banner421

Siz hiç böyle vekil gördünüz mü?

Türkiye’de milletvekili olmak kolay iş. Bir partiden meclise kapağı attıysanız başka yapmanız gereken neredeyse hiçbir iş kalmıyor. Meclisin size verdiği danışman kadrolarını, sekreteri, özel ofisi kullanıp, bilmem kaç yüz bin liralık özel araçlarınızla caka satmanız “milletvekili” olmanız için yeterli. İktidar milletvekiliyseniz mecliste sadece yemin etseniz bile kafi. Muhalefette iseniz, seçmenlerinizi ve partililerinizi hoş tutmak için bir iki gündem konuşması yapmalı, görece bazı şeylere muhalefet etmelisiniz… 

Kentimizde şu anda 11 milletvekili buluyor. Milletvekili sayısı 2019’da 13’e yükselecek. Şu anda kentimizde 7 iktidar partisi AKP üyesi, 3 ana muhalefet partisi CHP üyesi, 1 de MHP üyesi milletvekili var. İktidar partisinde meclise gidip elini kaldırıp indirmek “çalışıyor” gözükmek için makul. MHP zaten Allah’a emanet. Milletvekili Saffet Sancaklı’nın çalışıp çalışmaması kimsenin umrunda değil. Hal böyle olunca bütün gözler CHP’li vekiller de oluyor. CHP’li vekiller malum, sosyal demokrasiyi temsil ediyor. “Görgüsüzlük”, “lüks yaşam”, “şatafat”, “halka 3 sınıf yukardan bakma” gibi eylemlerin merkezinde yer almamaları gerekiyor.

Fakat bu gerekliliğe neredeyse hiçbir milletvekili uymuyor. Sadece kentimizde değil, Türkiye’nin dört bir yanından CHP milletvekili olarak meclise giren isimler hatta vekil olamasalar bile partide yöneticilik yapan isimler kendini siyasetin ritmine kaptırıyor. CHP’de il başkanları bile özel şoförlerle, danışmanlarla, lüks makam araçlarıyla geziyor. Peki aslında olması gereken ne? Bülent Ecevit’in Renault 12’sini hatırlayanlar vardır. Bülent Ecevit Amerikan arabasını garaja çekip yerli üretim Renault 12’ye binince ne oldu? Ecevitliğinden bir şey mi eksildi? Aksine büyüdü. Halkın içinden geldiğini, kendi keyfini değil halkın keyfini düşündüğünü herkese gösterdi.

Bülent Ecevit tek değil. Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevleri sırasında Erdal İnönü’yü hatırlayın. Evine taksiyle giden, devletin imkanlarını çarçur etmeyen bir isimdi İnönü. Şimdinin bakanları ise Fikri Işık’tan gördüğümüz kadarıyla Mercedes makam araçlarından inmiyor. 
Ülkemizde neredeyse 100 yılda bir rastlanan Ecevit ve İnönü örnekli mütevazilik tablosuna Avrupa’nın pek çok yerinde denk gelmek mümkün. Başbakanlar, bakanlar, milletvekilleri korumasız geziyor. Bisikletleriyle dolaşıyor, market alışverişini kendileri yapıyor. Etraflarında koruma, danışman ordusu bulunmuyor. Onlar bulundukları görevden nemalanmak, halka caka satmak yerine, hizmet etmeyi öncelik olarak görüyor. Ülkemizde ise bu durum bir iki örnek dışında hiç görülmüyor. 

Sadece araç saltanatı değil, günlük işlerde de siyasetçilerin kendini beğenmişliği ortaya çıkıyor. Mecliste görev yapan milletvekillerinin neredeyse tamamı ekmek fiyatlarından bi’haber. Pazara çıkmak, çarşıda alışveriş yapmak bir yana, durum öyle vahim ki gittikleri restoranlarda bile hesapları kendileri ödemiyor, danışmanlarına ödetiyorlar. İktidar partisi vekillerinin şatafat içerisinde yaşaması, danışmanlı, korumalı özel yaşamlarında başlarının dönüyor olması neredeyse Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu günden bu yana alışılagelmiş bir durum. Muhalefet partisi milletvekillerinin de benzer zevklerle donanmasına, iktidardan saltanat alışkanlığı olan vatandaşlar ses çıkarmıyor. Kimse tepki göstermeyince muhalefet iktidar el ele lüksün, şatafatın keyfini sürüyor.

Nadiren de olsa günümüzde bu tabloyu delebilen kimi isimler var. Mesela CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Kılıçdaroğlu’nun atletle çektirdiği fotoğraflar son iki gündür ülke gündemine oturmuş durumda. Kızıyla birlikte yemek yerken, kavurucu yaz sıcaklarında daracık bir karavanda atletle oturan Kemal Kılıçdaroğlu’nu kasıtlı tepkileri bir yana bırakırsak Kılıçdaroğlu aslında o fotoğrafta halkın bir yansıması olarak görülüyor. Hangimiz sofraya atletle oturmadık, hangimizin babası ya da atletinin üzerinde bir tişörtle geçirdi yaz gecelerini? 

Kemal Kılıçdaroğlu ülke genelinde bir tartışmayı daha başlatmış oldu aslında. Bir tarafta milyonluk saraylara, binlerce liralık özel altın kaplamalı bardaklara, lüks makam araçlarına, hacet gidermeye bile binlerce lira maaş ödenen korumalarla giden siyasetçilere ses çıkarmayanlar, bu halk için oldukça doğal olan bir “ev halini” eleştirme gafletine düşebiliyor. Kılıçdaroğlu’nu eleştirenler arasında CHP’liler de var. Onlar siyasetin kaymağını yiyenler, keyfini sürenler… Bir de sayıları bir elin parmağını geçmese de “diğer CHP”liler var. 

Diğer CHP’liler nereden geldiklerini çok iyi biliyor. Nereye gideceklerini de. Onlar ne oldum delisi olmadan siyaset yapmayı sürdürüyor. Ve sırf “siyasi” oldular diye kendilerinde özel bir vasıf görmüyor.

Şimdi size o diğer CHP’lilerden birini anlatacağım. 

Şişirme yazıları, reklam haberlerini, danışıklı tanıtımları sevmem. Bu sebeple bahsedeceğim kişinin önden çekilmiş bir fotoğrafı yok. Böylesi bir yazının yazıldığından, bu yazıda kendinden bahsedileceğinden de bi’haber bu kişi. Efendim kimden mi bahsediyorum? CHP Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’ten. Dün akşam mesai bitimi kapının önünde karşılaştık. Ellerinde poşetler vardı. Kısa süre konuştuktan sonra arabasının nerede olduğunu, arabaya kadar yardım edebileceğimi söyledim. Yanında görev yapan arkadaşların izinli olduğunu, o gün için serbest bir zaman bulduğunu ve ev için çarşı yaptığını söyledi. 

Mehmet Ali Paşa’daki evine kadar aracımla götürebileceğimi söyledim. Alacağı birkaç ürün daha olduğunu, taksiyle gideceğini söyledi ve teşekkür ederek ayrıldı. Biraz uzaklaşmasını bekledim ve inanamadığım bu anı fotoğrafladım. 

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde katip üye olarak görev yapan, kırmızı plakalı bir makam aracı emrine tahsis edilen milletvekili Fatma Hürriyet Kaplan tıpkı komşumuz Ayşe teyze gibi, tıpkı annelerimiz, kardeşlerimiz gibi elinde o kadar poşet, çarşı yapıyordu. Fatma Kaplan Hürriyet bilindiği üzere avukat. Eşi Murat mühendis. Fatma Kaplan Hürriyet milletvekili seçilmeden önce hayat standartları belliydi. Bu standartlarda vekillik ve siyaset sonrasında her hangi bir ilerleme olmadığını net bir şekilde söyleyebilirim. Siyasetin olanaklarını da diğer vekiller gibi savurgan bir şekilde kullanmayan, çarşısını pazarını kendi yapan, evinde bir evlat büyüten, içimizden, halktan biri olan Fatma Kaplan Hürriyet aslında çok normal bir şey yapıyor. Ancak biz iktidar partilerinde görev yapan vekillerden ve onlara özenen muhalif vekillerden lüks içinde yaşamayı öyle bir kanıksadık ki, Fatma hanıma teşekkür edesimiz geliyor. 

Olması gereken, milletvekillerinin normal yaşantılarını sürdürerek görevlerini icra etmeleri. Milletvekilliği için, bakanlık için, ülkeyi temsil etmek için uçuk maaşlar almaya, korumalarla, danışmanlarla dolaşmaya gerek yok. Siyaset sayesinde edinilen makamlar cep doldurma, caka satma, lüks ve şatafat içerisinde yaşam sürme yeri değil. Bu gerçekliğe siyasilerden önce vatandaşın ulaşması ve mevcut milletvekillerinin, bakanların ve hatta il başkanlarının içerisinde bulunduğu absürd durumu fark etmesi lazım. Halk, siyasilere ülkeyi yönetsinler diye oy vermeli; gündelik işlerden ellerini ayaklarını çekip bütün yükü yanlarında çalıştırdıkları danışmanlara, şoförlere ve korumalara yüklemeleri, bulundukları görevlere seçilmeden önce maksimum aylık 5-10 bin lira olan ekonomilerini yüzlerce bin liraya çıkarmaları için değil…
 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
izmitli 1 ay önce

Fatma hürriyet kaplanı izliyorum gerçekten hem kentimizin sorunlarını hemde ülke sorunlarını sürekli gündemde tutmaya çalışıyor bu davranışında ona yakışır şu iktidar partisi milletvekillerine de göstermek lazım bunları onlar kibirlerinden ne oldum delisi oldular ne kenten ne ülkeden bi haberler vatandaşı hiç dinlemiyorlar zaten yanlarına yaklaşamasın kibirlerinden

Avatar
Vicdan 1 ay önce

Halkın sesi Hakkin sesidir. Takdir edilecek bir mütevazilik.

Avatar
şehrin azizi 4 hafta önce

Sayin vekili canıgönülden takdir ederim Ecevit İnönü örneğini verirken şehit Maliye Bakanı adnan Kahveci yide unutmayalım lütfen oda devletin imkanlarını kendi için kullanmayan bir bakandi saygilar

Avatar
bayram 4 hafta önce

ben hiç pazar alışverişinden sonra eve taksi ile dönen ayşe teyze fatma abla görmedim.

Avatar
Net 4 hafta önce

O kadar abartmışsınız ki Aldığı maaşıda fakir fukaraya dağıtıyor demediğiniz kalmış.veya halkın sorunlarından yemeden içmeden kesilmişte bir deri bir kemik kalmışmış.

Avatar
Furkan 4 hafta önce

Gine chpyi övmüşsünüz bravo

Avatar
Romalı 4 hafta önce

Popilizm

Avatar
Net 4 hafta önce

Mütevazi yaşamak sadece görüntü olarakmı yaşamak oluyor.zengin olupta fakir gibi yaşamakmı zenginlik oluyor.zenginsen zengin gibi davranıp fakiri kollamakla zenginligin belli olur.yoksa milyarların yastık altinda durupta yaya yürüsen ne olur koşsan ne olur.

banner354

banner328

Advertisement

banner276