banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Ne mutlu O’na sahip olan Türk Milletine
banner234

Sevgili kadınlar; İnanın kim ne demiş neyi beğenmiş sizden başka kimseyi ilgilendirmez.

Sizin yüreğiniz,aklınız  sizi onaylıyor mu, gerisi vız gelir.

Geçenlerde bir kadınla konuşuyordum eşim istemediğinden saçlarımı boyatamıyorum ,sarı yapamıyorum dedi… Düşünün saç gibi basit bir  konuda bile karar verme yetkimiz yok…!

Eşim istemediğinden kırmızı oje kullanmıyorum, eşim istemediğinden o elbiseyi giyemem,

eşim istemediğinden evlenince okulu bırakmak zorunda kaldım, eşim istemediğinden çalışamıyorum.  Bu ve benzeri konuşmalar uzar gider. Üstelik her eğitim düzeyindeki kadın konuşmalarıdır bunlar.

****

 

Nedir bu üzerimizdeki yetkileri sizce? Kim onlardan bizim babamız, koruyucumuz olmasını istedi?

Türkiye’de kadın konusunda okul kitaplarından, medyadan, resmi ve gayri resmi dökümanlardan  söylem şudur: Türk kadınları Cumhuriyetin kurulması ile gerçekleştirilen bir seri devrim sonucunda eşit haklara kavuşmuşlardır ve bu eşit haklar .Cumhuriyetin ileri görüşlü ve çağdaş kurucuları tarafından kadınlara adeta bir altın tepsi içerisinde hediye edilmiştir.

Yani Türkiye’de kadın sorunu 1920’li yıllarda devlet eliyle kökünden çözümlenmiştir.

Bu resmi söylem çok ciddi birtakım sorunlar barındırır. En önemli sorun da iddia edildiğinin aksine Cumhuriyet devrimlerinin kadınlar için öngördüğü eşit hakların kâğıt üzerinde bir eşitliğin ötesine çok da gidememiş durumda olmasıdır. 2000’li yıllar itibariyle halen Türkiye’de yaşayan çoğunluk kadının hayatında kâğıt üzerinde öngörülen eşit haklardan ziyade cinsiyetçi birtakım günlük uygulamalar, gelenekler ve görenekler ağır basar aslında ki, biz onlara kısaca “SÖZLÜ YASALAR” diyoruz.

****

 

Cumhuriyet devrimlerinin özellikle kamusal alanda siyaset, eğitim ve çalışma yaşamında kadına erkekle eşit katılım hakkı vermediği söylenir. 1920’li yıllarda kâğıt üzerinde bu hakların verilmiş olması elbette önemli, yadsınamayacak bir aşamadır; çünkü kâğıt üzerinde o hakkımız yoksa uygulamaya geçirmek de imkânsızlaşır. Öte yandan bu hakların kâğıt üzerinde varlığı uygulamaya geçeceği anlamına da gelmez

****

 

Türkiye’de 22 milyon çalışandan 7 milyonu kadın

TBMM’de 548 milletvekilinden 79’u yani, %14.42 si kadın

Hükümette 26 Bakandan sadece bir tanesi kadın

3225 belediyeden  37’si kadın başkan

53.405 muhtardan 390 ‘nı kadın

103 rektörden 7’si kadın

185 büyükelçiden 21’i kadın

26 müsteşardan KADIN YOK…!

****

Bankacılık düzenleme ve denetleme  kurulunda, Yargıtay’da, Sayıştay’da  yine KADIN  YOK.

Kadın erkek eşitliğinde  136 ülke içinde 120. sıradayız.

(İzlanda, Finlandiya, Norveç, İsveç’de bu oran %80 )

Gelişmiş dünya ekonomilerinde kadın istihdam oranı %60-70 oranlarında .

Türkiye’de kadının işgücüne katılım oranı  yüzde 30’larda.

Yani dünya ortalamasının yarısı düzeyindedir. Bu konuda 183 ülke içinde  sondan 15.sıradayız.

Türkiye kadın istihdamında %30 civarlarında kalmaya devam ederse 2023 de potansiyel gelir kaybı %17.5 civarında olacaktır.

Anlaşılan karar verici mecralarda kadın yok.

****

 

Kadınların seçme ve seçilme hakkını 1934’te kazanmış olmasının pek işe yaradığı söylenemez.

Eğitim reformu 1924’te gerçekleşmiş, kız ve erkek çocuklara eşit eğitim hakkı verilmiştir ve son on yıldır sekiz yıllık eğitim yasal bir zorunluluktur, hepsi o kadar.

****

 

Peki kadın istihdamını nasıl arttırabiliriz?

Öncelikle kadın istihdamı  artırılması konusunda başarılı olan ülkeler incelenmeli.

Bu konuda Güney Kore çok başarılı mesela…

Kadının çalışmasına engel olan çocuk bakımı için kreş sorunu devlet tarafından çözülmelidir.

Kadının eğitim olanaklarına erişimi sağlanmalıdır.

****

Türkiye’de 15 yaş üzeri eğitim durumuna göre nüfus dağılımına bakacak olursak;

Nisan 2013 eğitim göstergelerine göre 15 yaş ve üzerinde okuma yazma bilmeyen erkek oranı

yüzde 1.74, kadın oranı yüzde 8.40

Kararlı , sürdürebilir, toplumsal cinsiyet eşitliği politikaları üretmek ve uygulamak için kadından sorumlu  bir bakanlık olmalı.

Çocuk sahibi olmak her kadının hakkı ve kadının doğum sonrası iş hayatına geçişini kolaylaştıracak uygulamalar getirilmeli.

Kayıt dışılık  kadın istihdamında en önemli sorun olup, kayıt dışılıkla  mücadele edilmeli.

SGK’nın işveren payının 5 yıl boyunca devlet tarafından karşılanması gibi teşvikler devam edilmeli.

 

Kadınların eşit istihdam ve gelir kazanma seçeneklerinin sağlanması, erkeklerle eşit ücrete,

üretim araçlarına, bankacılık ve finans servislerine, tarımsal desteklere, toprağa, mülkiyete mirasa, teknolojiye, eğitime ve Bilgi ve İletişim Teknolojilerine eşit ulaşımın sağlanması gerekir.

Özellikle güçlü bir emeklilik ve sosyal güvenlik sisteminin olmadığı ülkemizde

ileri yaşlardaki insanlar için,

Geçim kaynaklarının ve istihdam imkanının sağlanması kadınlar için çok önemlidir.

Ne mutlu Atatürk gibi bir lider yetiştiren Türk kadınına ve O’na sahip olan Türk Milletine…

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
arman olcay 2 yıl önce

sizin gibi bir hanımefendi ile çalışmak bana çok büyük gurur ve mutluluk vermiştir.. başarılarınızın devamını dilerim.. saygılarımla..

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237