OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORUM
banner234

 aysun

TOPACA 1Bu kentte yaşamak zordur. Hele hele kimliğiniz icabı göz önünde biriyseniz, attığınız her adım, yaptığınız her fiil, yediğiniz, içtiğiniz hatta giydiğiniz her şey tartışmaya açıktır. O nedenle basını güçlü olan bir kentte insanlar biraz daha dikkat eder adımlarına. Ama kimi zaman ne yaparsa yapsın, haksız eleştirilere maruz kalmaktan paçayı kurtaramaz. Bu da, renkli bir şehir hayatının olmayışından kaynaklı aslında. Gece olunca insanların hep beraber vakit geçireceği, gün içindeki görüntülerden sıyrılıp akşam kiminle nerede eğlendiği, nerelere gittiği gibi bilgilere ulaşmak imkansızdır. Yaşayan bir magazinimiz yoktur bizim. O nedenle dikkatlerimiz hep belli şahıslar üzerinde toplanır. Onlar da ister istemez yaptıkları her şeyle basına konu olmaktan kaçamazlar. Tıpkı Sayın Valinin eşi Sevim Topaca’nın eleştiri oklarından kaçamadığı gibi…

Bilindiği gibi Kocaeli Valisi Ercan Topaca geçtiğimiz günlerde eşi ve çocuklarıyla birlikte, ilimiz dışından yakın aile dostlarıyla beraber kutsal topraklara gitmişlerdi. Vali Topaca, zaman zaman oradaki atmosferi kendi twitter hesabı üzerinden bizlerle paylaşmıştı. Fotoğraflarda, Sayın Valinin eşi Sevim Topaca’yı, ilk kez başı kapalı vaziyette görüyorduk. Fotoğraflar yayınlandığı andan itibaren dedikodu kazanları kaynamaya başlamıştı bile. Acaba Vali beyin eşi hanımefendi, umre ziyaretinden sonra başını kapatacak mıydı? Bu soru kent gündeminin merkezine oturuverdi. Adım adım takip başladı. Topaca ailesinin umre ziyareti bitip evlerine döndüklerinde, Sevim Hanımı misafirlerini ağırlarken gördük. Ardından gaziler için verilen iftar davetinde. Yine başı örtülüydü. Tabi milletin ağzı torba değil büzesin. Bir sürü yorumlar yapıldı. Sebep ne olursa olsun, insanların tercihlerine saygı duymak gerektiğini unuttuk, bir anda hedef tahtası haline geldi Sevim Topaca hanımefendi. Sevim Hanımı yakından tanıdığımı iddia edebilirim. Çok kez aynı toplantılarda sohbet ettiğimiz oldu. Hatta bir kez evlerinde misafir etmişti beni. O misafirlikte kendisini daha da yakından tanıma fırsatı bulmuştum. Az çok sorularımın cevabını biliyordum aslında ama yine de kentin firs ladysinin gündemi meşgul eden konuyla alakalı, kendi ağzından duymak istedim bazı şeyleri. Sevim Hanım, iki bir etmeden buyur etti. Deyim yerindeyse dertleştik biraz. Sevim Hanımla sadece başörtüsünü konuşmadık. O bilgisi ve tecrübesiyle bir protokol eşinden çok daha fazla özelliklere sahip. Asla abartı yapmıyorum. Sevim Topaca bu kentte iz bırakan bir protokol eşi olacak. Nedenlerine niçinlerine girersem, satırlar yetmez. Şimdi size, sohbetimizin merak edilen kısımlarını hiç eksiksiz aktarmaya çalışacağım.

 

***Sevim Hanım, Allah kabul etsin, kutsal bir vazifeyi yerine getirdiniz. Ama beraberinde Kocaeli’de bir anda gündemdeki insan oldunuz. Başınızı kapatmak için umreyi bahane etti diyenler var, bunlara ne diyeceksiniz?

 

Aysun Hanım çok sağ olun, Allah razı olsun, sizlere de nasip etsin inşallah. Aslında Sayın Vali Bey, bunun tartışma konusu olacağını bildiği için kapanmamı pek istemedi. Benim kararlarıma her zaman saygı duymuştur ama bunun problem olacağını biliyordu. Biz buradan gidince olsa daha iyi olur diyordu. Ama benim zaten çok istediğim bir şeydi. Sonuçta ben muhafazakar bir aileden geliyorum. Kapanmadan önce de giyim tarzım aynıydı, hep ölçülüyü. Buna ilaveten sadece başımı örttüm o kadar. Tamamen kendi kararım.

 

***Kamuoyunda, Sayın Valinin Başbakana şirin görünmek için, hatta iyi bir atama beklediği için bunu yaptığınız konuşuluyor. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

 

Bir insan hele de bir kadın, başkası için niye kapansın anlamış değilim. Ben kadınların dinen örtünmesi gerektiğine inananlardanım o kadar. Ben çalışan bir kadın değilim, ev hanımıyım. Kapalı olmak elbette açık olmak kadar kolay değil. Açık olduğunuzdaki kadar özgür olamıyorsunuz. Ama artık hiçbir şey eskisi gibi değil. Bir on sene önce olsaydı zordu fakat şimdi başı kapalı olarak her yere gidiliyor. Gazetelerde bu konunun çıkması iyi oldu bir bakıma. Konuşan konuştu, içindekini söyledi, herkes birden öğrenmiş oldu. Ben bu eleştirilerin geçici olduğunu düşünüyorum, alışacaklardır.

 TOPACA 2

***Sevim Hanım, sizden önce kızınız Merve başını örtmüştü bildiğim kadarıyla. İkisinin ard arda gelmesi belki de bu söylemleri pekiştirdi ne dersiniz? Merve kapanmayı kendi mi istedi?

 

Merve uzun zamandır bunu yapmayı istiyordu. HZ.Fatıma’nın kitabından çok etkilenmiş. Biz çocuklarımıza her ailede olduğu gibi dini bilgileri vermeye çalıştık. Merve ilk olarak, 1 mayıs tarihinden sonra “anne ben kararımı verdim, kapanacağım” dedi. Önceden hazırlığını yapmıştı. Giysilerini değiştirmişti. Ama bu kadar acele olacağını ben de beklemiyordum. Merve idealist bir genç. Bu ülkede kapalı açık ayrımının olmaması gerektiğini savunuyor. Ben başım kapalı olarakta her yere gidebilmeliyim diyor. Bir insan kapalı diye bazı şeyleri yapamaz algısına karşı çıkıyor. Bununla birlikte her şeyi yapanlara farklı gözle bakılmasından da rahatsızlık duyuyor. Belki MAerve okuduğu kitabın etkisiyle bunu çabuklaştırdı.

 

***Bu kitabı bende merak ettim şimdi…

 

Kitap aslında bildiğimiz şeyleri anlatıyor. Ama daha sadeleştirilmiş, daha akıcı ve anlaşılır yazılmış. Merve de bundan ekilenmiş ve kararını vermiş. Çocuklarım bile bana “anne Merve kapandı, sen niye duruyorsun” diye sormaya başlamışlardı. Belki bu da biraz kararımda etkili olmuş olabilir.

 

***Sevim Hanım; sizi sık sık her toplantıda görüyorum, elinizden geldiğince davetlere icabet ediyorsunuz. Ama Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğini ziyarete gitmenize şaşırdığımı gizlemeyeceğim. Son seçimlerde ÇYDD’nin İzmit’te Nevzat Beyi destekledikleri kulağımıza çalınmıştı. Ona da aynı şekilde şaşırmıştım. Bu ziyaretle ilgili bir şey söylemek ister misiniz?

 

Aysun Hanım ben bundan birkaç yıl önce ÇYDD’nin konserine gitmiştim. Daha sonra yine çağırdılar ama bir türlü olmadı. Onlara söz verdim geleceğim diye gidemedim. O sözümü yerine getirmek amacıyla Tüysüzler Mahallesindeki dernek binasına gittim. Orada çok güzel çalışmalar gördüm. Okuma yazma bilmeyen kadınlara emekli gönüllü öğretmenler aracılığıyla kurs veriyorlar. El emeklerini değerlendiriyorlar. Çok hoşuma gitti. Ben kimseye bir açıdan bakmayı uygun görmüyorum. Halka hizmet eden herkesin yanındayım.

 

***Günün birinde hacca gitmeyi istiyor musunuz?

 

Hac vazifesini icra etmeyi çok isterim. Ancak birkaç sene bunu düşünmem çünkü orada yoğun bir inşaat çalışması var. Bu da işi zorlaştırıyor. O nedenle biraz beklemek istiyorum.

 

***Gittiğiniz yerlerden bakınca Türkiye nasıl gözüküyor?

 

Öncelikle o kutsal topraklarda binlerce insanın aynı amaç için aynı yerde olması çok etkileyici bir şey. Hac ve umreden kaynaklı elde edilen gelir nedeniyle bütçeleri çok çok iyi. Hatta fazla bile geldiği söyleniyor. Ama ona rağmen bizden bir 50 yıl gerideler. Namaz kılarken gelişigüzel önünden geçiyorlar, önüne gelen yerde namaza duruyorlar, kirli pis bakmıyorlar. Belki de hayatın bir parçası olduğu için onlara sıradan geliyor bilemiyorum ama bizden epey geride oldukları kesin. Trafik deseniz tam bir keşmekeş. İbadetin yapıldığı yerler dışında kalan alanlar çok bakımsız, kaldırımlar kötü. Yani bizimle mukayese edilemez. Şehircilik anlamında onlardan çok daha ilerideyiz.

 

***Sevim Hanım, bize kapınızı kalbinizi açtınız. Tüm içtenliğinizle düşüncelerinizi paylaştınız. Gazetemiz ve okurlarımız adına size çok teşekkür ediyorum.

 

Ben teşekkür ederim Aysun Hanım. Hakkımda birçok şey yazıldı çizildi. Yorumlarda İstanbul valiliği yakındır, Tayyip Bey bunu görmezden gelmez dediler. Onu dediler bunu dediler. Hiç biri önemli değil. Ayrıca hiç birini istemiyorum. İstediğim tek şey, normal vatandaş gibi kendi halimde yaşamak. Bunu da sizlerin aracılığıyla duyurmuş olayım. Ziyaretinizden memnuniyet duydum, çok teşekkür ederim. Gazete Barış’a yayın hayatında başarılar dilerim.

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
AHMET YILMAZ 2 yıl önce

Sevım Hn;

Allah kabul etsın. Kendısını daha önce bende evınde zıyaret etmıştım. Kocaeliye gelen valı eslerı arasında EN DEĞER ınsanlardan bırı. Kapanmak ALLAH ıle kul arasında. Bunu yanlıs algılaynları algılamak zor. Helekı Sevım Hn gıbı biri içi

Avatar
sevgi çakır 2 yıl önce

aysun hanım sevim hanımın kişiliğini o kadar güzel yansıtmışsınızki. kaleminize sağlık. hemde zıt görüşlerin insanları olarak

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237