banner232
banner203
banner221
banner165
banner15

Pilavcı Abla, ilk kez konuştu
banner234
Evet, yasalar bazı şeylere engel… Pek çok esnaf vergisini öderken seyyar satıcıların hiçbir vergi ödemeden para kazanmasına yasalar dur demiş! Ama herkesin de dükkan açacak ya da bir işte çalışacak imkanı, gücü, kabiliyeti yok… Buna da zaman zaman belediyeler çözüm bulabiliyor, zaman zaman da yasaları gözünü kırpmadan uyguluyor.

Geçtiğimiz haftalarda İstanbul’da yaşanan olay malumunuz, kamuoyuna “Zabıta terörü” olarak yansımıştı olay. Olayın video görüntülerinde bacağı aksayarak yürüyen bir seyyar tatlıcı tezgahına el koymak isteyen zabıtalara karşı bastonla karşı durmaya çalışıyor. Bağırıyor, çağırıyor ama nafile. Sonrasında ise zabıtalar tarafından ağır bir şekilde dövülüyor, aracı kırılıp dökülüyor. Evet, bu acı olay büyük tepki topladı ve ilgili belediye gereğini yaparak esnafı döven zabıtaları görevden aldı.

Bu olay, toplumda bir farkındalık uyandırdı, zabıtaların imajını zedeledi. Hal böyle olunca da en ufak olayda vatandaşlar, sosyal medyanın gücünü kullanarak zabıtalara tepki vermeye başladı. Tabii burada zabıtayı hedef gösterme amacı yok, amaç vicdani, insani çoğu zaman. Tıpkı geçtiğimiz günlerde Facebook’ta “Biz İzmitiz” adlı bir grupta Cem Kanpara adlı gencin yaptığı paylaşım gibi… Kanpara, uzunca bir yazı ile şahit olduğu bir olayı aktarmış. 6-7 kişilik bir zabıta grubunun Pilavcı Abla olarak bilinen seyyar satıcıyı darp edip, tezgahına el koyduğunu yazmış…
Kanpara’nın bu insani paylaşımı kısa sürede sosyal medyada yayılıp, gazetelerde de yer bulunca farkındalık oluştu elbet ancak zabıtalar günah keçisi oluverdi.

Tezgah Yürüyüş Yolu’nda Halk Bankası önünde bulunuyordu. Pilavcı Abla ve erkek kardeşi gece 24.00’ten sonra burada pilav satarak geçimini sağlıyordu. Zabıtalar o gece tezgahı polisin de yardımı ile kaldırdı. Çeşitli kaynaklardan gelen iddialara göre İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan’a, bu tezgahta alkol içildiğine dair şikayetler gitmişti ve Doğan, ekiplerine gereğinin yapılması talimatını vermişti. Emir büyük yerdendi ve gereği yapıldı. Öyle iddia edildiği gibi 6-7 kişi değildi zabıta sayısı, 3-4 zabıta vardı ve Saraybahçe Polis Merkezi’nden gönderilen polisler oradaydı. Bir başka iddia ise Pilavcı Abla’nın kardeşi, zabıtalara sürekli güçlük çıkarıyordu.  
Pilavcı Abla’nın tezgahı zabıta ekiplerince alındı ve kimsenin de burnu kanamadı. Ekipler, pilav satılan aracı da kırıp dökmedi iddia edildiği gibi…

Olayın başkahramanları dün akşam saatlerinde gazetemize geldi ve olayı bir de onların ağzından dinledik. Pilavcı Abla olarak bilinen isim Fatma Girgin, 50 yaşında. 3 çocuk sahibi, 2 evladı evli, bir kızı ise daha 8 yaşında. Eşinden uzun bir süre önce ayrılan Fatma Girgin, açık öğretimden Kamu Yönetimi okuyan 33 yaşındaki kardeşi Önder Büyüker ile omuz omuza vermiş ve senelerce eski model bir araçla kağıt toplamış. Kağıt toplamak artık yasak ve Fatma Girgin, kardeşi Önder Büyüker ile 3 yıldır İzmit merkezde pilav satıyor. Çevredekiler onu Pilavcı Abla olarak biliyor. Çukurbağ Mahallesi’nde derme çatma bir evde kirada oturan Fatma Girgin, boşandığı eşinden nafaka da alamıyor. 8 yaşındaki çocuğuna bakmak, onu okutmak için çabalıyor.

Fatma Girgin ve kardeşi Önder Büyüker, alkol olayını kesinlikle kabul etmiyor. Gece 24.00’ten saat 04.00’de kadar pilav sattıklarını, zaten insanların yemek yiyebilecekleri yerlerin pek çoğunun da kapalı olduğunu kaydeden Girgin, bazen pilav almaya gelen müşterilerin elinde alkol olduğunu ancak kardeşinin alkol alarak orada çilingir sofrası kurarcasına takıldığını yalanlıyor. Girgin, olayın yaşandığı geceyi ise şu şekilde anlatıyor: “Zabıta ekipleri ve polisler geldi o gece. Aracımıza el koydular. Vatandaşlar da beni ağlarken gördüğü için zabıtaların saldırdığını düşünmüş. Ne polis, ne de zabıta bize saldırmadı. Evet, ekmek teknemizi aldılar, tepki gösterdik. Ama onlar da emir kulu. Onlara diyecek sözümüz yok ama mağduruz. Ben dilencilik yapmam, başkalarının yardımı ile geçinemem. Benim okutmama gereken bir kızım var, onun için yaşamak için çalışmak zorundayım. Ama yıllardır ayakta durmaktan bacaklarım sorunlu ve en iyi yapabildiğim iş de pilav satmak. Kimseye zararımız yoktu, gece çıkıyoruz çünkü. Şimdi ekmek teknemiz elimizden alındı ve ortada kaldık. Ben çocuğumu nasıl okutacağım, evime nasıl ekmek götüreceğim? Dükkan açsam açacak param yok, seyyar arabanın değeri bin 500 lira idi, onu bile zor almıştık. Şimdi o da gitti.”

3 yıldır aynı satış yaptığını, artık belli müşterilerinin oluştuğunu belirten Fatma Girgin, benim müşterilerim arabasında gece görev yapan emniyet güçlüri personelide var.İzmit Belediye Başkanı Dr. Nevzat Doğan’a seslenerek, “Biz o tezgâhta alkol falan almadık. Geç saatler olduğu için müşterilerin elinde olabiliyor ama artık onları da yanaştırmayız.Rekabet'ten dolayı şikayet olduğunu biliyoruz. Simitçilere nasıl tezgâh kiralıyorlarsa bize de kiralasınlar, aynı noktada gece belli saatlerde satış yapalım. Gelsinler satış yaptığımız malzemeleri de denetlesinler, hijyene baksınlar. Ben mesela dün sattığım pilavı, bugün tekrar satmam, sürekli tazedir. İnsanlar zehirlenir yoksa. Başkan’ımızın halimizden anlamasını, bu işi çözmesini istiyoruz. Allah rızası için tezgâhımızı geri iade ettirip, bizlere aynı yerde gece pilav satma izni versin, kirasını da aldırsın gerekiyorsa.”

Evet, yasalar gereği seyyar satıcılara satış yaptırmayabilir belediye ancak bu tür istisnaları da kiraya bağlayarak yasal hale getirebilir. 


Fatma Girgin ve kardeşi Önder Büyüker, gazetemize gelerek mağduriyetlerini anlattı, Başkan Doğan'a seslendi.








 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237