banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

'Şehir merkezinde kilise istiyoruz'
banner234

İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı İzmit Temsilcisi Emre Karaali, “Kilisemiz ara sokakta olduğu için insanlar gizli saklı bir şey yaptığımızı düşünüyor. Biz şehir merkezinde bir kilise istiyoruz” dedi

 

İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı İzmit Temsilcisi Emre Karaali ile, İzmit Kilisesi’ni, İzmit’te hristiyan olmanın nasıl bir şey olduğunu konuştuk.

Geçmiş yıllara oranla kendilerine artık daha az önyargıyla bakıldığını ifade eden Karaali’nin en büyük projesi, şehir merkezinde bir kilise açmak.

Çünkü mevcut kilise ara sokakta bir yerlerde kalıyor ve insanlar burada ibadet edenlerin gizli saklı bir şey yaptığına inanıyor ona göre.

İşte Emre Karaali ile röportajımız. Umarım keyifle okursunuz.

 

*Sizi tanıyabilir miyiz?

 

Adana doğumluyum. 2009 yılında İzmit’e taşındık eşimle beraber. 2 çocuk babasıyım. 2009 yılından bu yana İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı İzmit Temsilcisi ve İzmit Kilisesi önderi olarak görev yapıyorum.

 

* İzmit halkının kiliseye bakış açısı nedir? Diğer illere göre daha mı farklı bakış açısı?

 

İzmit’e geldiğimiz ilk yıllardaki bakış açısıyla şimdiki bakış açısının arasında bir hayli fark görüyorum açıkçası. İnsanlar bizi tanıdıkça, onlarla ilişki kurarak, onların kafasında oluşan ön yargıyı kırmak için fırsatımız oluyor. İzmit bir Hristiyan için yaşanması kolay bir şehir midir? Hayır. Ama başka bir yere taşınıyor muyuz, gidiyor muyuz? Hayır. Biz bu ülkenin çocuğuyuz sonuçta.

 

* Toplumumuzda Hristiyana bakış açısı nedir?

 

Boynuna her haç takana Hristiyan diyemeyiz. Kutsal kitabın buyrukları var. Bizim cemaatimizdeki her kişiyi de uyarıyoruz, ikaz ediyoruz, buna uygun bir yaşam sürmeleri için. Kutsal kitabın ayetlerinde Tanrı alaya alınmaz. Adam öldürmek, bir kişini canını yakmak, zina yapmak, hırsızlık yapmak; bunlar bize uyan davranışlar değil. İnsanlarımız Hristiyanları yanlış tanıyor. Bu da ister istemez ön yargı oluşturuyor. Biz de bu yargıyı elimizden geldiğince kırmaya çalışıyoruz.

 

 

 

 

* Yaptığınız etkinlikler nelerdir?

 

Çeşitli etkinliklerimiz oldu. Yaklaşık 4 yıldır ‘Kültürler Arası Kaynaşma Günleri‘ adı altında etkinlikler yaptık. Dünyanın çeşitli ülkelerinden Hristiyan inancına mensup insanlar davet ettik İzmit’e. Geziyorlar, sokaklara çıkıyorlar, insanlarla ilişki kuruyorlar, bizim de onlar gibi yaşadığımız görsünler diye.

 

* Belediye ile ortak çalışmalarınız oldu mu?

 

İzmit Belediyesi ile birkaç kez görüşmek istedik fakat dönüş olmadı. Nevzat Doğan beye de teklif götürdük. Bizim burada binamız var. İngilizce dersi verelim, topluma yararlı olalım kilise olarak. Ücretsiz ders verelim dedik. Hatta bu dersleri kilisemizde vermeyelim. Dedikodu çıkar, Hristiyan propagandası yapıyor derler diye. Ders vereceğimiz yeri siz seçin, biz öğretmenlerin ücretlerini karşılayalım, topluma yararlı olalım, biz de bir şeyler yapıyoruz diyelim dedim, hatta bir anaokulunun duvarlarını bile biz boyayalım faydalı olmak için dedik. Çünkü bu bizim inancımızın da bir parçasıdır. Ama hiçbir şekilde bize dönüş yapan olmadı bu konuyla ilgili.

 

* Bina vakfınıza ait. Ama siz yeni bir yer arayışına girdiniz. Süreç nasıl ilerliyor?

 

Biz 2009 yılında buraya taşındık. Ve o dönemden beri buradayız. Bizim bunu düşünmemize sebep olan şeyler şöyle; ibadethanemiz binamızın üst katında bulunuyor. Aslında o kısım oldukça kullanışlı. 65 -70 kişinin rahatlıkla oturabileceği bir mekandır. Zaman zaman yetmiyor bu alan. Mesela Aralık ayında bir Noel kutlamamız vardı. Halk Eğitim Merkezi’nin tiyatro salonunda yaptık. Yanlış hatırlamıyorsan 430 kişilik bir salondu orası ve salonda oturacak yer yoktu. Ben şimdi bu Noel kutlamasını bu kilise binamızda yapamam; çünkü böyle büyük bir alanımız yok. Yalnız ibadet için kilisemize gelen cemaatimizin sohbet edebileceği, vakit geçirebileceği bir alanımız yok.  Bunun da sıkıntısını yaşıyoruz tabi ki.

 

Bununla birlikte bir sebep daha var.Yanlış hatırlamıyorsam bir gazetede köşe yazısıydı, tam net hatırlamıyorum ama şöyleydi galiba; ‘Bu kilise binası köşede ara sokaklarda, sanki gizli saklı bir şeyler yapılıyormuş gibi insanlarda bir algı oluşturuluyor. Aslında ibadet için orada bulunan insanlar yanlış anlaşılıyorlar ve bu da halkta bir tepki oluşturuyor’ demişlerdi. Çok doğru bir bakış açısı bizim için de. Bir diğer nokta da İzmit’te tek kiliseyiz biz.  Katolik, Ortodoks herhangi bir mezhepten başka bir kilise yok. Aslında bu çok özel bir renk oluşturuyor. Kocaeli sanayi bölgesi olduğu için yurt dışından da birçok yabancı misafirimiz geliyor ilimize. Kentimize yakışır bir kilisemiz olsun istiyoruz. Sakarya, Düzce, Gebze, Gölcük ve Yalova’ya kadar olan bölümde de tek kiliseyiz biz. Bu yüzden merkezi bir yerde olmamız gerekiyor. Yalnız merkezde böyle bir binaya sahip olmak çok pahalı geliyor. Aslında bizim isteğimiz eski bir kiliseyi restore edip tekrardan kullanıma açmak. Yalnız rakamlar çok büyük. Devletin bu konuyla ilgili desteğinin olması gerekir ama bir destek görmedik şimdiye kadar. Kendi imkanlarımızla, mevcut rakamlarla çok zor görünüyor taşınmamız. Yine de sayın Nevzat Doğan’la görüşeceğim bu konuda.

 

 

 

 

* 2 yıl önce şahsınıza yapılan suikast girişimi davasıyla ilgili yeni gelişmeler var. Bu saldırının birileri tarafından mı yapıldığını düşünüyorsunuz? Yoksa bu işin altında başka şeylerde var mı?

 

Bu kişiler polis tarafından uzun süre takip altında tutuldu. Dolayısıyla 9 klasörde toplandı bu veriler. Bu insanların bir yüzbaşı ve bir komiserle bağlantılı olduğu saptandı. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından teknik takibe alındılar. Güneydoğu bölgesindeki bu kişilerle bağlantılı olduğu saptandı. Son duruşmada şahsıma yönelik suikast hazırlığı olduğu çok açık ve nettir dedik avukatımla. Çeşitli silahlar, kuru sıkıdan, gerçek silaha dönüştürülen mekanizmalar bulundu evlerinde. Bir de bu olay olduğunda dava başladı ve dosyada gizlilik kararı vardı. Biz bir yıl dosyaya elimizi süremedik. Bu insanlar sokaktaydı, biz buradaydık ve onlar da elini kolunu sallaya sallaya yürüyorlardı. O zamanın Valisi Ercan Topaca ulusal basına açıklama yaptı ama bir kere arayıp geçmiş olsun dilemedi. Gerçi o zaman siyasilerden kimse aramadı.

 

*Sizin bu suikast girişimiyle ilgili şahsi fikriniz nedir?

 

Bu sadece bir çete kurma, yasa dışı bir örgüt kurma değil. Bununla beraber kesinlikle şahsıma yönelik bir suikast girişimi olduğu ve bazı örgütlerin taşeronluğunu yaptığı ve delillerde mevcut olduğu için tutuklama talebinde bulunuldu. Ama reddedildi. 4’ncü duruşma bitti. Bir kişi tutuklu yargılanıyordu o da 2 ay sonra serbest bırakıldı.

 

Duruşmada neler oldu?

 

Çok ilginç bir diyalog oldu. Hakim bey bana endişeli misiniz diye sordu. Ben de evet dedim, çocuklarımız için endişeliyiz, bu yüzden evimizi bile güvenlikli bir siteye taşımak zorunda kaldık dedim. Söz aldı bu örgüt lideri. Hayır efendim korkmuyorlar, bu yalandır, daha geçenlerde sokakta broşür dağıtıyorlardı, insanlarla muhabbet ediyorlardı dedi. Ne demek bu?  Hala bizi takip ediyor bu insanlar. Ama hala sokaktalar.

 

26 Mart’ta önümüzdeki duruşmada muhtemelen savcılık iddianamesini tamamlamış olacak. Bu kamu görevlilerinin vereceği ifadelere göre yön verilecek duruşmaya. Bizim bu konuda tek beklentimiz devletimizin bize sahip çıkması. Tek kiliseyiz bu ilde. İl protokolünden hiç destek görmedik. Bir geçmiş olsun demediler. Eğer bizim devlet büyüklerimiz sessiz kalıyorsa bunu onaylıyor gibi görünüyor. En azından bir kınama bile yayınlanmıyorsa bu konuda halk tarafından da bakış açısı değişiyor. Fakat yeni valimiz Hasan Basri Güzeloğlu çok ama çok farklı. Bizi çok sıcak karşıladı. Çok cana yakın. Güzeloğlu’ndan umudumuz var kilise olarak.

 

 

 

Bugün bir önlem alıyor musunuz ibadete gelen insanlarla ilgili?

 

Hayır almıyoruz. Burası bir ibadet yeridir. Bu olaylar bizi etkiledi mi çok etkiledi, çok üzüldük ama 5 parmağın beşi bir değil sonuçta. Sadece özel günlerde koruma talebimiz oluyor onun dışında koruma polisiyle bir din adamı bir birine uyuşan bir şey değil. Biz o kadar önemli insanlar değiliz.

 

Kilisede nikah talepleri oluyor mu?

 

Hem nikah hem de cenaze talepleri oluyor. Biliyorsunuzdur ki Kocaeli’nde bir tane bile Hıristiyan mezarlığı yok. Mecburen İstanbul’a defnediliyor. Ki bizim kilisemizde şuan cenaze töreni düzenlememiz mümkün değil çünkü ibadet yerimiz üst katta olduğu için sıkıntı oluşuyor. Aslında yeni bir yere taşınmak istememizin bir sebebi de budur. Daha geniş bir alana ihtiyacımız var.

 

Vakıf olarak sosyal etkinlikleriniz var mı?

 

Var tabii ki. Seminerlerimiz oluyor ara ara. Özellikle şu aralar papaz büyüsüyle ilgili seminer yapmamızı istiyorlar. Onu da yakın zamanda yaparız büyük ihtimalle. Seminerlerimize öncülük etmesi için İstanbul Protestan Kilisesi Vakfı Ruhani Lideri CharlosMadrical’i davet ediyoruz. Bu tip konularda büyük bilgi birikimine sahiptir.

 

 

 

Mart ve Nisan aylarında kutlanan Diriliş Bayramı için kilise olarak bir etkinliğiniz olacak mı?

 

Tabi ön hazırlıklarımıza başladık. Her yıl nisan ayında Diriliş Bayramı’nı kutluyoruz. İsa’nın bizim uğrumuza çektiği acıları anıyoruz. Tam olarak net değil şuan için ama belli olduğunda mutlaka haberdar ederiz sizi.

 

Kuran-ı Kerimi hiç okudunuz mu?

 

Evet 4 kez okudum. Ama bu konuyla ilgili pek yorum yapamam. Sonuçta ben bir din adamıyım. Sadece şunu söyleyebilirim. Aslında beni Tevrat, Zebur ve İncil okumaya iten şeydir Kuran okumak. Çünkü Kuran’da cevap bulamadığım soruların cevabını o kitaplarda buldum.

 

Teşekkür ederiz bize vakit ayırdığınız için.

 

Ben teşekkür ederim bize kendimizi anlatma fırsatı verdiğiniz için…

 

Röportaj:  Demet ALTINKAYA

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237