banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Terör örgütleri, ‘öldü’ deyip bombacı yapıyor
banner234
Kolluk kuvvetlerinin operasyonları ile özellikle Güneydoğu ve Suriye sınırı hattında köşeye sıkışan örgütler, amaçlarına ulaşmak için şeytani yollar deniyor.

Eylemcilerin bazı canlı bomba saldırılarında “mülteciler” arasından seçilmesi, Sur ve Cizre gibi ilçelerde “sabıkasız” gençlerin kullanılması bu yollardan bazıları.

Güvenlik güçlerinin takibinden kaçmak isteyen örgütler, canlı bomba olarak seçtiği kişileri de çatışmalarda “öldü” gibi gösteriyor. Böylece “öldü” sanılan teröristler rahatlıkla hareket ederek hain emellerine ulaşıyor. PKK, IŞİD ve DHKP-C’nin son altı ayda yaptığı saldırılarda söz konusu yöntemleri kullanıyor.

İlk olarak IŞİD’in12 Ekim’de Ankara Tren Garı’na yaptığı saldırıda 102 kişi ölmüştü. Saldırıyı gerçekleştirenlerden Şeyh Abdurrahman Alagöz’ün suç kaydı yoktu.

3 ay sonra İstanbul Sultanahmet’te 15 turistin ölümüne sebep olan canlı bomba saldırısını gerçekleştiren Nabil Fadli’ydi. Mülteci kılığında Türkiye’ye giriş yapan Fadli’nin herhangi bir suç kaydı yoktu. IŞİD’in bombacılarının deşifre olmasıyla, Fadli’nin ismi ‘öldü’ duyurusuyla kamufle edilmişti. Bu sayede kimliği ortaya çıkmamıştı.

Aradan 1 ay geçmesinin ardından Ankara 2. defa kalbinden vuruldu. Merasim sokakta askeri servis araçlarına yönelik yapılan saldırıda 29 kişi hayatını kaybetti. Yöntem de kişiler de yine aynıydı. Önce Salih Neccar olarak mülteci kılığında Gaziantep’ten Türkiye’ye geçiş yaptığı belirlenen kişinin Abdülbaki Sömer olduğu ortaya çıktı. Söz konusu canlı bombanın ailesi tarafından “kayıp” olduğu bildirilmişti.

3 Mart’ta 2 DHKPC’li Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz Bayrampaşa’daki çevik kuvvete saldırı düzenlediler. 2 isim de emniyet birimleri tarafından hazırlanan canlı bomba listesindeydi. Daha sonra polis ekiplerinin düzenlediği operasyonda 2 ismin de öldürüldüğü açıklanmıştı. Yakşi 19 ay boyunca DHKP-C terör örgütüne üyelikten tutuklu kalmıştı. Her iki isim de aranıyordu.

Ve 1 ay bile olmadan 13 Mart’ta Ankara’nın göbeği Kızılay’da 35 kişinin ölümüyle sonuçlanan yine bir canlı bomba yüklü araçla saldırı gerçekleşti. Canlı bomba bu sefer bir kadındı. 2012’de Balıkesir’de üniversiteye yazıldığından beri ailesi haber alamıyordu. Tekirdağ’da yaşayan ailesi kayıp ilanı vermişti. PKK terör örgütü üyeliğinden tutuksuz yargılanıyordu. Dahok’a giderek orada PKK kamplarında bomba eğitimi aldığı tespit edilmişti.

6 gün sonra bu defa da İstiklal Caddesi’nde IŞİD’li Mehmet Öztürk kendini patlattı, 5 kişi öldü. Gaziantepli Öztürk’ün yine suç kaydı yoktu. Ancak 3 yıldır aranıyordu. 
banner71
Anahtar Kelimeler:
Kocaeliİzmit
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237