banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Sapanca’nın suyuna tam not
banner234

 

Sakarya'nın su ihtiyacının tamamını, Kocaeli'nin su ihtiyacının da bir bölümünü karşılayan Sapanca Gölü'nde ve gölü besleyen derelerdeki su kalitesi ve çeşitli kirlilik parametreleri incelendi.

 

FARKLI ZAMANLARDA ÖRNEK ALINDI

 

Sakarya Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü'nde yapılan yüksek lisans çalışması kapsamında, Sapanca Gölü’nde su kalitesinin tespiti için, Ekim 2012 - Mart 2014 tarihleri arasında su örnekleri toplandı. Su örnekleri, kirlilik dağılımına göre belirlenerek gölün tamamını temsil eden 6 istasyondan farklı derinliklerden toplandı. Göl havzasındaki derelerde ve göl içindeki örnekleme noktalarından alınan numuneler laboratuar çalışmalarında analiz edildi.

 

 

HER NOKTADA BİRİNCİ SINIF

 

Çalışmada, genel şartlar bakımından gölün su kalitesi her noktada birinci sınıf olarak tayin edildi. Ölçüm yapılan derelerdeki su kalitesi ise azot ve fosfor gibi elementler bakımından üçüncü ve dördüncü sınıf olarak belirlendi. Derelerde azot gruplarının yüksek olması sebebiyle suyun kalitesinin düştüğü tespit edildi. Nitrat konsantrasyonunun yüksek olması bu derelere evsel ve tarımsal kirletici girişi olasılığını gösterdiği ifade edildi. En yüksek nitrat konsantrasyonu ortalaması Harmanlı Deresi’nde gözlendi. Bu duruma derenin hemen yanında bulunan tarım alanlarından gelen gübrelerin neden olduğunun düşünüldüğü kaydedildi.

 

 

GÜBRE VE ZİRAİ İLAÇLAR SU KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR

 

Çalışma sonuçlarına göre, tarımsal alanların derelere yakın olması, bu alanlarda kullanılan gübre ve zirai ilaçların sulama ve yağmur sularıyla derelere ulaşması, bölgede kurulmuş balık çiftliklerinin ve bölgede faaliyet sürdüren otel ve yeme-içme maksatlı tesislerin atık sularını deşarj etmeleri bu derelerin su kalitesini düşürdüğü ifade edildi. Genel olarak gölü besleyen derelerin gölün su karakteristiğini belirlediği ifade edilen çalışmada, derelerin elementler bakımından üçüncü ve dördüncü sınıf su kalitesine sahip olmalarının, gölde oluşan ötrofik durumun en önemli nedeni olarak tayin edilebileceği belirtildi.

 

SU ŞİŞELEME TESİSLERİ KONTROL ALTINA ALINMALI

 

Gölün kuzeyde D-100 karayolu ile güneyde TEM otoyolu ve demiryolu ile çevrelendiği, yollarda lastik aşınmaları ve egzost gazlarından kaynaklı kirlilik, yağmurlardan sonra TEM’in tahliye kanallarından gelen sularda açıkça görüldüğünden bu suların göle girişini önleyecek tedbirlerin alınması gerektiği kaydedildi. Entegre havza yönetimi oluşturularak havzada yapılaşma ve ormanlık alanların bertaraf edilmesinin önlenmesi ve havzadaki su şişeleme tesislerinin de kontrol altına alınması gerektiği ifade edildi. Hem gölü hem de dereleri besleyen yeraltı suyu rezervinin kontrolü ve korunması gerektiği anlatıldı.

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237