banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Sancaklı: Meral Akşener'e üzülürüm
banner234
Milliyetçi Hareket Partisi Kocaeli Milletvekili Saffet Sancaklı, aslında eski bir futbolcu olması nedeniyle sadece Kocaeli değil, Türkiye’de de oldukça tanınan bir isim, Kocaeli’nin de MHP’de tek vekili. Futbolcu olduğu dönemlerde de MHP’ye ilgisi olan, partiye üye kazandırma çalışmalarında bulunan Sancaklı, futbolu bırakmasının ardından ise gönül verdiği MHP’ye hizmet etmek adına çalışmalara başladı. 5 yıldır MHP MHY üyesi olan Sancaklı, 2011 yılında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin de katıldığı bir programla MHP saflarında yer aldı, 4 Kasım 2012 ve 21 Mart 2015 tarihinde yapılan MHP 10. ve 11. Olağan Büyük Kurultayında MYK Üyesi seçildi. 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde de MHP’nin birinci sıra milletvekili adayı olan Sancaklı, iki seçimde de vekilliğe seçildi. MHP’nin renkli isimlerinden olan Sancaklı, ilk günden bu yana eleştirilerin hedefi olmaktan ise kurtulamadı. Saffet Sancaklı ile oldukça samimi bir sohbet gerçekleştirdik. FETÖ operasyonlarından, MHP’ye, iktidar partisi eleştirilerinden Meral Akşener’e kadar birçok önemli konunun yer aldığı Sancaklı röportajımızı siz de keyifle okuyacaksınız. 
Milletvekili Saffet Sancaklı ile başlayan keyifli sohbetimiz tabii ki sadece bu röportajla sınırlı kalmayacak. Artık her salı günü farklı bir konuğumuzla merak ettiklerimiz, merak ettikleriniz üzerine keyifli ve birbirinden özel röportajlar gerçekleştireceğiz. Kentin dinamikleri ile yapacağımız röportajlarda Kocaeli’yi, Kocaeli’nin sorunlarını, güzelliklerini, siyasetini kısacası her konuyu ayrıntıları ile ele alacağız. Sağlık da olacak, siyaset de müzik de. Aklınıza gelebilecek her alanda sizleri keyiflendirecek ve salı günlerini iple çekmenizi sağlayacak yazıları şimdiden keyifle okumanız dileğiyle sizleri Saffet Sancaklı’nın samimi açıklamaları ile baş başa bırakıyoruz…


KENDİME GÖRE TEŞKİLAT KURMADIM
*MHP’de yakında kongre süreci başlıyor ve bu süreç bir arınmayı da getirecek sizin tabirinizle. Nasıl geçecek kongreler, tek adaylı olması nedeniyle MHP de AKP gibi antidemokratik olmakla eleştirilir mi?
- Ben bu partide 5 yıldır Merkez Yürütme Kurulu üyesiyim. 5 yıldır teşkilatın işine hiç karışmadım. Bütün partiler dahil, tek bir ilçede, tek bir delege ismi bile yazdırmayan adamım ben. Bugüne kadar şu ilçe başkanı olsun, bu olmasın demedim. Bu seçimde de karışmayacağım. 40 yıldır Kocaeli MHP’de bir çekişme var bu devam etsin. Ama partiye zarar verecek sıkıntıya düşürecek birileri aday olmaya kalkarsa şu dönemde de FETÖ’cü diye adlandırdığımız, bağlantısını tespit ettiğimiz kim olursa tabii ki müsaade etmeyeceğiz. Bunun dışında aday olmak isteyen olursa tabii ki karşı çıkmam. Zararlı birilerinin aday olmaya kalktığını görürsem müsaade etmem. Teşkilatı teşkilata bıraktım. Doğrusu da bu. Kendime göre teşkilat kurmuyorum. Normalde böyledir. Oranın milletvekili, MYK’si kendine göre bir sistem kurar, ömür boyu orada milletvekili olarak kalmak ister. Ben bu sistemi hiç denemedim, denemeyeceğim de. Bu reyting meselesidir. Bir gün benden daha fazla oy alabilecek, çalışabilecek biri olursa ben kenara çekileceğim. Bu doğanın kanunudur.

*Söylediğiniz gibi 5 yıldır partinin içindesiniz, çeşitli kademelerde görev aldınız. Büyükşehir adayı oldunuz. Son seçimlerde de milletvekili seçildiniz ve partide hep bir kesim tarafından eleştirildiniz. “Sancaklı partiye uğramıyor, kentte göremiyoruz”, zamanında da  ‘ithal aday’ söylemleri oldu. Neye bağlıyorsunuz bunu?
- 2 milyona yakın nüfusu olan bir kentte MHP’nin tek milletvekiliyim ve yetişemediğim yerler elbette var. Sorduğum zaman vatandaş düğününde cenazesinde olalım istiyor ama hayatın gerçekleri var. Haftanın 4 günü Ankara’da bulunma zorunluluğumuz var. Aynı zamanda partinin MYK üyesiyim, bir gün de genel merkezi koyun beş gün. 22 ilde vekilimiz var, 59 ilde vekilimiz yok. Milletvekili olmayan yerlere de bizi gönderiyorlar. Trakya, Düzce, Bolu, Kocaeli bende. Ben ayrıca partinin spor politikasının başındayım. Artı yurt dışı organizasyonlarının birçoğuna ben gidiyorum, aynı zamanda da çevre komisyonundayım. Haftanın 5 günü dışında bunların hepsini yapıp bir de Kocaeli’de çalışmalara katılıp herkesi memnun etmem lazım ki bu da mümkün değil. Ben Ankara’ya karayolu ile gidiyorum. Pazartesi ve cuma günleri Kocaeli’deyim. Hafta sonları program olduğunda da Kocaeli’deyim. Ama benim telefonum 24 saat açık ve herkeste var. Bana şimdiye kadar arayıp ulaşamayan hiç kimse olmamıştır. Sadece teşkilatlardan da bahsetmiyorum. O anda açamasam bile mutlaka geri dönerim.

AİLEMİ GÖRMEYİ UNUTTUM
- Ben de isterim buradaki herkesin her şeyine katılayım ama bu anlattıklarımın hepsini göz önüne alırsanız bir kısmını yapabiliyorsunuz. Millet de eleştiriyor onlara da hak veriyorum çünkü vekilleri yanında olsun istiyorlar. Bir de şu var benim de ailem çoluk çocuğum var. Beni genel merkez geçtiğimiz günlerde Nevşehir’e gönderdi, eşimi aradım uçakla getirttim orada görüştüm, Paris’te program vardı eşim oraya geldi orada gördüm, bunları zaten unuttuk ama “Sancaklı kente gelmiyor, gitmiyor, çalışmıyor” demek bana haksızlık olur.

*Bildiğiniz gibi 15 Temmuz’dan itibaren başlayan bir operasyon süreci var Türkiye’de. Operasyonlar sizce adil bir şekilde yürütülüyor mu, ayrıca AKP noktasında da eleştiriler var, “Parti içinde hiç mi FETÖ’cü yok?” şeklinde. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
- FETÖ operasyonlarına sadece 15 Temmuz sonrasına bakarsak doğru değerlendiremeyiz. Belki de 25-30 yıl öncesine gitmemiz gerekiyor. Bu olayların başlangıcında her yerde Türk okulları kurulsun, Türkçe konuşulsun olayı var. Aslında kötü niyetle başlamamış ama 1999’dan sonra Gülen’in Amiraka’ya yerleşmesi, hem İngiliz hem de Amerikalıların Gülen’i kontrol altına alması tamamen Türkiye için zararlı bir hal almaya başlamıştır. Nitekim de 1998 yılında bir FETÖ operasyonu yapıldı, yapanların başına gelmeyen kalmadı. 2002’den sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın deyimiyle ‘ne istediniz de vermedik’ süreci yaşandı ve maalesef AKP devleti yönetme kadrolarını bunlara bıraktı. 

KANSERLİ HASTAYA MORFİN VERİYORLAR
15 Temmuz’dan sonra olan operasyonlarda Bank Asya’ya para yatıranlar, Zaman gazetesine abone olanlar, bir de FETÖ okullarında kim okumuş, kim çocuklarını okutmuş, kim öğretmenlik yapmış, bir de sendikaları var bu sendikaya kim üye olmuş. İyi de bunların hepsine devlet zamanında izin vermiştir zaten. Şimdi AKP’liler diyor ki ‘AKP’nin içinde hiç FETÖ’cü yok, zaten olsa temizleriz’ diye. Sağır sultana şu an gidip en çok FETÖ’cü kimde var diye sorsan herkes AKP der. İş dünyası, emniyet, okullar, devlet kurumları, askeriyeyi temizliyorsun ama siyasete dokunmuyorsun. Sen bunların hepsini yapıp siyasete dokunmazsan bu yapılan operasyonların hiçbirisi yüzde yüz hedefine ulaşamaz anca kanserli hastaya morfin verirsiniz.

HERKES KAPISININ ÖNÜNÜ TEMİZLESİN
AKP’nin yapması gereken kendi içindekilerden temizlenmesi. 13 sene gece gündüz hiç ayrılmadılar ki. Şimdi nasıl olur da bizim içimizde yok dersiniz? Bazı insanlar bulut neredeyse onun altına gider. Bırakın artık bulutun altına girmeyi. Artık Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası tehlikededir. Türkiye Cumhuriyeti sıkıntıya girerse ne bakanlığın ne cumhurbaşkanlığının, ne o ceylan derisi koltukların hiçbir anlamı kalmaz. Ben bunu Meclis’te de konuştum. 317 vekilin içinde FETÖ’cü yok derseniz inandırıcı olmaz. AKP Kocaeli İl Başkanı çıkıp ‘FETÖ’cü yok’ derse kimse inanmaz. Bunu konuşmak bile zulüm ya. Herkes kendi kapısının önünü temizleyecek. Bu artık devlet meselesi. ‘Sende fazla var, bende az var’ diye bakmayacağız olaya.

MHP’DE TEK BİR FETÖ’CÜ KALMAYACAK
Bu saatten sonra bizim bir alakamız yok, bağlantımız yok gibi saçma konuşmalar yapmasınlar. Olmuş ama ülkenin içinde olduğu durum o kadar sıkıntılı ki öyle bir hale getirmişler ki ülkeyi, ülkenin yüzde ellisi değil yüzde yüzü ile beraber bu beladan kurtulmamız gerekiyor. PKK’dan, IŞİD’den kurtulmamız gerekiyor. Ekonomik problemler var. Bu kadar sorun varken partizanlık yapmayacağız ama herkes kabul edecek. Siz bütün bunları temizlemeye karar verdiniz, hep beraber temizlemek istiyoruz ama yetki tamamen hükümette. Siz ne yaparsanız yapın, siyaseti temizlemezseniz olmaz. 5 yaşındaki çocuğa da sorsanız her partiye de sızmışlardır ama en çok FETÖ’cü nerede var deseniz, o bile der ki AKP’de. Herkes kendi partisine baksın deme lüksleri yok. Hükümet kendileri. Yapacaklar çalışmalarını getirecekler belgeleri, MHP’de mi var, CHP’de mi var? Getireceksiniz belgeleri biz de temizliğimizi yapacağız. Bize getirmeseler de bizim kendi çalışmalarımız olacak. MHP’de tek bir FETÖ’cü kalmayana kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz. 

PİŞMANSANIZ GEREKENİ YAPIN
AKP’nin içerisinde FETÖ’cü yok diyorsunuz ama FETÖ’cülerin toplamının büyük bölümü AKP’nin içinde. Bakanlar, milletvekilleri diyorlar. Bunların hiçbiri yalan değil. Belediye başkanlarına da baksınlar. Burada eski KOTO Başkanı’nın ifadesinde var. Amerika’ya gittiniz mi sorusuna ‘Büyükşehir Belediye Başkanı ve Bakan bindirdi uçağa, davet ettiler gittim’ diyor. Şimdi bu adam cezaevindeyken öbürleri dışarıda ya da nasıl görevdeler diye insanın aklında soru işaretleri kalıyor. Temizlik olacaksa kökünden olacak, hiç kimsenin de ismine konumuna bakılmadan olacak. AKP, ‘yapacağız temizliği ama bizde çok yok’ demesin. Takke düştü, kel göründü. Olmuş olabilir, biz pişmanız diyorlar tamam güzel o zaman gereğini yapın, temizleyin. Belediye başkanlarını, milletvekillerini kontrol etsinler. Kocaeli için de genelde de söylüyorum. Dikkat etsinler kendi milletvekilleri bakanlarından bombalar çıkarsa o zaman bir daha kandırıldık diyemezler. Meclis’in içinde IŞİD’çi de var, FETÖ’cü de var, PKK’lılar da var. Orası Meclis. Onlar orada olduğu sürece ülkeyi nasıl düze çıkaracağız. Kimin görevi bu, hükümetin. Sayı olarak da fazlalar hükümet de onların.

MERAL HANIM’A ÇOK ÜZÜLÜRÜM
*15 Temmuz öncesine kadar ‘paralelci’ diye konuşulan isimlerden MHP’li olanlar da vardı ve belki de en dikkat çekici olan isim İzmitli Meral Akşener’di. Siz hiç bu konuda yorum yapmadınız. Ne düşünüyorsunuz?
- Meral Akşener benim 22 yıldır tanıdığım bir insan. İki nedenle onun hakkında konuşmuyorum. Birincisi Meral Hanım parti içinde benim hep karşımdaydı, muhalif kesimdeydi. Parti içinde muhalefet olması, çekişmenin olması, rekabetin olmasından yanayım sadece Kocaeli değil her yerde böyle olmalı. Ama o iş başka gibiydi. Meral Hanım’ı tanırım çok da sever sayarım. Hakkında konuşulan çok şey var. Çok dedikodu var. Hükümet kanadından ve farklı yerlerden de açıklamalar da var. Ben bilmiyorum. Bilmediğim için de yorum yapmak istemiyorum ama inşallah Meral Hanım’ın bu işlerle ilgisi yoktur, gerçekten çok üzülürüm. 

*Diğer siyasi partilerin Kocaeli milletvekilleri ile görüşüyor musunuz? Meclis’te böyle bir fırsatınız oluyor mu?
- Tabii ki mecliste olduğumuz her gün bir aradayız. Görüşüyoruz, konuşma fırsatı yakalıyoruz. Tabi Türkiye’de şöyle bir mesele var 15 senedir aynı parti iktidarda ve onların dediği oluyor, biz sadece öneri sunabiliyoruz. Kararı onlar veriyor. Kocaelispor olayında da böyle olacak. Biz öneri sunacağız ama iktidar öncü olacak. Büyükşehir belediye başkanı seçilirsem Kocaelispor’un tüm meselesini 48 saat içinde çözeceğim dedim olmadı, milletvekili olursam ve partim iktidar olursa yine 48 saat içerisinde çözeceğim dedim o da olmadı. İktidar olursak talimat verip çözebiliriz ama değiliz şu anda da bu iktidara düşüyor.


SORUNUM OLSA ADINI YAZDIRMAZDIM
*Şimdiye kadar özellikle son seçim döneminde sizin milletvekili aday listesinde 1. sıraya yazılmanız Türkkan ile araları açıldı, çekişme var söylemlerini de beraberinde getirdi. Görüşüyor musunuz kendisiyle,  ya da var mıydı gerçekten bu gerginlik?
- Lütfü Türkkan ile 20 yıldır tanışıyorum kendisini Kocaeli’de de tanımadım. Hiçbir zaman da kendisiyle bir kavgam gürültüm olmadı. Siyasetin getirdiği bir rekabetti sadece. Büyükşehir adayı iken, milletvekili adayı iken her zaman kendisi ile ilgili olumlu şeyler söyledim. Şu anda partimizde sadece üyedir. Arkasından konuşmak bana yakışmaz, konuşmam da. Benim bir sorunum yok, onun varsa bilmiyorum. Burada şu an en yetkili ağız benim. Ben burada olduğum müddetçe partime en fazla yarayacak insanların iyi konumlara getirmek için mücadele veririm, partiye zarar verecek adamı da hemen görevden alırım. Lütfü bey benden önce vekildi, benden önce MYK üyesiydi. Devlet bey kendisini tanır, tasarruflar onundur. Lütfü bey ile sıkıntım olsa belki de listeye de koydurmazdım. Her seçim döneminde Cumali Durmuş, Lütfü Türkkan, Saffet Sancaklı ve Kemal Köse ile ilgili yorum yazmayın zaten genel başkan hepimizi tanıyor dedim. Buradan da hiçbir zaman yorum gitmedi. Bizimle ilgili oraya yorum yapmanın anlamı yok, benden yana hiç olumsuz bir şey gitmedi bundan sonra da gitmeyecek.
 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ETHEM 1 ay önce

Sayın sancaklar bu ülkede kimlerin paralelciler olup olmadığını herkes biliyor sizde bilmemezlikten gelmeyin AKP nin bakanlık verdiği ve iç işleri yapmış meclisi yönetmiş saygıdeğer hanımefendiye atılan iftiraya acizlik diyorum akademisyen ve iyi bir ATATÜRCÜDÜR

Avatar
Sinan 1 ay önce

senin gibi adadamda vekil olduya vay mhp nin haline sunra meral hanım kim sen kimsin de acıyormuş hastır işine bakj

Avatar
canan 1 ay önce

sayın akşener genel başkan olsun yalakalığa başlarsın

Avatar
ayhan 1 ay önce

izmitli olmayan topluma zararlı LAZ senden yardım istenmiyor işine bak yoğun çalış diğerleri gibi nese sen bizi o köy kahvesinde kandırdığın adamlar gibi saf mı sandın oy yok sana hadi git memleketine hadeee

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237