banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

Neden anlaşamıyoruz ? Tanışsak mı acaba ?
banner234

Şöyle bir etrafımıza bakalım, ne de çok duyuyoruz “babamı anlayamıyorum”, “annem ne demek istiyor?”, “böyle davranan bir çocuğum olduğuna inanamıyorum”, “oysa ben ona en iyi imkanları sundum, gitti sanat okuyor”, “biz annemize, babamıza böyle mi davranıyorduk?”, “biz sizi böyle mi yetiştirdik, yetiştirdiğiniz evlatlarınıza bakın”, “bana karışma, ben ne yaptığımı biliyorum anne, baba” gibi sayısız sitemi….

Bir kişinin ya kendisinden öncekilere, ya da kendisinden sonrakilere yönelik eleştirel yaklaşımlarını görüyoruz. Hatta, kendisinden sonrakinin yetiştirdiği çocukları eleştiren ifadeler…

Bu çatışmaların nedenlerini yorumlamak yerine, isterseniz önce bizden öncekileri, bizi ve bizden sonrakileri tanıyarak başlayalım.

“İLLA DA GENÇLER” isimli yazımda ülkemizdeki GENÇ nüfus potansiyelimiz ile ilgili Sizlerle kısa bir bilgi paylaşmıştım. Gelin görün ki genç nüfus yoğunluğumuz ile birlikte bu topraklarda BEŞ kuşak bir arada yaşıyoruz. Bu kuşakların temel özelliklerine bir göz atarsak; *********

Sessiz kuşak olarak tanımlanan 1927 ile 1945 yılları arasında doğan ve nüfusumuzun %7’sini oluşturan büyük anneler ve büyük dedelerin oluşturduğu kuşaktır. Cumhuriyetin geçiş sürecini yaşayan, UYUMLU bir kişilik özelliği sergileyen kuşaktır. Değişime direnmeyen, sorgulamayan, kolay kabullenen özelliklere sahiptirler. Hayattaki en önemli amaçları temel ihtiyaçlarını karşılamaktır. Bu amaçları nedeniyle, toplu alımlar yapan, özellikle yiyecek ihtiyaçları için stoklama eğilimi gösteren, temkinli olmaya önem veren, risk almaktan pek de hoşlanmayan bir kuşaktır. Beklentileri çok yüksek olmayan, garantili hayat yaşamayı severler. **********

Baby Boomer olarak adlandırılan, 1946 ve 1964 yılları arasında doğan ve nüfusumuzun yaklaşık %20’sini oluşturan kuşaktır. En belirgin özellikleri KURALCI olmalarıdır. Bu kuşak, uyumlu ebeveynlerin çocukları olmalarına rağmen neden kuralcı bir eğilim gösteriyorlar sorusu geliyor aklımıza. Uyumlu kuşağa göre, modern bilgiye ulaşma fırsatını yakalamışlardır. Bir önceki kuşakla karşılaştırdıklarında kendilerinin daha bilgili olduğunu düşündüklerinden, “En iyi ben düşünürüm”, “En iyi kararları ben veririm”, “Diğerleri yanlış düşünüyor” bakış açısıyla, kendi doğrularının eleştirilmesini kabul etmekte zorlanırlar. Bu yüzden tüm kuşaklar üzerinde kuralları ile KONTROL ve YÖNETME arzuları vardır. Demokrasinin ve gelişimin asıl mimarları olduklarına inanırlar. Onlara göre, sonraki gelen kuşaklar kesinlikle onlar kadar düşünemez, yapamaz, yönetemez… Bu kuşak, yeni teknolojilere uyum sağlamakta zorlanan, sosyal medya gibi iletişim ortamlarına çok da anlam veremeyen, “Eski Köye Yeni Adet Olmaz” ilkesinin sıkı savunucularıdır. Bu yüzden kendi çocuklarını sıkı kurallar ile kendi istedikleri şekilde yönlendirmeye çalışarak yetiştirmişlerdir. ***********

X kuşağı olarak isimlendirilen 1965 ve 1979 yılları arasında doğan ve nüfusumuzun %21’ini oluşturan kuşaktır. Mücadeleci, kendi ayakları üzerine durabilmek için inanılmaz çaba harcayan, rekabetçi bir ruha sahip, sonuç odaklı bir kuşaktan bahsediyoruz. Bu kuşağın en önemli özelliği, tüp kuyruklarında beklemeyi gördüler, teknoloji çağı ile birlikte bir tuşla

dünyanın diğer ucundan ürün de satın alabiliyorlar. Daktilo ile yazı yazmayı, hata yaptıklarında bir sayfayı yeni baştan yazmak gerektiğini, Facid makinelerin kolunu çevirerek hesap yapmayı gördüler, teknoloji çağı ile birlikte Excell’de binlerce veri üzerinde bir tuşla hesaplama da yapabiliyorlar. Ebeveynlerinin kurallarını yerine getirirken, kendi çabalarıyla bireysel özgür alanlarını da gerçekleştirmeye çalışmışlardır. Diğer bir ifadeyle, zıtları bir arada gerçekleştirmeye çalışan, teknolojinin gerçek avantajlarını yaşayarak öğrenmiş bir kuşaktır ***********.

Y kuşağı, adını çokça duyduğumuz ve geçen yazılarımdan birinde belirttiğim gibi Türkiye nüfusunun %35’ini oluşturan gençlerimiz. 1980 ile 2000 yılı arasında doğan ve temel özellikleri SORGULAYAN, ELEŞTİREN, YARATICI bir kuşaktan söz ediyoruz. Y adı da İngilizce (Why: Niçin?) kelimesinden geliyor. Kendilerini yetiştiren X kuşağının sorgulayamadığı veya itiraz edemediği, kabullenmek zorunda kaldığı kuralcı ebeveynlerini, Y kuşağı sorguluyor. Paylaşımcı, anne babalarına çok bağlı, onlara olan güvenleri oldukça yüksek, somut gerçekler üzerinden hareket eden, X olan anne babaları kadar mücadeleci olmayan bir kuşak. Bireysel düşünüyor gibi görünen ama takım, ekip çalışmalarına önem veren, farklılaşmayı çok fazla sevmeyen, kendi kuşağından olanlarla benzeşmekten hoşlanan, X kuşağına göre önemli farklılıklar içeren bir yapıya sahiptirler. *************

Z kuşağı, Sayın Ayşe Arman’ın dediği gibi, “KRİSTAL ÇOCUKLAR” ise, 2000 yılından sonra doğanlar olup, nüfusumuzun yaklaşık %17’sini oluşturmaktadır. Bu kuşağı tanımlamak şu an için zor. Ancak, Y kuşağından farklı olarak bu kuşağın en belirgin özelliği derin bir duygusal yapıya sahip olmalarıdır.

************

Burada yalnızca temel özelliklerinden bahsetmeye çalıştığımız kuşaklar ile ilgili olarak, sonraki yazılarımda, iş dünyasında kuşaklar arası anlaşmazlıklar, aileler içerisinde özellikle tüketim davranışları bakımından yaşanan kuşak çatışmaları ve bu konular üzerine yapılmış araştırmalardan öneriler sunarak anlatmaya çalışacağım…

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner242

banner121

banner235

banner182

banner233

banner202

banner144

banner237