banner232
banner203
banner230
banner231
banner15

Mustafa Kandıralı; O hâlâ zirvede
banner234

Önce lambalı radyolarda özellikle bayram sabahlarında odaları çınlatan neşeli oyun havalarıyla girdi hayatımıza, sonra tek kanallı siyah beyazlı yılların televizyonlarıyla.

Radyoda onu görmeden sevdik, televizyon günlerinde ailemizden biri olarak kabul ettik.
O geldi mi evimize, coşkunun yanı sıra hüzün de gelirdi.
O bayram sabahlarında kâh bir nihavent taksimle bizi coşturur, kâh bir hüzzam taksimle bizi değilse bile anne babamızı hüzünlendirirdi.
Sanki anlardı da odalarda hüznün deli dalgalarının dalga dalga dalgalandığını, birden dönüverirdi köçekçeye, neşeye.
Mustafa Kandıralı o.
O, klarnetin 77 yıllık dostu.
O, oyun havalarıyla taksim ve saz eserleri söz konusuysa klarnetiyle hâlâ zirvede.
Kandıralı demek, klarnetin diğer adı demek.

 

ARMSTRONG’LA ÇALDI
1928 yılında Kandıra’da doğan 87 yaşındaki Mustafa Kandıralı 10 yaşındayken çalmaya başladığı klarnetten doktorların sağlık sorunları nedeniyle yasakladığı için uzak duruyor.


Ama aklı fikri çalgısında.
O nedenle İkinci Uluslararası Klarnet Festivali kapsamında Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda. Serkan Çağrı’yla sahneye çıkarak Kemani Tatyos Efendi’nin Kürdilihicazkâr Saz Semaii’ni icra eti.
Daha 1960’larda ABD’de plak dolduran, efsane cazcı Louis Armstrong’la aynı sahneyi paylaşan, Şükrü Tunar ölünce 1962 yılından itibaren Zeki Müren’in kadrosuna katılan ve Müren başta olmak üzere döneminin hemen hemen bütün şarkıcılarına eşlik eden Kandıralı defalarca atalarının toprakları Selanik’e gitmiş.


O bugün sahnelerde değil ama hem klarnetiyle, hem de dinleyicilerine olan saygısıyla kendisini sevenlerin; çalışma arkadaşlarına olan saygısıyla da meslektaşlarının gönüllerindeki yerini hâlâ koruyor.


Klarnetle tanıştığı andan itibaren okulun yanı sıra Kandıra’da berber Rahmi Bey’in öğrencisi olarak klarnet ve nota dersi alan Mustafa Kandıralı genç yaşına rağmen Kandıra Halkevi’ndeki müzik çalışmalarına katıldı, yıllar sonra askerliğini yaparken bandoda görev aldı.
Biraz geriye dönelim isterseniz.
Günlerden bir gün.
Kandıralı henüz 15-16 yaşlarındadır.
Yola çıkar İstanbul’a, cebinde az bir parayla.
Şimdi zamanlardan Mustafa Kandıralı’nın anlatma zamanıdır.

 

VELİAHTI YEĞENİ


 “Karaköy’e vardığımda bir Yahudi beni tanıdı. O Yahudi ve adamları 1940’ların başında Kandıra’da yol yapıyordu. Adam beni oradan hatırladı. Oteli varmış müzisyenler kahvesine yakın. Onun otelinde iki sene bedava kaldım. Allah ondan razı olsun, beni korudu kolladı. İstanbul’da yetiştim, piştim. Askere İstanbul’dan gittim. İlk müzik derslerini Kandıra’da berber Rahmi’den aldım. Bugüne kadar 120 plağım çıktı. Devlet beni her yere gönderdi. Bugün, emekli maaşım ve CD’lerin telif hakkından gelen parayla geçiniyorum.”


Dört kızı ve 11 torunu olan Mustafa Kandıralı bugün kimseye muhtaç olmadan İstanbul’un karmaşasından uzak bir köşesinde yaşıyor ve sık sık “Allah’ım elim ayağım tutarken canımı al, beni kimselere muhtaç etme” diye dua ediyor.

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
musa içöz 1 yıl önce

İlçemizin adını duyuran bu gün hala klarnet çalan virtiözlerin
ustam dedigi adam o mustafa kandıralı.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237