banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Özel güvenlikçiler konuştu: ‘Tasarıyı AKP getirdi’
banner234

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Çağlayan Adliyesinde yaşananların ardından “Özel güvenlik şirketlerinin hepsinin kaldırılmasını teklif edeceğini” söylemesi ortalığı bir anda gerdi. 2004 yılında AKP iktidarı tarafından çıkarılan yasayla özel güvenlik şirketleri İç İşleri Bakanlığına bağlanmış, bunun için ehliyet alır gibi kimlik belgesi şartı konulmuştu.

 

Bu yasaya göre İç İşlerine bağlı olarak kurulan özel güvenlik eğitim kurumları şu ana kadar Türkiye çapında yaklaşık bir milyon kişiye sertifika dağıttı ve devlet bundan ciddi anlamda gelir elde etti.

 

Fakat Çağlayan Adliyesinde savcının öldürülmesinin ardından bir güvenlik zafiyeti yaşandığını ileri süren Erdoğan bu açıklamasıyla, özel güvenlik sektöründe hizmet veren ve bu sektörde çalışan, geleceğe umut bağlayan binlerce insanı üzdü. Erdoğan yaptığı açıklamada, “Özel güvenlik şirketleri kaldırılmalıdır.

 

Özel güvenlik teşkilatlarının hangi amaçla, kimler tarafından nasıl kuruldukları hepsi soru işaretidir” sözleriyle, Başbakanlığı döneminde kendi yaptığı yasayı sorguladı. Bu konu kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Güvenlik sektöründe çalışan vatandaşlarda tedirgin bir bekleyiş başladı.

 

Konuyla ilgili Başbakan Davutoğlu’ndan rahatlatan bir açıklama henüz gelmedi. Biz de ilimizde güvenlik sektöründe faaliyet gösteren iki isme Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu çıkışını nasıl değerlendirdiğini sorduk. Güvenlik şirketi sahipleri, Erdoğan’ın bu sözlerine anlam veremediklerini ifade ettiler. İşte açıklamaları:

 

 

NEBİL UZUN:

 

Özel güvenlik yasa tasarısı kanunu, 26 Haziran 2004 yılında yapıldı. Yani AKP iktidarının yapmış olduğu bir şeydi. Çokta iyi bir adımdı. Böylelikle kayıt dışının önüne geçildi. Bu kanunun gerekliliğini yerine getiren ilk firma bizdik. Tamamen İç İşleri Bakanlığına bağlı 188 nolu kanuna tabi olduk.

 

Buna göre biz yaptığımız her faaliyeti emniyete bildirmekle yükümlü olduk. Hem istihdamı arttırmak hem de eğitimli güvenlik elemanları yetiştirmek için kanun kapsamında özel güvenlik kursları açıldı. Bu kurslara insanlar ciddi harçlar ödedi. Özel güvenlik kimliği almak isteyenler hem kurs aldığı kuruma hem de bakanlığa para ödedi. Devlet bundan ciddi gelir elde etti. Yanlış bilmiyorsam ortalama 700 bine yakın kişi özel güvenlik sertifikası aldı. Aldıkları bu kimlik kartlarına beş yıl kullanım süresi verildi. Yani beş yıl sonra yenileme eğitimine tabi tutulacaklar. Doğal olarak ekmeğini bu iş sahasından kazanmak isteyen herkes eğitimden geçip bu kimliklerden aldı.

 

Bir çok vatandaş bedel ödedi. Şimdi Cumhurbaşkanının bu söyleminden sonra ne diyeceğimizi bilemiyorum. Kazanılmış hakların geri alınması doğru mudur? Bana göre yanlış bir karar olur. Bir güvenlik görevlisi üst aramasında hata yaptı diye bir sektörü tamamen ortadan kaldırmak doğru mu? O zaman emniyet teşkilatından bir polis yanlış yapınca şimdi emniyeti mi ortadan kaldıracağız? Bir kanun çıkarmışsınız, İç İşleri Bakanlığına bağlamışsınız, resmi izin belgeli kurumlardan eğitim alın demişsiniz, bedel ödetmişsiniz.

 

Sonra çıkıp, bir üst aramasında sıkıntı yaşandı diye hepsine mal ediyorsunuz. Bu insanlar ne yapacak? Böyle davranılırsa bu işi yapanları eskiden olduğu gibi kayıt dışına iterler. Ama ben bunu çok dikkate almadım. Bence Cumhurbaşkanımızın bu çıkışı gündem değiştirmekle alakalı bir şey.

 

ŞENOL AKYÜZ:

 

 

Bence çok saçma bir olay. Çağlayan Adliyesinde bulunan güvenlik görevlileri Adliyenin en üst makamında yetkili olan Başsavcının talimatı neyse onu uygular. Ona bakarsanız Kocaeli Adliyesindeki yan kapıdan da adliye mensupları sorgusuz sualsiz geçiş yapıyor. Ben burada güvenliklerin suçu olduğunu düşünmüyorum.

 

Çağlayan Adliyesinde yaşananlar zaten kamera kayıtlarıyla ortaya çıktı. Oradaki görevliler talimat neyse onu yapmıştır, talimata uymalardı dediğinde haklıydı. Bugün kamuda 400 bine yakın güvenlik personeli var.

 

Bunların hepsini sorumlu tutmak ne kadar doğru? Mesela Kocaeli Adliyesine polis bakıyor. Olay burada olsaydı bütün polisleri mi görevden alacaktınız? Devlet kendi suçunu örtmeye çalışıyor. Oraya varana kadar, İstanbul’un göbeğinde gezen iki tane DHKPC’linin Adliye kapısına gelene kadar hiç mi haberin olmadı? Niçin bunlarla ilgili bir çalışmaları yok? Bu olay bütün camiaya yansıdı.

 

Herkes zan altında kaldı ve herkes tedirgin. Bir de 2004 yılında özel güvenlik kanununu çıkaran yine Cumhurbaşkanımızın kendisidir. İşin özü, yukarıdan gelen talimat neyse güvenlik onu uyguluyor. Bu polis de olabilirdi. Kanunu çıkaran ve apar topar yasallaştıran sizsiniz. Şimdi herkes kulağının arkasına yatıyor. 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237