banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Sedat Peker'in mitingi iptal!
banner234

Rize'de düzenlenen 'Teröre lanet' mitinginde 'Oluk oluk kan akacak' sözleri nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan, organize suç örgütü lideri olmaktan hüküm giyen Sedat Peker'in, Kocaeli'nin İzmit ilçesinde düzenleyeceği mitinge izin çıkmadı. Kocaeli Valiliği'nin 'provokasyon olabilir' diye izin vermediği belirtildi. Peker, "Devlet yetkilileri bu yönde bir karar aldıysa bize tartışmak düşmez." dedi.


SÖZLERİ TEPKİ ÇEKTİ, SORUŞTURMA BAŞLATILDI


9 Ekim tarihinde, Rize'de yayın yapan yerel Fırtına Gazetesi tarafından düzenlenen 'Teröre lanet' mitingine özel korumaları eşliğinde gelen Sedat Peker, burada toplananlara hitap etmişti. Mitingde MHP'yi eleştiren ve AKP'ye destek isteyen Sedat Peker, PKK teröründen söz ederken, "Büyük hata yapıyorlar. Hatalarını fark ettikleri zaman her şey için çok geç olacak. Adeta dünyanın şah damarları kesilmişçesine oluk oluk kanları akacak." demişti. Peker'in mitingde yaptığı konuşma tepki görmüştü. Tepkilerin artması üzerine Rize Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatmıştı.


"DEVLET ÖYLE DEDİYSE BİZE TARTIŞMAK DÜŞMEZ"


Sedat Peker, 30 Ekim tarihinde de İzmit’de düzenlenecek mitinge katılacaktı. Kocaelispor taraftar grubunun düzenleyeceği, Peker'in de konuşmacı olarak katılacağı mitingin izni, Kocaeli Valiliği tarafından, 'provokasyon olabilir' diye iptal edildi. İptali, sosyal medyadan duyuran Peker, "Kocaeli Valiliği, Kocaelispor taraftar grubunun 30 Ekim'de düzenleyeceği, benim de konuşmacı olarak katılacağım mitingin iznini provokasyon olabilir diye iptal etmiş. Devlet yetkilileri bu yönde bir karar aldıysa bize tartışmak düşmez, demek ki böylesi en doğru olandır, diye düşünürüm." ifadelerini kullandı.

 

Peker'in açıklaması şöyle;

 

"Kıymetli Dostlarım,
Gün içerisinde sosyal medya ve normal medyada şahsımla ilgili birçok haber okuyabilme imkânı buldum (Çıkan haberlere baktığım zaman genelde kaynak olarak hep doğan medyasını göstermekteydiler).
Mitingi küçük göstermek için ilk önce 4 bin kişi olarak haber yaptılar. Benim katılımın en yoğun olduğu anlarında ki kalabalığı gösteren resimleri yayınlamamı ise es geçtiler, yani düzeltmediler (Dürüstlük gibi bir erdemi onlardan beklemenin saflık olacağını söylüyorsanız kardeşlerim kesinlikle haklısınız). Oysaki görme problemi olan bir kişi dahi, benim yayınladığım resimlerden ve videolardan sonra miting alanında en az 25 bin kişi olduğunu anlayabilirdi.
Daha sonrasında AK Parti’de, SEDAT PEKER rahatsızlığı diye bir haber yaptılar (Kimin rahatsız olduğunu ise belirtmediler.). Oysaki ben AK Parti üyeside, delegeside, Milletvekili de değilim. Bu sebeple AK Partili yöneticilerin benim yaptığım bir şeyden rahatsız olmaları veya tam zıttı olarak mutlu olmaları çok saçma olur.
78 milyon vatandaşımızdan (yaşı tutan bütün herkes) oy kullanacağı partinin önce ismini, sonrada hangi sebeplerle o partiye oy kullanacağını sohbetlerde söylüyorsa bende dostlarım tarafından bu konu sıkça sorulduğu için söyleme gereği hissettim. Biraz önce söylediğim gibi AK Parti üyesi olmadığım için benim yaptıklarımdan rahatsız olmaları çok saçma olur. Sonucunda ben sünnet çocuğu değilim, onlarda benim annem-babam değil. Her bağımsız vatandaş gibi ne yapacağıma ben kendim karar veririm. Yaptığım şey suçsa bunun bedelini öderim ya da yaptığım şey doğru ise milletimizden bunun mükâfatını görürüm (Ancak ben bu haberinde doğan haber ajanslarının bir fitnesi olduğundan son derece eminim.). Oy vereceğim parti konusunda fikrim değişmemiştir. Bu tip haberlere kızıp fikir değiştirecek kadar çocuk olmadığımın da aydın doğan ve ahalisi tarafından bilinmesini isterim.
Kocaeli Valiliği, Kocaelispor taraftar grubunun 30 Ekim’de düzenleyeceği, benimde konuşmacı olarak katılacağım mitingin iznini provokasyon olabilir diye iptal etmiş. Devlet yetkilileri bu yönde bir karar aldıysa bize tartışmak düşmez demekki böylesi en doğru olandır, diye düşünürüm.
Ayrıca Rize Cumhuriyet Başsavcılığı’nın miting konuşmamla ilgili inceleme başlatması da son derece doğru bir karardır. Birçok arkadaşımızın bu karara kızmalarına katılmıyorum. Eğer bu karar alınmasaydı,“argo tabiri” ile ağzı olan herkes konuşmaya devam edecekti. Ancak kötü bir netice bekleyenlere şunu söylemek isterim: Bütün avukatlarımın ortak fikrine göre hukuk bilgisi olarak TÜRKİYE’nin en iyi avukatlarıyla aynı orandaymışım. Neyin suç neyin suç olmadığını inanın en az bir hukukçu kadar iyi bilirim. Bu konuşmada suçun “S”sini dahi hiç kimse bulamaz.
Önümüzde ki günlerde üniversite eğitimi olarak yurt dışında hukuk veya Türkoloji okumayı düşünüyordum. Yaşanan bu olaylardan dolayı hukuk okumam galiba daha çok yüzdelik kazandı.
İşin en komik yanı, Rize’de ki mitingin 6 dakikalık bölümünü dün ki paylaşımımda yayınladım. Konuşmamda açık olarak ülkemizin düşman devletler ve terör örgütleri tarafından işlemez hale getirildiğinde Askerimiz, Polisimiz,İstihbaratımız görevini yapamayacak duruma düştüğünde bu ülkenin insanı,meşr-u müdafaa hakkını kullanırken düşmanların oluk oluk kanlarını akıtacağız,dediğim net bir şekilde anlaşılıyorken daha önce cımbızla alıp haber yaptıkları yanlışlığı sonrasında düzeltmemeleri ise benim açımdan gerçekten düşünmeye değerdi.
Düşmanın oluk oluk kanını akıtacağız, kelimesini askerde eğitim yaparken her gün yüz binlerce kere kullanıyorlar. Askeri komutanlarla ilgili bu kelimeyi kullandılar diye haber yapmak dava açmak ne kadar saçma ise vatandaşın meşr-u müdafaa hakkı doğduğu zaman vatandaşımız da “Düşmanın kanını oluk oluk akıtacaktır.” sözü için haber yapmak dava açmakta bence aynı derecede saçmalıktır."

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237