banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Omurca: Özel okullara destek eğitimi çökertti
banner234

                        

 

Eğitim Sen Kocaeli Şubesinde gerçekleştirilen basın açıklamasına başkan Suca Omurca’nın yanı sıra örgütlenme sekreteri Göksal Yılmaz ve mali sekreter Metin Temel katıldı.

Omurca açıklamasında,’’2016 eğitim bütçesi büyük ölçüde zorunlu harcamalara gitmektedir. Eğitime yeterli bütçe, okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.’’dedi.


EĞİTİM HARCAMALARI HALKIN SIRTINA YIKILDI

 Omurca konuşmasında MEB’i eleştirerek,’’2016 Merkezi Bütçe Tasarısı, tıpkı geçmiş yıllardaki gibi başta eğitim ve sağlık olmak üzere, kamu hizmetleri alanında yaşanan ticarileşme ve piyasalaştırma uygulamalarına paralel bir mantık ile hazırlanmıştır. 2016 MEB bütçesi, eğitim sisteminin ve yükseköğretimin en temel ihtiyaçlarını görmezden gelen, sadece zorunlu harcamaların dikkate alındığı bir içerikte hazırlanmıştır. 2014 yılında 62 milyar TL olan MEB bütçesi, artan okul, derslik, öğretmen ihtiyacı ve acil çözüm bekleyen altyapı sorunlarına rağmen 2016 yılı için 76 milyar 354 milyon TL olarak öngörülmüştür. 2016 MEB bütçesi, eğitim harcamalarının halkın sırtına yıkıldığının kanıtıdır ‘’ifadelerini kullandı.

 

SAVAŞ BÜTÇESİ

Omurca,’’ 2016 bütçesi bir taraftan emekçilere ağır vergi yükü getirirken diğer yandan savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılan devasa kaynaklarla tüm ülkede baskıcı, otoriter ve faşizan yönetim anlayışının kalıcılaştırılması hedeflenmektedir. 2015 yılı bütçesinde Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlığa bağlı örtülü ödenekler, iç ve dış güvenliğe ilişkin bazı kalemler ve kayıtlara geçmeyen harcamalar dışında 52 milyar TL savunma ve güvenlik harcamalarına ayrılmış idi. Bu yıl tam da savaş bütçesi dememizi haklı kılacak şekilde bu rakam 61 milyar TL’ye çıkarılmıştır. Kimi uluslararası araştırmalar da ülkemizin adım adım içte ve dışta savaşa göre kendini dizayn ettiğini göstermektedir’’dedi.

 

YÜZDE 6’NIN YARISI KADAR

 

Omurca  konuşmasında,‘’Eğitime en çok pay ayırdığını iddia eden  hükümet  eğitim bütçesinin milli gelire oranı OECD ortalaması olan yüzde 6’nın ancak yarısı kadardır. TÜİK’in 2014 eğitim harcamaları araştırmasına göre 2014’te toplam eğitim harcaması 113 milyar 571 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde halkın cebinden yaptığı eğitim harcamaları ise özellikle 4+4+4 sistemi sonrasında hızlı bir artış göstermiştir. 2011 yılında 13,6 milyar TL olan cepten yapılan eğitim harcaması miktarı, ilk üç yıl içinde yaklaşık 10 milyar TL artarak 22,5 milyar TL’ye (%19,8) ulaşmıştır. Eğitimde yaşanan ticarileşme ve özel okul teşviklerinin aynı hızda sürmesi durumunda cepten yapılan eğitim harcamalarının 2016’da 30 milyar TL’yi zorlaması kaçınılmaz görünmektedir. ‘’değerlendirmesinde bulundu.

 

EĞİTİM YATIRIMLARI BELİRGİN BİR ŞEKİLDE AZALMAKTADIR

 

MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay 2002 yılında yüzde 17,18 iken, eğitim hizmetlerinin sunumu açısından çok önemli olan bu rakam 2009’da yüzde 4,57’ye kadar düşürülmüştür. 4+4+4 sonrası zorunlu olarak artışa geçen oran 2014 sonrasında yeniden azalmaya başlamıştır. 2016 yılı itibariyle MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılması düşünülen pay, 2015’e göre daha da azalarak yüzde 8,23 olarak belirlenmiştir. Bunun tek anlamı, eğitimde yaşanan yoğun ticarileşme sürecinin artarak devam edeceği, velilerin 2016’da cebinden yapacağı eğitim harcamalarının kaçınılmaz artacak olmasıdır.’’şeklinde konuştu.

 

 

OKULLARI KADERİYLE BAŞ BAŞA BIRAKIYORLAR

 

Omurca konuşmasında,‘’Öğrenci velilerinin geçtiğimiz 13 yıl içinde cebinden yaptığı eğitim harcamalarının katlanarak artmış olması, Okul öncesinden yükseköğretime kadar bütün eğitim kademelerinde bütçeler sadece zorunlu harcamalar için kullanılmakta, devletin bir eli sürekli öğrencilerin ve velilerin cebine uzanmaktadır. Kamu kaynaklarını özel okullara aktarma konusunda son derece bonkör davranan siyasi iktidar, sıra devlet okullarında yaşanan sorunlara gelince “kaynak yok” yalanına sarılarak, okulları kendi kaderi ile baş başa bırakmaktadır.  ‘’ dedi.

 

EĞİTİM HARCAMASI DÜŞÜK

 

 ‘’Türkiye’de öğrenci başına yapılan kamusal eğitim harcaması miktarı, OECD ortalamasının çok altındadır. OECD ortalaması Türkiye’den; ilkokulda 3 kat, ortaokulda 4 kat, lisede 2,8 kat, yükseköğretimde ise yaklaşık 2 kat daha fazladır. OECD ülkeleri içinde bütün eğitim kademelerinde sonuncu olan Türkiye, sadece ortaokul düzeyinde en yakın rakibi Meksika’dan 81 dolar farkla sondan ikincidir. Bütün eğitim kademelerinin ortalamasına göre baktığımızda, Türkiye son sıra için 3 bin 514 dolar ile OECD ülkeleri içinde yine Meksika ile yarışmaktadır. ‘’

 

ÖZEL OKULLARA DESTEK POLİTİKASI EĞİTİMİ ÇÖKERTMİŞTİR

 

Omurca,’’ Bugüne kadar özel okullara vergi teşvikleri ve çeşitli kalemlerde indirimler yapılmış, devlet okullarının talepleri dikkate alınmazken, özel okulların istekleri hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından anında yerine getirilmiştir. Halktan toplanan vergilerin özel okullara her fırsatta “öğrenim desteği” ya da “teşvik” adı altında aktarılması, her şeyden önce herkese eşit ve parasız eğitim hakkının ihlali anlamına gelmektedir. Bu uygulamanın, eğitimde adaletsizliklerin ve eşitsizliklerin derinleşmesinden başka bir sonucu yoktur.  Velilerin çocuklarını özel okullara yönelmesinde kamu eğitim kurumlarının 4+4+4 nedeniyle yaşadığı tahribat belirleyici olmuştur. Zorunlu-seçmeli din dersleri, aşırı kalabalık sınıflar, öğretmen yetersizliği, fiziki koşullar gibi pek çok neden birçok velinin özel okullara yönelmesini beraberinde getirmiştir. ‘’dedi.

 

KALICI ÇÖZÜMLER ÜRETMEK MÜMKÜN DEĞİL

 

Omurca,’’Devlet okullarında çoğu taşeron şirket personeli binlerce yardımcı hizmetli çalıştırılırken, velilerden temizlik, spor vb. adlarla birçok kalemde para toplanıp eğitimin tüm yükü velilerin sırtına yüklenmektedir. Hükümetin “özel okullara destek” adı altında asıl yapmak istediği özel öğretimi özendirmek, öğrenci ve velileri “parasal destek” üzerinden özel okullara yönlendirmektir. Özel okulların yıllardır doğrudan kamu kaynaklarıyla desteklenmesinin arkasında, eğitimde yaşanan ticarileştirme süreci hızlandırmak ve paralı eğitimi yaygınlaştırmak vardır.Yapılması gereken, kamusal kaynakların yine kamusal bir hak olan eğitim için, özel çıkarlar değil, toplumsal çıkarlar gözetilerek değerlendirilmesi ve sadece eğitimde değil, bütün alanlarda kamu harcamalarının payının arttırılmasının sağlanmasıdır. Bütçeye ilişkin ekonomik önlemlerin yanı sıra, Eğitim Sen’in yıllardır savunduğu ve eğitim hakkının temel ayaklarını oluşturan kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim talebi gerçekleşmediği sürece, ne eğitimin niteliğini yükseltmek, ne de eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretmek mümkün değildir.’’değerlendirilmesinde bulundu.

 

EĞİTİMİN TİCARİLEŞTİRİLMESİ KABUL EDİLEMEZ

 

Omurca,’’Geçtiğimiz 13 yıl içinde halkın cebinden yaptığı eğitim harcamalarında belirgin bir artış yaşanmıştır.  Temel bir insan hakkı olan eğitim hakkı 1980 sonrası benimsenen piyasacı politikalar sonucunda bir hak olmaktan çıkarılmış, herkesin parası kadar eğitim hizmetlerinden yararlandığı bir sistem oluşturulmuştur.  AKP Hükümeti, eğitimi “serbest piyasa sistemi”ne açmak, okulları ve üniversiteleri birer ticarethane gibi “işletmek” isteğini, geçtiğimiz 13 yılda yapmış olduğu yasal ve fiili adımlarla pek çok kez göstermiştir. Bu anlamda 2016 yılı eğitim bütçesi, tıpkı geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi, paralı eğitim uygulamalarını büyük bir kararlılıkla sürdüren bir zihniyette oluşturulması kabul edilemez bir durumdur.’’açıklamasında bulundu.

 

Omurca açıklamasının sonunda Eğitim Sen’in taleplerini sıraladı.

 

İŞTE EĞİTİM SEN’İN TALEPLERİ

 

MEB bütçesinin milli gelire oranı en az iki kat arttırılmalı, başlangıç olarak OECD ortalamasına çıkarılmalıdır…

Kamu kaynaklarının özel okullara aktarılması uygulamasına derhal son verilmeli, eğitime yeterli bütçe, okullara ihtiyacı kadar ödenek ayrılmalıdır.

MEB bütçesinden eğitim yatırımlarına ayrılan pay mutlak anlamda arttırılmalı, eğitimi ticarileştirmeyi hedefleyen, özel sektörle yapılan ya da yapılacak olan ortak projeler iptal edilmelidir.

Artan oranlı vergi dilimi uygulamasına son verilmeli, ek dersler başta olmak üzere, tüm ek ödemeler temel ücrete ve emekliliğe yansıtılmalıdır.

2016 yılında aile ve çocuk yardımı başta olmak üzere, sosyal yardımlar sembolik olarak belirlenmekten çıkarılmalı, ihtiyaç kadar artış yapılmalıdır.

Eğitime hazırlık ödeneği sadece öğretmenlere değil, tüm eğitim ve bilim emekçilerine yılda iki kez en az bir maaş tutarında ödenmelidir.

Eğitim emekçilerinin 3600 ek gösterge talepleri doğrultusunda düzenleme yapılmalıdır.

Öğretmen, akademik personel, memur ve yardımcı hizmetli açıkları kapatılmalı, en az 300 bin öğretmen, 80 bin yardımcı hizmetli ataması acilen yapılmalıdır.

Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalıdır.

 

 

 

banner71
Anahtar Kelimeler:
KocaeliEğitim Sen
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237