banner549
banner519
14 Şubat 2018 Çarşamba 20:48
O zehir nasıl  depolanıyor..!
banner508

BHC tarımsal ilaç DDT yapımında kullanılan oldukça zehirli bir madde. 1972 yılında bütün dünyada kullanımı yasaklanıyor. Ülkemizde ise bu yasak 1985’te hayata geçiyor ancak neredeyse her konuda olduğu gibi, yasağı pek takan yok. Halil Bezmen, uzun süre kentimizde DDT üretimi yapıyor. Üretim, Derince’de bulunan Koruma Klor fabrikasında gerçekleşiyor. 90’lı yılların ortasında üretim sona eriyor ancak Bezmen’in elinde yüklü miktarda hammadde yani BHC kalıyor.

DELİKLER VAR

Resmi kayıtlarda Merkim Endüstriyel Ürünler isimli bir firmaya ait gözüken depoya konulan BHC’nin üzerine kilit vuruluyor. Kilit dediysem öyle kimyasal sızıntıya karşı filan bir kilit değil, bildiğiniz asma kilit. Ve işte o gün başlıyor kentimizin zehir sorunu. Tam miktar bilinmiyor. 2 bin 500 ila 3 bin ton arasında bir zehrin kentimizde, başucumuzda olduğu konuşuluyor. 30 yıldır konuyla ilgili sağlıklı bir adım atılabilmiş değil.

Zehir, Derince’de limana birkaç yüz metre mesafede depolarda duruyor. Söz konusu depo binaları betonarme ancak 30 yıl içerisinde yapı bitap düşmüş. Hem çatısında hem de duvarlarında pek çok delik oluşmuş.

KİMSENİN UMURUNDA DEĞİL

Çevre Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Başkanı Sait Ağdacı ile birlikte söz konusu depolarda incelemelerde bulundu. 4 depo binasının arasında kalan bir kapıdan içeri girdim. Duvarlarda delikler mevcut, kapatılmamış. Yoğun kimyasal kokusu hissediliyor. Psikolojik midir, emin değilim kaşınma ve gözlerde yanma meydana geliyor… 4 depo binasından 3’ünün giriş kapısı yok. Kapılar tuğla örülerek kapatılmış. Bir deponun kapısı ise metal. Fakat kimyasal geçirmeyecek şekilde kurşun veya çinko kaplama yok. Onun yerine plastikle delikler örtülmüş. Çok uzun bir süredir bölgede çalışma yapılmadığı aşikar. Bina, bu çok tehlikeli zehri muhafaza edecek yapıda değil. Derme çatma. Bir depodan ziyade baraka… Gözümüzün dibinde çok büyük bir tehlike var. Yetkililerin ise umurunda değil. Bunlar benim gözlemlerim.

ZEHİRİN ETKİLERİ

Kocaeli Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Sait Ağdacı ise durumun ne kadar vahim olduğunu şu ifadelerle anlatıyor; “Bu zehir kitlesel ölümlere yol açabilir. Çok ağır etkileri olan bir toksik maddeden bahsediyoruz. Ancak yetkililer sanki deterjan depolar gibi davranıyor. Geçmiş dönemlerde bu maddenin insanlar üzerindeki etkilerini çok net gördük. Ülkemizde Güneydoğu bölgesinde ölümlü vakalar meydana geldi. Hindistan’da yüzlerce insan hayatını kaybetti. Bu maddenin sadece 5 saat etkisinde kalmak bile büyük zararlar verebiliyor insana. Alerjik reaksiyonlar görülüyor ilkin. Daha sonra bronşite yol açıyor, ardından karaciğerde çok büyük zararlara sebep oluyor.

GÜVENLİK YOK

Bu maddenin ekosisteme de çok büyük zararları var. Yağmur sularına karışıyor. Havayla temas ediyor. Rüzgar ve yağmur suları ile birlikte doğaya karışıyor. Kalsiyum oluşumunu etkiliyor ve bu da yumurtlayan hayvanları tehlikeye sokuyor. Şimdi burada, kentimizde 3 bin 500 ton BHC olduğu konuşuluyor. Tam net bir rakam veremiyoruz. Bir sır gibi saklıyorlar ancak depoların durumu da ortada. Siz elinizi kolunuzu sallayarak içeri girebildiniz. Tek bir güvenlik görevlisi yok. 30 yıl öncesinden kalma bir iki tabela dışında uyarı da yok. Bu madde çok kötü amaçlarla kullanılabilir. Buraya biri girse, bir çuval BHC’yi alıp, sokağa döke saça İzmit’e kadar gitse kitlesel ölümler olabilir. Bu adeta bir terör. Bu deponun büyük bir koruma altında olması gerekir. Görüyorum ki yetkililer bu durumun vahametinin farkında değil.

YILLIK 265 TON

Bizim içeriden edindiğimiz bilgelere göre bu maddenin bertarafı için ihale açılacak. Ancak tamamı için değil sadece 265 ton için. Bu ihaleye İZAYDAŞ katılacaktır. Türkiye’de bu maddeyi bertaraf edebilecek tek kurum İZAYDAŞ. İZAYDAŞ dışında yurtdışından da katılım bekleniyor. Ancak bu rakam çok yetersiz. Yılda 265 ton bertaraf ile bu atıkların bölgeden kalkması 15 yılı bulacaktır. Deniyor ki bu maddenin bertarafı çok maliyetli. Yahu akıl var izan var, insan hayatı maddenin bertaraf maliyetinden daha mı ucuz? Yetkilileri tekrar göreve çağırıyorum. Bu depo acilen yenilenmeli ve uluslararası tehlikeli atık depolama standartları sağlanmalı. Adeta bir nükleer atık varmış gibi yaklaşmalıyız. İlk işimiz depoyu standartlara uygun bir şekilde iyileştirmek. Bertaraf işi bu aşamadan sonra düşünülmeli. Şimdiki akılla hareket etmek, yılda 265 ton bertaraf etmeyi düşünmek, hele ki mevcut depoyla yola devam etmek akıl alır bir tavır olmaz. Son olarak tekrar edelim. Bu madde için NBC (nucleer, biyolojik,chemical madde) uygulamaları yapılmalı, gerek depolama da, gerek taşımada,gerekse de bertarafta.Kaldi ki bu maddenin 1988 den sonra ülkemizde de üretimi, depolanması ve kullanımı zaten yasak. Ama görüyoruz ki depolama işlemi zaten yasaktan sonra yapılmış. Canlılarda karaciğer rahatsızlıkları ve lösemiye, üreme organları bozuklukları ile hormonal bozukluklara yol açıyor.Balık ve uçucu hayvanların yumurtalarının kabuklarının oluşmasına engel olduğundan üremelerini durduruyor buda o canlıların neslinin tükenmesine yol açıyor."

Son Güncelleme: 15.02.2018 15:21
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yurttaş 2018-02-15 10:59:17

İlimizde yayınlanan diğer yerel medyada bu haber ne yazık ki hiç mevzu yapılıp duyurulmuyor,neden ?.....İlimizde iktidar partisinin biri bakan 7 tane vekili var,hiçbirinin ağzında bu mevzu yok,dilleri dönmüyor,neden?....Ağızları var konuşmazlar,Gözleri var görmezler,kalpleri var hissetmezler....Halkın sağlığı tehdit ediliyormuş,umursamazlar,yazıklar olsun size.....Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Avatar
Yurttaş 2018-02-15 11:09:45

1984 de Hindistan'ın Bhopal şehrinde tarım ilacı üreten fabrikada yanlışlıkla havaya salınan gazla 18.000 kişi ölmüş 150.000 kişi de zehirlenme belirtisi yaşamıştı...O günleri tv haberlerinde izlemiştik.....Bundan ders alacak kimse yokmu İzmitte,Türkiyede ? ? ?

banner354

banner328

banner482