banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Soma' nın isimsiz liderleri
banner234

 

Sevgili Gazete Barış okuyucuları,

 

Öncelikle ilimize habercilik alanında taze bir kan ve yeni bir bakış getiren bu dinamik çatı altında yazmaktan büyük bir keyif alacağımı belirterek başlamak istiyorum. Hayatın içindeki olaylara pek çok pencereden bakarak farklı yorumlar yapabiliriz  Yükseklisans ve doktorasını yönetim ve organizasyon alanında yapmış bir öğretim üyesi olarak benim pencerem kendi uzmanlık alanım olacak. Bu köşede ağırlıklı olarak yönetim ve girişimcilik üzerine yazılar kaleme alacağım. Teoriyi pratikle harmanlayıp, güncel araştırmalardan kendi eğitim ve danışmanlıklarımda tecrübe ettiklerime kadar bir dizi paylaşımla olayları bir yönetimci gözünden yorumlamam Kocaeli iş hayatı ve insanlarına, girişimci ve adaylarına bir nebze katkı sağlayabilecek ise ne mutlu bana. Lafı çok da uzatmadan başlayayım.

 

Amerikalı bölük komutanı William D. Swenson emrindeki askerlerle beraber Afganistan’da pusuya düşer. Yaralıları almaya gelen helikoptere yoğun ateş altında birer birer askerlerini taşırken helikopter içi kameralara bir görüntü takılır. Komutan yaralı bir askerini helikoptere taşıdıktan sonra alnından öpmüş ve çatışmaya geri dönmüştür. Bu hareketi ile Amerikan ordusunda bir askerin alabileceği en büyük ödül olan onur madalyasını Başkan Obama’nın elinden alır. Amerikan propaganda makinesinin iş başında olduğu ve Afganistan’da ne işleri olduğu sorusunu aklımızın bir köşesinde tutmak kaydı ile bu olaydan biz liderlik adına ne öğrenebiliriz diye sorduğumuzda iki sonuca varabiliriz; güven vermek ve içten olmak. Bir an için içinizden iyi de zaten emrindekileri yarı yolda bırakmamak için eğitim almamış mıydı bu adam diye geçirmiş olabilirsiniz. Haklısınız, ama hiçbir ordu mensubuna askerini alnından öpme eğitimi verilmez,  bu içten gelir. Ancak böyle içtenlik anları önderlik ettiklerimizin gerçek anlamda bize güven duymasını sağlar. Dolayısı ile içtenlik ve güven birbirinin ayrılmaz parçalarıdır.

 

Diğer taraftan, yakın zamanda Manisa’nın Soma ilçesinde resmi rakamlara göre 301 canımızı kaybettik. Allah her birine rahmet eylesin, geri de kalanlara sabır versin. Kayıtlara iş ve maden kazası olarak geçen bu faciada kimler liderlik becerisi göstermiştir? Serkan Güneş ismini duyan veya hatırlayanımız var mı? Kazanın olduğu madenin sağlık görevlilerinden biriydi Serkan. Yangın haberini alır almaz madene inmiş ve daha 29 yaşında 3 madencinin hayatını kurtarmak için kendini feda etmiştir. Ya Selahattin Şen ismini duyanımız? Yönlendirmeleri sayesinde kendisi ile birlikte 40 madencinin hayatını kurtardı. Amerikalı komutanın hikayesinde bahsettiğimiz güven ve içtenliğin daha fazlasını bu iki liderde de görebiliriz. Öncelikle evet her ikisi de liderdir. Liderlik makamla alakalı değildir. Koşullar liderleri yaratır ve ne yazık ki Soma’daki koşullar Serkan ve Selahattin’i lider olarak yaratmıştır. İkincisi liderlik daha önce bahsettiğim üzere verilen güvenle ilgilidir. Sendika ve işverenden ümidini kesmiş madencileri yerin yedi kat altına tekrar indirebilecek bir güç varsa o da en umutsuz anlarda bile Serkan ve Selahattin’lerin kendi hayatları pahasına yardımlarına koşacağına, onları doğru bir şekilde yönlendireceğine dair güvenleridir. Talimatsız, koşulsuz, içten bir yardım koşusunun olacağına dair güven.

 

Sevgili Gazete Barış okuyucuları, umarım bir gün gelir de Serkan Güneş ve Selahattin Şen gibi yiğitler Türkiye Cumhuriyeti’nin en şerefli madalyalarına layık görülür. Böylece bizler de sadece yerin yedi kat üstündeki CEO’ların değil, yerin yedi kat altındaki emekçilerin de liderliğinden dersler çıkarabiliriz. Benim nazarımda her ikisi ve adını bu köşede anamadıklarımız Amerikalı komutanın hak ettiğinden çok daha fazlasını hak ediyorlar.

 

Gelecek yazımda sıfır iş kazası mümkün mü sorusu üzerinden liderliği tartışmaya devam edeceğiz. Barış ve sevgi ile kalın…

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
HASAN ÖNLÜ 2 yıl önce

Gazete Barışı ve sahibesi aysun hanımı kutlarım ilimize yepyeni ve inanılmaz dolu insanlar kazandırdı.,hakaret etmedende bazı konular dillendirilebiliniyormuş.hocam hoş geldiniz.yazılarınızı merakla bekleyecez.

Avatar
Sezar YILDIRIMER 2 yıl önce

Keyfle okuyacağımız bir köşemiz oldu. Hocam yolunuz açık olsun..

Avatar
Tanju GÖNCÜ 2 yıl önce

Sevgili Adem,

Yazını büyük bir hayranlık duyarak okudum. Toplumumuzda Serkan ve Selahattin gibi nice liderlerin olduğunu biliyorum. Gelecek yazılarını da bekliyorum.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237