banner232
banner203
banner230
banner165
banner15

MİT, TAYYİP’İ SEVİYOOO
banner234

 

Tayyip’in baş danışmanlarından, AKP Adıyaman milletvekili

Mehmet Metiner, Tayyip’in belediye Başkanlığı döneminde

NTV’de yapacağı programın

MİT’in üst düzeyi tarafından kaldırtıldığını söylüyor,

bu şekilde MİT ile aralarının iyi olmadığını anlatmaya çalışıyordu.

Bakın Metiner, o konuyu kendince nasıl işliyordu:

***

“Teklif televizyon yöneticilerinden gelmişti. Benim hiçbir şekilde dahlim olmamıştı. Sonra proje ete kemiğe bürünme aşamasına geldiğinde,

yani yurt dışı görüşmeler için olumlu yanıtlar alındığında

gene kendileri tarafından iptal edilmişti. Sonradan kulağıma çalınan bir bilgiye göre, MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun’un telefonu üzerine o projeden vazgeçilmişti.

O tarihte NTV’nin başında Nuri Çolakoğlu bulunuyordu.

En doğrusunu o bilir. “Metiner’in Proje dediği, eli kanlı terör örgütünün

övgüsü kapsamında başta Osman Öcalan olmak üzere,

birçok PKK’lının NTV ekranından şov yapmasına olanak sağlayacak girişimlerdi.

Metiner, yine “Yemyeşil Demokrasi” kitabının 588. sayfasında aktardığına göre,

bu defa PKK’nın asker alma şubesi gibi çalıştığı DGM kayıtlarına da geçen

HADEP’in Genel Başkan Yardımcısı sıfatı ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nde sohbetler yapıyordu. Yine bu sohbetlerin birinde;

Hizbullah operasyonları sırasında Hizbullah’ın kaybolan paraları soruşturmasında

adı yer alan ve daha sonra Diyarbakır Emniyet Müdürü olacak Atilla Çınar’ın

kendisine şu sözleri söylediğini aktarıyordu:

“MİT Bölge Temsilcisi de şu anda aramızda olacaktı, ama gelemedi.”

Kitabında sürekli olarak MİT’ten yakınan Metiner,

Çınar’ın bu sözlerine kitabında şöyle cevap verdiğini aktarıyordu:

“Bizce hiçbir sakıncası yok. MİT de bizim bir kurumumuz.

Onun temsilcisiyle görüşmekten mutluluk duyarız…

***

”MİT Temsilcisiyle görüşmekten mutluluk duyacağını söyleyen Metiner;

yine aynı kitabın 495. sayfasında MİT’in kendisini istemediğini de

şu şekilde anlatıyordu: “Bir gün Hüseyin Besli’nin odasında ben,

Hüseyin ve Ali Bulaç baş başayız. Bulaç anlatmaya başladı:

“Dün Tayyip Bey’le bazı konuları müzakere etmek için beraberdim.

Hayli sıkıntılı gördüm kendisini” dedi. “Hayırdır inşallah ne tür sıkıntı” diye sordum.

“Seninle ilgili. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) üst düzey yetkilileri

birkaç kez gelip konuşmuşlar kendisiyle. Senin Kürtçü-PKK’cı olduğunu,

yurt dışına çıktığında PKK’lılarla görüşüp buluştuğunu,

buna dair belgelerin ellerinde bulunduğunu vs. söylemişler.

‘Mehmet Metiner’in yakınınızda biri olarak bulunması, siyasi geleceğiniz açısından

büyük sorunlar doğurabilir,’ gibisinden laflar etmişler…”

***

“Metin Aydın, Mehmet Kâhtalı, Metin Korkmaz, Aydın Seçil” gibi kod isimleri kullanan

Mehmet Metiner, duydukları karşısında donup kaldığını söylüyordu.

Hemen “Reis” diye hitap ettiği Tayyip’in bu anlatılanlara

tepkisinin ne olduğunu sordu ve başladı oda içinde dört dönmeye.

Mücahitlik, Demokratlık, Demokratiklik, Delikanlılık, Civanlık, Dik Duruşluk,

Düz Gidişlik, Bağımsızlık ve benzeri konularda attıkları zaman

mangalda kül bırakmayan, Tayyip Erdoğan, Mehmet Metiner ve Ali Bulaç;

MİT’in bu ihtarı karşısında; “Siz kim oluyorsunuz da seçilmiş bir Belediye Başkanına

yanındaki danışmanını uzaklaştır diyebiliyorsunuz, biz sizin elemanlarınız mıyız?

Siz, ancak elemanlarınıza böyle buyurabilirsiniz” şeklinde bir itirazda bulunmuyorlar,

bulunamıyorlardı. Bu itirazı yapamadıkları gibi patronlarına karşı mahcup olmuş

bir çırak edasıyla kem küm ederek, “Metiner iyi bir çocuktur”

şeklinde cevap veriyorlar, MİT’i kızdırmamak adına orta yolda anlaşıyorlardı.

İran karşı devrimi hakkında Mehmet Kerim kod adıyla övgüye boğan yazılar yazan

Tayyip’in danışmanlarından, Baba tarafından Arap, anne tarafından Kürt olan

Ali Bulaç, Gürcü Tayyip ve Kürt kökenli olduğunu her fırsatta ilan eden

Mehmet Metiner; MİT’in ikazının ardından bir araya geliyordu.

Uzun uzun konuşuyorlar ve sonunda Tayyip şöyle bir karara varıyor,

Mehmet Metiner de bunu onaylıyor ve bu onayı kitabında yayınlıyordu.

Okuyalım:

“Mehmet, sen bir süre gözden uzak ol. Televizyon programlarına katılma.

Yurt içi ve yurt dışı konuşmalarını da iptal et. Bir tür inzivaya çekil…”

Şeriat savaşçısı (!) Metiner, Bulaç ve Tayyip bu sözlerden sonra kucaklaşıyorlar,

MİT’in direktiflerine harfiyen uymaya karar veriyorlardı.

Ergenekon’un homoseksüel haham yamağı Tuncay Güney’in arkadaşı

Mehmet Metiner, kitabında Tayyip ile birlikte MİT’in buyruklarından

bir an bile olsa çıkmadıklarını noktası virgülüne kadar aynen şu şekilde anlatıyordu:

“O günden sonra aynen Tayyip Başkan’ın dediği gibi hareket ettim.

Sadece Tayyip Başkan’ın çalışmaları söz konusu olduğunda

veya benden bir şey yapmamı istediğinde göründüm.

Bir tür inzivaya çekildim…”

Ne güzel değil mi? MİT’in emrinde gelişip büyüyen bir Başbakan

ve onun danışmanı ve danışmanları!..

 

banner71
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner121

banner235

banner182

banner202

banner144

banner237