banner422
06 Aralık 2017 Çarşamba 17:20
Sağlıkla ilgili neleri yanlış biliyoruz?

YANLIŞ 1: ŞEKER HAPLARI BÖBREKLERİ ÇÜRÜTÜR!

Halk dilinde 'şeker hastalığı' olarak da bilinen 'Diyabetes mellitus' maalesef şeker gibi bir hastalık değildir. Tedavi edilmeyen veya yetersiz tedavi alan şeker hastalarında, yüksek kan şekeri seviyeleri vücuttaki damarsal yapılara zarar vermektedir. Bunun başında da böbrekler gelir yani şeker ilaçları değil şeker hastalığının kendisi böbrek fonkiyonlarını bozar, 'diyabetik böbrek hastalığına neden olur. Ancak böbrek yetmezliği olan veya böbrek yetmezliği gelişen hastalarda hekiminizin kontrolünde şeker hapları kesilmeli, tedaviniz düzenlenmelidir.

YANLIŞ 2: TANSİYON HAPLARI BAĞIMLILIK YAPAR

Tansiyon ilaçlarının bağımlılık yapıcı etkisi yoktur. Tuzsuz besleniyor; ancak yine de tansiyonunuz yüksek seyrediyorsa hastalığınızı benimsemeli ve ilaçlarınızı düzenli kullanmalısınız (genç hastalarda tansiyon yüksekliği varsa mutlaka nedeni araştırılmalıdır). İlaçlarınızı bıraktığınızda tansiyonunuz yükseliyorsa bu ilaçların bağımlılık yaptığı değil artık hipertansiyon hastası olduğunuz anlamına gelmektedir. Tansiyon ilaçları antibiyotik gibi birer kutu kullanılıp bırakılacak ve iyileşecek bir hastalık değildir.

YANLIŞ 3: ŞEKER HASTASIYIM, İNSÜLİNE BİR KERE BAŞLARSAM BİR DAHA HAPLARA DÖNEMEM

İnsülin tedavisi, maalesef hastalar tarafından şeker hastalığının son dönem tedavisi olarak algılanıyor ve haplara bir daha dönemem endişesi yaratıyor. Dengeli bir diyabetik diyet uygulayan, yeterli miktarda su içen, düzenli egzersiz yapan ve kilo veren hastalarda insülin direnci azalır. Dolayısıyla hasta insülin kullanıyorsa insülinin dozu ve/veya sıklığı azaltılabilir, insülin tedavisinden şeker haplarına geçiş yapılabilir, şeker hapı kullanan hastaların hapları dahi kesilebilir. Hastalığınıza ve tedavinize yön vermek sizin elinizde!

YANLIŞ 4: ÇÖREK OTU YAĞI, LİMON, SARIMSAK TÜKETİYORUM, ŞEKERE İYİ GELİYORMUŞ, İLAÇLARIMI BIRAKTIM

Alternatif tıp meraklılarının gözdesi olan bitkisel tedaviler şeker hastalığının tedavisinde 'tek başına' etkin değildir. Şeker düzenlenmesine ve kilo verilmesine ancak 'yardımcı' olabilirler. İlaçlarınızı hekiminize danışmadan kesmeyin!

YANLIŞ 5: KOLESTEROL İLAÇLARI BÖBREKLERİ ÇÜRÜTÜR

Kolesterol yüksekliği kalp sağlığınızı oldukça olumsuz etkileyen bir durumdur. Kolesterolü yüksek, bel çevre kalınlığı fazla, kan şekeri ve tansiyonu yüksek bireylerde kalp hastalıkları iki kat daha fazla görülmektedir. Kolesterol ilacı kullanan hastalar zaten 3-6 aylık periyotlarda hekim kontrolünde olmak durumundadırlar. Her kontrolde hekiminiz böbrek ve karaciğer fonksiyonlarınızı değerlendirmektedir. Tedavinizi aksatmayın kalbinizi koruyun!

YANLIŞ 6: ÇAYI KAHVEYİ ÇOK İÇİYORUM. SU İHTİYACIMI ORADAN KARŞILIYORUM

Yetişkin bir insan vücudunun ortalama %60 'sı sudan oluşmaktadır. Su dışında içtikleriniz sıvı gıdalardır. Hiçbir sıvı gıda suyun yerini tutmaz. Hatta özellikle çay ve kahve diüretik etki ile vücuttan su kaybetmenize neden olur. Su içmek için susamayı beklemeyin. Susamak vücudunuzun susuzluk alarmıdır. Sulanmayan çiçeklerin solması gibi susuz kaldığınızda kan hacminiz azalır, iç organlarınız da bozulmaya başlar. Dikkat dağınıklığı, kas yorgunluğu, baş ağrısı, kabızlık gibi yakınmalarınız gelişmeye başlar. Günde en az 2 litre kadar su tüketin, çayınızı kahvenizi yine için (günde 2-3 fincanı geçirmemek kaydıyla)!

YANLIŞ 7: BOĞAZIM AĞRIDIĞINDA ANTİBİYOTİK KULLANIYORUM GEÇİYOR

Üst solunum yolu enfeksiyonlarında en sık etken virüslerdir. Hastalar antibiyotik gereksinimi olmadan semptomatik tedavi ile iyileşir. Virüs-bakteri ayrımı yapmadan her üst solunum yolu enfeksiyonunda antibiyotik kullanmak dirençli mikroorganizmaların hızla artmasına neden olmaktadır. Hastalandığınızda hekiminize başvurun, gereklilik halinde antibiyotik kullanın. Antibiyotik kullanmanız gerektiğinde

de kutunun içinden 2-3 adet kullanıp 'iyileştim' diyerek bırakmayın, tedavinizi tamamlayın. Unutmayın mikroorganizmalar çok akıllıdır, öldürmeyen antibiyotik güçlendirir!

YANLIŞ 8: AZ YERSEM EKMEĞİ KESERSEM KİLO VERİRİM

Evet kilo vermede öğün porsiyonları önemlidir. Ancak aslolan dengeli beslenmedir. İhtiyacınız olandan daha az kaloride beslenirseniz kısacası aç kalırsanız vücudunuz bu durumu 'kıtlık' olarak algılar ve ne yerseniz 'bu besini bir daha bulamam' diye depolamaya başlar. Ekmek yemeyi bırakmak da diyet değildir. Ekmekte de alacağınız vitaminler ve mineraller vardır. Ancak beyaz ekmek yerine tam buğday, çavdarlı ve tam tahıllı gibi esmer ekmekler tercih edin. Özellikle B vitaminleri, kalsiyum, demir, magnezyum, selenyum, çinko ve kromdan zengindirler. Beyaz ekmeğe göre daha çok tok tutarlar. Dengeli beslenerek kilo vermek için diyetisyeninize başvurun.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
dr ersoy kandemir 2017-12-06 22:49:20

Doktor hanım ve hastanesinin halkımıza bir hastanın muayene edilmesi için en az kaç dakika ayırılması gerektiğini de paylaşmasını diler,özellikle acil servislerindeki hekimleri ve yoğun bakımları ile ilgili de halkımızla bilgi paylaşması dileğiyle,112 ile paylaştığı gibi.Saygılarımla

banner354

banner328

banner498

banner509

banner482