banner232
banner203
banner221
banner231
banner15

Muhabir gözüyle Ekmel Bey’in İzmit programı
banner234

Bilindiği gibi dün Cumhurbaşkanı Adayı Ekmeleddin İhsanoğlu tüm gününü Kocaeli’de geçirdi. Öğle saatlerinde başlayan program akşama dek sürdü. Ancak İhsanoğlu’nun programında basına ilgi sıfırdı.

Dediler ki İhsanoğlu Emex Hotel’de basın toplantısı yapacak. Biz de basın mensupları olarak toplantı saatinde otele gittik. Ancak toplantının yapılacağı salona vardığımızda basın mensuplarının oturabileceği bir sandalye bile yoktu. Ayrılan masalarda vatandaşlar oturmuş, İhsanoğlu’nu bekliyor, gazeteciler ise ayakta. Ha bir de eline telefon alıp muhabir kılığında gelenler var ki evlere şenlik…

Başka gazeteci bir arkadaşımla görevlilerden en azından bir sandalye getirmelerini, haber yazacağımızı ve bu şartlarda bunu yapamayacağımızı söyledik. Bunun üzerine görevlinin cevabı, “Ne yapalım biz basın yazdık ama onlar gelip oturdu.” Çözüm mü? Çözüm yok. İşin sonunda kıyıda köşede bulunan prizlere bilgisayar şarjları takılıp yerde haber yazdı gazeteciler. Bir kısmı oturmuştu ancak bu bir ‘basın toplantısı’ydı. Misafirler gelmeseydi demiyorum, onlara da gerekli yer hazırlansaydı ve kimse mağdur olmasaydı. Anlamadığım şu, bir basın toplantısı organize etmek bu kadar mı zor? Koca otelde masa, sandalye kıtlığı mı var? Bunu organize edenler nerede? Gazeteciler yerde haber yazmaya çalışırken üzerinden atlayanlar orada bir basın toplantısı yapıldığını biliyor mu?

Neyse basın toplantısı adı altında yapılan o programdan bu şekilde ayrıldık ve İhsanoğlu’nun Tanyıldız’da STK’larla buluşacağı programa doğru takibe koyulduk ve yine aynı sorun! Basına yine yetersiz bir yer ayrılmış. Neyse alıştık artık bulduğumuz boş bir yere attık çantaları. Fotoğraf çekmek için ortada yerimizi aldık. Görevliler çekim için daha sonra zaman vereceklerini şimdilik orayı boşaltmamızı istedi. Ama yok öyle. Bilmiyoruz sanki konuşma bitince hengâmenin başlayacağını. Çekime devam ettik. Bu sefer sanki düğünde ortadan kovulmaya çalışılan çocuklar gibi insanlar bağırmaya başladı, “Göremiyoruz ama yaa.” Diye. İyi de sen görebilesin diye oraya katılmayan kamuoyu buradan bilgi alamasın mı yani? Biz kendimize mi çekiyoruz o fotoğraf, videoları? İhsanoğlu bile basına zorluk çıkartmaması konusunda uyarı yaptı. Neyse. Burayı da atlattık, Yürüyüş Yolu’nda halkı selamlamasında da aynı problemler tekrar tekrar yaşandı.

Ha biz de hiç mi suç yok, elbette var. Ellerimizde kocaman lensler var, istediğimiz kadar yakınlaştırabiliyoruz ama illa burnunun dibinden çekeceğiz. İnat değil mi, geniş çalışmayacağız.(!)

Gelelim iftar programına. Cevizdibi Restoran’ın çamurla dans eden bahçesi hakkında hiçbir şey demiyorum. Basın için genişliği komik olan bir masa ayrılmış yine. Yemek için ise başka bir masaya alınacağı bilgisi verilmiş. Alındı mı? Elbette hayır. Masaya alınmayı bırakın, oruçlu olan arkadaşlarımız orucunu Diyarbakır’la aynı saatte açtı.

Kısacası berbat bir organizasyondu, emeği geçmeyenlere selam olsun.

 

 

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
kadir 2 yıl önce

Arkadaşlar oruçları diyarbakır'a göre açtıysa oruçları kabul olmaz zira diyarbakır izmitten erken açıyor. Yazar gecikme örneği verirken büyük hata yapmış. Edirne filan deseydi anlardık. Sanırım kendisinin oruçla alakası pek yok.

Avatar
şenol abi 2 yıl önce

Sana ne muhabirin oruç ile alakasından koskoca yazıda bunamı odaklandın be embesil

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237