banner261
banner203
banner142
banner259
banner15

Osmanlı tarihinin en önemli mektubu İzmit’te yazılmıştı…
banner234
Anadolu tarihinde çok önemi ve çok ilginç olayların çoğunda mutlak bir İzmit bağlantısı görmek mümkün. Çok özel bir kent olan İzmit, konum itibariyle de pek çok olaya ev sahipliği yapması da bu yüzden.

Osmanlı Devleti’nin İzmit’i ele geçirmesinin ardından İzmit her dönem Osmanlı Devleti’nin en önemli kentlerinden bir oldu. İstanbul’un fethi öncesinde Rumelihisarı’nın inşası için gerekli olan kereste ve inşaatta çalışacak işçiler İzmit’ten getirildi. İzmit, İstanbul’un fethi sonrası başkenti Anadolu’ya bağlayan yolların ilk ve en önemli menzil şehri haline geldi. Osmanlı Devleti’nin yükselme devrinden itibaren ise Doğuya yapılacak tüm seferlerde yine en önemli menzil şehri İzmit’ti. 

1512 yılında tahta çıkan Yavuz Sultan Selim 1514 yılında doğu seferine başladı.  Hedef İran ve Şah İsmail’di. Tarihimizde Çaldıran Savaşı olarak bilinen bu savaş öncesi Yavuz Sulan Selim ile Şah İsmail arasında ilk savaş mektuplar aracılığı ile olmuştu. 

Maltepe ordugahından hareket eden Osmanlı ordusu; Tekfurçayırı, Gebze, Hereke ve Çınarlı konaklarını geçerek 23 Nisan 1514'te İzmit'e vardı. Şah İsmail'e ilk mektup da burada yazıldı. 

Nişancı Tâcizâde Cafer Çelebi'nin kaleme aldığı mektupta Sultan Selim, Şah İsmail'e şöyle diyordu: "Fitneler çıkardınız, İslam büyüklerine küfürler ediyorsunuz, bunun cezası katlidir, üzerinize geliyorum, işgal ettiğiniz Osmanlı memleketlerini geri veriniz." 

Elçi Kılıç, Şah İsmail'i Hemedan'da bularak mektubu vermiş, o da muharebeye hazır olduğunu bildirmiştir. Şahın bu cevabı Osmanlı ordusu Erzincan'a geldiği sırada alınmıştı. Lütfi Paşa tarihine göre Şah İsmail, mektubu getiren Kılıç'ı öldürtmüştür.

İşte İzmit’te Şah İsmail için yazılan o meşhur mektup şöyle; 

“Her şeyi bilen gerçek melik olan Allah'ın katında din, şüphesiz İslam'dır ve kim İslamiyet'ten başka bir dine yönelirse onunki kabul edilmeyecektir. O, ahirette de kaybedenlerdendir. Bu nâme, bizim büyük sığınağımız din düşmanlarını kahreden, hakanların miğferi, gazi ve mücahitlerin sultanı, İskender gibi yırtıcı, Feridun şerefli, adaletin Keyhüsrevi; Sultan Murad oğlu Sultan Mehmed oğlu, Sultan Bayezid oğlu Sultan Selim Han'dan Emir İsmail'edir.
Sen, 'orman aslandan boşalınca çakal ortaya kahraman olarak girer' hükmü üzerine, tecavüz yoluyla Doğu ülkelerini ele geçirdin. Zulüm ve eziyet kapılarını Müslümanların yüzlerine açtın. Dinsizliğin her yönüyle kaynaşıp yoğruldun. Nefsinin hevasına uyarak şeriat bağlarını kopardın. Halkın temiz inançlarını yıkmayı kendine meslek edindin. Zinayı helal kılmak, haksız yere kan dökmek, mescid ve minberleri yıkmak, kabirleri ve mezarları yakmak, alimleri aşağılamak, mushafları pisliklerin içine atmak ve Şeyhayn-ı kirama (Hz.Ebubekir ve Ömer) küfretmek gibi çirkin ve bayağı işlerin herkesçe söylenir oldu. Âlimlerimiz senin ve yandaşlarının dinden çıkıp küfre girdiğine fetva verdiler.
Böylece bize düşen dini savunmak, zulme uğrayanları kurtarmak, ilahi emre uymak ve padişahlık namusunu yerine getirmektir. Bunun için ipekle bezeli kumaşlar yerine zırh ve çelik gömlek giyindim. Allah'ın yardımıyla zafer sancaklarım dalgalandı. Zafere alışkın olan aslan askerlerim harekete geçti.
Kılıçtan evvel İslam'a gelmeyi teklif şanlı Peygamberimizin ilkelerindendir. İşte bu mektup o gerekçeyle yazılmıştır. Kimi kötü davranışları gidermek mümkündür. Eğer sen de kötülük ettikten sonra Allah'tan af dileyenlerden olursan muzaffer ordumuzla girilmesini kararlaştırdığımız bölgeleri ulu kapımızdan sana bırakılma ihtimali vardır. Sonra bilmedim, aldandım demek fayda vermez. Gelip eşiğim toprağına yüz sürmek sana ve senin gibilere iftihardır. Bir an önce bu dediğimi yapasın. Yoksa sonra mazeretin kabul edilmeyecektir. Eğer karşı durmayı seçersen meydana gelesin, Allah'ın takdiri neyse o olur. Ancak o zaman da zulmünü mazlumlar üzerinden kaldırıp namını ve nişanını yok ederim!”


Kaynaklar: 
Celalzâde Mustafa, s. 366. ; Haydar Çelebi Ruznâmesi, s. 43-44; Tâcü't-Tevârih, IV, s. 177-180
Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı. Büyük Osmanlı Tarihi, Cilt II. Türk Tarih Kurumu Yayınları, 7. baskı. s.233-248)


 
banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Gökhan Onater 4 hafta önce

Hüseyin bey harika şeyler buluyorsun. Emeğine sağlık...

banner235

banner202

banner144