banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

Sağlık çalışanından seks işçilerinin hikayesi!
banner234
Bunca yıl yazmaya ara verdikten sonra soluk soluğa bir yazı çıkartarak takipçilerim ile olan açığı kapatmam gerektiğinin bilincindeyim.

Peki ya bunca yıl sonra,
nereden başlamalıydım
Günümüzden mi?
Yoksa Özümüzden mi?

Gün dediğin zaten eni topu 24 saat değil miydi?
Bir gün daha kaybetmeden işe başlamak için kollarımı sıvadım.
Ben yazmaya karar verdiğimden mi bilinmez ,
Günümüz ile Özümüz aynı konu içerisinde karşıma çıktı.

 Kocaeli Milletvekilimiz Sayın İlyas ŞEKER’in de imzacı vekiller arasında bulunduğu ve çocuk yaşta evlilikleri yasallaştıran ‘’Tecavüz Yasası” ülke gündemimizi alt üst etti.

Kadın gündemi sona ermeden,
Üstelik anlatılacak o kadar çok şey varken,
Ötekiler ile Empati kuracağımız
Kadınsal problemleri konuşacağımız konuk arayışım için
Telefon rehberime şöyle bir göz gezdirdim.

Kadın Vekil,
Kadın Avukat,
Kadın Doktor,
Kadın Yazar,
Derken telefon rehberim hem sağlıkçı hem sanatçı olan arkadaşımın
Çağdaş İlim hanımefendinin numarasına gözüm ilişti.

Çağdaş İlim Hanım, Sağlık Bakanlığımızın Zührevi Hastalıklar birimin de çalışıyor.
Daha açık ifade ile geçimini seks işçisi olarak kazanan kadınların Vesika işlemlerinden tutun da seks işçisi kadınların haftalık sağlık kontrollerini gerçekleştirip çalışmaya müsait olup olmadığının raporlarını düzenliyor.

 Vakit kaybetmeden kendisini arayarak röportaj teklifinde bulundum.
Röportaj teklifimi büyük bir nezaket ile karşılayıp kabul etti ve röportaj için beni yaşadığı kent olan Denizli’ye davet etti.

 Denizli Forum Çamlık içerisinde bulunan Sır Wınston Cafe – Bar – Restoran’da gerçekleştirdiğimiz söyleşimizde Çağdaş Hanım’ın anlattığı yaşam hikayeleri ile kanım çekildi.

Buyurun hep birlikte


Genelev Çalışanı Seks İşçilerinin hikayesini birlikte dinleyelim…
 
Okuyucularımıza kendinizden bahseder misiniz?
 -Adım Çağdaş İlim. 1975 Eskişehir doğumluyum. Ebeyim. Anadolu Üniversitesi AÖF mezunuyum.
Ancak doğduğum günden beri sanat ile iç içeyim. Çocukluk yıllarım seksenlerin sonu  doksanların başı dönemine denk geldi. Nitekim 1980 darbesini bizzat yaşamış ailenin, çocukları için yaşadığı gelecek kaygısı, çocuklarına kısa yoldan meslek edindirme arzusu daha apolitize edilmiş yaşam istekleri benim üniversite okumadan meslek sahibi olmam ve ekonomik özgürlüğüme kavuşmam için gerekli zemini ziyadesiyle oluşturmuştu.

Biraz çocukluğunuza inelim , nasıl bir çocukluk evresi geçirdiniz?
- Dönemimdeki her çocuk gibi siyah önlük beyaz yaka ile okula giden, sokakta oynamaya doyamayan, kokulu silgi, leblebi tozu tadını bilen, Jules Verne serisi okuyan, Kenan Evren’in cumhurbaşkanı olduğu, Başbakan Özal’ın kalemi gözümüze soka soka icraatlarını dinleyen biraz asi biraz hırçın sorgulayan meraklı bir çocuktum. 4 yıl yatılı sağlık koleji ,18 yaşımda devlet memuru olarak atanmam erken evlilik erken annelik ve sanat.
 
YA ÖLECEKTİM YA YENİDEN DOĞACAK..
Çocuk gelin denilecek kadar erken yaşta evlilik yapma sebebiniz neden kaynaklı?
- Hayata erken karıştım. 18 yaşımda elimde bir ebe çantası ile 8 köyden sorumlu olduğum bir sağlık evine atandım.  Sağlık kolejleri kırsalda dahi hizmet verebilme niteliğinde personel yetiştirirdi. Tıpkı Köy Enstitüleri gibi.  Ancak  ulaşımın, iletişimin hatta barınacak sağlık evinin olmadığı köylere atanmak o yaş grubu ve duygu durumundaki bir genç kız için travmatik yaralar açtı bende. Güçlü olmam dikte edilmişti ve çaresiz mücadele edip en iyi şekilde 2 yıl çalıştım. Sosyal hayatın olmadığı, fiziki şartların zorladığı, alışık olmadığım bir sokağa bırakılmış köpek yavrusu gibi korumasız ve yalnızdım. Hayat beni olgunlaştırırken bir yandan törpülüyor bir yandan da tüketiyordu. Tükendiğim bir noktada eşimle tanıştım. Evlendim. Eşimle beraber hayatı üstleniriz derken onun işi nedeniyle pek çok şehir, pek çok tayin derken içimdeki çoşku,  var etme üretme hissi ,idealist çalışma hevesim, duygularım, insana doğaya her şeye olan ilgim giderek azaldı ve sustum. Kilometrelerce koşabilecek hatta uçabilecek kapasitede ki ben ayağımda prangalarla öylece oturuyordum. Ya ölecektim ya yeniden doğacak.

Sizin için Simurg Anka Benzetmesi yapabilir miyiz ? Sanat ile küllerinizden yeniden mi doğdunuz?
- Kesinlikle öyle oldu resimle tesadüfen tanıştım aradığım şey bu dedim içimdeki boşluk dolmuştu ve günlerce aylarca boyadım çizdim karaladım çalıştım. Renkler ile tanışsam da içimdeki hüznün soluk renkleri hep baki kaldı.
 
Yapıtlarınız da mutsuz kadın portrelerini görüyorum. Neden Mutsuz kadınlar teması?
- Gerek meslek hayatımda gerek sanatta kadınlar hep hüzünlü hep mutsuzdu. Gözlemlerim sonucunda resimlerim de figür ve portrelerimi soyutlarken lekeler çizgiler ve ifade gücünden yararlandım. Onları realizme yaklaştıran bir güç hep vardı.  Soyut lekeler figüre dönüşürken figürlerim mekan içerisinde soyutlaşıp kayboldu. Hafif biçimsel deformasyonları seviyorum. Çığlık atan lekeler, çizgiler içsel dünyamın cesur yaklaşımı ve dışa vurumu çirkinliğe övgü ile harmanlanıp kadınlarımı oluşturmuştur. Plansız, programsız hikaye ve kurgudan uzak kalsınlar istedim. Kadının var olma çabası ifade gücünü yansıtmayı baş rol oynayan gözlere verdim ve hep hüzün olduğunu fark ettim. 

Mesleki anlamda kadınlara çok mu yakınsınız?
- Evet 7 yılı Güneydoğu’da olmak üzere 23 yıldır bu meslekte ve kadınlar ile iç içeyim. Pek çok kadın hikayesi pek çok anı biriktirdim.

ORALAR BAMBAŞKA GEZEGEN, BAMBAŞKA DÜNYA
Meslek hayatınızda zorlandığınız anlar olmuştur bizimle paylaşır mısınız?
- Güneydoğu’nun kırsalında çok zorlandım hem mesleki anlamda hem sosyal anlamda.
Doğunun sert iklimi doğası yaşam şartları çok zor.  Kadınlar yalnız, çilekeş ve seni içlerine almaktan çekiniyorlar. Sen onların gözünde devletin soğuk yüzüsün. Ben o kabuğu delip girdim içlerine yüreklerine. Birlikte halaylar çektik, Kürtçe öğrendim, Türkçe öğrettim. Doğurganlık çok. Çocuk gelin çocuk anne sayısı çok fazla. Oralar bambaşka gezegen, bambaşka dünya.

O ANI BENİM İÇİN TRAVMAYDI
O bölgelerde yaşadığınız en ilginç hikayeniz nedir?
- Pek çok hikayem var ama mesela 15. hamileliği olan bir kadınına ev doğumu yaptırmıştım ve bebek anne karnında ölmüştü. Çok zor bir doğum gerçekleştirdikten sonra bebeği ertesi gün defnetmek istediler ve bir tepsi ile bozulmasın diye mutfaklarındaki buzdolabına koydular. Ertesi gün lohusa ziyaretine gittiğimde aynı tepsi ile çay ikram ettiler.  İçime ağladım, tam bir travmaydı  bu acı benim için. Sağlık çalışanı olmanız aynı zaman da sanatınız da tema olarak kadın figürlerini konu almanız iş ve sanat hayatınız da paralel giden bir hayat.
 
Meslek hayatınızda sizi etkileyen ve sanatınıza tema olan birim hangisidir?
- Zührevi Hastalıklar ve Fuhuşla Mücadele biriminde çalışmam sırasında kadınların başka bir dünyasına şahit oldum. Etkileyici bir yandan da üzücü etki yarattı. Burada edindiğim gözlemler sanatıma yansıması kaçınılmaz olmuştu.

Bu birimde ki göreviniz tam anlamıyla nedir?
- Birimin yazışmalarını yürütmek genelevde çalışan kadınların haftalık muayene sonuçlarını takip etmek.
 
Anladığım kadarıyla birim yazışmalarınızdan kastınız seks işçilerine vesika çıkartmak.
Peki vesika nedir? Türkiye’de vesika niçin alınır?

- Vesika genelev çalışanı kadınların 1961 tarihli tüzük ile yürürlüğe girmiş genel kadın olarak tescilinin gerekeceği komisyonca yapılan inceleme ile anlaşılan kadınların her biri için ekli örneğe göre tertip edilip numaralandırılan ve kartona fotoğrafı ile kimlik bilgileri fuhuş yapacağı yerin kayıt edildiği karttır. Kadınların nüfus cüzdanı alınarak bu kartona eklenir. Kadına ekli örneğine uygun bir muayene cüzdanı verilirdi. Anayasa ve insan haklarına aykırı bu durum Başbakanlık ve Sağlık Bakanlığı işbirliğiyle tüzükte değişiklik yapılarak kaldırıldı.

VESİKALI KADINLARDAN AİLESİ, ÇOCUKLARI OLANLAR VARDI..
Sakıncası neydi?
- Devlete tabi çalışan hayat kadınlarını, çocukları ve ailesi için damga niteliği taşırdı.

Devlete tabi genelevler de çalışan vesikalı kadınların aileleri veya çocukları olanlar var mı?
Devlete tabi genelevlerde çalışan vesikalı kadınların aileleri veya çocukları olanlar vardı. Bu duruma bende çok şaşırmıştım. Çocukları ailesi olanlar hatta eşinin durumu kabullenip normal aile olduklarını iddia edenler oldu. Hayat kadınlığını bıraktıktan sonra tekrar başlayan yaşlı bir kadına içtenlikle neden döndüğünü sorduğumda” abisinin kredi borcunu ödemek zorunda olduğunu duyduğumda da şok yaşamıştım ve kadın 68 yaşındaydı.

Zührevi bir hastalığa yakalanan kadın çalışmaktan men mi edilir?
- Kadınlar haftada iki kez Halk Sağlığı Müdürlüğü bünyesinde çalışan doktor tarafından vajinal muayene olup smear alınır ve gerekli labaratuvarda incelenip sonuçları haftalık kayıt altına alınır.
Hasta çıkan kadın gerekli hastaneye sevk edilir ve tedavi olup sonucu temiz çıkana kadar izinli sayılır.

Genelevlerde sizce koşullar nasıl?
- Pek iyi değil. Yapılan denetimlerde fiziki şartlar sağlık açısından gerekli görülen düzenlemeler tespit edilip genelev patronlarına tebliğ edilir ve düzeltilmesi sağlanır.

KADIN SÖMÜRÜSÜNÜN DEVLET KONTROLÜNDE YAPILDIĞI YERLER
Genelevlerde çalışan kadınların ruh hallerini ve ülkemizdeki genelevler hakkındaki görüşünüzü hem sağlıkçı kimliğiniz hem de bir sanatçı oluşunuz ile bize nasıl aktarabilir misiniz?
- Ülkemizde genelevler dramın, sömürünün, kadın ticaretinin devlet kontrolünde yapılmış halidir bana göre. Toplumsal bir sorundur. Kadına verilen ölümden önceki son şans gibidir. Elbette zorla çalıştırılmazlar ancak sosyoekonomik nedenlerden dolayı bu ticarethaneye düşen kadınların pişman olsalar dahi fazla şansı kalmamaktadır. Genelevler olmasaydı toplumda tecavüzler, tacizler artar fikrine katılmıyorum. Genç erkeklerin ilk deneyimlerini gerçekleştirdikleri, erkeklerin cinsel ihtiyacın giderildiği bir yer algısı yaratılsa da toplumsal bir yaradır genelevler, kadın sömürüsüdür.
 
CİNSELLİK SIRADAN BİR İHTİYAÇ OLMAKTAN ÇIKMALI
Sizce genelevler de çalışmakta olan seks işçisi kadınların çözümleri ne olmalı?
- Çözüm tabi ki şu olmalı denecek kadar sığ bir konu değil. Bahsettiğim gibi sistematik bir problem.
 İnsanlara cinsel konularda yeterli ve doğru eğitim verilmeli, kadınların sosyoekonomik özgürlüğü olmalı, toplumdaki ataerk baskı yerini demokratik ve etik ahlak kuralları barındıran aile biçimine bırakmalı. Cinselliğin sıradan bir ihtiyaç halinden sıyırıp, duygusal, fiziksel bir deneyim olduğunun kavranması gerekir. Dinlerin, kültürlerin ritüelleri dahilinde eşine uygulayamadığı fantazik ya da sağlık açısından zararlı uygulamaları, sırf parasını ödediği için hayat kadınından istemesi ne kadar vicdanidir?

HİSSETMEMEK MÜMKÜN DEĞİL
Zaman zaman bu sistemin bir parçası olduğunu düşündüğünüz oluyor mu?
- Bu sistemin parçası değil çalışanıyım sadece. Aslında hepimiz bu sistemi oluşturan ögeleriz. Benim kişisel olarak bir şeyleri değiştirmeye gücüm yok, ancak hassas ruhum ya da vicdani tarafım bu kadınlara, hastalara karşı bakışım hep daha dikkatli olmamı sağladı. Duygusuz, sert ya da acımasız olamadım. Yaptıkları iş ne olursa olsun samimi bir cümle, gülümseyen bir çift göze, ses tonuna hepimizden çok ihtiyacı olan bir grup ile çalıştım. Öngörü ve nezaket ile onların iç dünyalarına sızıp ne hikayeler taşıdıklarını hissedebiliyorum. Fiziksel şiddet kadar ruhsal şiddet yaşadıklarını hissetmemek mümkün değil zaten…

TAM BİR ROCK MÜZİK TUTKUNUYUM
Tekrar size dönecek olursak sanat ve hayatınıza dair planlarınız nelerdir? İşiniz dışında sanat adına sizi neler besler?
-Müzik dinlemeyi severim. Tam bir rock müzik tutkunuyum. Seyahat etmek benim olmazsa olmazım. Hayat yollarda der çıkarım. Yeni ülkeler şehirler görmek keşfetmek idealim. Sıkı okurum. Kafka, Dostoyevski sevdiğim yazarlar. Yeraltı edebiyatını severim ki ezilmişlerin, günahkarların hayalperestlerin, kaybeden ve tutunamayanların hikayeleri yani. Sanat ile alakalı uluslararası çalıştaylara katılıyorum. Birkaç galeri dışında karma sergilerde yer almayacağım. Mayıs ayında Bodrum’da kişisel bir sergi açıyorum. Yine önümüzdeki sezon için kişisel sergi adına Belçika’da görüşmeler yapacağım. Bunun dışında boyamak, çizmek, resim ile yaşamak ve yaşlanmak…daha ne olsun.

Sizi tanıma fırsatını bize sağladığınız için çok teşekkür ederim. Yolumuzun tekrar bir yerler de kesişmesi temennilerimle...

Benim şahsımda sanatımı ve mesleki gözlemlerimi kamuoyu ile paylaşma fırsatı sağladığınız için ben teşekkür eder, Gazete Barış’taki yeni görevinizde başarılar dilerim…



 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Talia Hamza 1 hafta önce

Ben bir fütüristim...

Sıklıkla bulunduğum zamanımızın dışına çıkıyorum. Yeni bir olasılık gördüm. Gelecek yıllarda devletin kontrolü altında olan "genelevler kapatılacak"

Bu süreci genelevlerde çalışan kadınlar başlatacak.

Kadınlar artık bedenleri satarak para kazanmayı ve de insanlık onurlarının aşağılanmasını istemiyorlar. Devletin onayladığı ötekileşmiş etiketini takan kadınlar, eğitimle yeni ve yaratıcı iş alanlarına yönelmeyi hedefliyorlar.

Avatar
belgin ongel 1 hafta önce

Müthiş güzel bir yazı olmuş toplumsal bir yaraya dikkat çektiğiniz için teşekkürler bu ülkenin bir kadın ferdi olarak çağdaş hnm tıpkı ismi gibi ulkemiz kadınlarına ornek bir sanatci

Avatar
Bahriye Şengün 1 hafta önce

Vedat bey merhaba lar,ulkemizin ne yazıktır ki görmezlikten ve duymazlıktan geldiği bu konuyu,tam da ihtiyaç duyulan bir dönemde ele almanız güzel bir duyarlılık,meslektasima da sanat hayatında yolunun daha da açık olmasını diliyorum

Avatar
Esin 7 gün önce

Hayatın gerçekleri kanayan yaraları ve çaresizlikler ve bunların yansıdığı çalışmalar......Umut olmak yürek olmak dilegiyle sizlere yürüdüğünüz yolda başarılar diliyorum.Ellerinize yüreğinize sağlık

Avatar
g.celik 7 gün önce

Kadin.... ülkemde kadin....ÇAGDAŞ kadin gonlune yüregine saglik arkadasim.

Avatar
Yurttaş 6 gün önce

Genelevler kapatılsın,kadınlar sömürülmesin,etini satmasın...Şimdi her yer genelev,orman,park,kuytu yerler,özel arabalar.......

Avatar
Sex İşçisi 6 gün önce

Sırt üstü yatıp 3 dakikada 100-200 tl. kazanıyorsa buna işçi mi denir yaw?

Avatar
Tarkan Menemenli 1 gün önce

Yazı ve konunun çerçevesi harika lakin bazı şeylerin insanoğluna verilen bir gereksinimi statüsü var. Yani maalesef ki kabul edelim ya da etmeyelim cinsellik bir ihtiyaç ve bu erkeklerde kaçınılması ender bir durum. Hayat kadınları bu işten iyi para kazanıyor. Kimse kusura bakmasın 10 dk da 300 TL alabilen başka hiçbir sektör yok. Bu yüzden iki tarafta memnun. Bakınız genelevler falan olmasa hiç düşündünüz mü sapıklıklarin onu alınabilir mi diye? Serbestlik kanunu varken sapkınlıklar diz oyun bir de yasaklılik getirilirse varın siz düşünün. Misal İran!

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237